Ana içeriğe geç
Sözlük

sözcük ile cümle

sözcük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
(Sierra İspanyolca'da "sıradağlar" anlamına gelen sözcüklerden birisidir).(Az al-Dzsazáír magyarul "szigeteket" jelent.)
Bazı sözcük başı s'ler h olabilir: hin (sen), harı (sarı), hıw (su)...Okhatározószók: például a deshalb (ezért, azért), a sonst (különben), a demnach (eszerint) szavak.
Sözlük bölümü yaklaşık 3500 sözcük içerir.A két kötet összesen hozzávetőleg 35000 tájszót tartalmaz.
Kitab-ı Mukaddese ait olan sözcüklerinin sık sık tekrar edildiği görülür.A csak egy betűben különböző szavak is feltűnően nagy gyakorisággal ismétlődnek.
Hilal olarak kullanılan sözcük aynı zamanda yıldız anlamına gelir.A keringési idő kifejezést a csillagászat is használja.
İsmin hâlleri olarak tanımlanmasına rağmen isim olmayan sözcükler de hâl ekleri alabilirler.Így az elnevezések, bár fordíthatóak, nem jelentenek semmit.
Karōshi (過労死), Japonca sözcük anlamı "fazla çalışma ölümü" olan mesleki nedenlerle ani ölüm durumudur.A karósi (過労死; Hepburn: karōshi?) japán kifejezés, munkával kapcsolatos hirtelen halált jelent.
Sizce yukarıdaki sözcükler ne demektir?Ez utalás az Odafent vagy, Uram?
Türkçede pek çok Arapça kökenli sözcük bulunmaktadır.Nyelvükben számos arab jövevényszó van.
VTOL, Dikey Kalkış ve İniş (İngilizce: Vertical Take-Off and Landing) sözcüklernin kısaltmasıdır.STOL (Short Takeoff and Landing – Rövid fel- és leszállás) képessége.
Lumia adı, Finceden 'Lumi', "kar" anlamına gelen sözcük formundan türemiştir.A Lumia elnevezés a finn Lumi "hó" szóból ered.
Sözcüklerin, tamlamaların, deyimlerin ve kısaltmaların anlamını açıklamak.Jellemző rá a hivatkozások, rövidítések használata.
Banya (Rusça: Баня), Rus dilinde "buhar banyosu" anlamındaki sözcük.Román nevében a Băi 'fürdők'-et jelent.
Bu sözcük, sıfat olarak da kullanılır.A szót azonban mindmáig gyakran használják udvarias megszólításként is.
Tek sözcük oynatılamaz, tek sözcük atılamaz.Egy szót el nem ejt s egy szót nem túloz.
Öztürkçe bir sözcüktür.Perszonalitás szócikk.
Terim Yunancadan gelmektedir |Yunanca sözcükler ἀνά ana, “karşı”, ve φύλαξις phylaxis, “koruma”.A kifejezés görög szavakból ered: ἀνά ana, „ellen”, és φύλαξις phylaxis, „védekezés”.
Birleşik kelimeler en az iki sözcükten oluşur.A kifejezés két szó kombinációjából jött létre.
Bu, İngilizce'de sözcük türlerinin baş harflerinden oluşmuştur.Itt az erőművek típusairól olvashatsz bővebben angolul.
Rusça: Vodyanoy (Водяной) (Sözcük olarak Rusça'da tam birebir karşılıkla "sulu" demektir.)Vogyanoj (oroszul: Водяной) neve az orosz „voda” (вода, azaz víz) szóból származik.
Dolayısıyla, Û harfiyle başlayan bir sözcük yoktur.Nincs CC kezdetű, azaz mássalhangzó-torlódással induló szótag.
Kimi sözcüklerin ise nereden gelindiği bilinmez.Biztos vagyok benne, hogy az emberek tudják, honnan jött.
Basit sözcükler çekim eki almış halde olabilir.Megesküdni is csak cifraszűrben lehetett.
Grubun adı Pretty Boy Floyd üzerinde yapılmış bir sözcük oyunudur.Leghírhedtebb társa Pretty Boy Floyd volt.
Alışılmamış bağdaştırmalarda sözcükler sıra dışı anlamlarda kullanılır.Inkább nonverbális kifejezéseket használjunk.
Princeps (çoğul: principes), Latince "birinci" anlamına gelen sözcük.A primus szó latinul azt jelenti: első.
Aynı zamanda Litvancada çift sözcükler de vardır fakat bunlar sadece bazı Litvanca şivelerinde kullanılır.Vannak még más diftongusok is, amelyek azonban csak egy-egy nyelvjárást jellemeznek.
Sözcük anlamı 'bir ağaç gibi ayakta durmak'tır.Azt vallotta, hogy „A versnek olyannak kell lennie, mint egy szobornak”.
İşkaryot, katil anlamına gelen Latince kökenli bir sözcüktür (sicario).Latin Amerikában a "sicario" "bérgyilkos"-t jelent.
Sözcükler birden fazla anlama gelebilir.Egy szó meronimája lehet több szónak is.
Sözcük Fransızcada 1560'larda orta sınıf anlamında kullanılmaya başlanmıştır.Majd az 1560-as években találunk rá utalást Franciaországban.
Mantık hataları genellikle cümlede sözcük sıralamasından kaynaklanan hatalardır.Az utóbbi ehelyett főleg hibákra mutat rá azáltal, hogy az érvelést a logikai szélsőségig viszi el.
İncil'in sözcük anlamlarından ibaret olması ona olanaksız gözüküyordu.Nélküle nem lehet érteni a Bibliát?
Eğer sözcük yapım eki almışsa basit yapılıdır sözcük çekim eki olsa da basittir."A gondolat jön vagy sem, de ha megvan, az építkezés könnyen megy.
Örneğin, Ek sou kom - Gelecektim Almanca'dan farklı olarak, Afrikaans'ta sözcüklerin cinsiyetleri yoktur.Az afrikaansban – ellentétben a hollanddal – nincsenek nyelvtani nemek.
("Will comply" sözcüklerinin akronimidir.)(A WWE-ben a "No More Words" című dalra vonult be.)
B 1: Meslekle ilgili ya da günlük dilde en sık kullanılan sözcükleri içeren metinleri anlayabilirim.N2: felsőfok. A mindennapi szituációkban használt nyelv megértése és közvetítése.
Sözcük olarak banya Bulgarcada banyo ya da yıkanma, Sırpçada da içme (içmece) tesisleri anlamına gelir.A rendes, nem ikes igék a tárgyra vonatkoznak, vö. fürdet, vagyis valakit pl. kádban mosdat.
Diğer âşık da aynı ayakta dört sözcük söylemek zorundadır.A DVI szabvány az alábbi négy szabványt tartalmazza.
Ayrıca ehlileştirilmemiş anlamında da kullanılan bir sözcüktür.Ugyancsak mondattani funkció nélkül tagolt mondatban is használható indulatszó.
Sözcük; "yazı" kelimesiyle ve "yazmak" fiiliyle aynı kökten gelir.A szöveg ugyanis önmagát írja, magának az írónak is „diktál”.
Bu dört grupta anılan diller arasındaki ortak sözcük varlığı görece azdır.A további négy szórendi csoportba kevés nyelv tartozik.
Günümüz modern Arnavutçasında Latince kökenli sözcüklerin sayısı giderek artmaktadır.A Kalmük Köztársaságban hivatalos nyelv, a kalmük nyelvet beszélők száma folyamatosan növekszik.
Vadi (Arapça: وادي), Arapçada vadi, nehir yatağı, nehir anlamına gelen bir sözcüktür.A vádi (arabul: وادي‎ átírva vādī) arab eredetű szó, sivatagi vízmosást, kiszáradt folyómedret jelent.
Özgün sözcük Minotor'dur ve Yunanca "Minos’un Boğası" anlamına gelir.Minotauros on kreikkaa ja tarkoittaa ”Minoksen härkää”.
Her gece defterin üstünde 20 sözcük belirir.Kirjallisuutta ilmestyy vain noin 20 nimekettä vuodessa.
Sözcükler birden fazla anlama gelebilir.Tällöin pystytään sanomaan enemmän kuin tarkoitetaan.
Türkçede pek çok Arapça kökenli sözcük bulunmaktadır.Meksikossa on joitain elinvoimaisia alkuperäiskieliä.
Kimi sözcüklerin ise anlamı değişmiştir.Joidenkin sanojen merkitys on kuitenkin muuttunut.
Sözcük anlamı boğazın kesilmesi demektir.Sana portimo tarkoittaa kärppää.
Batı dillerinde ocak ayını anlatan January, Janvier, Januar gibi sözcükler Janus'tan gelir.Kuukauden latinankielinen nimi Ianuarius tai Januarius merkitsee Janukselle pyhitettyä kuukautta.
Rodinia, Rusça Родить yani "doğum yapmak" anlamına gelen bir sözcüktür.Rotina-sana tulee venäjän kielen sanasta rodiny, joka tarkoittaa synnytystä tai lapsivuodetta.
Birçok sözcük Avustralya'ya Büyük Britanya ve İrlanda'dan gelmiştir.Suurin osa tuli kuitenkin edelleen Britanniasta tai Australian kautta.
VTOL, Dikey Kalkış ve İniş (İngilizce: Vertical Take-Off and Landing) sözcüklernin kısaltmasıdır.VTOL on lyhenne sanoista ”Vertical Take-Off and Landing”.
Birçok dilden farklı olarak sözcüklerin birbirlerine defalarca eklenmeleri mümkündür.Sana voi lainautua kielestä toiseen myös useita kertoja.
3.↑ Tamamı Arnavutça sözcüklerden oluşur ancak başlığı Latincedir.75. Koti on siellä missä sydän on, mutta tähdet on tehty latinumista.
İnterlinguadaki birçok sözcük Romen dillerinden gelmedir.Sanavartalot ovat usein peräisin romaanisista kielistä.
Zenci sadece bir sözcük."Sinä olet avainsana!"
Misyoner, Latince kökenli bir sözcüktür.Minne menet, Herrani?) on latinankielinen lentävä lause.
Baştaki sözcük yalın ya da çekim ekli olabilir.Ehkä kieli oli esisaamea tai esisuomea.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod