Benzer şekilde, ağır ruhsal hastalığı olan kişiler arasında da uyuşturucu bağımlılığı yaygındır.Obdobně závislost na drogách je běžná u lidí se závažným duševním onemocněním.
Benzer şekilde, ağır ruhsal hastalığı olan kişiler arasında da uyuşturucu bağımlılığı yaygındır.Ook komt verslaving veel voor bij mensen met ernstige psychische aandoeningen.
Benzer şekilde, ağır ruhsal hastalığı olan kişiler arasında da uyuşturucu bağımlılığı yaygındır.Podobne je drogová závislosť bežná medzi ľuďmi so závažným duševným ochorením.
Benzer şekilde, ağır ruhsal hastalığı olan kişiler arasında da uyuşturucu bağımlılığı yaygındır.Vastaavasti huumeriippuvuudet ovat tavallisia vakavasta mielenterveyssairaudesta kärsivillä ihmisillä.
Benzer şekilde, ağır ruhsal hastalığı olan kişiler arasında da uyuşturucu bağımlılığı yaygındır.Zudem gibt es in Europa noch immer keinen umfassenden Ansatz für die Prävention von Überdosierungen.
Bilinç, fiziksel dünyanın bir parçası değildir. Ruhsal dünyanın bir parçasıdır.la conciencia no es parte del mundo físico, es parte de un mundo espiritual.
Bir atmak belki rahatsız edici faktör tüm ruhsal sonuçları üzerine şüpheliyim.Kétség esetén az összes lelki eredményt.
Bir atmak belki rahatsız edici faktör tüm ruhsal sonuçları üzerine şüpheliyim.던져 주길 산만 요인 그의 모든 정신 결과에 의심.
Bir atmak belki rahatsız edici faktör tüm ruhsal sonuçları üzerine şüpheliyim.le doute sur tous ses résultats mentale.
Bir atmak belki rahatsız edici faktör tüm ruhsal sonuçları üzerine şüpheliyim.Zweifel an seiner geistigen alle Ergebnisse.
Bir atmak belki rahatsız edici faktör tüm ruhsal sonuçları üzerine şüpheliyim.גורם מסיח שעשוי לזרוק ספק על כל התוצאות הנפשי שלו.
Bir atmak belki rahatsız edici faktör tüm ruhsal sonuçları üzerine şüpheliyim.عامل تشتيت قد رمي من الشك على كل ما قدمه من النتائج النفسية.
Bir atmak belki rahatsız edici faktör tüm ruhsal sonuçları üzerine şüpheliyim.すべての彼の実験結果に疑問。 グリット敏感な楽器、または亀裂
Birbirinize mezmurlar, ilahiler, ruhsal ezgiler söyleyin; yürekten Rabbe ezgiler, mezmurlar okuyun;falando entre vós em salmos, hinos, e cânticos espirituais, cantando e salmodiando ao Senhor no vosso coração,
Birbirinize mezmurlar, ilahiler, ruhsal ezgiler söyleyin; yürekten Rabbe ezgiler, mezmurlar okuyun;govoreč med se boj v psalmih, slavospevih in pesmih duhovnih, pojoč in citrajoč s srcem svojim Gospodu,
Birbirinize mezmurlar, ilahiler, ruhsal ezgiler söyleyin; yürekten Rabbe ezgiler, mezmurlar okuyun;Hãy lấy ca vịnh, thơ thánh, và bài hát thiêng liêng mà đối đáp cùng nhau, và hết lòng hát mừng ngợi khen Chúa.
Birbirinize mezmurlar, ilahiler, ruhsal ezgiler söyleyin; yürekten Rabbe ezgiler, mezmurlar okuyun;hovoriac si navzájom žalmami a hymnami a duchovnými piesňami spievajúc a hudúc vo svojom srdci Pánovi,
Birbirinize mezmurlar, ilahiler, ruhsal ezgiler söyleyin; yürekten Rabbe ezgiler, mezmurlar okuyun;시와 찬미와 신령한 노래들로 서로 화답하며 너희의 마음으로 주께 노래하며 찬송하며
Birbirinize mezmurlar, ilahiler, ruhsal ezgiler söyleyin; yürekten Rabbe ezgiler, mezmurlar okuyun;Rozmawiając z sobą przez psalmy i hymny, i pieśni duchowne, śpiewając i grając w sercu swojem Panu,
Birbirinize mezmurlar, ilahiler, ruhsal ezgiler söyleyin; yürekten Rabbe ezgiler, mezmurlar okuyun;så I tale hverandre til med Salmer og Lovsange og åndelige Viser og synge og spille i eders Hjerte for Herren
Birbirinize mezmurlar, ilahiler, ruhsal ezgiler söyleyin; yürekten Rabbe ezgiler, mezmurlar okuyun;назидая самих себя псалмами и славословиями и песнопениями духовными, поя и воспевая в сердцах ваших Господу,
Birbirinize mezmurlar, ilahiler, ruhsal ezgiler söyleyin; yürekten Rabbe ezgiler, mezmurlar okuyun;ושיחו איש לרעהו בתהלות ותשבחות ושירות רוחניות שירו וזמרו לאדני בלבבכם׃
Birbirinize mezmurlar, ilahiler, ruhsal ezgiler söyleyin; yürekten Rabbe ezgiler, mezmurlar okuyun;مكلمين بعضكم بعضا بمزامير وتسابيح واغاني روحية مترنمين ومرتلين في قلوبكم للرب.
Birbirinize mezmurlar, ilahiler, ruhsal ezgiler söyleyin; yürekten Rabbe ezgiler, mezmurlar okuyun;當 用 詩 章 、 頌 詞 、 靈 歌 、 彼 此 對 說 、 口 唱 心 和 的 讚 美 主
Birbirinize mezmurlar, ilahiler, ruhsal ezgiler söyleyin; yürekten Rabbe ezgiler, mezmurlar okuyun;當用 詩章 、 頌詞 、 靈歌 、 彼此 對說 、 口唱心 和 的 讚美主
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.Acum câțiva ani, istoricul Arnol Toynbee spunea că lumea se află în fața unei imense crize spirituale.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.Cách đây vài năm, sử gia Arnold Toynbee nói rằng thế giới trải qua một khủng hoảng tinh thần trầm trọng.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.Enkele jaren geleden zei de historicus Arnold Toynbee dat de wereld een enorme spirituele crisis kende.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.Historik Arnold Toynbee pred pár rokmi povedal, že svet sa zmieta v obrovskej duchovnej kríze.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.Kilka lat temu, historyk Arnold Toynbee powiedział, że świat cierpi na olbrzymi kryzys duchowy.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.몇년전에, 역사가 아놀드 토인비는 말했습니다 세계가 커다란 정신적인 위기를 겪고 있노라고 말입니다.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.Néhány éve Arnold Toynbee történész azt mondta, hogy a világ szellemi válságban szenved.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.Pochi anni fa lo storico Arnold Toynbee affermava che il mondo fronteggia un'immensa crisi spirituale.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.Πριν από λίγα χρονια ο ιστορικός Άρνολντ Τόινμπι είπε πως ο κόσμος έπασχε από μια τεράστια πνευματική κρίση.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.Кілька років тому історик Арнольд Тойнбі сказав, що світ переживає глибоку духовну кризу.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.Несколько лет назад историк Арнольд Тойнби заметил, что мир переживает глубокий духовный кризис.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.Преди няколко години историкът Арнолд Тойнби (Arnold Toynbee), каза че света страда от огромна духовна криза.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.לפני מספר שנים, ההיסטוריון ארנולד טוינבי אמר שהעולם סובל ממשבר רוחני עצום.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.المؤرخ أرنولد توينبي, قبل عدة سنوات ذكر بأن العالم يعيش أزمة روحية شديدة.
Bir kac yil once, tarihci Arnold Toynbee dunyanin buyuk bir ruhsal kriz icinde oldugunu dile getirdi.世界が精神的な危機に苦しんでいると言いました 経済的や社会的ではなく、精神的な、です
Bir korkak ruhsal bir adama kıyasla tartışmaya daha çok açıktır.Bara lite... *En ynkrygg är mycket mer utsatt för strider än en modig man.*
Bir korkak ruhsal bir adama kıyasla tartışmaya daha çok açıktır. Hahahaha! Hahahaha...*Zbabělec je mnohem více ohrožen hádkami než člověk silného ducha.*
Bir korkak ruhsal bir adama kıyasla tartışmaya daha çok açıktır.*겁쟁이는 강인한 정신의 소유자에 비해 훨씬 더 불화에 노출되어 있습니다.*
Bir korkak ruhsal bir adama kıyasla tartışmaya daha çok açıktır.Maar een beetje... *Een angsthaas is eerder blootgesteld aan gevechten dan een man met moed.*
Bir korkak ruhsal bir adama kıyasla tartışmaya daha çok açıktır.Nur ein bisschen... *Ein Feigling zweifelt eher als ein Mann der Tat*
Bir korkak ruhsal bir adama kıyasla tartışmaya daha çok açıktır.Solo un pō *Un codardo č molto pių esposto a dispute che un uomo di spirito*
Bir korkak ruhsal bir adama kıyasla tartışmaya daha çok açıktır.Tylko troszeczkę... *Tchórz jest o wiele bardziej narażony na zaczepki niż człowiek ducha.*
Bir korkak ruhsal bir adama kıyasla tartışmaya daha çok açıktır.- Так, самую малость... "Трус намного чаще ищет ссоры, чем человек мужественный."
Bunun Budizm'de ruhsal modeliArchetypem tohoto je v buddhismu
Bunun Budizm'de ruhsal modeli불교에 이런 능력을 가진 전형적인 인물은
Bunun Budizm'de ruhsal modeli Kuan-Yin, Avalokiteshvara'dır.Dan teladan seperti ini dalam Agama Budha adalah Avalokiteshvara, Kuan-Yin.
Bunun Budizm'de ruhsal modeli Kuan-Yin, Avalokiteshvara'dır.E l'archetipo di questo nel Buddhismo è Avalokiteshvara, Kuan-Yin.
Bunun Budizm'de ruhsal modeli Kuan-Yin, Avalokiteshvara'dır.E o arquétipo disto no Budismo é Avalokiteshvara, Kuan-Yin.
Bunun Budizm'de ruhsal modeli Kuan-Yin, Avalokiteshvara'dır.És ennek az archetípusa a Buddhizmusban az Avalokiteshvara, Kuan-Yin.
Bunun Budizm'de ruhsal modeli Kuan-Yin, Avalokiteshvara'dır.Et l'archétype de ceci dans le Bouddhisme c'est Avalokiteshvara, Kuan-Yin
Bunun Budizm'de ruhsal modeli Kuan-Yin, Avalokiteshvara'dır.Het archetype daarvan in het boeddhisme is Avalokiteshvara, Kuan-Yin.
Bunun Budizm'de ruhsal modeli Kuan-Yin, Avalokiteshvara'dır.Iar arhetipul acestuia în Buddhism este întruchipat de Avalokiteshvara, Kuan-Yin.
Bunun Budizm'de ruhsal modeli Kuan-Yin, Avalokiteshvara'dır.I archetypem tego w buddyzmie jest Avalokiteshvara, Kuan-Yin.
Bunun Budizm'de ruhsal modeli Kuan-Yin, Avalokiteshvara'dır.Y el arquetipo de esto en el budismo es Avalokiteshvara, Kuan-Yin.
Bunun Budizm'de ruhsal modeli Kuan-Yin, Avalokiteshvara'dır.Και το αρχέτυπο αυτό στο Βουδισμό είναι το Αβαλοκιτεσβάρα, της Κουάν Γιν.