söz konusu ile cümle
söz konusu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Aksi takdirde, sayıların değerine göre taşma söz konusu olabilir.Võib-olla küsimus peaks olema selles, millal numbrid loevad.
"Açmak" fiilinde de aynı durum söz konusudur.Sama käib "kingituste" kohta vaikimise eest.
Ayrıca farklı seviyelerde hakemlilik söz konusu olabilir.Erinevates õigusruumides võib samuti esineda vastukäivaid käsitlusi.
Didaktik bir anlatım söz konusudur.Sõnade tarvitust saab õpetada.
Ancak dini kullanımlarda kelimenin anlam kayması söz konusu olabilir.Isegi autoriteetsetes õpikutes võib olla vastuolu mõiste kasutamises.
Şu-anda-bulunuş, dil bağlamında söz konusu olamaz.Vaeakau-taumako keeles puudub sõnadel sugu.
Bu söz konusu olay, görece bir geçekliğin başka görece olan bir gerçeklikle değişimidir.Tähendus on tegevuste interpretatsioon teise näoga.
Birisinin canlı olarak buraya atılması söz konusu değildi.Selle põhjustamise eest ei suudetud kedagi vahistada.
Söz konusu uygulamanın yazılı tarihten önce başladığı bilinmektedir.See, mis tegelikult loeb, on otsustatud juba enne, kui autori väljakuulutatus ülesanne algab.
Yani bu ürünlerin pazarlanması söz konusu değildir.See aga ei tähenda, et toodet hooldama ei peaks.
Ancak bu sınırlandırıcı unsurlar, görüşler için söz konusu değildir.Aga vahetu nägemine ei nõua piiride nägemist.
Hastanın uyandırılamaması söz konusudur.Patsient ei suutnud liikumist tajuda.
Bu da söz konusu sivrizekânın aynı zamanda yalancı olduğunu gösteriyor.Ühtlasi tähistab sokupea ka vallamaade ulukirikkust.
Banque Royale ile söz konusu şirketler, John Law'un yönetimindeydi.Ameerika Ühendriikide Alabama osariigi kubernerina astus ametisse Robert Bentley.
Sürekli bir hesaplaşma, bir karşılaştırma söz konusudur eserde.Võrdlustarindisse kuulub ka komparatsioonisufiks, võrdlusadverb.
Anhedonide hayattan zevk alamama söz konusudur.Ühiselamus elav Andula ei ole oma eluga rahul.
İnsanlar bazı yetenekleri söz konusu olduğunda farklı, biricik iyi olmaya ihtiyaç duyarlar.Selleks et asju saaks pidada sarnasteks, peab neil olema mingi ühine kvaliteet.
Söz konusu bu çalgısal bölmede hemen hemen yalnızca curcuna usulü kullanılmıştır.Viimane vaatus on praktiliselt tervikuna ainult Manoni surmastseenile üles ehitatud.
Söz konusu buluntular çelik kullanımının en az 3000 yıllık bir tarihinin olduğunu belgelemektedir.Ratsionaalarvude kasutamise kohta on andmeid perioodist enam kui 3000 aastat tagasi.
1978'e gelindiğinde ise, Michael için farklı tecrübeler söz konusu olacaktı.Kui töökoht oleks nad 1929. aastal Argentinasse saatnud, siis nad oleksid võib-olla eeskujulikku elu elanud.
Söz konusu fiil ilk defa Antik Roma'nın Roma Cumhuriyeti'nde suç olarak tanımlanmıştır.Esimest korda on temast otseselt juttu algkristlikus koguduses.
100 milyon kadar mültecinin Bangladeş"ten Hindistan'a ya da Çin'e göç etmesi söz konusu.방글라데시에서 1억명의 난민이 인도와 중국으로 이동할 것입니다.
100 milyon kadar mültecinin Bangladeş"ten Hindistan'a ya da Çin'e göç etmesi söz konusu.Aż 100 milionów uchodźców z Bangladeszu moga spodziewać się migracji do Indii i do Chin
100 milyon kadar mültecinin Bangladeş"ten Hindistan'a ya da Çin'e göç etmesi söz konusu.Bis zu 100 Millionen Flüchtlinge von Bangladesch könnten nach Indien und nach China wandern.
100 milyon kadar mültecinin Bangladeş"ten Hindistan'a ya da Çin'e göç etmesi söz konusu.Můžeme očekávat až 100 miliónů uprchlíků, kteří budou prchat z Bangladéše do Indie a Číny.
100 milyon kadar mültecinin Bangladeş"ten Hindistan'a ya da Çin'e göç etmesi söz konusu.Naar verwachting zouden maar liefst 100 miljoen vluchtelingen uit Bangladesh migreren naar India en in China.
100 milyon kadar mültecinin Bangladeş"ten Hindistan'a ya da Çin'e göç etmesi söz konusu.On peut s'attendre à au moins 100 millions de migrants qui pourraient se réfugier en Inde ou en Chine.
100 milyon kadar mültecinin Bangladeş"ten Hindistan'a ya da Çin'e göç etmesi söz konusu.Puede esperarse que 100 millones de refugiados de Bangladesh migren a la India y China.
100 milyon kadar mültecinin Bangladeş"ten Hindistan'a ya da Çin'e göç etmesi söz konusu.Може да се очаква до 100 милиона бежанци от Бангладеш да мигрират в Индия и в Китай.
100 milyon kadar mültecinin Bangladeş"ten Hindistan'a ya da Çin'e göç etmesi söz konusu.Около 100 миллионов беженцев из Бангладеш, возможно, будут вынуждены мигрировать в Индию и Китай.
100 milyon kadar mültecinin Bangladeş"ten Hindistan'a ya da Çin'e göç etmesi söz konusu.עד 100 מיליון פליטים מבנגלדש צפויים להגר לתוך הודו וסין.
100 milyon kadar mültecinin Bangladeş"ten Hindistan'a ya da Çin'e göç etmesi söz konusu.يمكن توقع ما يصل إلى 100 مليون لاجئ من بنغلاديش سترحل وتقطن في الهند وفي الصين.
100 milyon kadar mültecinin Bangladeş"ten Hindistan'a ya da Çin'e göç etmesi söz konusu.インド そして中国へと ひとつの国で この規模の困難が生じます
"1 bölü çok büyük bir eksi sayı" söz konusu.Bardzo duża ujemną liczbą
2.Söz konusu Avrupa kararları, benimsedikleri tutumda ve faaliyetlerinin yürütülmesinde Üye Devletleri bağlar.2.Essas decisões europeias vinculam os Estados-Membros nas suas tomadasde posição e na condução da sua acção.
2.Söz konusu Avrupa kararları, benimsedikleri tutumda ve faaliyetlerinin yürütülmesinde Üye Devletleri bağlar.Aceste decizii europene angajeazăstatele membre în luările lor de poziţie şi în desfăşurarea acţiunii.
2.Söz konusu Avrupa kararları, benimsedikleri tutumda ve faaliyetlerinin yürütülmesinde Üye Devletleri bağlar.DEN FÆLLES UDENRIGS- OG SIKKERHEDSPOLITIK
2.Söz konusu Avrupa kararları, benimsedikleri tutumda ve faaliyetlerinin yürütülmesinde Üye Devletleri bağlar.WSPÓLNA POLITYKA ZAGRANICZNA I BEZPIECZEŃSTWA
3 kişinin bu sandalyelere oturması söz konusu olduğunda, toplam 6 permütasyon vardır.그러니까 서로 다른 3명의 사람들이 자리에 앉는다면 우리가 순열을 계산할 때는 사실상 6개의 순열이 있을 것입니다.
3 kişinin bu sandalyelere oturması söz konusu olduğunda, toplam 6 permütasyon vardır.Započítali jsme každou z těchto 6 uspořádaných trojic. Ale v našich kombinacích budeme chtít něco jiného.
5.Bakanlar Konseyi, bu Maddenin amacıdoğrultusunda, söz konusu Üye Ülkenin oyunu dikkate almadan hareket eder.5.Na účely tohto článku bude konať Rada ministrov bez toho, aby brala doúvahy hlas daného členského štátu.
5.Bakanlar Konseyi, bu Maddenin amacıdoğrultusunda, söz konusu Üye Ülkenin oyunu dikkate almadan hareket eder.5.Pro účely tohoto článku se Rada ministrůusnáší bez přihlédnutí k hlasování dotyčného členského státu.
5.Bakanlar Konseyi, bu Maddenin amacıdoğrultusunda, söz konusu Üye Ülkenin oyunu dikkate almadan hareket eder.5.Za namene tega člena Svet ministrov odloča brez upoštevanja glasu zadevne države članice.
-7 söz konusu olunca da duruma uyar, çünkü eksi 7'nin karesi de 49'dur. -ー 7 の2乗も 49 です。 3*ー7*2=ー42 です。
-7 söz konusu olunca da duruma uyar, çünkü eksi 7'nin karesi de 49'dur. -하지만, 49는 (-7)²일수도 있으므로 -7로 한 번 시도해 봅시다
-7 söz konusu olunca da duruma uyar, çünkü eksi 7'nin karesi de 49'dur. -Ale když teď z tohoto uděláme -7, protože -7 tu také funguje, -7 na druhou je také 49.
8. paragrafa tabi olarak, söz konusu tavsiyelerkamuoyuna duyurulmaz.Sub rezerva alin.8, aceste recomandări nu sunt făcute publice.
Acil bir durum söz konusu değilse acil yardım numarasını aramayın.Älä soita hätänumeroon, jos kyseessä ei ole hätätilanne.
Acil bir durum söz konusu değilse acil yardım numarasını aramayın.N’appelez pas le numéro des urgences s’il ne s’agit pas d’un véritable cas d’urgence.
Acil bir durum söz konusu değilse acil yardım numarasını aramayın.No haga uso de él si no se trata de una verdadera emergencia.
Acil bir durum söz konusu değilse acil yardım numarasını aramayın.No llame al número de emergencias si no se encuentra ante una emergencia.
Acil bir durum söz konusu değilse acil yardım numarasını aramayın.Ring inte nödnumret om det inte är en nödsituation.
Acil bir durum söz konusu değilse acil yardım numarasını aramayın.Ring inte nödnumret om det inte är fråga om en nödsituation.
Acil bir durum söz konusu değilse acil yardım numarasını aramayın.Если же ситуация не требует экстренных мер, по данному номеру звонить не следует.
Acil bir durum söz konusu değilse acil yardım numarasını aramayın.Не звоните на этот номер, если речь не идёт об экстренной ситуации
Acil bir durum söz konusu değilse acil yardım numarasını aramayın.لا تتصل برقم الطوارئ إذا لم تكن المسألة عبارة عن حالة طوارئ.
Acil bir durum söz konusu değilse acil yardım numarasını aramayın.犯罪 如遇紧急情况需要紧急报警求助时,请拨打紧急电话112。若非紧急情况,请不要拨打紧急求助电话。
Acil bir durum söz konusu değilse acil yardım numarasını aramayın.遇到紧急情况,请拨打急救电话112。当发生严重事故或疾病突发时,可拨打急救电话。如非紧急情况,请勿拨打急救电话。
Acil bir durum söz konusu değilse, yoksa Acil Numarasına telefon etmeyin.Älä soita hätänumeroon, jos kyseessä ei ole hätätilanne.
Acil bir durum söz konusu değilse, yoksa Acil Numarasına telefon etmeyin.N’appelez pas s’il ne s’agit pas véritablement d’une urgence.