Sözleşme imzalandı.The contract was signed.
Sözleşmeye dikkatlice bak.Look at the contract carefully.
Sözleşmeyi imzala.Sign the contract.
Onunla resmi bir sözleşme yaptın mı?Did you make a formal agreement with him?
Bir kira sözleşmesi imzaladın mı?Didn't you sign a lease?
Bir kira sözleşmesi imzaladınız mı?Didn't you sign a lease?
Sözleşmeyi imzalamayı unutma.Don't forget to sign the contract.
Sözleşmeyi imzalamayı unutmayın.Don't forget to sign the contract.
Sözleşmeyi imzalamayı unutmayınız.Don't forget to sign the contract.
Sözleşmenin bir kopyasını Tom'a faksladım.I faxed Tom a copy of the contract.
Onların sözleşmelerini sansürlemem.I don't censor their articles.
Sözleşmeyi az önce Tom'a gönderdim.I just sent the contract to Tom.
Ben az önce sözleşmeyi imzaladım.I just signed the contract.
Bir iş sözleşmesine sahipti.She had a work contract.
Sözleşme yakında sona erecek.The contract will expire soon.
Tom sözleşmeyi Fransızcaya çevirdi.Tom translated the contract into French.
Tom Fransızca dersi için bir sözleşme imzaladı.Tom signed up for a French class.
Tom sözleşmeyi dikkatle okuduktan sonra imzaladı.Tom signed the contract after reading it carefully.
Tom'un neden sözleşmeyi imzalamak istemediğini merak ediyorum.I wonder why Tom doesn't want to sign the contract.
Tom avukatı okuduktan sonra sözleşmeyi imzaladı.Tom signed the contract after his lawyer read it.
Tom sözleşmeyi onu okumadan imzaladı.Tom signed the contract without reading it.
Bizim bir sözleşmemiz var.We have a contract.
Bush Cenevre Sözleşmesine saygı duyuyor.Bush respects the Geneva Convention.
Bush Cenevre Sözleşmesi'ni asla ihlal etmedi.Bush never violated the Geneva Convention.
Kira sözleşmesi bittiği zaman onu yenileyecek misin?Are you going to renew your lease when it expires?
Tom sözleşmeyi okumak için gözlüğünü taktı.Tom put on his glasses to read the contract.
Tom sözleşmeyi imzalamayı reddetti.Tom refused to sign the contract.
Bir sözleşmen olduğunu söyledin.You said you had a contract.
Tom sözleşmesini başı ile onayladı.Tom nodded his agreement.
Tom bir evlilik sözleşmesi imzaladı.Tom signed a prenup.
Sözleşmeyi daha önce imzaladın mı?Have you already signed the contract?
Bunu imzalamak zorunda kalırsanız sözleşme geçersiz.If you were forced to sign it, the contract is invalid.
Eğer sözleşmeyi imzalamak zorunda kalırsanız bu geçersiz.If you were forced to sign the contract, it's invalid.
Bir önceki sözleşmem var.I have a previous engagement.
Tom'un bir önceki sözleşmesi vardı.Tom had a previous engagement.
Tom sözleşmeye imzasını attı.Tom scribbled his signature on the contract.
Tom sözleşmeyi yırtıp attı.Tom tore up the contract.
Tom sözleşmeyi aldı ve onu yırttı.Tom picked up the contract and tore it up.
Sözleşmeye daha yakından bakmanı öneriyorum.I suggest you take a closer look at the contract.
Toplam gizliliği kabul etmek ve bir gizlilik sözleşmesi imzalamak zorundaydık.We had to agree to total confidentiality and sign a non-disclosure agreement.
Tom sekreterine sözleşmenin üç kopyasını yaptırdı.Tom had his secretary make three copies of the contract.
Tom sözleşme imzalaması için Mary'yi zorladı.Tom forced Mary to sign the contract.
Yeni sözleşme sadece yüzde 56'lık bir oy çokluğu ile onaylandı.The new contract was ratified by a majority of only 56 percent.
Tom'a sözleşmeyi imzalayacağımı söyle.Tell Tom I'll sign the contract.
Onlar sözleşmeyi dolduracaklar.They're going to fill in the contract.
Sözleşmede belirtilmeyen bir nokta var.There is one point which is not noted on the contract.
Bu proje ile ilgili olarak, sözleşmeyi gördün mü?Regarding this project, have you seen the contract?
Sözleşmeyi imzaladın mı?Did you sign the contract?
Tom şimdi baştan başa sözleşmeyi okuyor.Tom is reading over the contract right now.
Tom'un sözleşmeyi bozuyor olabileceğini düşündüm.I thought that Tom might be breaking the contract.
Tom'un sözleşmeyi Mary'ye göstermesi gerekmiyordu.Tom wasn't supposed to show the contract to Mary.
Onun süresiz bir sözleşmesi var.She has an indefinite contract.
Telefon şirketiyle 2 yıllık arama planı için sözleşme imzaladım.I signed up for the 2-year calling plan with the phone company.
Ben zaten sözleşmeyi imzaladım.I've already signed the contract.
Zaten sözleşmeyi Tom'a gösterdim.I've already shown the contract to Tom.
Sözleşmeyi kurşun kalemle imzalama.Don't sign the contract in pencil.
Tom az önce yeni bir sözleşme imzaladı.Tom has just signed a new contract.
Lütfen sözleşmeyi imzalama.Please don't sign the contract.
Avukatımız imzalamamız için bir sözleşme düzenledi.Our lawyer drew up a contract for us to sign.
Tom onu imzalamaya zorlanıldığı için sözleşmenin geçersiz olduğunu iddia etti.Tom claimed that the contract was invalid because he'd been coerced into signing it.