söz konusu ile cümle

söz konusu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Aynı durum, okuma yazma bilen ve bilmeyen insanlar için de söz konusudur.Điều này đúng với cả người viết lẫn người đọc.
İkisinin aynı anda olması durumu söz konusu değildir.Anh chẳng thấy rắc rối nào khi hai hành động đó diễn ra đồng thời.
Bu ödemeler kuşkusuz ki söz konusun toplumların geçim durumunu ciddi biçimde etkileyecektir.その報復として潤平に呪いをかける。
Varlığın eski haline dönüşü söz konusudur.化身の元の姿を正体という。
Ve söz konusu ölüm ise, Ne olacak ki?が一体その死後というのはどういう意味であろうか。
Bunun üzerine kendisine söz konusu olan Roma'nın tavuk değil şehir olduğu açıklanmıştır.そしてその「ローマ」が鶏の名ではなく、首都ローマの事だと使者が説明して事態が納得できたと言う。
Söz konusu Radyolar 1995’te Çek Cumhuriyetinin başşehri Prag’a taşınıncaya kadar burada çalıştı.CIAへ助言を行うようになり、1995年にラジオ局を退職してからはチェコのプラハに居を移すこととなる。
Bu durumda bilinen hiçbir kuvvet, dengeyi sağlamaya yetmez ve söz konusu cisim tümüyle içe çöker.この事は部外者には判らぬものである これらはすべて厳重に守らなくてはならない。
Söz konusu bölüm, diğer bölümlerden farklı olarak bir ithaf ile sonlanmaktadır.交接は他の有尾類とは違い陸上で行われる。
Okur yazarlık oranlarında yaklaşık %90'a varan bir durum söz konusudur.収録にあたり写植文字の約90%が改正されている。
Esasen söz konusu kalker tepenin adı Görüklük Tepe'dir.戒名は厳浄院釈尼鏡照。
Burada söz konusu olan ortalama güçtür.難易度は中程度。
Örgüt ise söz konusu iddia ve suçlamaları yalanladı.「今、ムハンマドもクルアーンも《あなた方の言った事は嘘である》と立証した。
Söz konusu saldırı kuzeyde gerçekleşen son büyük çarpışmaydı.この戦いが北部では最後の大きな戦闘になった。
Tümüyle bir köy yerleşmesi söz konusudur.一村単独村政となる。
3G teknolojisine evrimde ara geçişler söz konusudur.3Gでのデータ通信が不可能となる。
Bu kısıtlamalar artık söz konusu değildir.これはもはや境界点の考え方をもっていない。
2. Müşterek kusurlu çatma Çarpışan gemilerin tümünün kusurlu olması halinde söz konusu olur....2番目の船が非常に望ましいと考える人々が何人かいる。
Yalnız şehnaz-hâverân makamını yeniden canlandırdığı yolunda iddialar da söz konusudur. .玄旨帰命檀は、玄旨檀と帰命檀を合わせたものである。
Peki ne kadar bir uzunluk söz konusu?あるものが、どの程度大きいか、ということ。
Yıl 2005, aynı durum söz konusu.2005年時点の状況は次のとおりであった。
Cansızlar için davranış söz konusu değildir.だが小細工を行わない相手には無意味。
Söz konusu tüy, günümüzde Britanya Doğa Tarihi Müzesi'nde tutulmaktadır.同標本は現在、大英自然史博物館に収められている。
Başkanın yargılanması söz konusu olduğunda Senatoya Yüksek Mahkeme Başkanı başkanlık eder.合衆国大統領が審判される場合には、最高裁判所長官が議長となる。
Söz konusu topraklar şu an Rusya kontrolü altındadır.いずれも現時点ではロシアの支配下にある。
Oğulları dışında kimsenin onlara dokunmasını istemez ve Silmariller söz konusu olduğunda çok hırslanır.撫子以外の人間に関心がないが、撫子に対してもぶっきらぼうに接するためいさかいが絶えない。
Birisinin canlı olarak buraya atılması söz konusu değildi.この体質が原因で誰とも手を繋ぐことができなかった。
Fakat bu kişi için bahse girdiysek ortada bir durum söz konusudur.本人はそう言われると、必ず相手をつっこむのはお約束である。
Plutarkhos dönemin tarihi üzerine söz konusu olaylardan yaklaşık 600 yıl sonra yazmıştır.パッパラ隊』の続編で、約200年後の物語。
Söz konusu mağaralar koruma altına alınmıştır.洞穴、それは奥深く、われらを守る。
Söz konusu ekinliğin, Fakıbeyli Köyünün yeri olması ihtimal dahilindedir.辛くてもそれが貧しい村の掟だった。
Söz konusu bayrakta beyaz zemin üzerine konumlandırılan yeşil daire mevcuttu.緑の屋根に白壁の落ち着いた雰囲気のコテージ。
Bunlarda bir akıl doğrusu söz konusudur ve bu önermeler her zaman doğrudur.諱は信宗とも伝わるが、尚清が正しいとされる。
Ancak söz konusu inşa işlerinde kullanılmak üzere birçok antik kalıntının taşları söküldü.その多くが魔法道具に仕事を奪われた元農民たちである。
Burada modernizmle paradoksal bir ilişki söz konusudur.近代化論に対して、対照的な立場をとったのが文化型論である。
Genellikle derin duygusal yaşantılara doğru gidiş söz konusudur.深い感情が表現される瞬間も多々ある。
Söz konusu biçimler birbrinden farklı güzellik sergilemektedir.ボディビルとは異なる美しさを目指すとしている。
Bu gün, söz konusu tarihten itibaren "Kanlı Pazar" olarak adlandırıldı.この攻撃があったことで、この日は「血の日曜日事件」と呼ばれるようになった。
Burada, emrin hiç yapılmaması söz konusu değildir.^ 作中、この名で呼ばれた事はない。
Söz konusu ek yasal yollar, kesinleşecek hükme karşı ek inceleme olarak kabul edilmektedir.罰則によって、事実上担保された調査を言う。
Özellikle kutsal metin çalışma konusunda bu durum söz konusudur.大工道具を特に神聖なものと考えている。
Subariler'in kimliği hakkında tartişmalar söz konusu.セラフ達の身辺を探っていた。
Söz konusu gemiler 30.000 civarı asker taşıyorlardı.兵力は艦艇約2万隻。
Tüm bunlar Hitler'in iktidara gelmesini destekleyen iş dünyası için söz konusu olamayacak şeylerdi.ソヴィエトへの勝利に妄執するヒトラーを説得するのは誰であっても不可能だった。
Bu ödemeler kuşkusuz ki söz konusun toplumların geçim durumunu ciddi biçimde etkileyecektir.大眾財務以「大眾財務,大眾首選」為口號。
Söz konusu bu tür kavramlar, avcı-toplayıcı toplumlarda gündelik hayatın bir parçası olurdu.这些概念是狩猎者-采集者社会中日常生活的一部分。
Söz konusu canlıların ışık saçması bir savunma mekanizması olarak düşünülmektedir.甲藻使用生物发光作为一种防御机制。
MSG gıdalarla birlikte verildiğinde söz konusu belirtiler gözlemlenmemiştir.跟食物一起給予MSG時,試驗中未曾觀察到這些症狀。
Yalnız şehnaz-hâverân makamını yeniden canlandırdığı yolunda iddialar da söz konusudur. .循環報復雖天意,壯士所惜惟功名。
Temelde mutlaklık değil, izafilik (görecelik) söz konusudur.此為真實存在的武功,但口訣已不詳。
Bu durumda bilinen hiçbir kuvvet, dengeyi sağlamaya yetmez ve söz konusu cisim tümüyle içe çöker.則天下不知其所從,而上亦將眊亂而喪其所守。
Bunlarda bir akıl doğrusu söz konusudur ve bu önermeler her zaman doğrudur.」 清辯《大乘掌珍論》:「由此聖教應知,真如,唯是一切分別永滅,非實有性。
Ve söz konusu ölüm ise, Ne olacak ki?今乃陷之以死,是何無人道耶?
Birisinin canlı olarak buraya atılması söz konusu değildi.被關進這裡沒有人能成功越獄。
Söz konusu 100.000 yıllık döngü, 100.000 yıllık buz devri oluşumları ile yakın bir uyum içerisindedir.這個100,000年的週期與100,000年的冰河期週期模式相符合。
Türkiye ise söz konusu adaların kendisine ait olduğunu belirtti.她解釋洞穴也屬於她的。
Bir birlik ve beraberlik söz konusu değildir.若遇生緣不和合者。
Durağan bir yapı olmayıp hareketlilik söz konusudur.Yani hareket çoktur.有動之意而未動,即預動之勢,謂之騰挪。
Fakat çocuklarda böyle bir durum söz konusu ise ameliyat edilmesi gerekir.如果發生這情況,就只好用手術方式解決。
Fakat burada kendi kendisiyle bir hesaplaşma söz konusudur, herhangi bir cezalandırma söz konusu değildir.今蒙菩薩親臨,饒得它死罪,卻饒不得它活罪。

İlgili Sayfalar