Ana içeriğe geç
Sözlük

ruh ile cümle

ruh kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Sami ruhsuz bir eski mahkumdu.Sami was a soulless ex-con.
Ruhunu satıyorsun.You are selling your soul.
Tom bugün onu yapacak ruh halinde olmadığını söyledi.Tom said he wasn't in the mood to do that today.
Sadık bir arkadaş iki vücutta bir ruhtur.A faithful friend is a soul in two bodies.
Bugün iyi bir ruh hali içinde görünmüyorsun.You don't seem to be in a good mood today.
Tom'un kötü bir ruh halinde olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is in a bad mood.
Tom bugün iyi bir ruh hali içinde görünüyordu.Tom seemed to be in a good mood today.
Tom bunu yapacak ruh halinde değildi.Tom wasn't in the mood to do that.
Tom yoruldu ve kötü bir ruh halinde.Tom is tired and in a bad mood.
Sami istediği şeyi elde etmek için ruhunu şeytana sattı.Sami sold his soul to the devil to get what he wanted.
Sincap, kabilemizin koruyucu ruhudur.The squirrel is the guardian spirit of our tribe.
Tom bugün garip bir ruh halinde.Tom is in a strange mood today.
Bugün tuhaf bir ruh halindeyim.I'm in a strange mood today.
Sami, Leyla'nın ruhuyla iletişim kurdu.Sami communicated with Layla's spirit.
Tom her zaman iyi bir ruh halinde görünüyor.Tom always seems to be in a good mood.
Uykudan sonra Tom eminim daha iyi bir ruh hali içinde olacaktır.After sleeping, Tom will surely be in a better mood.
Tom ve Mary ruhsatlı psikolog mu?Are Tom and Mary licensed psychologists?
Tom dün bütün gün kötü bir ruh halindeydi.Tom was in a bad mood all day yesterday.
Tom kötü bir ruh halinde, değil mi?Tom is in a bad mood, isn't he?
Belirsizlik, bedene olduğu kadar ruha da bir işkencedir.Uncertainty is to the soul as torture is to the body.
Tom ruhlarla iletişim kurabildiğini iddia ediyor.Tom claims he can communicate with spirits.
Sami Fazıl'ın ruhuna Fatiha okudu.Sami recited Al-Fatiha for the soul of Fadil.
Tom'un arabası en sonunda ruhunu teslim etti.Tom's car finally gave up the ghost.
Ruhu şad olsun, Mouloud Mammeri asla bölücülerin safına katılmazdı.Mouloud Mammeri, may he rest in peace, would never have joined the separatists.
İnsanın ruhaniyeti uzun ve tesadüfi bir yolculuktur.One's spirituality is a long serendipitous journey.
İnşaat ruhsatı almam gerekecek.I'll have to get a construction permit.
Meditasyon ruha iyi gelir.Meditation is good for the soul.
Sözleri ruhumu ele geçirmişti.His words haunted me.
Daha önce hiç ruh sağlığı hastanesine yatırılmış mıydınız?Have you ever been hospitalized in a psychiatric hospital?
Bir ruh sağlığı uzmanıyla konuşmak ister misiniz?Would you like to speak with a mental health provider?
Ruh hâlinizin kısa aralıklarla sık sık değiştiğini gözlemliyor musunuz?Do you find that your mood changes frequently in short periods of time?
Bir halkın ruhu, konuştuğu dildedir.The soul of a people lives in its language.
Halkın ruhunu yaşatan konuştukları dildir.The soul of a people lives in its language.
Bu korkunç olaylar onu ruhen sarsmıştı.These terrible events shook his soul.
Kıyı ruhsatı iptal edildi.Shore leave has been canceled.
Bu işe kalbimi ve ruhumu verdim.I poured my heart and soul into this.
Tom çok kötü bir ruh hali içinde.Tom is in a really bad mood.
Bu Amerikalılık ruhuyla hiç bağdaşmayan bir şey.This is so un-American.
Ruhunu koru.Guard your spirit.
Bu ruhu korkudan azat eder.It frees the soul from fear.
Bunu şu an cennette olan melek ruhlu annem için yaptım.I did it for my sainted mother who is in heaven.
Tom ruh eşini buldu.Tom has found his soulmate.
Tom ruh ikizini buldu.Tom has found his soulmate.
Tom silah taşıma ruhsatına başvurdu.Tom applied for a permit to carry a gun.
"Vaziyet genel bir halet-i ruhiye"."Vaziyet genel bir halet-i ruhiye".
"Aşk Hande'nin ruhundan anlamıyor"."Aşk Hande'nin ruhundan anlamıyor".
“Onu güvenilir Ruh (Cebrail) indirmiştir.By He Who has sent you with the Truth!
Ruh hareket etmeye başladı ve bu onun sonsuz mantıksal yaşamının başlangıcı oldu (36e).The soul began to rotate and this was the beginning of its eternal and rational life (36e).
Bunlar aynı zamanda onun vücudunun ve ruhunun sembolleridir.They are also symbolic of her body and soul.
Işığın Ruhu Güneş'e gitti ve oradan gündüzler boyunca Dünya'yı korur oldu.The Spirit of the Light went to the Sun and from there protected the Earth during the day.
Bazı kaynaklara göre Poe'nun son sözleri "Tanrım zavallı ruhuma yardımcı ol" olmuştur.Some sources say that Poe's final words were "Lord help my poor soul".
Bu nedenle, cüppelerinizin üzerine değil, ruhunuzda onun tasvirini taşıyın.So, not upon your robes but upon your soul carry about his image.
Koruyucu ruh ve (daha doğrusu ruh şeklinde düşünülen) koruyucu enerjidir.The protector and preserver of the universe; he is the source of power.
Doğulular ruhun ya da bireyin kendileri gibi özgür olduğunu bilmezlerdi.The Orientals do not know that the spirit or man as such are free in themselves.
Tiflis’te egemen olan ruh hali çok farklıydı.The mood prevailing in Tiflis was very different.
Ana karakter Spike, ruhunu henüz yeni kazanmış ve evsiz bir şekilde sokaklarda kalmıştır.The main character, Spike, has recently earned his soul and is homeless on the streets.
Parkın sahibi olan Paris şehri, 2007 yılında inşaat ruhsatı verdi.The city of Paris which owns the park granted a building permit in 2007.
Doğu bu sanatın dış formunu kabul etse de ruhunu gerçekte asla asimile etmedi.Though the East accepted the outward form of this art, it never really assimilated its spirit.
Kardeşi Robert da aynı ruhsal hastalığa yakalanmıştır.His brother Robert was institutionalized with the same mental illness.
Ruh ölümsüz hakikattir, madde ise ölümlü yanlışlık.Spirit is immortal Truth; matter is mortal error.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod