söz konusu ile cümle

söz konusu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu bağlamda söz konusu proteinlerin bir protein kompleksinin altbirimleri olduğu söylenir.V opačnom prípade ide o proteínové komplexy.
Didaktik bir anlatım söz konusudur.Je príbeh alegóriou, z ktorej by sme sa mali poučiť?
Şekilde de görüldüğü gibi, söz konusu durumu belirlemek üzere.Tam môžete vnímať všetko tak, ako to na danom mieste naozaj je.
Her zaman nesnel anlatım söz konusu değildir, genellikle öznel anlatım görülür.No obvykle jej stačí povedať o vyrobenom modeli len áno-nie.
Ancak söz konusu pazar yeri muhtemelen hiç inşa edilmemiştir.Je tiež možné, že plášť nebol nikdy položený.
Böyle bir ortamda başarısızlık söz konusu olamaz.A preto taký človek nemôže byť vnútorne šťastný.
İnsanlar bazı yetenekleri söz konusu olduğunda farklı, biricik iyi olmaya ihtiyaç duyarlar.Na rozdiel od individualizovanej duše je niečím spoločným, nadosobným.
İlçe de sosyal hareketlilik söz konusu değildir.Preto napr. inštinktívna reakcia nie je sociálnym konaním.
Tanımlar, söz konusu kelimeleri kullanan yazarlardan alıntılarla detaylandırılır.V rámci neho sa budú prerokovávať vznesené pripomienky so subjektami, ktoré ich uplatnili.
Lakin izleyici söz konusu anlatı türünün trajik, dramatik ya da komik mi olduğunu anlayabilir.LARPy je možné považovať za dramatickú, zážitkovú či pohybovú činnosť.
Ayrıca akışkanın ataletinin de cisme akış yönünde bir kuvvet uygulaması söz konusudur.Podobná metóda sa uplatňuje aj pri hľadaní integrálu tretej mocniny sekansu.
Bu kısıtlamalar artık söz konusu değildir.Tieto zálohy dnes už nie sú obsadzované.
Burada bir tür Aristotales ile Platon uzlaştırılması ya da sentezi söz konusudur denilebilir.Bolo celkom prirodzené, že sa tu komentovala Aristotelova logika a Platónove dialógy.
Söz konusu seferin amacı Nakşa'nın ele geçirilmesiydi.Otázka jej dôvery bola spojená s otázkou prijatia eurovalu.
Söz konusu bölgeler kendi içerisinde de 45 departmana (département) ayrılmıştır.Regióny sa delia na 45 departmentov.
Anlatılanlara göre Roma senatosu tarafından idam edilmesi söz konusu olunca 68 yılında intihar etti.Ker se je zavedal, da ga bo senat obsodil na smrt, je leta 68 naredil samomor.
3G teknolojisine evrimde ara geçişler söz konusudur.Toporišič J. Odprta vprašanja tehnične besede.
Aynı zamanda Çin işgali de söz konusudur.Njegovo delo vsebuje tudi kitajski izrek o ostankih.
Bu nedenle söz konusu tarihten itibaren İspanya'da Holokost inkârı yasak değildir.Po holokavstu v Rusiji nismo smeli biti verni.
İnsanlar bazı yetenekleri söz konusu olduğunda farklı, biricik iyi olmaya ihtiyaç duyarlar.Če si ljudje želijo želje drugega, si lahko hitro želijo iste stvari.
Ve söz konusu ölüm ise, Ne olacak ki?Kaj se zgodi po smrti?
Söz konusu titizlik ve özen her satırda görülür.Nasilje in nepravičnost povsod prevladujeta.
Augustinizm bu söz konusu tüm tezlere verilen isimdir.Gombossy, je slednja podedovala vso zgoraj omenjeno premoženje.
Eğer sayfa bellekte mevcut değil ise gerçek bir sayfa hatası (page fault) söz konusudur.Ko proces zahteva stran, ki je še ni v pomnilniku, pride do napake strani (angl. page fault).
Söz konusu lanet iç organlara zarar vermektedir.HIV prizadene malodane vse organske sisteme.
Bu da, söz konusu bağlacın yapısıyla ilgilidir.To je povezano tudi s tem, kako so gradili svoje zgradbe.
Söz konusu dokümanlar, "Darbe Günlükleri"ydi.Dnevniški roman je bil imitacija pravih dnevnikov.
Birliğe katılımda gönüllülük esastı, hiçbir şekilde zorlama ya da reddedilme söz konusu değildi.Na meji pomeni toliko kot niti sprejemati niti zavračati.
Ayrıca, zaman aşımı ile iyi korunsa bile kendiliğinden bozulma söz konusu olabilmektedir.Tudi, ko se osebi stanje izboljša, lahko še vedno čuti gnus usmerjen proti samemu sebi.
Sümüklüböcekler bitkilerle beslenir, bu nedenle zararlı sayılmaları söz konusudur.Gosenice, ki se prehranjujejo s kulturnimi rastlinami, tako obravnavamo kot škodljivce.
Ülkede bulunan otoyollar ücretli olup, söz konusu ücret aracın sınıfına göre alınmaktadır.V nekaterih državah so cestni davki odvisni od delovne prostornine motorja.
Söz konusu köyde 4-5 ay kış yaşanır.Severna četrtina morja je 4-5 mesecev zamrznjena.
Buna göre tasarımlarımız ve görüşlerimiz üzerinde bilinçli bir seçme ve karar verme yeteneğimiz söz konusudur.V skladu s tem lahko ustrezno izbiramo besede za opise naših misli in čustev.
Özellikle Çandık mahallesine yerleşimleri söz konusu olmuştur.Uporabljal se je predvsem pri obleganjih.
Söz konusu bu ilçelerin her biri kendi içerisinde bir kabile reisi tarafından yönetilmektedir.Vsa Sirija je končno združena pod enotnim voditeljem.
Bu nedenle Galatasaray ve Fenerbahçenin tescilleri ile ilgili böyle bir muğlaklık söz konusu değildir.Tako Ferrari s Bridgestonovimi pnevmatikami ni imel nobenih možnosti.
Bu durumda etkisiz Karma (Pali: Ahosi-kamma) söz konusudur.Pokalbio subjekto paaukštinimas: -(으)시- ((u)ši).
Machsike Hadas Sinagogu ise küçük bir Orthodox sinagogudur ve Chabad'ın Kopenhag'da varlığı söz konusudur.Machsike Hadas yra ortodoksinė sinagoga ir Chabad bendruomenė taip pat turi savo atstovus Kopenhagoje.
Ancak söz konusu harfleri kendi dillerine uyarlamaları üçüncü yüzyılda gerçekleşti.Jų palikuonys ir trečiajame amžiuje išsaugojo šią kalbą.
Bu durumda merkez bankalarının ticaret bankalarına borç vermesi söz konusudur.Tokiu būdu bankai teikia paskolas tarptautinės prekybos mokėjimams vykdyti.
Söz konusu koşucu, yardım getirmek için Sparta'ya da koşturulmuştu.Todėl Amintas į pagalbą pasikvietė Spartą.
Daha sonra söz konusu yerleşim alanı şimdiki yerine taşınmıştır.Po to gyvenvietė pamažu persikėlė į dabartinę vietą.
Ancak söz konusu pazar yeri muhtemelen hiç inşa edilmemiştir.Tikėtina, kad statybos niekuomet nebuvo pilnai baigtos.
Bu durum özellikle yaz mevsiminde söz konusudur.Būdingi konvekciniai krituliai, ypač vasarą.
Bence, her iki şarkı birbirine oldukça benziyor; bir intihal söz konusu değil," dedi.Šių dviejų dainų tekstai panašūs, tačiau muzika visiškai skirtinga.
Ancak dini kullanımlarda kelimenin anlam kayması söz konusu olabilir.Nuo priegaidės gali priklausyti žodžio reikšmė.
Didaktik bir anlatım söz konusudur.Sunku būti mokiniu, apsakymai.
Söz konusu okul daha sonraki dönemlerde yıkılmıştır.Mokykla veikė ir vėlesniais laikais.
Söz konusu topraklar şu an Rusya kontrolü altındadır.Miestas iki šiol valdomas Rusijos.
Oysa bu gençlik hareketleri için söz konusu değildir.Jaunimui tai buvo nesvarbu.
Yıl 2005, aynı durum söz konusu.2005 m. buvo panašūs į 1996-ųjų sezoną.
Burada söz konusu olan ortalama güçtür.Ieškomas pajėgumas yra šio atsitiktinio dydžio vidurkis.
Bu bakımdan Spinozacı felsefenin tam bir panteizm olarak görülmesi söz konusu olmuştur.Tuo laiku ir susiformavo Spinozos, kaip filosofo, autoritetas.
Cansızlar için davranış söz konusu değildir.Veiksmažodžiai asmenimis nekaitomi.
Nitekim bu noktadan sonra daha katı bir Şiî ayrılması söz konusu olmuştur.Po tokių istorijų išeiti į lauką būdavo dar baisiau.
Söz konusu bazı bölgelerde, bölgenin resmî dilinden de çok kullanılır.Keliose užjūrio teritorijose kartu su anglų kalba oficialiai pripažįstamos ir vietinės kalbos.
Söz konusu camilerden günümüze yalnız beşi erişebilmiştir.Dabartiniu metu apgyvendintos tik trys iš penkių sodybų.
Söz konusu bölgeler kendi içerisinde ayrıca 71 adet ilçeye ayrılmış konumdadır.71 kohta täidetakse ühemandaadilistes ringkondades.
Ancak her zaman aynı süreç söz konusu olmayabilir.Võib-olla ei ole see selle aja vältel tingimata sama.
Öyle ki o dönemde yasaklanmaları söz konusu olmuştur.Ajapikku keelati nende tootmine ära.

İlgili Sayfalar