Ana içeriğe geç
Sözlük

ruhsal ile cümle

ruhsal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hegel'e göre bütün, Mutlak olarak adlandırılmakta ve ruhsal bir anlam verilmektedir.Il Dio di Hegel è necessità assoluta che si fa identità assoluta.
Öfori veya coşku, kişinin hoşnutluk duyduğu ve kendisini iyi hissettiği bir ruhsal durumdur.In senso soggettivo la dignità è il sentimento e l'idea che ciascuno ha di sé.
Bu sırada kardeşinin ruhsal durumunu önemsemez.Si troverà comunque a dipendere fisicamente da suo fratello.
Eski Mısırlılar, her insanın ruhsal ve fiziksel parçalar ya da boyutlardan oluştuğuna inanıyorlardı.Египтяне верили, что каждое человеческое существо состоит из физических и духовных частей или аспектов.
"Kavramsal, ruhsal, görsel veya sanatsal.«Концепция, дух, визуальный и художественный стиль.
Eğer layık görülürse, ölü yeryüzünde ruhsal düzeyde varlolmaya devam edebilir.Если его считали достойными, умерший мог продолжать своё существование на земле в духовной форме.
Bu anlamda erdem ruhun özgürlüğüdür ya da ruhsal özgürlüktür.А где свобода, там и дух.
Mısır metinlerine göre bir şekilde bir ağrı veya Firavunu etkileyen ruhsal ızdırapla ilişkilidir.В Текстах пирамид его культ ассоциировался с болью и духовными страданиями, влияющими на фараона.
Son üç basamak ise; manevi boyutta ruhsal arınmadan bahseder.Количество ромашек — три, аллегорически говорит о возвышенной духовности, гармоничном порядке.
Ruhsal gücü vardır ve ruhlarla arasında bağlantı vardır."У нас есть золото и есть душа.
Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu.Ковачевич, бежавший от усташской погони, простудился и заболел.
Onlar ruhsal rehberlik yaptı.Но у них появились духовные потребности.
Hem fiziksel, hem de ruhsal yönden güçlü bir insandı..."”.Он был очень стойким как физически, так и морально».
Şimdi kendimi ruhsal ve fiziksel olarak iyi hissediyorum.هذا هو الوقت المناسب للشفاء النفسي والجسدي.
Çocuğun ruhsal gelişiminde annenin önemi, anneden ayrılığa tepkiler, Ben Hasta Değilim.الشبح بين ذراعيك مجددا غدا أمي لن تكون هنا اشيدا
Gerçek olan, fiziksel dünya yaşamı değil, ruhsal yaşamdır.لهذا فالصراع ليس صراع مادي وإنما هو صراع الروح.
Kardeşi Robert da aynı ruhsal hastalığa yakalanmıştır.ويبدو أيضاً أن حفيده الملك إدريد عانى من مرض مماثل.
Benliğin 3 yönü; a) Maddesel Benlik, b)Sosyal Benlik, c)Ruhsal Benlik'tir.Três hipóteses foram levantadas: a) por razões espirituais; b) por razões econômicas; e c) por razões sociais.
Şimdi kendimi ruhsal ve fiziksel olarak iyi hissediyorum.Estou pronta fisicamente e mentalmente.
Ruhsal sağlığı kötüye gitti.Mas o mental piorou.
İnsanlarda da amigdalanın pek çok ruhsal bozuklukla ilişkisi saptanmıştır.Muitos ainda confundem assexualidade com baixa libido.
Yer, yeraltı alemi ve ilahi olan ruhsal gök.Puro Espírito, Monada, Essência Divina.
Büyük Sidhilere (ruhsal güçler) Gayatri Sadhana ile erişilir.Demônios: Criaturas com grandes garras.
Nitekim Amerikan Psikoloji Derneği ancak 1975 yılında eşcinselliği ruhsal bir bozukluk olarak tanımlamıştır.Em 1975, a Associação Americana de Psicologia adotou o mesmo procedimento.
O'na göre Hayat, olanaklarını gerçekleştirmek için kendisine başvurduğumuz ruhsal bir oluşumdur.Antwoord: Omdat hij ons leven en wereld doet zien als een te voltooien bouwwerk.
Teknik, Zabimaru'nun ağzından yoğun bir ruhsal enerji patlaması ateşler.De techniek zorgt ervoor dat de mond van Zabimaru spirituele kracht afvuurt.
Benliğin 3 yönü; a) Maddesel Benlik, b)Sosyal Benlik, c)Ruhsal Benlik'tir.De mens is dus (a) het lichaam, (b) in het lichaam, (c) uit het lichaam.
Kelime anlamı ise tıbbi ruhsal tedavidir.Maligne is een medische term.
Bu büyük boyut Ichigo’nun nasıl kontrol edeceğini bilemediği, engin ruhsal gücünden kaynaklanıyordu.De zanpakuto is zo groot doordat Ichigo zijn spirituele kracht niet onder controle heeft.
Hem fiziksel, hem de ruhsal yönden güçlü bir insandı..."”.Gezond van lichaam, doch ook van geest."
Kokuların ruhsal durumumuzu etkilediği hepimiz tarafından bilinir.Elk karakter wordt hierin vergezeld door de geestverschijning van hun jongere ik.
Ayrıca mürettebat ruhsal ve bedensel olarak iyi durumda değildi.Daar werd geconstateerd dat de beide kosmonauten er fysiek en geestelijk niet best aan toe waren.
Onun ruhsal yapısını hesaba katman lazım.Je moet rekening houden met zijn geestelijke gesteldheid.
James‘ın ruhsal durumu yavaş olsa da sürekli iyileşiyordu.Po nadzwyczaj łagodnym przebiegu choroby James wyzdrowiał.
Şimdi kendimi ruhsal ve fiziksel olarak iyi hissediyorum.Byłem wtedy naprawdę w fatalnym stanie psychicznym i fizycznym.
Eski Mısırlılar, her insanın ruhsal ve fiziksel parçalar ya da boyutlardan oluştuğuna inanıyorlardı.Egyptierna trodde att alla människor bestod av fysiska och andliga delar eller aspekter.
Eğer layık görülürse, ölü yeryüzünde ruhsal düzeyde varlolmaya devam edebilir.Om den döde ansågs värdig kunde den fortsätta sin existens på jorden i andlig form.
Şimdi ruhsal dengeleri bozuk olduğu için Neville, büyükannesi Augusta Longbottom ile yaşamaktadır.Därför bor Neville hos sin farmor Augusta Longbottom.
Özellikle ruhsal (ruhani) uygulamala ve disiplinlere önem verir ve uygulanır.(一つ 努力精進を怠らない事) Vi kommer att fortsätta att förbättra vår anda och teknik.
Eski Mısırlılar, her insanın ruhsal ve fiziksel parçalar ya da boyutlardan oluştuğuna inanıyorlardı.Єгиптяни вірили, що кожна людська істота складається з фізичних і духовних частин або аспектів.
Kardeşi Robert da aynı ruhsal hastalığa yakalanmıştır.Її другий старший брат, Роберт, також страждав від проблем з психічним здоров'ям.
Mısır metinlerine göre bir şekilde bir ağrı veya Firavunu etkileyen ruhsal ızdırapla ilişkilidir.В текстах пірамід його культ асоціювався з болем і духовними стражданнями, що впливають на фараона.
Şizofreni Kişilik bozukluğu DSM IV tanı kriterleri DSM IV Ruhsal BozukluklarМКХ Список хвороб DSM IV DSM V Список причин смерті
Bu anlamda erdem ruhun özgürlüğüdür ya da ruhsal özgürlüktür.Душі належить свобода волі та свобода вибору.
Allison hem fiziksel hem de ruhsal acılar çekti.Феріде співчуває його моральним і фізичним стражданням.
Derin bir ruhsal sorunun belirtisidir.Був людиною глибокого духовного життя.
Ayrıca mürettebat ruhsal ve bedensel olarak iyi durumda değildi.Ostatně ani zbytek sourozenců na tom nebyl duševně ani fyzicky příliš dobře.
Ruhsal gücü vardır ve ruhlarla arasında bağlantı vardır.Toto je mé srdce a má duše.
Çocukluğu ağır hastalıklarla ve annesinin ruhsal rahatsızlıklarıyla geçmiştir.Matky za život dětí s vážným duševním onemocněním.
Hinduizm'de mum, ruhsal aydınlanmanın ve başarının sembolü olarak pek çok ritüelde kullanılmaktadır.Tygr jávský je na Jávě často používán v reklamách jako symbol rychlosti a síly.
Tek başına ruhsal yolla tedavi şekline de terapi denilmektedir.Samotná léčby psychologickými prostředky se nazývá psychoterapie.
İkincil belirtiler başka ruhsal hastalıklarda da görülebilmektedir.Oba příznaky navíc mohou doprovázet také řadu jiných chorob prsu.
Olayın bir de ruhsal yanı var ki, bedensel acının üstüne biniyor.Zde je další případ jak tělo ovlivňuje duši.
Eğer layık görülürse, ölü yeryüzünde ruhsal düzeyde varlolmaya devam edebilir.Dacă se consider demn, decedatul putea să-și continue existența pe pământ în formă spirituală.
Eski Mısırlılar, her insanın ruhsal ve fiziksel parçalar ya da boyutlardan oluştuğuna inanıyorlardı.Egiptenii credeau că fiecare ființă umană era compusă din componente fizice și spirituale.
Derin bir ruhsal sorunun belirtisidir.Este nevoie de o adâncă profunzime spirituală.
Ruhsal sorunları olan bir kızı vardı.Familia sa a avut un istoric de probleme cu inima.
Şimdi kendimi ruhsal ve fiziksel olarak iyi hissediyorum.Stau rău și pe plan psihic.
Şimdi kendimi ruhsal ve fiziksel olarak iyi hissediyorum.Jó szellemi és fizikai felkészültséggel rendelkezik.
Heche bu dönemde ciddi ruhsal sorunlar yaşadı.Ebben az időszakban Cucsija kemény fizikai és lelki problémai voltak.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod