söylenmek ile cümle

söylenmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Köy halkı onu oklarla öldürdükleri söylenmektedir.人们传言他是被鸩杀的。
İsmi Tetigus, Tatizius, Tatitius, Tatic, ya da Tetig olarak da söylenmektedir.그의 이름은 대개 테티구스(Tetigus), 타티지우스(Tatizius), 타티티우스(Tatitius), 타틱(Tatic), 혹은 테티그(Tetig)로 알려져 있기도 하다.
( Konfiçyüs: "Eğer konuşulan dil</a> doğru değilse, o zaman söylenen şey, söylenmek istenen şey olmaz.한(恨) "'한'이란 이를테면 '분(忿)'의 소연에 대해 자주자주 생각하여 원한을 품어 버리지 않는 것을 말한다."
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.세간에서 공통적으로 그들은 정(定)만 있고 혜(慧)가 없음을 안다.
Günümüzde Oyratların nüfusu 200.000 - 300.000 arasında olduğu söylenmektedir.이 당시 아사자는 약 200-300만 명에 달한다고 알려졌다.
Öz babalarıyla ise görüşmedikleri söylenmektedir.그는 자신의 친 아버지는 만난 적이 없다고 한다.
Bunun bölgedeki köle ticaretini durdurduğu söylenmektedir.조례는 이 지역에서 노예 제도를 금지시켰다.
52872 Okyrhoe yüzeyinin ise kerojenlerden , olivinlerde ve az miktarda buzdan oluştuğu söylenmektedir.52872 오키로에의 표면은 케로겐, 감람석 및 얼음 약간으로 이루어져 있을 것이다.
Brezilya'da en güvenli şehir olduğu söylenmektedir.브라질에서 가장 인구가 많은 도시이다.
Bir varsayıma göre ise Alman denizaltı avcısı tarafından batırıldığı söylenmektedir.הרוסים לעומת זאת טענו שההטבעה בוצעה בידי צוללת גרמנית.
Eskiden bu bölgenin bir av bölgesi olduğu söylenmektedir.בעבר סברו שהיא שייכת לסוג חתול.
Mahallenin yaklaşık olarak 1850'lerde kurulduğu söylenmektedir.ההתיישבות הוקמה בסביבות 1850.
Brezilya'da en güvenli şehir olduğu söylenmektedir.העיר היא אחת המתוירות ביותר בברזיל.
Genelde bir Noel şarkısı olarak kullanılsa da, aslında Şükran Günü'nde söylenmek için yazılmıştır.Въпреки че често е възприемана като коледна песен, тя всъщност е написана и изпята за Деня на благодарността.
İyileşmek için 21 gün kalmanın yeterli olduğu söylenmektedir.Известно ниво на подобрение е доказано, че се поддържа 24 седмици след лечението.
Brezilya'da en güvenli şehir olduğu söylenmektedir.Счита се за най-замърсения град на Латинска Америка.
Öznel, bir yargının kişiye bağlı olarak değer biçilmesi (kazanılması) için söylenmektedir.И при него присъдата е своеобразна мярка за мястото му сред съзаклятниците.
Mahallenin adının köy büyükleri tarafından doğudan geldiği söylenmektedir.Предполага се, че това име им е дадено от източните им съседи.
Genellikle ilk iki kıtası söylenmektedir.Обикновено се пеят само първите 2 строфи.
Bu sebeple Sütlüce adını aldığı söylenmektedir.Счита се, че от това махалата получава името си.
Burada yüksek bir kültürün olduğu söylenmektedir.Хр. с появяването на една висша култура.
Çalga şarkılara söz yazılarak Bulgaristan'da söylenmektedir.На празници е забранено да се пеят български песни.
Yörenin en büyük kaplıcası olup birçok hastalığa iyi geldiği söylenmektedir.Покрай болестта на татко разбрах, че има далеч по-неразрешими проблеми.
Burada da birkaç mezar olduğu söylenmektedir.Ovdje nalazi i nekoliko grobnica.
Eski Zağra, Bulgaristan'ın ve Güneydoğu Avrupa'nın en eski şehirlerinden biri olduğu söylenmektedir.Za Staru Zagoru se drži da je jedno od najstarijih naselja u Bugarskoj i južnoj Europi.
Hastalığın kurbanlarını yarım saatte öldürdüğü söylenmektedir.Liječnici su prognozirali smrt kroz nekoliko tjedana.
Burada yüksek bir kültürün olduğu söylenmektedir.Podľa nej je pomenovaná kultúra olduvan.
Bunun bölgedeki köle ticaretini durdurduğu söylenmektedir.Pričinil sa o zrušenie obchodu s otrokmi v Spojenom kráľovstve.
Brezilya'da en güvenli şehir olduğu söylenmektedir.Je považované za najchladnejšie mesto v Brazílii.
Buradaki tarihi mezarlığın o yıllardan kaldığı söylenmektedir.Niektoré hrobky, ktoré sa tu nachádzajú, boli vyhlásené za historické pamiatky.
Bu kuyunun bir evde bulunduğu söylenmektedir.Oboroži se saj ve, da je nekdo v hiši.
Bu nedenle, bölgenin "ayda 35 yağışlı gün geçirdiği" söylenmektedir.Juokaujama, kad čia lyja "35 dienas per mėnesį".
Genellikle ilk iki kıtası söylenmektedir.Dažniausiai girdimi pirmas dvi tamsos valandas.
Burada yüksek bir kültürün olduğu söylenmektedir.Šie sukūrė čia savo aukšto lygio kultūrą.
Şu anki adı 1958 yılından beri söylenmektedir.Dabartinis pavadinimas vartojamas nuo 1975 metų.
Bunun bölgedeki köle ticaretini durdurduğu söylenmektedir.Ši valstybė ėmė dalyvauti vergų prekyboje.
Bu nedenle, bölgenin "ayda 35 yağışlı gün geçirdiği" söylenmektedir.Rahvasuu räägib, et saarel sajab 35 päeva kuus.
Greyfurta göre daha lezzetli olduğu söylenmektedir.Hallvares maitseb väidetavalt hästi.
Doğal yaşam alanında yaklaşık 100 kadar Maui yunusu kaldığı söylenmektedir.Madeira saarel leidub umbes 100 endeemilist taimeliiki.
Bir varsayıma göre ise Alman denizaltı avcısı tarafından batırıldığı söylenmektedir.Arvatakse ka, et laeva võis uputada Saksa allveelaevalt lastud torpeedo.
Parkın bugüne denk olan maliyetinin 200 milyon dolar olduğu söylenmektedir.Juba eraldatud 640 miljonit dollarit pidi katma projekti lõpetamisega seotud kulud.
Kuzey Kore'nin geniş ve kapsamlı kimyasal silah programına sahip olduğu söylenmektedir.CIA on andnud hinnangu, et Põhja-Koreal on ka lisaks oluline keemiarelva arsenal.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Azt akarja jó hangosan kántáljuk, hogy zene legyen füleinknek és ajkunknak.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Bahasa yang ingin dibacakan dengan lantang untuk menyuarakan musiknya di telinga dan lidah.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Chce, abyste ji vyzpívali nahlas, abyste vám její hudba zněla v uších a na jazyku.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Chce byť prespevovaná hlasno, aby jej hudba znela v uchu aj na jazyku.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Chúng ta phải hát vang lên để cảm nhận thanh âm của nó đang vang vọng trong vành tai và trên đầu lưỡi mình.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Den vill mässas högt för att ljuda sin musik i örat och på tungan.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Den vil messes højt for at lade sin musik lyde i øret og på tungen.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Es möchte laut gesungen werden, um seine Musik auf der Zunge wie im Ohr erklingen zu lassen.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Het wil luidop gereciteerd worden, zijn muziek in het oor en op de tong laten klinken.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Il désire être chanté à haute voix, pour faire sonner sa musique à l'oreille et sur la langue.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.꾸란은 그 음악의 소리가 귀와 입에 걸리도록 큰 소리로 찬송되길 원합니다.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Musi być głośno wyśpiewany by zabrzmieć muzyką w uszach i ustach.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Quer ser cantada em voz alta, para soar a sua música ao ouvido e na língua.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Quiere ser cantado en voz alta, para hacer sentir su música en los oídos y en los labios.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Se haluaa tulla lauletuksi, soida musiikkina korvissa ja kielellä.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Vrea să fie cântată cu voce tare, să-i fie rostită muzicalitatea în ureche şi pe limbă.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Vuole essere cantata a voce alta, per far risuonare la sua musica nell'orecchio e sulla lingua.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Θέλει να τραγουδιστεί δυνατά, να ηχήσει τη μουσική της μέσα στο αυτί και πάνω στη γλώσσα.

İlgili Sayfalar