Ana içeriğe geç
Sözlük

sözcük ile cümle

sözcük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu ünsüz değişmeleri sözcük kökünde olabileceği gibi, eklerde de görülebilir.Het werkwoord voor zijn verandert naar getal zoals hier te zien is:
Sözlük bölümü yaklaşık 3500 sözcük içerir.Het woordenboek bevat ongeveer 60.000 woorden.
Banya (Rusça: Баня), Rus dilinde "buhar banyosu" anlamındaki sözcük.Een banja (Russisch: баня; "bad") of Russische banja is de Russische benaming voor een badhuis.
Aslı, "bir şeyin kendisi, gerçeği, orijinali" anlamlarına gelen bir sözcük.Deze woorden staan voor 'oorspronkelijk, echt'.
Sözcük kriptoloji ve kodeks sözcüklerinden türetilmiştir.Het is een samentrekking van de woorden cryptografie en codex.
Terim Yunancadan gelmektedir |Yunanca sözcükler ἀνά ana, “karşı”, ve φύλαξις phylaxis, “koruma”.De term is afkomstig van de Griekse woorden ἀνά aná, 'tegen' en φύλαξις phúlaxis, 'bescherming'.
İngilizcede Zeitgeist'ı karşılayan bir sözcük yoktur.Engels heeft geen woord voor Zeitgeist.
Grubun adı Pretty Boy Floyd üzerinde yapılmış bir sözcük oyunudur.Nazwa zespołu to parodia nazwy znienawidzonej glammetalowej grupy Pretty Boy Floyd.
Bu sözler içinde de kimi "birleşik" sözcüklerin ayrı yazılacağını ileri sürmüştür. (...)A tak bardzo chciałbym otrzymać chociaż parę słów Twoją ręką napisanych (...).
Söz konusu bilgi, açıklanacak sözcükten daha uzun olur.Sam fakt rozmowy jest ważniejszy niż to, co się mówi.
Sözcüklerin kökeni(dilbilimsel kökenleri) hakkında bilgi vermek.Prosimy, aby nauczyli się listy słów.
Onunki sözcük avı dır, genellikle her bölümün sonunda "Scooby-Dooby-Doo!" diyerek ulumaya başlar.Jego ulubionym zawołaniem wykonywanym przez niego na końcu odcinka jest „Scooby-Dooby-Doo”.
Türkçenin temel sözcüklerindendir.Słowo pochodzenia tureckiego.
Sözcük, "Doğmak" kökünden gelir.Wywodzi się od słowa oznaczającego "urodzony na nowo".
Kate "KDE advanced text editor" (KDE Gelişmiş Metin Düzenleyicisi) sözcüklerinin baş harflerinden oluşur.Domyślnie jest to Kate (KDE Advanced Text Editor).
Sözcük, (Uç/Uc) kökünden türemiştir.Wywodzą ją od słowa mierny (słaby).
Bu sözcüklerle bir oynamaydı.Nie przebierał przy tym w słowach.
Sözcük fiil hâlindedir.)I to dosłownie! (pol.).
("Will comply" sözcüklerinin akronimidir.)Tytuł ten przejmuje Will (Halt sam to przyznaje).
Terim Yunancadan gelmektedir |Yunanca sözcükler ἀνά ana, “karşı”, ve φύλαξις phylaxis, “koruma”.Termin pochodzi z od greckich słów ἀνά ana, przeciwko, i φύλαξις phylaksis, ochrona.
Sözcük olarak "kutlu nesne" anlamına gelir.Oznacza "szlachetną obietnicę".
Sözlük bölümü yaklaşık 3500 sözcük içerir.Parafia liczy około 3500 wiernych.
BECMG (oluyor) veya TEMPO (kısa süreli olarak gerçekleşecek) sözcükleri ile başlar.Rozmnaża się je przez podział (wczesną wiosną) lub przez nasiona.
Alasığın: Ala (karışık renk) ve Sığın (geyik) sözcüklerinin bileşik biçimidir.Na przykład słowa casa (dom) i caza (polowanie) wymawia się identycznie.
Âşık Veysel Kalın olanlar SÖZCÜK halindeki rediftir.Ale wciąż zdarza się coś, co zmusza zakochanych do przekładania jego terminu.
İsim soylu sözcüklerden fiil yapan eklerdir.Szlachetni dbali o rzeczy szlachetne.
Dilde sözcüklere birçok ek getirilerek oldukça uzun sözcük kurabilmek mümkündür.W językach imperatywnych można wyróżnić wiele wspólnych elementów.
Sözcük, "azıtmak" fiilinden türemiştir.Miało to charakter „oczyszczenia” ze zła.
Kullanımı azalmış pek çok eski sözcük modern dile uyarlanmıştır.Jedzono natomiast mało warzyw we współczesnym rozumieniu tego słowa.
Sözcük anlamı; daim olan, kalıcı olan demektir.Dewiza znaczy: Kto przesadza – podtrzymuje.
Yazıtlar ise çok kısa olup çok az sayıda sözcük içermektedir.Większość materiałów zawiera jedynie krótkie wzmianki i ma ograniczoną tematykę.
Quechua ile ilişkili olmasa da biraz sözcüksel etki fark edilebilir.W słownictwie quenyi jest jednak widoczny pewien wpływ języka fińskiego.
Sözcük; kurtuluş, hürriyet demektir.Ugoda, czyli kapitulacja.
Bu dönemin yapıtlarında İslam dininin etkisi ile Arapça ve Farsça sözcüklerde görülmektedir.Są dobrze zasymilowani, aczkolwiek odnotowuje się w ich mowie słowa pochodzenia arabskiego czy perskiego.
Buna rağmen, örneğin şiir dilinde, tekil sözcüklerin çoğul biçimlerde kullanıldığı da görülür.Widzimy na przykład, że w językach słowiańskich słowo woda ma taką samą postać.
Sözcük Latince’den alınmıştır; Flora, Roma mitolojisinde bitkiler ve ilkbaharın tanrıçasına verilen isimdir.Flora – imię żeńskie pochodzenia łacińskiego, pochodzące od imienia rzymskiej bogini kwiatów i wiosny.
Bu sözcük, 1980'lerde "frizbi" olarak Türkçeye de girdi.Słowo „freeter” pojawiło się w języku japońskim w latach 80.
"Ela"nın kaynağı da bu sözcüktür.Problemem jest tu słowo εξουσια.
Aslı, "bir şeyin kendisi, gerçeği, orijinali" anlamlarına gelen bir sözcük.Pierwotne ja musi być tym oto duchem, konkretem.
Sözcük temelinde tanrıça anlamındadır.Biblia jest natchnionym słowem Bożym.
6500 beyti aşan Kutadgu Bilig’de, yüz civarında Arapça, Farsça kökenli sözcük vardır.66,5 tys. głuchych, jednak liczba osób posługujących się chilijskim językiem migowym jest nieznana.
Sözlük, bir etimoloji sözlüğü olmamasına karşın sözcüklerin etimolojik açıklamaları da içermektedir.Opinie krytyczne o słowniku nie dotyczą objaśnień etymologicznych.
Arapça kökenli bir sözcük olan “İslam”ın sözlük anlamı “teslim olma” ya da “tanrıya kendini adama”dır.Słowo islam w języku arabskim oznacza poddanie się woli Boga.
Bu sözcük (diğer şeylerin yanında) bir tür balina için kullanılmaktaydı.Gatunek bywał też zaliczany do rodzaju Bufo.
Farsça bir sözcük olup "şahların en büyüğü" manasına gelmektedir.Partia startowała pod hasłem „Człowiek jest najważniejszy”.
Kate "KDE advanced text editor" (KDE Gelişmiş Metin Düzenleyicisi) sözcüklerinin baş harflerinden oluşur.Kate (KDE Advanced Text Editor) är en textredigerare utvecklad för KDE.
Chocolate, İngilizcede çikolata anlamına gelen bir sözcüktür.Chocolat betyder choklad på franska.
Kimi sözcüklerin ise nereden gelindiği bilinmez.Jag vet inte varifrån jag får mina idéer.
Yasalarda ensest bir sözcük olarak spesifik olarak hiç belirtilmemiştir.De har alltså i strikt bemärkelse inte begått något brott.
Ataç'ın Sözcükleri (1964) Ulçugür, Saadet.1964 Varför så orolig, lyrik.
Sözlük bölümü yaklaşık 3500 sözcük içerir.Den engelska versionen täcker över 4 500 sidor.
İyelik ekleri, ad soylu sözcüklere gelerek bu sözcüklerin sahibini tanımlar.I genitivkonstruktioner står ägaren efter det ägda.
Sözcük "şimşek" anlamına gelir.Namnet betyder "LJUS".
Hintçe'de sarık için kullanılan sözcük pagṛī`dir.Motsvarande ord i persiskan är hava.
Tek sözcük oynatılamaz, tek sözcük atılamaz.Man kan inte hoppa över något steg utan att misslyckas.
Sözcük fiil hâlindedir.)Jag ber om ursäkt.)
Sözcük kendisi Yunanca εικων "görüntü" sözcüğü, negatif ön eki an- ve -izm son ekinden oluşur.Ordet kommer från grekiska εικων ”bild” och det negativa prefixet an- samt suffixet –ism.
Basit sözcükler çekim eki almış halde olabilir.Might i frågor uttrycker försiktighet.
Dizide İngilizce argo ve kaba laflar ile züppe sözcükler kullanılmaktadır.På engelska finns Sexy Voice and Robo.
Daha sonra ise duaların sonunda "Tanrı Kabul Etsin" anlamında yinelenen bir sözcük haline dönüşmüştür.Därefter följer en konsekvens av bönen: "..., så att..."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sözcük ile cümle - Sayfa 17 - sözcük kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App