söz konusu ile cümle

söz konusu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Öğrenilmiş çaresizlikte pasiflik söz konusudur.Vaadittavaa tarkkuutta ilmaistaan toleransseilla.
Söz konusu metot, kolay çözüm avantajına karşın ters Laplace dönüşümünün zorluğu ile dengelenir.Paineilmaan verrattuna monimutkaistava tekijä on paluulinjan tarve.
Özellikle çalışma konumları ve gelir düzeyinde bir eşitsizlik söz konusudur.Työssä erityisesti työn vaatimusten ja resurssitekijöiden epäsuhta altistaa uupumiselle.
Buna göre tam anlamıyla hareket ve sabit duruş söz konusu değildir.Kestävyyttä ja nopeuttakaan ei pidä missään nimessä unohtaa.
Ne var ki söz konusu şehzadenin bu tür girişimlerle hiç ilgisi yoktu.Eikä paikallinen sheriffi ole edes kiinnostunut koko asiasta.
Söz konusu değişikliklerin gerçekleşmesi yıllar hatta kuşaklar boyu süren zaman alıcı bir süreçtir.Ilmeisesti muutos tulee vaatimaan pitkän, ehkä vuosisadoissa laskettavan ajan.
Bu söz konusu eylem, belli bir sürecin başlangıcıdır.Juuri dialogista tuli ME toiminnan kulmakivi.
Kuzeydoğu Grubu da söz konusu üç ana alt gruptan birini oluşturur.IBA-alueen tulee täytyy yksi kolmesta seuraavista vaatimuksista.
Söz konusu varsayıma göre, tüm canlıların fiziksel bedenleri bu biyoplazmik bedenleri üzerine kuruludur.Entä jos kaikki ihmiskehon elimet aivolohkoja myöten vaihdetaan tällä tavoin?
Canlının cansızdan üremesi söz konusu olamaz.Isännänviirillä ei voi suorittaa suruliputusta.
Bir konunun uzman kişilerce tartışılması söz konusudur.Näkemys on herättänyt tieteilijöiden keskuudessa väittelyä.
Söz konusu harekâtın 10 Aralık gibi bir tarihte başlatılması planlanıyordu.Η επιχείρηση ήταν προγραμματισμένη να ξεκινήσει γύρω στις 10 Δεκεμβρίου.
Burada, emrin hiç yapılmaması söz konusu değildir.Ωστόσο δεν αναφέρεται ποτέ τ' όνομά του.
Sürekli bir ertelenme süreci söz konusudur ve bu hep geriye doğru giden bir süreçtir.Έτσι η συνθήκη της επανάληψης θα είναι πάντα αληθής και η επανάληψη θα εκτελεστεί άπειρες φορές.
Bir ölüm söz konusu olduğunda, ceset yakılmadan önce 48 saatlik bir bekleme süresi vardır.Αν εμφανιστεί κάψιμο ή φαγούρα πριν τις 48 ώρες το επίθεμα αφαιρείται.
Söz konusu zamanda Kavadar, Tikveş bölgesindeki yeni bir merkez olarak gelişmiştir.Την εποχή αυτή το Καβάνταρτσι είχε εδραιωθεί ως το νέο κέντρο της περιοχής Τίκφες.
O halde gerçeği aramak değil, bir fikri dinleyicilere gerçek gibi göstermek söz konusudur.Με τη ρητορική, έχουν ως σκοπό όχι την εύρεση της αλήθειας, αλλά την απόδειξη μιας άποψης ως σωστή.
Söz konusu bu iki ilde kendi içerisinde toplam yedi ilçeye ayrılmış konumdadır.Μέσα στη μονή βρίσκονται σε διάφορα σημεία της επτά από αυτά.
Söz konusu esrarengiz konular, geleneksel bilim tarafından aydınlatılamayan konulardır.Ίσως είναι γνήσιος όταν μιλάει για μή επιστημονικά θέματα.
Bu benim için söz konusu bile olamaz.Εμείς αυτό δεν μπορούμε να το κάνουμε.
Günümüzdeki formlar için 3 ana kaynak söz konusudur.Για την προέλευση της σημερινής ονομασίας υπάρχουν τρεις εκδοχές.
Söz konusu etnik grupların nüfus oranları tam olarak bilinmemektedir.Αντίστοιχο θεώρημα για τα πραγματικά τετραγωνικά σώματα δεν είναι γνωστό.
Birisinin canlı olarak buraya atılması söz konusu değildi.Πράγματι, δεν ήταν απαραίτητο για κάποιον να παραμείνει faydit δια βίου.
Sürece katılması söz konusu olan ülkeler Kazakistan ve Beyaz Rusya'dır.Σε περίπτωση ίδρυσης συνομοσπονδίας με κέντρο την Ρωσία θα ενταχθούν η Λευκορωσία και το Καζακστάν.
Söz konusu bayrakta beyaz zemin üzerine konumlandırılan yeşil daire mevcuttu.Πάνω σε αυτό διακρίνεται ένας γκρι φάρος με πράσινη στέγη.
Cinayet, diğer faili meçhul cinayetlerle birlikte Susurluk Davası'nda söz konusu edildi.Η υπόθεση της ανθρωποκτονίας του Φύσσα συνεκδικάζεται μαζί με άλλες υποθέσεις στη δίκη της Χρυσής Αυγής.
Söz konusu hadis şudur: ...Οι κομητείες είναι:
Söz konusu 120 sandalye, dört yılda bir gerçekleştirilen seçimler ile belirlenir.Η Βουλή των Αντιπροσώπων έχει 120 μέλη, τα οποία εκλέγονται για τετραετή θητεία.
Bu hale erişen ruh için doğadaki biçimler ve cismani âlemin cisimleri artık söz konusu değildir.Το αρχικό δεν προφέρεται πλέον, και έτσι τα πνεύματα της δασείας και της ψιλής δεν χρησιμοποιούνται πλέον.
Bu durumda herhangi bir termal iş söz konusu değildir.Σε κάθε περίπτωση το φορτίο δεν επηρεάζεται.
Bu durumda merkez bankalarının ticaret bankalarına borç vermesi söz konusudur.Εφόσον φυσικά κάποιος πληροί τις προϋποθέσεις για τραπεζικό δανεισμό.
Söz konusu suçun cezası 8 günden 6 aya kadar hapis veya para cezasıdır. ...Προβλεπόμενη ποινή φυλάκιση από 8 ημέρες έως 6 μήνες και/ή επιβολή προστίμου.
Luftwaffe'nin şefi Hermann Göring, söz konusu rakamlara güvenmedi ve kontrol edilmesini emretti.Hermann Göring, lederen af Luftwaffe troede ikke på tallene og beordrede dem kontrolleret.
Söz konusu idoller, bulundukları ilk yerin adı ile tanınan Ürküt tipi idollerdir.Stednavne som Hørg i Sumba og Hov peger på, at de hører til den første Landnamstid (dem der tog land).
Hastanın uyandırılamaması söz konusudur.Patienten kan ikke vækkes.
Söz konusu saldırı kuzeyde gerçekleşen son büyük çarpışmaydı.Dette var det sidste betydelige slaget i nord.
Pazarlama söz konusu değildi.Handlen blev ikke til noget.
Peki ne kadar bir uzunluk söz konusu?Men hvor meget er så en breddegrad?
Söz konusu İsrail ise bunu yapabilirler" ifadelerini kullanmıştır.Jeg mente israelere i talen, hvis du kan rette det."
Ayrıca söz konusu köy, yazar da yetiştirmiştir.Lokale medier opsøgte desuden borgere i det område, hvor forfatteren voksede op.
Oysa bu gençlik hareketleri için söz konusu değildir.Det var ikke noget, man ønskede at udsætte unge mennesker for.
Söz konusu kurallar ile mahkeme kararları arasındaki ilişki karmaşık olabilir.Forholdet imellem lovgivning og retspraksis kan være endog meget komplekst.
Üyeler önceleri sadece söz konusu okulun e-posta adresiyle (.edu, .ac.uk, vb.) üye olabiliyordu.I starten var der kun adgang for studerende med en college- eller universitets-e-mail-adresse.
Ancak bundan sonra bir ilerleme söz konusu olacaktı.Inden det kommer så vidt, er der dog en del arbejde, der skal gøres.
Bu durum özellikle yaz mevsiminde söz konusudur.Sådanne forhold optræder særlig om efteråret.
Trafik sıkışıklığına neden olabilecek pek çok durum söz konusu olabilir.Men adskillige ulemper kunne være forbundet med denne vagabonderende handel.
Söz konusu lanet iç organlara zarar vermektedir.Kapitlet indeholder sygdomme i fordøjelsesorganer.
Söz konusu gri malların Troya II'nin gri malları ile benzerlik gösterdiği ileri sürülmektedir.I Amys ret der det Dalys naturlige grå hår, der vises.
Ancak söz konusu pazar yeri muhtemelen hiç inşa edilmemiştir.Men et planlagt sidespor helt ud til værftet blev aldrig realiseret.
Bu kısıtlamalar artık söz konusu değildir.Dette krav gælder ikke længere.
Söz konusu 112. son papa 13 Mart 2013'te seçilen Kardinal Jorge Mario Bergoglio'dur: Papa Francis: 266.Den nuværende pave, Frans 1. (verdsligt navn Jorge Mario Bergoglio), er nr. 266 i paverækken.
Ajan Smith ve Neo, sistemde görevleri tamamlanmadan ölmeleri söz konusu değildir.Hans store opera Moses und Aron var ufuldendt ved hans død.
Yani, "varoluş ile ilgili" bir olumsuzlama söz konusudur.I dag bruger vi udtrykket om et uløseligt problem.
Söz konusu filmde Melek, zengin bir ailenin mutsuz kızıdır.Desuden handler den om den forsvundne niece til overhovedet af en rig, svensk industrifamilie.
Burada söz konusu gelecekte tasfiye edilecek işlemlerdir.Papirløs tinglysning i fremtiden.
Bu benim için söz konusu bile olamaz.Det er ikke det rigtige for mit vedkommende.
Söz konusu hadis şudur: ...Virkningsgraden er således: / .
Fakat çocuklarda böyle bir durum söz konusu ise ameliyat edilmesi gerekir.Ved slike tilfeller må man operere.
Masiva yani Allah dışındakileri önemsememe söz konusudur.Det finnes ingen gud utenom Gud alene, Herren av den store tronen.
Oysa bu gençlik hareketleri için söz konusu değildir.Vi trenger ikke din ungdomspolitikk.

İlgili Sayfalar