söz konusu ile cümle

söz konusu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu söz konusu eylem, belli bir sürecin başlangıcıdır.אולם מאידך החזרה מנקודה הזו לנקודה המקורית היא פעולה קשה.
Öğrenilmiş çaresizlikte pasiflik söz konusudur.לדבר לחולים מחוסרי הכרה זו חמלה.
Bu nedenle söz konusu ırklarla temas kurma çabaları başlar.כך התחיל לעבוד בקשר עם הטבע.
Kamusal alanda gelişen diğer görüntü olgularında olduğu gibi, burada da bir ortaklık söz konusudur.כמו בכל סיפור פשע, גם כאן יש משטרה.
Söz konusu bölgeler kendi içerisinde de 45 departmana (département) ayrılmıştır.האי מחולק ל-4 נפות שמחולקות ל-45 מחוזות (סה"כ יחד).
Bu nedenle söz konusu tarihten itibaren İspanya'da Holokost inkârı yasak değildir.אמנם, לפי הגרסא המקורית בירושלמי מדובר בשאלה שלא ניתן עליה מענה.
Bu bağlamda söz konusu proteinlerin bir protein kompleksinin altbirimleri olduğu söylenir.הם שיערו כי מדובר בקבוצה חדשה של חלבונים.
Söz konusu tehditten herkes haberdar olur.ובוודאי כל אדם מוזהר על זה.
Bazen bilinç kaybı söz konusudur.לפעמים מציין המונח ידע כללי.
Ancak burada net olmayan bir durum söz konusudur.אך כאן יש סתירה שאין ליישבה.
Söz konusu lanet iç organlara zarar vermektedir.אלו מהווים גורם חשוב בהדברת חרקים מזיקים.
Ve söz konusu ölüm ise, Ne olacak ki?ובכן ידידי, מה בעצם, יהיה עליך ?
Örgüt ise söz konusu iddia ve suçlamaları yalanladı.Не заблудата, а лъжата за гагаузите.
Didaktik bir anlatım söz konusudur.Среща се като израз извличам си поука.
Söz konusu 100.000 yıllık döngü, 100.000 yıllık buz devri oluşumları ile yakın bir uyum içerisindedir.И двата периода съвпадат със 100 000-годишния модел на ледниковите събития.
Cevabı aramaya çalışırken söz konusu kitapları okumaya başladı.Започва да чете книги по темата в търсене на собствен отговор.
Böyle bir ortamda başarısızlık söz konusu olamaz.Това не означава, че подобен неуспех не може да бъде избегнат в бъдеще.
Bu gün, söz konusu tarihten itibaren "Kanlı Pazar" olarak adlandırıldı.Оттогава този ден е известен като „кървавата неделя“ (Bloody Sunday).
Bunlardan birinin diğerinden daha iyi olması gibi bir durum söz konusu değildir.Една опция не може да се отбелязва като по-добра от останалите.
Sümüklüböcekler bitkilerle beslenir, bu nedenle zararlı sayılmaları söz konusudur.За успешно съхранение на черниците, трябва да се вземе в предвид, че те са нетраен плод.
En yaygın esterler karboksilat esterlerdir, bunlarda söz konusu asit bir karboksilik asittir.Най-често срещаните естери са карбоксилатните естери, където въпросната киселина е карбоксилна киселина.
Birliğe katılımda gönüllülük esastı, hiçbir şekilde zorlama ya da reddedilme söz konusu değildi.Основен принцип на комитета е Никакво насилие, никаква принуда!
Bu eser söz konusu makalelerden oluşmaktadır.Тази статия е за религиозните текстове.
Söz konusu banknotlardan 50 kuruşluk olanı Almanya'da, diğerleri ise Birleşik Krallık'ta bastırılmıştır.От тях 35 за купени от Германия, останалите са произведени под лиценз в Швейцария.
Ancak Serena Williams için bir istisna söz konusudur (ayrıntılar aşağıdadır).Хусерл заменя обяснението с дескрипция (а при Вилхелм Дилтай вече става дума за разбиране).
STAVKA ayrıca, söz konusu taarruzun 5 - 7 Ocak tarihleri arasında yapılmasını istemekteydi.Свидетел твърди, че колата е била там от 5 до 7 март.
Söz konusu mekanizma hâlâ kurulamadı.Тялото му все още не е раградено.
Söz konusu emir, Doğu Cephesi'nde 1942 yılı yaz seferinin esas hedeflerini belirlemektedir.Официалния край на ВДРО е възвестен на Великия добруджански събор през 1942 година.
Söz konusu bölgeler kendi içerisinde ayrıca 71 adet ilçeye ayrılmış konumdadır.Префектурите са разделени на общо 71 подпрефектури.
Söz konusu etnik grupların nüfus oranları tam olarak bilinmemektedir.Етническата принадлежност на обитателите на тези места не е определена.
Söz konusu hadis şudur: ...Екипът се състои от:
Söz konusu tepeler iki gün boyunca defalarca el değiştirdi.Окопите преминават от ръце в ръце по няколко пъти на ден.
Sürekli bir ertelenme süreci söz konusudur ve bu hep geriye doğru giden bir süreçtir.Раждането на Сина е процес, който вечно продължава, вечно се извършва.
Burada çoğunlukla devletçe yetkilendirilmiş bir merkez bankası söz konusudur.Това право обикновено се гарантира от централната банка на страната.
Söz konusu arkeolojik bulgular burada bir Hristiyan Rum mahallesinin varlığını doğrulamaktadır.Археолозите смятат, че на мястото на днешната църква е имало християнски некропол.
Akinezide motor fonksiyonlarda azalma, kayıp ya da hiç bulunmama söz konusudur.Активността на ензимите е намалена или липсва.
Türkiye’de ise farklı bir karışıklık söz konusudur.Međutim, npr. u Meksiku riječ ima pozitivne konotacije.
Söz konusu iddialara göre bu rakama tecavüz ve cinayet olayları da dahildir.Priznaje da je ipak svjedočio silovanju i ubojstvu.
Fakat bu çalışmalar söz konusu döneme ilişkin olarak pek güvenilir sayılmazlar.Međutim, ovi tretmani su nepouzdani u najboljem slučaju.
Söz konusu nesneye uygulamanın her yerinden ulaşılabilir.Takvu praksu treba napustiti gdje god je to moguće.
Çıkan sonuca göre buzul alanında yaklaşık %25 oranında bir gerileme söz konusu olmuştur.S druge strane, u Srbiji je odaziv na mobilizaciju oko 25%.
Aynı durum nanorobotlar için de söz konusudur.Isto se mora reći i o Tatjani."
Söz konusu eyaletler bugün Pakistan'ı meydana getirmektedir.Od tih teritorija nastala je današnja Libija.
Söz konusu ada, şimdiye kadar görülmemiş bir tabiat olayına sahiptir.Dnevnik.hr Do sada neviđena vrsta morske nemani
Söz konusu 112. son papa 13 Mart 2013'te seçilen Kardinal Jorge Mario Bergoglio'dur: Papa Francis: 266.Kardinalska konklava izabrala je Jorgea Maria Bergoglia za papu (266. po redu) 13. ožujka 2013. godine.
Söz konusu kaşif şüphesiz 1500’de Hindistan’a giderken Brezilya'yı keşfeden Pedro Alvares Cabral'dir.U istoj je crkvi pokopan i Pedro Alvares Cabral, moreplovac koji je otkrio Brazil 1500.
Bunda söz konusu filmlere meraklı bir hayran kitlesinin de oluşması etkili olmuştur.Na taj način stvorena je zanimljiva ovisnost koju želi prikazati ovaj film.
Söz konusu alanın temelinde bağımsızlık bulunmaktadır.Drugim riječima, ona sadrže svojstvo samosličnosti.
Bu durumda merkez bankalarının ticaret bankalarına borç vermesi söz konusudur.To je kamatna stopa po kojoj se FED obvezuje posuditi rezerve komercijalnim bankama.
Tek ayak deformitelerinde, söz konusu ayak diğer ayaktan daha küçük kalabilir.Na rukama se još može vidjeti manja deformacija najmanjeg prsta.
Böylece söz konusu kehanetin, çözülmesi gereken bir bilmece olduğunu düşünerek araştırmaya koyulur.Da se riješi ova objekcija, treba znati u čemu se sastoji zlo.
Birisinin canlı olarak buraya atılması söz konusu değildi.Bez obzira na to nitko iz ugroženog područja nije evakuiran.
Ancak söz konusu inşa işlerinde kullanılmak üzere birçok antik kalıntının taşları söküldü.Na postavenie tejto stavby boli použité mnohé staroveké kamene z predošlých stavieb.
Fakat burada özel bir banka bilânçosu söz konusudur.Privatbanka sa zameriava na privátne bankovníctvo.
Bu gün, söz konusu tarihten itibaren "Kanlı Pazar" olarak adlandırıldı.Tento deň sa stal známy ako Krvavá nedeľa.
Bu durumda merkez bankalarının ticaret bankalarına borç vermesi söz konusudur.Je to vlastne úroková sadzba, za ktorú si komerčné banky požičiavajú od centrálnej banky.
Geçici olarak yaşamın durdurulmasında ise böyle bir durum söz konusu değildir.Žiť natrvalo vonku pre neho nie je problém.
Buna karşın söz konusu single MTV'den büyük destek gördü ve geniş kitleler tarafından beğenildi.Pochádzajú z neho úspešné single Miss Murder a Love Like Winter.
Kamusal alanda gelişen diğer görüntü olgularında olduğu gibi, burada da bir ortaklık söz konusudur.Ako v predchádzajúcom obraze, aj tu je predstavená ľudská reč.
Söz konusu bölgeler 1980 yılında Vanuatu ismi ile bağımsızlığını elde etmiştir.V roku 1980 bola územiu udelená nezávislosť, pričom nezávislý štát nesie meno Vanuatu.

İlgili Sayfalar