söz konusu ile cümle
söz konusu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu gün, söz konusu tarihten itibaren "Kanlı Pazar" olarak adlandırıldı.Elle est depuis connue sous le nom de « Bloody Sunday ».
Bu kısıtlamalar artık söz konusu değildir.Ces noms ne sont plus corrects.
Söz konusu elyaf, yapıma hazır halde satılır.Une vente aux enchères est organisée à son profit.
Söz konusu dönemde Yunanistan'da ve İyonya'da benzer bir seçkin zümre yoktu.Jusqu’ici aucune trace de présence aussi ancienne n’a été retrouvée à Porto Rico et aux Iles Vierges.
Fakat burada özel bir banka bilânçosu söz konusudur.Cette Caisse est une banque privée créancière de l’État.
Yıl 2005, aynı durum söz konusu.La même vue en 2005.
Böyle bir ortamda başarısızlık söz konusu olamaz.Dans les circonstances actuelles, aucune défaillance ne peut être tolérée.
Bu güne kadar söz konusu cinayet aydınlatılamadı.Le meurtre n'est pas élucidé à ce jour.
Tanımlar, söz konusu kelimeleri kullanan yazarlardan alıntılarla detaylandırılır.Elle correspond aux écrits officiels auxquels se réfèrent les pratiquants.
Kız çocukları için böyle bir merâsim söz konusu değildi.Je ne voulais pas une adolescente à problèmes.
Söz konusu arşivlerde birçoğu edebi ve dinsel içerikli “Mitannice” metin bulunmuştur.À cette époque, nombreux sont les exemples recensés de publicités remplies de fautes et d'anglicismes.
Benzer bir durum screwball komedisi denilen filmler için de söz konusudur.Le film est typique du style screwball comedy.
Söz konusu tepeler iki gün boyunca defalarca el değiştirdi.La colline changea plusieurs fois de mains.
Yaklaşık 2500 yıldır İran'da Yahudi mevcudiyeti söz konusudur.L'histoire des Juifs en Iran s'étend sur 2 500 ans.
Lakabına rağmen İstanbul’da doğmuş olma ihtimali de söz konusudur.Malgré ces origines il est fort probable qu'il soit né à Athènes.
Örneğin 6.000 TL - 40.000 TL arası bir fiyatlandırma söz konusudur.Il y a par exemple une réserve d'eau potable de 40 000 gallons.
Bu söz konusu olay, görece bir geçekliğin başka görece olan bir gerçeklikle değişimidir.C’est cette volonté de faire changer les choses qui pousse à l’admiration.
Beş Uygar Kabile'nin bugün o topraklarda önemli bir varlığı söz konusudur.Les Cinq tribus civilisées y sont fortement présentes de nos jours.
Kendisi burada progamın yapımcılığını yapıp, hem de söz konusu yayının ortak editörtlüğünü üstlenir.Elles assurent l’intégralité de la production du livre et ont également une activité de diffusion.
Söz konusu gri malların Troya II'nin gri malları ile benzerlik gösterdiği ileri sürülmektedir.Les rééditions de Zelda II sur les différentes consoles virtuelles sont plutôt bien accueillies.
Söz konusu karar 25 Ocak 1915 tarihli İngiliz savaş konseyi toplantısında alınacaktır.L'opération est adoptée le 15 janvier 1915 en conseil de guerre.
Bu söz konusu eylem, belli bir sürecin başlangıcıdır.C'est le début d'une certaine notoriété.
Öyle ki o dönemde yasaklanmaları söz konusu olmuştur.Après cette date, cela leur fut interdit.
Şekilde de görüldüğü gibi, söz konusu durumu belirlemek üzere.L'un ou l'autre, vous savez comment gérer la situation.
Böylece hem rasyonalizme hem de materyalizme bir karşı çıkış söz konusu edilmektedir.Il faut conduire une réflexion conjointe sur le matérialisme et le positivisme.
Söz konusu lanet iç organlara zarar vermektedir.Elles participent à la dégradation des matières organiques.
Söz konusu seferin amacı Nakşa'nın ele geçirilmesiydi.Le procédé utilisé a été la capture de mouvement.
Çünkü hastalıkta bir takıntı söz konusu ama bunun OKB olup olmayacağı tam olarak tespit edilmemiştir.On pense que c'est une maladie de type allergique, même si cela n'est pas encore réellement prouvé et certain.
O söz konusu değil.Eso está fuera de cuestión.
Gerçekten bir şeylerin uçması söz konusudur.”¡Es la hora de hablar!».
Yıl 2005, aynı durum söz konusu.2005 - Queremos los mismos derechos.
Söz konusu ihbarı da ben yapmadım" demiştir.No me lo han comunicado"».
Genel kabul gören şey, eğer Durbin-Watson değeri 1 den küçük ise bir alrm durumu söz konusudur.Como regla general de dedo, si Durbin-Watson es inferior a 1, puede ser causa de alarma.
Söz konusu hadis şudur: ...Como recuerda Worth:....
Ancak söz konusu pazar yeri muhtemelen hiç inşa edilmemiştir.Es muy posible que este tramo nunca llegue a construirse.
Söz konusu topraklar şu an Rusya kontrolü altındadır.En la actualidad el aeropuerto se encuentra bajo el control de Rusia.
Tarihsel çelişki söz konusu.Incongruencias históricas.
Söz konusu bölgeler kendi içerisinde ayrıca 71 adet ilçeye ayrılmış konumdadır.Las prefecturas están divididas a su vez en 71 sub-prefecturas.
Yinede erkeklerde de benzer bir durum söz konusudur.Las chicas dirían lo mismo de un hombre también.
Bu söz konusu tür, endemik bir türdür.Se trata de una especie endémica estricta.
Birisinin canlı olarak buraya atılması söz konusu değildi.Bajo ninguna circunstancia podría ser entregado vivo en manos de alguien.
Birliğe katılımda gönüllülük esastı, hiçbir şekilde zorlama ya da reddedilme söz konusu değildi.Solicitarlo de manera completamente voluntaria, sin ninguna coerción.
Cevabı aramaya çalışırken söz konusu kitapları okumaya başladı.Intentando encontrar una respuesta en sí mismo, empezó a leer libros que abordaban este tema.
Bunun üzerine Stalin, söz konusu toprakları satın almayı önerdi.Ethan les sugiere que busquen tierra adentro.
Üç lisans söz konusudur.Historia de tres logos.
Bunlarda bir akıl doğrusu söz konusudur ve bu önermeler her zaman doğrudur.Savras: Adivinación, sino verdad (LN).
Bu anlayışta bile Kalvinizm ve Luther'in farklı yorumları söz konusu.Ver, al respecto, tanto Lutero como Calvino.
Esasen söz konusu kalker tepenin adı Görüklük Tepe'dir.Al es una vieja flaca que, como su nombre indica, es ciega (Blind).
Zeytin üretiminde ise az da olsa bir artış söz konusudur.Destaca el cultivo de naranjos y, en menor medida, olivos y almendros.
Söz konusu roman "genel toplum"un dışında kalan genç bir adamın hayatını takip eder.Extracto de la vida de un joven romano sin empleo.
Söz konusu dokümanlar, "Darbe Günlükleri"ydi.Dos series para recordar, "Diario de Avisos".
Burada dil farklılığından kaynaklanan bir şanssızlık da söz konusu olabilir.El origen de los trastornos del lenguaje puede ser variado.
Çocukların yapamayacaklarına değil, yapabileceklerine yönelim söz konusudur.No se narra lo que los hombres hacen sino lo que pueden llegar a hacer.
Söz konusu buluntular Anadolu ile Ege Bölgesi arasındaki kültürel bağlara işaret etmektedir.Nuevo aporte sobre posibles contactos culturales entre la región andina y el litoral.
Ülke içinde yapılan iç ticaret ile ülkeler arası yapılan dış ticaret arasında farklılıklar söz konusudur.Esto se aplica también a las redes de comercio entre empresas dentro de cada país.
"Bölgede Amerikan askerlerinin varlığı söz konusu, ancak bölgeye öylece birliklerimizi gönderemeyiz."Las autoridades militares no nos representan, y no nos invitan a venir a nuestra tierra.
İhsani ile söz konusu olan başka şey.Casi todo sobre mi padre.
Doğu Grubu da söz konusu üç ana alt gruptan birini oluşturur.A cada provincia le corresponde un mínimo inicial de 3 Diputados.
Aynı durum nanorobotlar için de söz konusudur.Lo propio sucede con la naranja.
Sorb Halkının Vakfı faaliyetleri söz konusu kaynakla yürütmektedir.Los Orixás elementales ígneos actúan en el sentido de la razón.