söyleyen ile cümle
söyleyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.정직하게 행하며 공의를 일삼으며 그 마음에 진실을 말하며
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.Orang yang hidup tanpa cela dan melakukan yang baik, dan dengan jujur mengatakan yang benar
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.Se, joka vaeltaa nuhteettomasti, joka tekee vanhurskauden ja puhuu sydämessänsä totuutta;
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.Ten, kdož chodí v upřímnosti, a činí spravedlnost, a mluví pravdu z srdce svého.
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.Ten, kto chodí bezúhonne, činí spravedlivosť a hovorí pravdu svojím srdcom;
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.Ten, który chodzi w niewinności, i czyni sprawiedliwość, a mówi prawdę w sercu swojem;
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.Wer ohne Tadel einhergeht und recht tut und redet die Wahrheit von Herzen;
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.Ο περιπατων εν ακεραιοτητι και εργαζομενος δικαιοσυνην, και λαλων αληθειαν εν τη καρδια αυτου
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.Оня, който ходи незлобиво, който върши правда, И който говори истина от сърцето си;
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.הולך תמים ופעל צדק ודבר אמת בלבבו׃
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.السالك بالكمال والعامل الحق والمتكلم بالصدق في قلبه.
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.就 是 行 為 正 直 、 作 事 公 義 、 心 裡 說 實 話 的 人
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.就是 行 為 正直 、 作事 公義 、 心裡說實話 的 人
Kuyruklu "bilmeniz gereken her şeyi söyleyen yalan",.""Μπούρδες", που σας λέει όλα όσα χρειάζεται να ξέρετε."
Kuzeydoğu Çin'de olanların onlarla hiçbir ilgisi olmadığını söyleyen yorumlar .Los comentarios que dicen que lo ocurrido en el noreste de China no tiene nada que ver con ellos .
Kuzeydoğu Çin'de olanların onlarla hiçbir ilgisi olmadığını söyleyen yorumlar .Os comentários que dizem que o ocorrido no nordeste da China não tem nada a ver com eles (não são verdade).
Kuzeydoğu Çin'de olanların onlarla hiçbir ilgisi olmadığını söyleyen yorumlar .Questo è il sesto test nucleare e l'ultimo risale solo a 48 ore fa.
Menu icin yeni bir yemek ile gelmemizi soyleyen sendin!Dijsite que tenemos que ir con un producto para el nuevo menú!
Menu icin yeni bir yemek ile gelmemizi soyleyen sendin!Vous avez dit de créer un nouveau plat pour le menu!
Menu icin yeni bir yemek ile gelmemizi soyleyen sendin!Εσύ μας είπες να βρούμε καινούριο μενού!
Menu icin yeni bir yemek ile gelmemizi soyleyen sendin!それでお前は東海まで行ったのか?
Nathaniel'in benden keman dersi almak istediğini söyleyen bir mesaj geldi.나타니얼이 저와 함께하는 바이올린 레슨에 관심을 가지고 있다고 했습니다.
Nathaniel'in benden keman dersi almak istediğini söyleyen bir mesaj geldi.שאומר שנתנאל היה מעוניין בשיעור כינור איתי.
Nathaniel'in benden keman dersi almak istediğini söyleyen bir mesaj geldi.أُخبره أن ناثانيل مهتم بدروس للعزف على الكمان معي
Nathaniel'in benden keman dersi almak istediğini söyleyen bir mesaj geldi.ひとつ申し上げておくと 彼は治療を拒んでいました
Ne cüretle bize teslim olmayacağını söyleyen kibirini sürdürürsün.Ako sa opovažujete pokračovať s tou drzosťou a hovoriť, že sa nám nikdy nevzdáte?
Ne cüretle bize teslim olmayacağını söyleyen kibirini sürdürürsün.Beraninya kau terus bersombong Berkata tak akan tunduk pada kami
Ne cüretle bize teslim olmayacağını söyleyen kibirini sürdürürsün.Come osate a continuare questa arroganza che dice che non vi arrenderete mai a noi?
Ne cüretle bize teslim olmayacağını söyleyen kibirini sürdürürsün.Como é que vocês se atrevem a continuar com essa arrogância...? ...nunca se vão subordinar a nós.
Ne cüretle bize teslim olmayacağını söyleyen kibirini sürdürürsün.¿Cómo osas seguir con esa arrogancia de decir que nunca sucumbirás a nosotros?
Ne cüretle bize teslim olmayacağını söyleyen kibirini sürdürürsün.Hogy merészelitek folytatni ezt az arroganciát, hogy azt mondjátok, hogy soha nem adjátok meg magatokat.
Ne cüretle bize teslim olmayacağını söyleyen kibirini sürdürürsün.Hur vågar ni att fortsätta med den här arrogansen som säger att ni aldrig ger efter för oss?
Ne cüretle bize teslim olmayacağını söyleyen kibirini sürdürürsün.Jak śmiecie powtarzać, że nigdy się nam nie poddacie?
Ne cüretle bize teslim olmayacağını söyleyen kibirini sürdürürsün.Kako si drzneš s tako aroganco trditi, da se nam ne boš nikdar podredil.
Ne cüretle bize teslim olmayacağını söyleyen kibirini sürdürürsün.Wie könnt ihr nur diese Arroganz besitzen und sagen, dass ihr euch uns nie unterwerfen werdet!
Ne cüretle bize teslim olmayacağını söyleyen kibirini sürdürürsün.Πώς τολμάτε να συνεχίζετε αυτή την αλαζονεία, να λέτε ότι δε θα ενδώσετε ποτέ σε μας;
Ne cüretle bize teslim olmayacağını söyleyen kibirini sürdürürsün.Как вы отваживаетесь высокомерно продолжать говорить, что никогда нам не подчинитесь
Ne cüretle bize teslim olmayacağını söyleyen kibirini sürdürürsün.Как си позволяват арогантно да казват, че никога няма да се предадат?
Ne cüretle bize teslim olmayacağını söyleyen kibirini sürdürürsün.איך אתם מעזים להמשיך בשחצנות ?שאומרת שארה"ב לעולם לא תגיע אלינו
Ne cüretle bize teslim olmayacağını söyleyen kibirini sürdürürsün.我々が誰だか知っているのでしょうか?
O bana şunları söyleyen minik sestir:Daar bevindt zich het stemmetje dat zegt:
O bana şunları söyleyen minik sestir:Det är den lilla rösten som säger:
O bana şunları söyleyen minik sestir:Đó là một giọng nói nhỏ nói với tôi:
O bana şunları söyleyen minik sestir:É aquela pequena voz que me diz:
O bana şunları söyleyen minik sestir:Głosik, który podpowiada:
O bana şunları söyleyen minik sestir:"Hey, du musst daran denken auf dem Heimweg Bananen zu kaufen.
O bana şunları söyleyen minik sestir: "Hey, eve giderken muz almayı sakın unutma.Det er den lille stemme, der siger til mig, "Hey, du skal lige huske at købe bananer på vej hjem.
O bana şunları söyleyen minik sestir: "Hey, eve giderken muz almayı sakın unutma.Dialah suara kecil yang mengatakan pada saya, "Hey, kamu harus ingat untuk membeli pisang waktu pulang nanti.
O bana şunları söyleyen minik sestir: "Hey, eve giderken muz almayı sakın unutma.È quella vocina che mi dice, "Ehi, ricordati di prendere le banane mentre torni a casa.
O bana şunları söyleyen minik sestir: "Hey, eve giderken muz almayı sakın unutma.Es esa vocecita que me dice: "Oye, tienes que recordar comprar plátanos cuando vuelvas a casa.
O bana şunları söyleyen minik sestir: "Hey, eve giderken muz almayı sakın unutma.Este acea voce micuță care îmi spune "Hei, să-ți aduci aminte să cumperi banane când te întorci acasă.
O bana şunları söyleyen minik sestir: "Hey, eve giderken muz almayı sakın unutma.Ez az a kis hang, ami azt mondja, "Hé, emlékezned kell, hogy hazafelé vegyél banánt.
O bana şunları söyleyen minik sestir: "Hey, eve giderken muz almayı sakın unutma."Hé, n'oublie pas de prendre des bananes en rentrant à la maison.
O bana şunları söyleyen minik sestir: "Hey, eve giderken muz almayı sakın unutma.Je to ten tichý hlas, čo mi hovorí, "Hej, nezabudni cestou domov kúpiť banány.
O bana şunları söyleyen minik sestir: "Hey, eve giderken muz almayı sakın unutma.Είναι αυτή η φωνούλα που μου λέει, "Ει, πρέπει να θυμηθείς να πάρεις μπανάνες γυρίζοντας σπίτι.
O bana şunları söyleyen minik sestir: "Hey, eve giderken muz almayı sakın unutma.То е онзи малък глас, който ми казва, "Хей, трябва да си спомниш да вземеш банани на път за вкъщи.
O bana şunları söyleyen minik sestir:Je to ten tichý hlas, který mi říká:
O bana şunları söyleyen minik sestir:아침에 먹어야 돼."
O bana şunları söyleyen minik sestir:To je ta majhni glasek, ki mi govori:
O bana şunları söyleyen minik sestir:Це той голосок, який нагадує мені: