söz konusu ile cümle

söz konusu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Cinayet, diğer faili meçhul cinayetlerle birlikte Susurluk Davası'nda söz konusu edildi.De esos asesinatos, sólo ha sido acusado en el caso de California.
Ancak spesifik olarak köye has bir durum söz konusu değildir.Por ejemplo, un punto espacial no puede ser un particular.
Çıkan sonuca göre buzul alanında yaklaşık %25 oranında bir gerileme söz konusu olmuştur.Por lo tanto, en promedio, alrededor del 25% del tráfico desapareció.
Söz konusu klasik bir elips genellikle cevap elipsinde bulunur.Generalmente el ELP se abstenía de este tipo de acciones encubiertas.
Çakışmanın söz konusu olmadığı durumlarda mali yılın sona erdiği takvim yılı baz alınır.Se cree que estas hogueras queman la mala suerte del año que termina.
Temel adımlardaki diğer altı zaman biriminde ise öne ve arkaya doğru birer adım atılması söz konusudur.Los pasos básicos de la danza son un paso hacia adelante y otro hacia atrás.
Bu nedenle Galatasaray ve Fenerbahçenin tescilleri ile ilgili böyle bir muğlaklık söz konusu değildir.No es mi intención faltar el respeto a Kotipelto y Jörg aquí.
Ağustos 2004’te Kuzey Makedonya idaresi tarafından, söz konusu 84 belediye yeniden düzenlenmiştir.En agosto de 2006, el condado de Orange tenía 34 ciudades incorporadas.
Söz konusu olan, bunları, prosedürler sahnesindeki olaylar olarak ortaya çıkarmaktadır.”Él es responsable de todo lo que sucede arriba en el escenario”.
Ancak bazı araştırmacılara göre de bir soykırım söz konusu değildir.Algunos investigadores creen que aún no está claro lo que sucede en los adultos.
Söz konusu okul daha sonraki dönemlerde yıkılmıştır.La universidad fue reabierta tiempo después.
İddianamede, söz konusu talimatın Zeki Metsen tarafından verildiği tespiti yer alıyor.El Comisario realizará su cometido conforme a las indicaciones que expresamente haya establecido el testador.
Bu durumda genellikle herhangi bir anlam kaybı söz konusu olmaz.A veces es recomendable indicar por qué no existe pérdida de generalidad.
Dolayısıyla jürilerdeki gibi bir grup dinamiği söz konusu değildir.Por ello, la dinámica del grupo es bien diferente a la de un jurado.
Bu devirde ayrıca, Priştine’den gelişen bir isyan da söz konusu olmuştur.También es importante decir que en esta rebelión participó el clero.
Söz konusu titizlik ve özen her satırda görülür.Lo que se nota es el silencio y la suavidad en cada maniobra.
Ve söz konusu ölüm ise, Ne olacak ki?¿Sabe ya lo que nos sucede después de la muerte?
Yakova şehrinin ismiyle ilgili olarak birkaç teori söz konusu edilmiştir.Hay un número de teorías entre los ciudadanos de Đakovica referente al nombre de la ciudad.
Augustinizm bu söz konusu tüm tezlere verilen isimdir.Fundus era el nombre que recibe cada propiedad.
Yemeklerinden keşkek söz konusu edilebilir.Por ejemplo, pueden mencionarse aquellas relacionadas con la alimentación.
Burada, emrin hiç yapılmaması söz konusu değildir.Pero el llamado nunca se ejecutó.
Lütfen veri referansları için söz konusu bulutsu makalesine bakın.Véase Registro de dominios para estos temas.
Söz konusu bu çalgısal bölmede hemen hemen yalnızca curcuna usulü kullanılmıştır.Finalmente se aplicó este adjetivo casi exclusivamente al sombrero.
Söz konusu bölümde Catherine Langford ölür.Karen Nadler muere en este episodio.
Nitekim bu noktadan sonra daha katı bir Şiî ayrılması söz konusu olmuştur.Una vez más, hemos propuesto un enfoque perturbadores aquí.
Söz konusu etnik grupların nüfus oranları tam olarak bilinmemektedir.En cuanto a sus pobladores no se sabe nada sobre su composición étnica.
Benzer bir durum screwball komedisi denilen filmler için de söz konusudur.Esta película da pie a que se escriban muchas otras comedias screwball.
Bilgisayar söz konusu makineyi simüle eder.El ordenador debe permanecer encendido.
Miras şirketinin borcu para borcuysa, müteselsil sorumluluk söz konusudur.El patrimonio del deudor constituye garantía común para los acreedores.
Söz konusu elmasın parçalarının bir bölümü İngiliz Kraliyet ailesine ait mücevherlerde kullanılmıştır.Uno de sus fragmentos se encuentra entre las joyas de la corona británica.
Aynı şey Simone Weil için de söz konusudur.Ricordiamo inoltre, in questo ambito, Simone Weil.
Burada, emrin hiç yapılmaması söz konusu değildir.Il suo nome non viene mai pronunciato.
Söz konusu bölgeler kendi içerisinde ayrıca 71 adet ilçeye ayrılmış konumdadır.Le prefetture sono a loro volta divise in 71 subprefetture.
Ancak söz konusu pazar yeri muhtemelen hiç inşa edilmemiştir.I relativi cantieri non sono tuttavia mai stati aperti.
Ayrıca, zaman aşımı ile iyi korunsa bile kendiliğinden bozulma söz konusu olabilmektedir.E così lontano da casa, forse, trova anche l'amore.
Bir elli yıl boyunca Grek dünyası için artık bir Pers tehdidi söz konusu olmayacaktır.Per cinquecento anni la Grecia rimarrà sprovvista di un sistema di scrittura.
Söz konusu alanın temelinde bağımsızlık bulunmaktadır.L'elemento fondamentale è la sovranità sul territorio in questione.
Ayrıca, yiyecek yardımları söz konusudur.Infatti, inoltre, le víśaḥ sono il cibo.
Bu kısıtlamalar artık söz konusu değildir.A quel punto Topolino non ha più dubbi.
Son zamanlarda her ikisini birleştiren hibrid modelleri öne çıkaran eğilimler söz konusudur.Recentemente stanno emergendo modelli ibridi che combinano gli aspetti delle due ipotesi.
Bu nedenle "mevlîd" kelimesi ile kastedilen çoğunlukla Süleyman Çelebi'nin söz konusu eseridir.Da questo punto di vista appare corretto l'uso del sostantivo-aggettivo "salafita".
Aşağıda jeostatik yörünge söz konusu edilecektir.Può esserci esoftalmo da ipoplasia orbitaria.
Piskopos'un isteğinde ise farklı bir durum söz konusudur.Ma lo spirito della consorte ha qualcosa da dire in proposito.
Temel adımlardaki diğer altı zaman biriminde ise öne ve arkaya doğru birer adım atılması söz konusudur.Restare a sei passi di distanza uno dall'altro, fianco a fianco.
Söz konusu eyaletler bugün Pakistan'ı meydana getirmektedir.Oggi questo territorio è parte del Pakistan.
Genellikle ataerkil bir yapılanma söz konusudur.Indicava solitamente una trattazione generica di un argomento.
Söz konusu etnik grupların nüfus oranları tam olarak bilinmemektedir.La consistenza demografica dei sentinelesi non è nota con esattezza.
Ve daha önemlisi Avrupa kupası başarısı diye bir şey söz konusu değildi.È importante notare che questo non era solo un fenomeno europeo.
Ülke içinde yapılan iç ticaret ile ülkeler arası yapılan dış ticaret arasında farklılıklar söz konusudur.Quando il commercio si svolge tra nazioni diverse avvengono le cosiddette esportazione ed importazione.
Söz konusu türlerde dörtlük sayısı genellikle 3 - 7 dir.Il numero degli animali offerti nel sacrificio comune di solito è tre o sette.
Ancak bundan sonra bir ilerleme söz konusu olacaktı.Tuttavia ci saranno problemi, almeno fino ad ora.
Bugünkü sınirlarında iki ailenin varlığı söz konusudur.Ai due lati sono rappresentati gli stemmi dei rispettivi casati.
Söz konusu bu tür kavramlar, avcı-toplayıcı toplumlarda gündelik hayatın bir parçası olurdu.Tale termine è divenuto col tempo una sorta di sinonimo di società di cacciatori-raccoglitori.
Birisinin canlı olarak buraya atılması söz konusu değildi.Nessuno uscirà del tutto incolume dalla vicenda.
Söz konusu yılda görevi yeni başbakan seçilen Said Musa'ya devrederek başbakanlık makamında ayrılmıştır.Se la mozione è approvata, devono eleggere un nuovo primo ministro entro due settimane.
Komple bir çözüm sahibi olmanın, parça parça uygulamalara göre birçok önemli avantajı söz konusudur.Ci sono molti e cospicui vantaggi nell'avere un ricevitore unico.
Uluslararası hukukta devletler arasında eşitlik söz konusudur.La natura giuridica degli accordi fra Stati.
Tanımlar, söz konusu kelimeleri kullanan yazarlardan alıntılarla detaylandırılır.Vediamo quindi il significato degli elementi lessicali utilizzati nei nomi.
Amerikan Doları, Avustralya Doları gibi ayrı ülkelere ait aynı cins para birimleri söz konusudur.Tutti i premi sono in dollari australiani.
Söz konusu merkezin bir bölümü interaktif gösteri amaçlı keşif merkezi olacaktır.Proprio questa cassetta sarà al centro di una vicenda di spionaggio.

İlgili Sayfalar