"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Татко, мисля че току-що намерих духовно прозрение."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""אבא, אני חושב שאני עומד למצוא הארה רוחנית."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""أبي، أعتقد أني قد وجدت التنوير الروحي."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım."父は、「もうひとつ、見つけるべきものあるんじゃないか」と
Babama demiştim ki, "Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Pai, acho que finalmente descobri a iluminação espiritual."
Bahsettigi kriz, ekonomik veya soysal bir kriz degildi, ruhsal bir krizdi.Geen economische of sociale crisis, maar een spirituele.
Bahsettigi kriz, ekonomik veya soysal bir kriz degildi, ruhsal bir krizdi.Keine wirtschaftliche oder soziale Krise, sondern eine geistliche.
Bahsettigi kriz, ekonomik veya soysal bir kriz degildi, ruhsal bir krizdi.Không phải khủng hoảng về nền kinh tế hay xã hội, mà là khủng hoảng tinh thần.
Bahsettigi kriz, ekonomik veya soysal bir kriz degildi, ruhsal bir krizdi.경제적인, 사회적인 위기가 아닌, 정신적인 위기 말입니다.
Bahsettigi kriz, ekonomik veya soysal bir kriz degildi, ruhsal bir krizdi.Nem gazdasági vagy társadalmi, hanem szellemi válságban.
Bahsettigi kriz, ekonomik veya soysal bir kriz degildi, ruhsal bir krizdi.Nie hospodárskej či sociálnej, ale duchovnej.
Bahsettigi kriz, ekonomik veya soysal bir kriz degildi, ruhsal bir krizdi.Nie kryzys ekonomiczny bądź socjalny, ale kryzys duchowości.
Bahsettigi kriz, ekonomik veya soysal bir kriz degildi, ruhsal bir krizdi.Non pas une crise économique ou sociale, mais spirituelle.
Bahsettigi kriz, ekonomik veya soysal bir kriz degildi, ruhsal bir krizdi.Nu o criză economică sau socială, ci spirituală.
Bahsettigi kriz, ekonomik veya soysal bir kriz degildi, ruhsal bir krizdi.Όχι οικονομική ή κοινωνική κρίση, αλλά πνευματική.
Bahsettigi kriz, ekonomik veya soysal bir kriz degildi, ruhsal bir krizdi.Не економічну або соціальну кризу, а кризу духовності.
Bahsettigi kriz, ekonomik veya soysal bir kriz degildi, ruhsal bir krizdi.Не икономическа или социална, а духовна.
Bahsettigi kriz, ekonomik veya soysal bir kriz degildi, ruhsal bir krizdi.Не экономический или социальный кризис, а именно духовный.
Bahsettigi kriz, ekonomik veya soysal bir kriz degildi, ruhsal bir krizdi.לא משבר כלכלי או חברתי, אלא משבר רוחני.
Bahsettigi kriz, ekonomik veya soysal bir kriz degildi, ruhsal bir krizdi.ليست أزمة إقتصادية أو إجتماعية, بل أزمة روحية.
Bahsettigi kriz, ekonomik veya soysal bir kriz degildi, ruhsal bir krizdi.私は、このような危機に立ち向かう時、
Basitçe buradasın işte, her şey senin için doğuyor, ruhsallığın hissi de dahil.Jste jednoduše tady - uvnitř kterého pro vás všechno toto vyvstává, včetně pocitu duchovnosti.
Basitçe buradasın işte, her şey senin için doğuyor, ruhsallığın hissi de dahil.Olet yksinkertaisesti tässä, missä kaikki joka nousee sinusta, mukaanlukien henkisyyden tunne.
Basitçe buradasın işte, her şey senin için doğuyor, ruhsallığın hissi de dahil.Tu sei semplicemente quì, e tutto sta manifestandosi per te, incluso il senso della spiritualità.
Basitçe buradasın işte, her şey senin için doğuyor, ruhsallığın hissi de dahil.Wat een vreemd iets, dat ik gewoon bén.
Basitçe buradasın işte, her şey senin için doğuyor, ruhsallığın hissi de dahil.Вы просто Здесь, внутри которого все, что для вас проявляется, включая чувство "духовности"...
Basitçe buradasın işte, her şey senin için doğuyor, ruhsallığın hissi de dahil.אתם פשוט כאן במקום שבו הכל מופיע בשבילכם כולל תחושת הרוחניות,
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Być może nadal cierpimy z powodu bólu i ran psychicznych.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Có thể chúng ta vẫn đang vật lộn với một nỗi đau tâm lý, một vết thương.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Forse risentiamo ancora un dolore fisico, una ferita.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.아마 우리는 정신적 고통과 상처로 아직도 고통받고 있을지도 모릅니다.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Lehet, hogy még mindig szenvedünk ilyenfajta pszichés fájdalom, seb miatt.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Måske lider vi stadig under en psykisk smerte, et sår.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Misschien lijden we nog steeds aan een psychische pijn, een wond.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Možná, že stále cítíme psychickou bolest, jizvu.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Možno stále ešte trrpíme psychickými bolesťami a ranami.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Mungkin kita masih menderita karena luka batin, luka hati.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Peut-être souffrons-nous encore d'une douleur psychique, d'une blessure.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Poate că încă avem acea durere psihică, acea rană.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Talvez ainda soframos de uma dor psíquica, de uma ferida.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Tal vez todavía padecemos de un dolor psíquico, una herida.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Vielleicht leiden wir immer noch von einem psychischen Schmerz, einer Wunde.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Ίσως μας πονάει ακόμα κάτι στο σώμα μας, κάποιο τραύμα.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Возможно, мы до сих пор испытываем физическую боль от раны.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Може би все още страдаме от душевна болка, рана.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.Можливо, ми досі страждаємо від психічного болю, від рани.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.ייתכן שאנו עדיין סובלים מכאב נפשי, מפצע.
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.ربما سنبقى نتألم و نعاني من ألم نفسي .. او جرح عميق
Belki hala ruhsal bir acı, bir yaradan muzdaribizdir.苦しんでいるかもしれません そして そうした関係の多くには結末がなく
Bence, binlerce yıldır, kadınlar, örnek olmuş, yakından tanınan, Avalokitesvara'nın ruhsal modeli,Przez tysiące lat, kobiety żyły, były przykładem, spotykały się w ciszy z archetypem Avalokitesvary,
Bence, binlerce yıldır, kadınlar, örnek olmuş, yakından tanınan, Avalokitesvara'nın ruhsal modeli,Říkám, že po tisíce let, ženy žily, byly příkladem i důvěrným znalcem archetypu Avalokitešváry
Bence, binlerce yıldır, kadınlar, örnek olmuş, yakından tanınan, Avalokitesvara'nın ruhsal modeli,Тисячі років жінки жили були прикладом, зблизька стикалися з з архетипом Авалокітешвари,
Bence, binlerce yıldır, kadınlar, örnek olmuş, yakından tanınan, Avalokitesvara'nın ruhsal modeli,Я бы сказала, что тысячи лет женщины жили, брали пример и воссоединялись с архетипом Авалокитешвары,
Benzer şekilde, ağır ruhsal hastalığı olan kişiler arasında da uyuşturucu bağımlılığı yaygındır.A kábítószer-függőség hasonlóképpen gyakori a súlyos mentális betegségekben szenvedők körében.
Benzer şekilde, ağır ruhsal hastalığı olan kişiler arasında da uyuşturucu bağımlılığı yaygındır.Analogamente, la tossicodipendenza è diffusa tra le persone con gravi malattie mentali.
Benzer şekilde, ağır ruhsal hastalığı olan kişiler arasında da uyuşturucu bağımlılığı yaygındır.Analogicznie uzależnienie od narkotyków występuje powszechnie u osób z poważnymi chorobami psychicznymi.
Benzer şekilde, ağır ruhsal hastalığı olan kişiler arasında da uyuşturucu bağımlılığı yaygındır.De même, la dépendance à la drogue est courante chez les personnes atteintes de maladie mentale grave.
Benzer şekilde, ağır ruhsal hastalığı olan kişiler arasında da uyuşturucu bağımlılığı yaygındır.Do mesmo modo, a toxicodependência é comum entre as pessoas com doença mental grave.
Benzer şekilde, ağır ruhsal hastalığı olan kişiler arasında da uyuşturucu bağımlılığı yaygındır.În mod similar, dependen†a de droguri este frecvent≤ printre persoanele afectate de boli mintale grave.
Benzer şekilde, ağır ruhsal hastalığı olan kişiler arasında da uyuşturucu bağımlılığı yaygındır.Ligeledes er stofafhængighed udbredt blandt personer med alvorlige psykiske lidelser.