söz konusu ile cümle

söz konusu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Söz konusu nesneye uygulamanın her yerinden ulaşılabilir.Al contrario, gli interventi di efficienza energetica possono essere realizzati ovunque.
Ancak bu sınırlandırıcı unsurlar, görüşler için söz konusu değildir.Tuttavia, i cattolici non sono tenuti a credere a queste visioni.
Dostum, söz konusu kadınlar olunca sen çok aptalsın.Чувак, ты так тормозишь, когда дело касается женщин...
Örgüt ise söz konusu iddia ve suçlamaları yalanladı.Клевета и ложь о Коране (каз.
(Ancak, burada karasal yayıncılıkta kullanılan analog yöntemler söz konusu edilmektedir.)Они из полотна и ещё благоухают помазанием»).
Eğer sayfa bellekte mevcut değil ise gerçek bir sayfa hatası söz konusudur.Когда не-обман кажется обманом — это обман истинный.
Ancak triklosanın güvenliği söz konusudur.Но безопасность триклозана находится под вопросом.
Söz konusu topraklar şu an Rusya kontrolü altındadır.Теперь эти пространства контролирует Россия.
Bazen bilinç kaybı söz konusudur.Порой молчать означает лгать.
Dikenleri yüzünden yastık olarak kullanılması söz konusu değildir.Не рекомендуется использование подушки.
Söz konusu saldırı kuzeyde gerçekleşen son büyük çarpışmaydı.Это сражение стало последним крупным сражением на севере.
Her bölüm söz konusu ada veya kıyının bir haritasını içerir.Каждая тема содержит карту острова и побережья.
Tanımlar, söz konusu kelimeleri kullanan yazarlardan alıntılarla detaylandırılır.От предметов к обозначающим их словам.
Söz konusu etnik grupların nüfus oranları tam olarak bilinmemektedir.Об этническом составе жителей городища нельзя говорить с полной уверенностью.
Söz konusu ihbarı da ben yapmadım" demiştir.Тогда я сообщу истину».
Rand'a göre rasyonel düşünen akıllar için çatışma söz konusu değildir.По словам Рейнер, работа не требует творческих усилий.
Ancak söz konusu tümenlerin bölgeye ulaşması 8 Ağustos akşam saatlerinde ancak gerçekleşebilmişti.Из-за непогоды все смогли возвратиться только 8 мая.
Gerçekten bir şeylerin uçması söz konusudur.”Таково Слово Валар».
Söz konusu %4 olarak belirlenen işsizlik oranı içerisinde kadın nüfusunun işsizliği dahil edilmemişti.Менее 4 % женщин были безработными, по сравнению с почти 10 % мужчин, не имевших работы.
Söz konusu konuşulan çok sayıda dil de Balkanlar’ın çeşitli kısımlarında duyulur.Следует помнить, что очень немногие слова имеют различные значения в разных языках Западных Балкан.
Türkiye ise, söz konusu adaların kendisine ait olduğunu belirtti.Ведь мы же говорим, что это наши острова.
Ancak söz konusu pazar yeri muhtemelen hiç inşa edilmemiştir.Разворотного кольца здесь, скорее всего, так и не было построено.
Şekilde de görüldüğü gibi, söz konusu durumu belirlemek üzere.Он, как обычно, спрашивает, как дела.
Ancak bu sınırlandırıcı unsurlar, görüşler için söz konusu değildir.Но эти религиозные ограничения не предназначены для того, чтобы причинять страдания.
Ve söz konusu ölüm ise, Ne olacak ki?Что же будет после смерти?
Söz konusu olan, bunları, prosedürler sahnesindeki olaylar olarak ortaya çıkarmaktadır.”Всё, что они могут сделать — это изменить порядок, в котором происходят эти явления.»
Bir birlik ve beraberlik söz konusu değildir.Не следует путать с взаимосвязью и взаимоединством.
Augustinizm bu söz konusu tüm tezlere verilen isimdir.Августин объясняет название этих еретиков.
Söz konusu iddialara göre bu rakama tecavüz ve cinayet olayları da dahildir.Местный полицейский, как и все вокруг, подозревает, что произошло похищение и изнасилование.
Söz konusu alanın temelinde bağımsızlık bulunmaktadır.Воистину, в его природе живет независимость.
Söz konusu tedavi dünya çapında 125.000 den fazla hasta üzerinde büyük bir başarı oranı ile uygulanmıştır.За 35 лет существования этого центра восстановительное лечение в нём получило более 250 тысяч больных.
Söz konusu klasik bir elips genellikle cevap elipsinde bulunur.А Тикл в ответ обычно что-нибудь колдует.
Söz konusu dokümanlar, "Darbe Günlükleri"ydi.Избранные издания «Веселые дни.
Doğrultusu değişmeyen bu vektörler söz konusu matrisin özvektörleri olarak adlandırılır.Если этого не происходит, то такой неравный брак называется морганатическим.
Söz konusu yapıların Fırtına Tanrısı'na adanmış tapınağın kalıntıları olduğu düşünülmektedir.Горы были местом многих древних храмов бога бури.
Anlatılanlara göre Roma senatosu tarafından idam edilmesi söz konusu olunca 68 yılında intihar etti.Чтобы избежать казни, он покончил жизнь самоубийством в 68 году.
Birisinin canlı olarak buraya atılması söz konusu değildi.Уйти живым не удаётся никому.
Bu durumda genellikle herhangi bir anlam kaybı söz konusu olmaz.А в воздействиях, как правило, недостатка нет.
Bu söz konusu olay, görece bir geçekliğin başka görece olan bir gerçeklikle değişimidir.И именно в этом ключевое отличие дополненной реальности от смешанной реальности.
Yazıldığı tarih için ise, MÖ 700 den 1600 yılına kadar uzanan geniş bir aralığı söz konusu.Ниже приведён список метеоритов, падение которых наблюдалось до 1600 года.
Lakabına rağmen İstanbul’da doğmuş olma ihtimali de söz konusudur.Можно сказать, что здесь и в Марли произошло рождение этого стиля.
Söz konusu bölgeler kendi içerisinde ayrıca 71 adet ilçeye ayrılmış konumdadır.Сам раздел занимал 71 место по числу статей.
İndüktörde ise bunun tersi söz konusudur.А порицаемое — противоположное этому.
Ancak Serena Williams için bir istisna söz konusudur (ayrıntılar aşağıdadır).Опубликован неизвестный рассказ Теннесси Уильямса (неопр.).
Ölüm teşhisinde kullanılan çeşitli metotlar söz konusudur.«Средство для познания мёртвых форм — закон.
Üç lisans söz konusudur.СЛОВО ИЗ ТРЕХ БУКВ.
Ölümden sonra ödüllendirilme ya da cezalandırılma söz konusu değildir.За покушение на преступление не назначается смертная казнь или пожизненное лишение свободы.
Kafkaslar’ın batı sahası için de benzer durum söz konusu edilmiştir.Причём такой подход был характерен и для западных советологов.
Söz konusu hadis şudur: ...Согласно данным «Истории Хо-Өрлөга»: ...
Bu ödemeler kuşkusuz ki söz konusun toplumların geçim durumunu ciddi biçimde etkileyecektir.И удивляется той свирепой неблагодарности, которой отплатил ему народ.
Kadınların işgücüne katılımı ile ev hanımlığı arasında ters bir ilişki söz konusudur.Прико находит утешение в обществе служанки.
O tarihte ne Kosova savaşı ne de Niğbolu savaşı söz konusudur.Аграрный вопрос и вопрос о войне на том заседании не поднимались.
Söz konusu kursların bitiminde sergiler düzenlenmekte, kursiyerlere sertifikaları verilmektedir.По окончании подготовительных курсов абитуриентам выдаётся сертификат.
Örgüt ise söz konusu iddia ve suçlamaları yalanladı.وصنف اختلق الكلام كذبا من غير أصل وهو من كلام العامة وظاهر المعنى هنا الخلط في الكلام.
Masiva yani Allah dışındakileri önemsememe söz konusudur.مفهوم قوله تعالى "لو كان فيهما آلهة إلا الله لفسدتا" بين أهل السنة وأهل الكلام.
Ayrıca söz konusu operasyonlarda 280.251 yaralı ve hasta rapor edilmektedir.كما قدر عدد المرضى والجرحى خلال المعركة بـ 280.251 جندي.
Söz konusu İsrail ise bunu yapabilirler" ifadelerini kullanmıştır.لو كانت هذه الحالة صحيحة فأكيد أن إسرائيل هم من سيفعلون ذلك.»
Bu kısıtlamalar artık söz konusu değildir.وعلى هذا فحديثنا لم يعد ضرورياً.
Bu nedenle Galatasaray ve Fenerbahçenin tescilleri ile ilgili böyle bir muğlaklık söz konusu değildir.وليس من الواضح وجود عداء من هذا النوع بين رافنكلو وهافلباف.
Genellikle derin duygusal yaşantılara doğru gidiş söz konusudur.عادة ما تتجنب معظم النزاعات والمحادثات العاطفية العميقة.

İlgili Sayfalar