söz konusu ile cümle

söz konusu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Ale ženy je to, že dôveryhodný - pokiaľ ide o cudzinca.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Ale ženy je to, že důvěryhodný - pokud jde o cizince.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Ampak ženske so, da krepijo zaupanje - kar se tiče tujcev.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Dar femeile sunt ca de încredere - în cazul în care strainii sunt în cauză.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."De a nők az, hogy becsületes - amikor idegenek van szó.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."하지만 여자들은 믿을 있습니다 - 낯선 사람이 관심을 어디에.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Maar vrouwen zijn die vol vertrouwen - waar de vreemdelingen betreft.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Mais les femmes sont confiantes que - où les étrangers sont concernés.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Ma le donne sono così fiduciosi - dove gli stranieri sono interessati.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Mas as mulheres são tão confiáveis - onde estranhos estão em causa.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Men kvinnor är det förtroendefulla - där främlingar berörs.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Mutta naiset ovat, että luottamukselliset - missä muukalaiset ovat huolissaan.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Nhưng phụ nữ là đáng tin cậy nơi người lạ có liên quan.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Pero las mujeres son tan confiables - donde los extranjeros se refiere.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Tapi wanita yang amanah - di mana orang-orang asing yang bersangkutan.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Αλλά οι γυναίκες είναι ότι εμπιστοσύνης - όπου άγνωστοι ανησυχούν.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Але жінки в тому, що довірливий - де чужі турбує.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Но жените са, че доверен - когато се отнася непознати.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda."Но женщины в том, что доверчивый - где чужие беспокоит.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda.واضاف "لكن المرأة هي التي موثوق -- حيث نشعر بالقلق الغرباء.
"Ama kadınlar bu güvenilir yabancılarla söz konusu olduğunda.彼はあなたの部屋を持ち帰ったと彼はさらに、ホールの名前を与えられていない。"
Ama nasıl böyle bir durum söz konusu olabilir?2000年間から2004年まで、かなりの量の住宅が、 作られました。
Ama nasıl böyle bir durum söz konusu olabilir?Dus wat is daar aan de hand?
Ama nasıl böyle bir durum söz konusu olabilir?Então, o que está acontecendo aqui?
Ama nasıl böyle bir durum söz konusu olabilir?Entonces ¿qué está pasando aquí?
Ama nasıl böyle bir durum söz konusu olabilir?Tak więc co się tu dzieje?
Ama nasıl böyle bir durum söz konusu olabilir?Takže o co tu jde?
Ama nasıl böyle bir durum söz konusu olabilir?Так, що ж тут відбувається?
Ama söz konusu olan kombinasyonsa, bunların tümü aynı kombinasyondur çünkü kombinasyonda sıralama önemsizdir.BCA a podívejme se. Měly by tu být ještě dvě další trojice. CAB a CBA.
Ama söz konusu olan kombinasyonsa, bunların tümü aynı kombinasyondur çünkü kombinasyonda sıralama önemsizdir.하지만 조합에서는, 이것들 모두 사실상 같은 조합이예요, 왜냐하면 우리는 순서를 신경쓰지 않으니까요.
Ama söz konusu olan kombinasyonsa, bunların tümü aynı kombinasyondur çünkü kombinasyonda sıralama önemsizdir.С точки зрения сочетаний все они, по сути, одинаковы... потому что в сочетаниях мы не заботимся о порядке.
Ancak ikincisinin inanılmaz bir etkisi var, ve belki de hala söz konusu, bu da2つ目は驚くほど影響力があって 今でも耳にするかも知れません 「意識が存在するとしても 本当は何か別のものである
Ancak ikincisinin inanılmaz bir etkisi var, ve belki de hala söz konusu, bu daAle tá druhá mala obrovský vplyv, a ešte stále ho mať môže:
Ancak ikincisinin inanılmaz bir etkisi var, ve belki de hala söz konusu, bu daAle ta druhá měla neuvěřitelný vliv a může nás stále pronásledovat, totiž:
Ancak ikincisinin inanılmaz bir etkisi var, ve belki de hala söz konusu, bu daDar a doua a avut o influență incredibilă, și poate încă există.
Ancak ikincisinin inanılmaz bir etkisi var, ve belki de hala söz konusu, bu daDe a másodiknak hihetetlen hatása volt, és lehet, hogy még érvényes az, hogy
Ancak ikincisinin inanılmaz bir etkisi var, ve belki de hala söz konusu, bu daDie zweite hatte schon immer und hat noch immer einen unglaublichen Einfluss:
Ancak ikincisinin inanılmaz bir etkisi var, ve belki de hala söz konusu, bu daJednak drugi zarzut miał duże znaczenie, i wciąż ma.
Ancak ikincisinin inanılmaz bir etkisi var, ve belki de hala söz konusu, bu da하지만 두 번째 반박은 큰 영향을 줬는데요 여전히 생각해야 할 여지가 있습니다.
Ancak ikincisinin inanılmaz bir etkisi var, ve belki de hala söz konusu, bu daMaar het tweede met een ongelooflijke impact, en wellicht nog steeds, is:
Ancak ikincisinin inanılmaz bir etkisi var, ve belki de hala söz konusu, bu daMa la seconda ha avuto un'influenza incredibile e può ancora averla, ed è questa:
Ancak ikincisinin inanılmaz bir etkisi var, ve belki de hala söz konusu, bu daMas a segunda teve uma influência incrível, e talvez ainda ande por aí, e é:
Ancak ikincisinin inanılmaz bir etkisi var, ve belki de hala söz konusu, bu daMen den anden havde en utrolig indflydelse. og er måske stadig til stede, og det er
Ancak ikincisinin inanılmaz bir etkisi var, ve belki de hala söz konusu, bu daMen den andra hade ett enormt inflytande och hänger nog kvar fortfarande och den var,
Ancak ikincisinin inanılmaz bir etkisi var, ve belki de hala söz konusu, bu daMutta toisella oli uskomaton vaikutus, ja se saattaa kummitella yhä jossain.
Ancak ikincisinin inanılmaz bir etkisi var, ve belki de hala söz konusu, bu daPero el segundo tiene una influencia increíble, y quizá seguirá teniéndola,
Ancak ikincisinin inanılmaz bir etkisi var, ve belki de hala söz konusu, bu daВот второе убеждение приобрело чрезвычайное влияние и имеет его до сих пор.
Ancak ikincisinin inanılmaz bir etkisi var, ve belki de hala söz konusu, bu daНо второто имаше огромно влияние, и може още да съществува наоколо, и това е:
Ancak ikincisinin inanılmaz bir etkisi var, ve belki de hala söz konusu, bu daПроте друге твердження досі робить погоду:
Ancak ikincisinin inanılmaz bir etkisi var, ve belki de hala söz konusu, bu daאבל לשנייה הייתה השפעה שלא תיאמן, ואולי היא נמצאת עדיין בסביבה, והיא,
Ancak ikincisinin inanılmaz bir etkisi var, ve belki de hala söz konusu, bu daلكن الاعتراض الثاني كان له تأثير لا يصدق و من ممكن أنه مازال موجود، و هو كالتالي:
Ancak, söz konusu değerlendirme işlemlerinin düzenlenme kapsamı ülkeden ülkeye farklılık gösterebilir.Ale rozsah regulácie týchto procesov hodnotenia sa medzi jednotlivými štátmi líšia.
Ancak, söz konusu değerlendirme işlemlerinin düzenlenme kapsamı ülkeden ülkeye farklılık gösterebilir.Contudo, o alcance da regulamentação no tocante a estes processos de avaliação difere de país para país.
Ancak, söz konusu değerlendirme işlemlerinin düzenlenme kapsamı ülkeden ülkeye farklılık gösterebilir.Míra, v níž jsou tyto evaluační postupy regulovány, se však v jednotlivých zemích může lišit.
Ancak, söz konusu değerlendirme işlemlerinin düzenlenme kapsamı ülkeden ülkeye farklılık gösterebilir.Obseg zakonske urejenosti teh evalvacijskih postopkov pa se po posameznih državah razlikuje.
Ancak, söz konusu değerlendirme işlemlerinin düzenlenme kapsamı ülkeden ülkeye farklılık gösterebilir.Totuşi, măsura în care astfel de proceduri de evaluare sunt reglementate poate diferi de la o ţară la alta.
Ancak, söz konusu değerlendirme işlemlerinin düzenlenme kapsamı ülkeden ülkeye farklılık gösterebilir.Toutefois, le niveau de réglementation de ces procédures d’évaluation varie d’un pays à l’autre.
Ancak, söz konusu değerlendirme işlemlerinin düzenlenme kapsamı ülkeden ülkeye farklılık gösterebilir.Tuttavia, la misura in cui queste procedure di valutazione sono disciplinate può variare da paese a paese.
Ancak, söz konusu oldu.Asta, cu toate acestea, a fost ieşit din discuţie.
Ancak, söz konusu oldu.Cela, cependant, était hors de question.

İlgili Sayfalar