Ana içeriğe geç
Sözlük

ruhsal ile cümle

ruhsal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bunun Budizm'de ruhsal modeli Kuan-Yin, Avalokiteshvara'dır.И архетипом этого в буддизме служит Авалокитешвара, Гуан Инь.
Bunun Budizm'de ruhsal modeli Kuan-Yin, Avalokiteshvara'dır.І архетипом цього в Буддизмі є Авалокітешвара, Гуань Інь.
Bunun Budizm'de ruhsal modeli Kuan-Yin, Avalokiteshvara'dır.Олицетворението на това в будизма е Авалокитешвара, Куан-Ин (Китай).
Bunun Budizm'de ruhsal modeliUnd der Archetyp davon ist im Buddhismus
Bunun Budizm'de ruhsal modeliVà trong đạo Phật hình mẫu này
Bunun Budizm'de ruhsal modeliוהאבטיפוס של זה בבודהיזם
Bunun Budizm'de ruhsal modeliان هذا المنحى في البوذية
Bunun Budizm'de ruhsal modeli観音菩薩様です。
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Also auch wir, da wir unmündig waren, waren wir gefangen unter den äußerlichen Satzungen.
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Assim também nós, quando éramos meninos, estávamos reduzidos � servidão debaixo dos rudimentos do mundo;
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Azonképen mi is, mikor kiskorúak valánk, a világ elemei alá voltunk vettetve szolgaként:
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Begitu juga dengan kita: Selama kita masih belum dewasa, kita diperhamba oleh roh-roh yang menguasai dunia ini
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Chúng ta cũng như vậy, khi còn thơ ấu, phải phục dưới các lề thói của thế gian.
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Chúng_ta cũng như_vậy , khi còn thơ_ấu , phải phục dưới các lề_thói của thế_gian .
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Così anche noi quando eravamo fanciulli, eravamo come schiavi degli elementi del mondo
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.이와 같이 우리도 어렸을 때에 이 세상 초등 학문 아래 있어서 종노릇 하였더니
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Således stode også vi, dengang vi vare umyndige, som Trælle under Verdens Børnelærdom.
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Således var også vi, dengang vi var barn, trælbundet under verdens barnelærdom;
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Sammalunda höllos ock vi, när vi voro barn, i träldom under världens »makter».
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Samoin mekin; kun olimme alaikäisiä, olimme orjuutetut maailman alkeisvoimien alle.
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Tak i my, když jsme byli maličcí, pod živly světa byli jsme v službu podrobeni.
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Tak i my: keď sme boli nedospelí, boli sme podrobení pod živly sveta, v službu.
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Tako smo bili tudi mi, dokler smo bili nedoletni, pod prvim ukom sveta zasužnjeni;
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Także i my, gdyśmy byli dziećmi, pod żywioły świata byliśmy zniewoleni.
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Tot aşa şi noi, cînd eram nevrîstnici, eram supt robia învăţăturilor începătoare ale lumii.
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Ουτω και ημεις, οτε ημεθα νηπιοι, υπο τα στοιχεια του κοσμου ημεθα δεδουλωμενοι
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Боя се за вас, да не би напусто да съм се трудил помежду ви.
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Так же й ми, як були малолітками, були підневолені первотинами сьвіта.
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.Так и мы, доколе были в детстве, были порабощены вещественным началам мира;
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.ככה גם אנחנו בעוד היותנו קטנים היינו משעבדים ליסדות העולם׃
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.هكذا نحن ايضا لما كنا قاصرين كنا مستعبدين تحت اركان العالم.
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.我 們 為 孩 童 的 時 候 、 受 管 於 世 俗 小 學 之 下 、 也 是 如 此
Bunun gibi, biz de ruhsal yönden çocukken, dünyanın temel ilkelerine bağlı yaşayan kölelerdik.我 們為 孩童 的 時候 、 受管於 世俗 小 學 之下 、 也是 如此
Bütün bu elde ettiğimiz 'ruhsal bilgi' sadece bir ayna,Ebben, amik vagyunk, még csak azt sem mondja, hogy: "Én vagyok Ez."
Bütün bu elde ettiğimiz 'ruhsal bilgi' sadece bir ayna, Zamansız olanın kendini görebilmesi için.Kaikki tämä tietous, jota nimitämme "henkiseksi tietoudeksi" on vain peili ajattomalle nähdä itsensä.
Bütün bu elde ettiğimiz 'ruhsal bilgi' sadece bir ayna, Zamansız olanın kendini görebilmesi için.Все полученное нами "духовное" знание - всего лишь зеркало, в которое смотрится вечное.
Bütün bu elde ettiğimiz 'ruhsal bilgi' sadece bir ayna,כל הידע שרכשתם שנקרא "ידע רוחני" הוא בסה"כ מראה
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Ada bermacam-macam karunia dari Roh Allah, tetapi semuanya diberi oleh Roh yang satu
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Ahora bien, hay diversidad de dones; pero el Espíritu es el mismo
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.A kegyelmi ajándékokban pedig különbség van, de ugyanaz a Lélek.
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Armolahjat ovat moninaiset, mutta Henki on sama;
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.A różneć są dary, ale tenże Duch.
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.A sú rôzne dary milosti, ale ten istý Duch.
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.De bijzondere gaven zijn verschillend, maar ze worden gegeven door dezelfde Geest.
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Der er Forskel på Nådegaver, men det er den samme Ånd;
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Det er forskjell på nådegaver, men Ånden er den samme;
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Es sind mancherlei Gaben; aber es ist ein Geist.
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Il y a diversité de dons, mais le même Esprit;
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.은사는 여러 가지나 성령은 같고
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Nådegåvorna äro mångahanda, men Anden är en och densamme.
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Ora, há diversidade de dons, mas o Espírito é o mesmo.
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Rozdílníť pak darové jsou, ale tentýž Duch,
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Sînt felurite daruri, dar este acelaş Duh;
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.So pa razločki v darovih, ali eden je Duh,
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Vả , có các sự ban cho khác_nhau , nhưng chỉ có một Ðức_Thánh_Linh .
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Vả, có các sự ban cho khác nhau, nhưng chỉ có một Ðức Thánh Linh.
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Vi sono poi diversità di carismi, ma uno solo è lo Spirito
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Ειναι δε διαιρεσεις χαρισματων, το Πνευμα ομως το αυτο
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.А всичко това се върши от един и същи Дух, който разделя на всеки по особено, както му е угодно.
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Дары различны, но Дух один и тот же;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod