söyleyen ile cümle

söyleyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
O bana şunları söyleyen minik sestir:Это тот голосок, который говорит мне:
O bana şunları söyleyen minik sestir:זהו הקול הקטן שאומר לי:
O bana şunları söyleyen minik sestir:هو ذلك الصوت الصغير الذي يقول لي، "أنت، يجب أن تتذكر
O bana şunları söyleyen minik sestir:"バナナを買うのを忘れないで"
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Él fue quien dijo que la vida en estado natural era: "solitaria, pobre, sucia, brutal y breve".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Er war derjenige der sagte dass Leben im Status der Natur "einzeln, arm, fies, vertiert und kurz sei".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Foi ele quem disse que a vida num estado de natureza era "solitária, pobre, sórdida, embrutecida e curta".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Fu lui a dire che la vita in uno stato di natura era solitaria, povera, squallida, brutale, e breve.
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Hij beweerde dat het leven in natuurlijke staat "solitair, arm, gemeen, bruut en kort" was.
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi."외롭고 빈곤하며 불결하고 야만적이며 단명"일 뿐이라 말한 사람입니다.
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Ő volt az, aki azt mondta, hogy az élet a természet ölén "társtalan, szegényes, piszkos, durva és rövid" volt.
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.To on povedal, že život vo svojej podstate je "osamelý, chudobný, škaredý, surový a krátky".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.To on powiedział że życie w naturalnym otoczeniu jest "samotne, nędzne, nieznośne, brutalne i krótkie".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Ήταν εκείνος που είπε ότι η ζωή σε μία φυσική κατάσταση ήταν "μοναχική, φτωχή, άσχημη, σκληρή και σύντομη".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Именно он сказал, что в догосударственный период жизнь была "одинокой, бедной, грязной, жестокой и короткой".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Це він сказав, що життя в умовах природи було "усамітненим, бідним, огидним, жорстоким і коротким".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.שהחיים בטבע היו "בודדים, עלובים, נאלחים, גסים וקצרים."
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.إن الحياة في حالتها الطبيعة كانت " متوحدة , فقيرة , مقرفة , عنيفة
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.縄張り争いが原因なのではなく
Okçulardan, Kedar savaşçılarından pek az sağ kalan olacak.›› Bunu söyleyen, İsrail'in Tanrısı RAB'dir.A ostatek pocztu strzelców mężnych synów Kedar będzie umniejszony; albowiem to Pan Bóg Izraelski mówił.
Okçulardan, Kedar savaşçılarından pek az sağ kalan olacak.›› Bunu söyleyen, İsrail'in Tanrısı RAB'dir.A pozůstalý počet střelců udatných synů Cedar zmenšen bude; nebo Hospodin Bůh Izraelský to mluvil.
Okçulardan, Kedar savaşçılarından pek az sağ kalan olacak.›› Bunu söyleyen, İsrail'in Tanrısı RAB'dir.E il numero degli archi dei prodi di Kedàr resterà molto esiguo, perché il Signore Dio di Israele ha parlato»
Okçulardan, Kedar savaşçılarından pek az sağ kalan olacak.›› Bunu söyleyen, İsrail'in Tanrısı RAB'dir.És Kédár vitéz fiainak kézíve számának maradéka megkevesedik; mert az Úr, Izráel Istene mondá.
Okçulardan, Kedar savaşçılarından pek az sağ kalan olacak.›› Bunu söyleyen, İsrail'in Tanrısı RAB'dir.ja Keedarin urhojen jousiluvun jäännös on oleva vähäinen. Sillä Herra, Israelin Jumala, on puhunut.
Okçulardan, Kedar savaşçılarından pek az sağ kalan olacak.›› Bunu söyleyen, İsrail'in Tanrısı RAB'dir.게달 자손 중 활 가진 용사의 남은 수가 적으리라 하시니라 이스라엘의 하나님 여호와의 말씀이니라
Okçulardan, Kedar savaşçılarından pek az sağ kalan olacak.›› Bunu söyleyen, İsrail'in Tanrısı RAB'dir.och föga skall då vara kvar av Kedars hjältars bågar, så många de äro. Ty så har HERREN, Israels Gud, talat.
Okçulardan, Kedar savaşçılarından pek az sağ kalan olacak.›› Bunu söyleyen, İsrail'in Tanrısı RAB'dir.Og tallet på de buer som levnes Kedars helter, skal bli lite; for Herren, Israels Gud, har talt.
Okçulardan, Kedar savaşçılarından pek az sağ kalan olacak.›› Bunu söyleyen, İsrail'in Tanrısı RAB'dir.Resten af Kedars Heltes Buer skal være ringe, så sandt HERREN, Israels Gud, har talet."
Okçulardan, Kedar savaşçılarından pek az sağ kalan olacak.›› Bunu söyleyen, İsrail'in Tanrısı RAB'dir.und der übrigen Schützen der Helden zu Kedar soll wenig sein; denn der HERR, der Gott Israels, hat's geredet.
Okçulardan, Kedar savaşçılarından pek az sağ kalan olacak.›› Bunu söyleyen, İsrail'in Tanrısı RAB'dir.и луков у храбрых сынов Кидара останется немного: так сказалГосподь, Бог Израилев.
Okçulardan, Kedar savaşçılarından pek az sağ kalan olacak.›› Bunu söyleyen, İsrail'in Tanrısı RAB'dir.ושאר מספר קשת גבורי בני קדר ימעטו כי יהוה אלהי ישראל דבר׃
Okçulardan, Kedar savaşçılarından pek az sağ kalan olacak.›› Bunu söyleyen, İsrail'in Tanrısı RAB'dir.وبقية عدد قسي ابطال بني قيدار تقل لان الرب اله اسرائيل قد تكلم
Okçulardan, Kedar savaşçılarından pek az sağ kalan olacak.›› Bunu söyleyen, İsrail'in Tanrısı RAB'dir.弓 箭 手 所 餘 剩 的 、 就 是 基 達 人 的 勇 士 、 必 然 稀 少 . 因 為 這 是 耶 和 華 以 色 列 的 神 說 的
Okçulardan, Kedar savaşçılarından pek az sağ kalan olacak.›› Bunu söyleyen, İsrail'in Tanrısı RAB'dir.弓箭手 所 餘剩 的 、 就是 基達人 的 勇士 、 必然 稀少 . 因 為這 是 耶和華 以色列 的 神說的
Ona bunu söyleyen ilk kişi olmalıydım.Aku harus memberitahunya secara langsung.
Ona bunu söyleyen ilk kişi olmalıydım.Ar fi trebuit sa-i spun in persoana prima.
Ona bunu söyleyen ilk kişi olmalıydım.Avrei dovuto dirglielo di persona prima.
Ona bunu söyleyen ilk kişi olmalıydım.Ich hätte es ihm zuerst persönlich sagen sollen.
Ona bunu söyleyen ilk kişi olmalıydım.Ik had het hem eerst rechtstreeks moeten vertellen.
Ona bunu söyleyen ilk kişi olmalıydım.Jag borde ha talat om det för honom först.
Ona bunu söyleyen ilk kişi olmalıydım.Je devrais le lui dire en personne d'abord.
Ona bunu söyleyen ilk kişi olmalıydım.Mình phải nói riêng với cậu ấy trước.
Ona bunu söyleyen ilk kişi olmalıydım.Morala bi mu povedati osebno.
Ona bunu söyleyen ilk kişi olmalıydım.Powinnam mu powiedzieć wcześniej, osobiście.
Ona bunu söyleyen ilk kişi olmalıydım.Έπρεπε να του το είχα πει αυτοπροσώπως πρώτα.
Ona bunu söyleyen ilk kişi olmalıydım.Я должна лично ему сказать.
Ona bunu söyleyen ilk kişi olmalıydım..הייתי צריכה להגיד לו אישית קודם
Ona bunu söyleyen ilk kişi olmalıydım.كان علي ان اخبره بنفسي أولاً
Ona bunu söyleyen ilk kişi olmalıydım.昨夜もあの後すぐに帰っちゃったし
Öncellikle, bunları söyleyen ben olduğum için.A to preto, pretože to budem ja, kto to povie.
Öncellikle, bunları söyleyen ben olduğum için.Controverse in primo luogo perché le dirò io.
Öncellikle, bunları söyleyen ben olduğum için.Először is, mert én személy szerint mondom ezt.
Öncellikle, bunları söyleyen ben olduğum için.Ensinnäkin, koska minä olen henkilö, joka kertoo ne, ja toiseksi, koska se, mitä kerron, on totta.
Öncellikle, bunları söyleyen ben olduğum için.E segundo, porque o que vou dizer é verdade.
Öncellikle, bunları söyleyen ben olduğum için.În primul rând, pentru că le voi spune eu.
Öncellikle, bunları söyleyen ben olduğum için.Jednak proto, že to řeknu já.
Öncellikle, bunları söyleyen ben olduğum için.첫째로, 말하는 사람이 (대통령의 아들인) 저이기 때문이죠.
Öncellikle, bunları söyleyen ben olduğum için.Một là bởi vì tôi là người đầu tiên nói về chúng
Öncellikle, bunları söyleyen ben olduğum için.Pertama, karena sayalah yang akan mengatakannya.
Öncellikle, bunları söyleyen ben olduğum için.Po pierwsze, ponieważ, jestem pierwszym, który o tym powie.

İlgili Sayfalar