Ana içeriğe geç
Sözlük

ruhsal ile cümle

ruhsal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.Між даруваннями в ріжниця, Дух же той самий.
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.ושנות הנה המתנות אבל הרוח אחד הוא׃
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.فانواع مواهب موجودة ولكن الروح واحد.
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.恩 賜 原 有 分 別 、 聖 靈 卻 是 一 位
Çeşitli ruhsal armağanlar vardır, ama Ruh birdir.恩賜 原有 分別 、 聖靈 卻 是 一 位
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.El medio ambiente desempeña un papel crucial en el bienestar físico, mental y social de los seres humanos.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Het milieu speelt een cruciale rol in het menselijk fysieke, mentale en sociale welzijn.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.L'environnement joue un rôle crucial dans le bienêtre physique, mental et social des personnes.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Mediuljoacăunrolcrucialînfizicul,mentalulşibunăstareaoamenilor.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Miljön spelar en avgörande roll i människors fysiska, psykiska och sociala välbefinnande.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Okolje pomembno vpliva tako na telesno in duševno počutje ljudi kot na družbeno blaginjo.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Środowisko naturalne odgrywa kluczową rolę w fizycznym, psychicznym i społecznym dobrobycie ludzi.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Ympäristö on keskeinen osa ihmisten fyysistä, henkistä ja sosiaalista hyvinvointia.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Životné prostredie zohráva zásadnú úlohu vo fyzickom, duševnom a sociálnom blahobyte ľudí.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Životní prostředí hraje klíčovou roli pro fyzický, duševní a sociální blahobyt lidstva.
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.A dieťatko rástlo a silnelo duchom a bolo na pustinách až do dňa svojho ukázania sa Izraelovi.
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.Dete pa je raslo in se krepilo v duhu, in v puščavi je bilo do dne, ko se pokaže Izraelu.
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.Dítě pak rostlo a posilovalo se v duchu, a bylo na poušti až do dne zjevení svého lidu Izraelskému.
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.아이가 자라며 심령이 강하여지며 이스라엘에게 나타나는 날까지 빈 들에 있으니라
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.Vả , con_trẻ ấy lớn lên , tâm_thần mạnh_mẽ , ở nơi đồng vắng cho_đến ngày tỏ mình ra cùng_dân Y-sơ-ra-ên .
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.Vả, con trẻ ấy lớn lên, tâm thần mạnh mẽ, ở nơi đồng vắng cho đến ngày tỏ mình ra cùng dân Y-sơ-ra-ên.
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.А детенцето растеше и крепнеше по дух; и беше в пустините до деня, когато се яви на Израиля.
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.Младенец же возрастал и укреплялся духом, и был в пустынях до дня явления своего Израилю.
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.Хлопятко ж росло та міцніло духом, і пробувало в пустині аж до дня явлення свого перед Ізраїлем.
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.ויגדל הילד ויחזק ברוח ויהי במדברות עד יום הראתו אל ישראל׃
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.اما الصبي فكان ينمو ويتقوى بالروح وكان في البراري الى يوم ظهوره لاسرائيل
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.那 孩 子 漸 漸 長 大 、 心 靈 強 健 、 住 在 曠 野 、 直 到 他 顯 明 在 以 色 列 人 面 前 的 日 子
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.那 孩子 漸漸長 大 、 心靈 強健 、 住在 曠野 、 直 到 他 顯明 在 以色列人 面前 的 日子
Crack kokain kullanıcıları arasındaki ruhsal bozukluklara karşı tepkileri de içeren kokain tedavisineCombinarea opiaceelor cu cocaina reiese, în prezent, din ce în ce mai mult din datele de tratament.
Çünkü eğer erkek kadın için ve kadın da erkek için yaratılsaydı, o zaman ruhsal olarak büyümezdin.Ha belül, mélyen a szívedben az Igazság felé fordulsz, akkor minden más nagyszerűen fog működni.
Çünkü eğer erkek kadın için ve kadın da erkek için yaratılsaydı, o zaman ruhsal olarak büyümezdin.Protože pokud byl muž stvořen pro ženu a žena byla stvořena pro muže, pak byste duchovně nerostli.
Çünkü gerek bilimsel ve enerjik, gerekse de ruhsal olarak hepimiz biriz.I know my galactic family is here. Do you? ?
Çünkü gerek bilimsel ve enerjik, gerekse de ruhsal olarak hepimiz biriz.Sichtbaren und Unsichtbaren, denn wissenschaftlich, energetisch und spirituell gesehen sind wir alle Eins.
Çünkü gerek bilimsel ve enerjik, gerekse de ruhsal olarak hepimiz biriz.,גלויים או סמויים ,כיוון שמדעית ,אנרגטית ורוחנית
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Albowiem pragnę was widzieć, abym wam mógł udzielić jakiego daru duchownego ku utwierdzeniu waszemu;
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Căci doresc să vă văd, ca să vă dau vreun dar duhovnicesc pentru întărirea voastră,
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Car je désire vous voir, pour vous communiquer quelque don spirituel, afin que vous soyez affermis,
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Denn mich verlangt, euch zu sehen, auf daß ich euch mitteile etwas geistlicher Gabe, euch zu stärken;
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Ho infatti un vivo desiderio di vedervi per comunicarvi qualche dono spirituale perché ne siate fortificati
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Ik verlang ernaar u te zien. Ik wil u zo graag iets geestelijks geven, iets waardoor u versterkt wordt.
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.내가 너희 보기를 심히 원하는 것은 무슨 신령한 은사를 너희에게 나눠 주어 너희를 견고케 하려함이니
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Lebo túžim vás vidieť, aby som vám mohol udeliť nejaký duchovný dar milosti, aby ste boli upevnení,
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Mert kívánlak titeket látni, hogy valami lelki ajándékot közölhessek veletek a ti megerõsítésetekre,
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Neboť velice žádám viděti vás, abych vám udělil částku nějakou milosti duchovní ku potvrzení vašemu,
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Porque desejo muito ver-vos, para vos comunicar algum dom espiritual, a fim de que sejais fortalecidos;
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Porque deseo veros para compartir con vosotros algún don espiritual a fin de que seáis afirmados
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Sillä minä ikävöitsen teitä nähdä, voidakseni antaa teille jonkun hengellisen lahjan, että te vahvistuisitte,
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Thi jeg længes efter at se eder, for at jeg kunde meddele eder nogen åndelig Nådegave, for at I måtte styrkes,
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Zakaj močno vas želim videti, da bi vam podelil kak duhovni dar v potrjenje vaše;
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Διοτι επιποθω να σας ιδω, δια να σας μεταδωσω χαρισμα τι πνευματικον προς στηριξιν υμων,
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Бажаю бо бачити вас, щоб передати вам даруваннє духовне дла утвердження вашого;
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.ибо я весьма желаю увидеть вас, чтобы преподать вам некое дарование духовное к утверждению вашему,
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.Имам длъжност към гърци и към варвари, към учени и към неучени;
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.כי נכסף נכספתי לראותכם ולחלק לכם אי זו מתת רוח למען תתחזקי׃
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.لاني مشتاق ان اراكم لكي امنحكم هبة روحية لثباتكم.
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.因 為 我 切 切 的 想 見 你 們 、 要 把 些 屬 靈 的 恩 賜 分 給 你 們 、 使 你 們 可 以 堅 固
Çünkü ruhça pekişmeniz için size ruhsal bir armağan ulaştırmak üzere sizi görmeyi çok istiyorum.因為 我 切切 的 想見 你 們 、 要 把 些屬靈 的 恩賜分給 你 們 、 使 你 們 可以 堅固
Doğal beden olarak gömülür, ruhsal beden olarak diriltilir. Doğal beden olduğu gibi, ruhsal beden de vardır.Elvettetik érzéki test, feltámasztatik lelki test. Van érzéki test, és van lelki test is.
Doğal beden olarak gömülür, ruhsal beden olarak diriltilir. Doğal beden olduğu gibi, ruhsal beden de vardır.Este sămănat trup firesc, şi înviază trup duhovnicesc. Dacă este un trup firesc, este şi un trup duhovnicesc.
Doğal beden olarak gömülür, ruhsal beden olarak diriltilir. Doğal beden olduğu gibi, ruhsal beden de vardır.Jest ciało cielesne, jest też ciało duchowne.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod