söylenmek ile cümle
söylenmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İyileşmek için 21 gün kalmanın yeterli olduğu söylenmektedir.Nach zwei Monaten konnten alle 21 Patienten als geheilt entlassen werden.
Genellikle ilk iki kıtası söylenmektedir.Bekannt sind vor allem die ersten beiden Zeilen.
Ayrıca Çin'in Lop Nur gölü (Lop-Nur nükleer test alanı) civarlarında nükleer denemeler yaptığı söylenmektedir.Das chinesische Kernwaffenversuchsgelände Lop Nor.
Şu anki adı 1958 yılından beri söylenmektedir.Den heutigen Namen trägt sie seit 1958.
Eski adının “Miskamit” olduğu söylenmektedir."Wir werden ihn Mischa nennen"
Muza benzer tadı olduğu söylenmektedir.Diese Prozedur verbessert angeblich den Geschmack.
Bunun bölgedeki köle ticaretini durdurduğu söylenmektedir.Damals setzte er sich für die Wiedereinführung des Sklavenhandels in diesem Gebiet ein.
Albümün ismi, Gül Kendine şarkısının nakaratında söylenmektedir.Das echte Lächeln wird nach ihm Duchenne-Lächeln genannt.
Daha çok Friedrich Nietzsche'den etkilendiği söylenmektedir.Er wurde wesentlich von Friedrich Nietzsche beeinflusst.
Onun bu tarihten önce veya daha sonra vefat ettiği de söylenmektedir.Es soll kurz vor oder nach dessen Tod verkauft worden sein.
At ve türevleri hayvanların kurban edildiği ayinlere katıldığı da söylenmektedir.Gebete für gute Ernten waren mit Tieropfern verbunden.
Brezilya'da en güvenli şehir olduğu söylenmektedir.Es ist die höchstgelegene Gemeinde Brasiliens.
Bu oranın %60'lara vardığı söylenmektedir.Dann boten sie uns 66 % an.
Fındık üretiminden önce ayçiçeği üretildiği söylenmektedir.Sie kennen bereits die Herstellung von Eisen.
Farsça شلوار şalvar biçiminde söylenmekte olup 'pantolon' anlamına gelmektedir.Vom Ziegenbock ist die Bezeichnung „Böckse“ für die Hose abgeleitet.
Bu anlamda bir işin yapılması ve yardımlaşmaya ilişkin ortaya çıktığı söylenmektedir.Dadurch lässt sich nachweisen, dass eine Hilfshandlung durchgeführt wurde und was die Gründe hierfür waren.
Bu nedenle, bölgenin "ayda 35 yağışlı gün geçirdiği" söylenmektedir.Il existe ainsi un proverbe local qui dit qu'« il pleut 35 jours par mois à Yakushima ».
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.Et les gens apprennent ce qui leur nuit et ne leur est pas profitable.
Burada asıl söylenmek istenen söz, "Siz, sizi yaratana neden kulluk etmeyecekmişsiniz?!" cümlesidir.Et délaissez-vous les épouses que votre Seigneur a créées pour vous ?
Kur'an'da geminin Cûdî Dağı'na oturduğu söylenmektedir.D'après le Coran, elle se serait plutôt établie sur le mont Djoudi.
Yapılan tahminlere göre verem, mide kanseri ya da ikisinin birleşimi olduğu söylenmektedir.Des spéculations ont eu lieu à propos de tuberculose, d'un cancer de l'estomac ou d'une combinaison des deux.
Bu oranın %60'lara vardığı söylenmektedir.Il estime ce pourcentage à 60 %.
Eskiden bu bölgenin bir av bölgesi olduğu söylenmektedir.Cette œuvre nous rappelle que jadis, la région était une terre de vignes.
Adını şekli Türk fesine benzeyen Melocactus adlı kaktüsten aldığı söylenmektedir.Il tire son nom de sa forme qui ressemble à un gâteau allemand ; le baumkuchen.
Brezilya'da en güvenli şehir olduğu söylenmektedir.C'est la région la plus sèche du Brésil.
Bu birimin resmi olarak kapatıldığı söylenmektedir.Elle est officiellement déclarée éteinte.
Rivayetlere göre bu kale içinde kapalı bir çarşı olduğu söylenmektedir.Un lieu-dit laisse penser qu'il y avait un château.
Hayal ürünü bir yaratık olduğu da söylenmektedir.Il va même jusqu'à dire que l'imagination est aussi coupable qu'un objet.
Bu durumun kabaca milyonda bir görüldüğü söylenmektedir.L'incidence est estimée à un cas par million.
Daha çok Friedrich Nietzsche'den etkilendiği söylenmektedir.Il était surtout très influencé par Friedrich Nietzsche.
Bu efsanenin 1389 yılında meydana gelen Kosova savaşında gerçekleştiği söylenmektedir.Selon la légende, ce nom remonte à la bataille de Kosovo Polje qui eut lieu en 1389.
Farsça شلوار şalvar biçiminde söylenmekte olup 'pantolon' anlamına gelmektedir.Le mot "pantalon" vient donc de Pantaléon.
Oyun stilinin Tony Parker gibi olduğu söylenmektedir.Il est interprété par Tony Parker.
Onun zengin olduğu söylenmektedir.Se dice que era rica.
Albüm isminde Samuel Beckett'in Godot'yu beklerken adlı eserinden esinlenildiği söylenmektedir.El título del álbum hace referencia a la obra teatral de Samuel Beckett En attendant Godot.
Brezilya'da en güvenli şehir olduğu söylenmektedir.Es considerado el municipio más seco del Brasil.
Burada yaşayanların avcılıkla uğraştıkları söylenmektedir.Todavía hay familias que viven de su caza.
Ancak Hasan Ağa tarafından kurulduğu söylenmektedir.Según la leyenda habría sido construido por hadas.
İsmi Tetigus, Tatizius, Tatitius, Tatic, ya da Tetig olarak da söylenmektedir.Su nombre también es recogido en las fuentes bajo las formas Tetigus, Tatizius, Tatitius, Tatic o Tetig.
Yakoların gözle görülemediği de söylenmektedir.Pueden analizar incluso lo que el ojo humano no puede ver.
Asırlık Meşe Ağacı: 100 yaş civarında olduğu söylenmektedir.Es mencionado en la Suda, donde se señala que vivió unos 100 años.
Pek çok kişi karşı çıksa da Children of Bodom'un speed metal icra ettiği söylenmektedir.Todo indica que ahora es considerado un miembro permanente de Children of Bodom.
İyileşmek için 21 gün kalmanın yeterli olduğu söylenmektedir.En caso de heridas extensas se recomienda continuar la vacunación hasta por 21 días.
Mide kanserinden öldüğü söylenmektedir; fakat bu kanıtlanamamıştır.Exiliada en México, se dice que murió de cáncer, aunque aún no ha sido confirmado.
Onun bu tarihten önce veya daha sonra vefat ettiği de söylenmektedir.La novela habla de su vida antes y después del acontecimiento.
Öcal soyadı yalnız mesebsel olarak ayrıdır görüş olarak da ama aynı babanın evlatları olduğu söylenmektedir.El nombre Godafrid incita a creer que era también miembro de la misma línea familiar.
Öz babalarıyla ise görüşmedikleri söylenmektedir.También descubre que no se habla con su padre.
İlk takvimin Mısırlılar tarafından bulunduğu da söylenmektedir.Hay evidencia de que fue hecho por los antiguos egipcios.
Daha önce de taç olduğu söylenmektedir.Se presupone que era un cocodrilo.
İsmi Tetigus, Tatizius, Tatitius, Tatic, ya da Tetig olarak da söylenmektedir.Il suo nome è detto anche: Tetigus, Tatizius, Tatitius, Tatic, o Tetig.
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.Vengono convocati testimoni contro di lui, ma non riescono ad accertare nulla, né a farlo tradire.
Bazı kaynaklarda da 1455 yılından sonra Filibe' de öldüğü söylenmektedir.Alcune fonti sostengono che morì nel 545.
Akyar'a yerleşen Türkmenlerin Avşar oldukları söylenmektedir.Si ritiene che in questo luogo si incontrassero seguaci di Iside.
Altıyüz yıllık bir tarihi geçmişi olduğu söylenmektedir.Si ritiene che esso abbia trecento anni di storia.
Kaplıcanın etkisinden dolayı da dünyanın en iyi zeytinlerinin yetiştiği söylenmektedir.Non c'è da stupirsi che la sua collezione di gioielli fosse ritenuta la più bella del mondo.
Birçok şiir, eğitimsiz insanlara gezgin jongleurlerce (jonklör) söylenmek ya da oynanmak içindi.Ma chi mai sarebbe entrato in una misera dimora per istruirsi o per divertirsi?
Bu söz yüzyıllar boyu değişime uğraşmış ve günümüz Tıva'da 'Tülüş' olarak söylenmektedir.La pronuncia nel corso dei secoli si è modificata, fino a diventare l'attuale "Saitama".
"Gümrüğe göre tamam" ("Таможня дает добро!"); Bir fikirin kabul edildiği durumlarda söylenmektedir.La testata è libera!): la proposta fu immediatamente accettata.
Kendilerine söylenmekte olan şeyleri anlarlar; ancak akıcı olarak konuşamazlar.Но только рассуждения, только слова; от них никто не погибнет.
Hastalığın kurbanlarını yarım saatte öldürdüğü söylenmektedir.Как сообщается, чума убивала менее чем за полчаса.