söyleyen ile cümle

söyleyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever.의로운 입술은 왕들의 기뻐하는 것이요 정직히 말하는 자는 그들의 사랑을 입느니라
Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever.Koningen moeten gerechtigheid liefhebben; zij houden van mensen die rechtvaardig zijn.
Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever.Lábios justos são o prazer dos reis; e eles amam aquele que fala coisas retas.
Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever.Les lèvres justes gagnent la faveur des rois, Et ils aiment celui qui parle avec droiture.
Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever.Los reyes favorecen a los labios justos y aman al que habla lo recto
Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever.Môi miệng người công bình là sự vui vẻ cho các vua; Họ ưa mến kẻ nói ngay thẳng.
Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever.Môi miệng người công_bình là sự vui_vẻ cho các vua ; Họ ưa mến kẻ nói ngay_thẳng .
Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever.Przyjemne są królom wargi sprawiedliwe, a szczerych w mowie miłują.
Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever.Rättfärdiga läppar behaga konungar väl, Och den som talar vad rätt är, han bliver älskad.
Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever.Recht raten gefällt den Königen; und wer aufrichtig redet, wird geliebt.
Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever.Retfærdige Læber har Kongens Yndest, han elsker den, der taler oprigtigt.
Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever.Rettferdige leber er til velbehag for konger, og den som taler det som rett er, elsker de.
Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever.Rtové spravedliví líbezní jsou králům, a ty, kteříž upřímě mluví, milují.
Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever.Vanhurskaat huulet ovat kuninkaille mieleen, ja oikein puhuvaa he rakastavat.
Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever.Záľubou kráľov sú rty spravedlivosti, a toho, kto hovorí pravdu, milujú.
Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever.Τα δικαια χειλη ειναι ευπροσδεκτα εις τους βασιλεις, και αγαπωσι τον λαλουντα ορθα.
Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever.Праведните устни са благоприятни на царете, И те обичат онзи, който говори право.
Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever.Приятны царю уста правдивые, и говорящего истину он любит.
Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever.רצון מלכים שפתי צדק ודבר ישרים יאהב׃
Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever.مرضاة الملوك شفتا حق والمتكلم بالمستقيمات يحب.
Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever.公 義 的 嘴 、 為 王 所 喜 悅 . 說 正 直 話 的 、 為 王 所 喜 愛
Kral doğru söyleyenden hoşnut kalır, Dürüst konuşanı sever.公義 的 嘴 、 為王 所喜 悅 . 說 正直 話 的 、 為王 所喜愛
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu.Achazia leur dit: Quel air avait l`homme qui est monté à votre rencontre et qui vous a dit ces paroles?
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu.Ahazia le -a zis: ,,Ce înfăţişare avea omul acela care s'a suit înaintea voastră şi v'a spus aceste cuvinte?``
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu.A hovoril im: Aký je spôsob muža, ktorý vám vyšiel hore vústrety a hovoril vám tie slová?
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu."Bagaimana rupa orang itu?" tanya raja
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu.Då frågade han dem: »Huru såg den mannen ut, som kom emot eder och talade till eder på detta sätt?»
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu.Domandò loro: «Com'era l'uomo che vi è venuto incontro e vi ha detto simili parole?»
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu.Er sprach zu ihnen: Wie war der Mann gestaltet, der euch begegnete und solches zu euch sagte?
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu.És monda nékik: Milyen volt az a férfiú, a ki elõtökbe jött volt, és ezeket a beszédeket szólá néktek?
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu.Hän kysyi heiltä: "Minkä näköinen oli mies, joka tuli teitä vastaan ja puhui teille näitä?"
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu.Han spurgte dem da: "Hvorledes så den Mand ud, som kom eder i Møde og sagde disse Ord til eder?"
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu.Han spurte dem: Hvorledes så den mann ut som kom eder i møte og talte således til eder?
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu.In jih vpraša: Kakšne podobe in obleke je bil mož, ki vam je prišel naproti in vam to govoril?
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu.I řekl jim: Jaký jest způsob muže toho, kterýž vám vstříc vyšel a mluvil vám ty řeči?
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu.I rzekł do nich: Cóż za osoba była tego męża, który wam zaszedł drogę, i mówił do was te słowa?
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu.왕이 저희에게 이르되 올라와서 너희를 만나 이 말을 너희에게 고한 그 사람의 모양이 어떠하더냐
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu.Vua bèn hỏi họ rằng : Người đi lên đón các ngươi và nói những lời ấy ra_sao ?
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu.Vua bèn hỏi họ rằng: Người đi lên đón các ngươi và nói những lời ấy ra sao?
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu."Wie was die man?" wilde de koning weten. "Hoe zag hij er uit?"
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu.И рече им: Какъв беше на глед човекът, който излезе да ви посрещне и ви каза тия думи?
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu.И сказал им: каков видом тот человек, который вышел навстречу вам иговорил вам слова сии?
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu.וידבר אלהם מה משפט האיש אשר עלה לקראתכם וידבר אליכם את הדברים האלה׃
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu.فقال لهم ما هي هيئة الرجل الذي صعد للقائكم وكلمكم بهذا الكلام.
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu.王 問 他 們 說 、 迎 著 你 們 來 告 訴 你 們 這 話 的 、 是 怎 樣 的 人
Kral, ‹‹Sizi karşılayıp bu sözleri söyleyen nasıl bir adamdı?›› diye sordu.王問他 們說 、 迎著 你 們來 告訴 你 們這話 的 、 是 怎樣 的 人
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.(14:2) Тот, кто ходит непорочно и делает правду, и говорит истину в сердце своем;
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.A ki tökéletességben jár, igazságot cselekszik, és igazat szól az õ szívében.
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.Aquele que anda irrepreensivelmente e pratica a justiça, e do coração fala a verdade;
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.Ấy là kẻ đi theo sự ngay thẳng, làm điều công bình, Và nói chân thật trong lòng mình;
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.Ấy_là kẻ đi theo sự ngay_thẳng , làm điều công_bình , Và nói chân_thật trong lòng mình ;
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.-Cel ce umblă în neprihănire, cel ce face voia lui Dumnezeu, şi spune adevărul din inimă.
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.Celui qui marche dans l`intégrité, qui pratique la justice Et qui dit la vérité selon son coeur.
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.Colui che cammina senza colpa, agisce con giustizia e parla lealmente
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.Den som vandrar ostraffligt och gör vad rätt är och talar sanning av hjärtat;
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.Den, som vandrer fuldkomment og øver Ret, taler Sandhed af sit Hjerte;
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.Den som vandrer ustraffelig og gjør rettferdighet og taler sannhet i sitt hjerte,
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.Die zonder struikelen door het leven gaat, eerlijk is en altijd de waarheid spreekt.
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.El que anda en integridad y hace justicia, el que habla verdad en su corazón
Kusursuz yaşam süren, adil davranan, Yürekten gerçeği söyleyen.Kdor živi brezmadežno in ravna pravično ter govori resnico iz srca svojega;

İlgili Sayfalar