Ana içeriğe geç
Sözlük

ruh ile cümle

ruh kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Tanrım ruhuna yardım etsin.”Dieu veuille avoir son âme...”
Ruhları başka bir yerdeki bir şişede veya sandıkta saklıdır.Sinon, enfermez-là dans une boîte ou un coffre.
Ner’zhul onların ruhunu kendi içinde hissedebiliyordu.Simar portait la Mère Goguette dans son cœur, comme il le disait lui-même.
Yönetmen Federico Fellini Ruhların Giulietta'sı (Giulietta Degli Spiriti) (1965), Giulietta Boldrini rolünde.1965 : Juliette des esprits (Giulietta degli spiriti) de Federico Fellini.
Kendine refakat eden ruhlara ağaçlığı bir karanlık mağaraya dönüştürme emri verir.Ce sont eux qui spontanément transforment la grotte en un lieu de culte.
Kimi yerlerde bu ruh aynı zamanda bir şamana aittir.Dans certains lieux, le conjurador fait partie du clocher d'une église.
Ruhu hala bir yerlerde gizlidir.Le lieu est maintenu secret.
Babil'de her insanın bir koruyucu meleği ya da koruyucu ruhu bulunduğuna inanılırdı.Saint Basile le grand dit que chaque personne vivante possède un ange gardien.
Eksikliğinde depresif, yorgun, sıkılgan bir ruh hali görülür.Elle se manifeste par une dyspnée, une fatigue.
Bütün âlemi kuşatan vâsî ruhun kaynağı olan Tanrı'ya dönüş, büyük diriliştir (ba's-ü ba'd el-mevt).Ce jour-là, le seigneur de Brézé laisse porte ouverte à tout venant.
Ölü ruhların içeri girmesi de kolay değildir.C'est dans le but d'empêcher les mauvais esprits des morts d'y entrer.
Bütün ruhlar bu Köprü'den ölümden sonra geçmek zorundadır.La plupart des adultes meurent après la ponte.
Çinlilere karşı birleşme ruhu tekrar alevlenir.Le ressentiment tibétain envers les Chinois s’est creusé.
Ruhunda hem iyilik hem kötülük barındırır.Il trouve aussi une âme qui est parfaitement équilibrée entre le bon et le mauvais.
Kötü ruhların ve şeytanların başı ve yöneticisi olarak görülür.Il commande les créatures maléfiques et les démons.
Güneş : Güneş Ruh ve Özbenliği gösterir.Le soleil signifie esprit et âme ».
Kasaba halkı bunların cadı denilen habis ruhların eseri olduğunda ittifak etti.Le couple a réuni tout ce que leur a demandé la sorcière.
Ruh çözümlemenin son, bitmemiş ama köklü bir tanımı.Son dernier ouvrage, Unendliche Sphäre und Allmittelpunkt.
Ayrıca ruhsal - bedensel ihtiyaçları gidermek için iletişim oldukça gereklidir.Il est aussi primordial de satisfaire les besoins de l'âme que ceux du corps.
Yani, insan öldüğünde ruhu yaşamaya devam etmez.Lorsque l'humain meurt, le souffle de vie disparaît.
Ruhsal gücü vardır ve ruhlarla arasında bağlantı vardır.L’homme existe parce qu’il possède une âme.
Ruhselman'a göre bu ne bir dindir ne de bir felsefe."Le soufisme n'est ni une religion, ni une philosophie.
Çor bazen de ruhsal hastalık anlamına gelir.La scarification permet parfois l'expression d'une souffrance psychologique.
Bu anlamda erdem ruhun özgürlüğüdür ya da ruhsal özgürlüktür.Ces choix sont ce qui constitue la liberté de l'âme.
Tanrı'nın Ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu.Le paradis des corps débouche sur les enfers des âmes.
Hayvanların iki ruhu vardır.Elles possèdent deux cœurs.
Buna göre kişiler daima ve her tür araçla kamusal hayatın ruhuna katkıda bulunurlar.En tout temps et en tout lieu l'homme semble avoir fait usage de drogues.
Aynı yıl parlamento ‘1531 Ruhbana Özür Yasası’nı kabul etti.Cette même année, le Parlement vota l'« Acte de pardon ».
Bebek kımıldıyorsa artık ruhu gelmiş demektir.Dès la mère partie, le bébé se met à pleurer.
Dernek milliyetçi ruhuyla Kıbrıs Türklerini, Kıbrıs Türklerine ait malları tüketmeye teşvik etti.Au niveau international, il se félicitait de la libération des Slaves du sud vis-à-vis de la Turquie.
Ve delirmiş ruhumda başıma gelmesini en çok istediğim neydi?Mais pourquoi toutes ces pensées Dans lesquelles mon cœur s'aigrit ?
Bütün ruhlardan benim için dua etmelerini rica ediyorum.Je refuse l’oraison de toutes les églises, je demande une prière à toutes les âmes.
Bu nedenle, cüppelerinizin üzerine değil, ruhunuzda onun tasvirini taşıyın.Non point dans son âme, mais dans sa geôle.
Evleri koruyan ruhtur.La maison était protégée par les Lares.
Deutsche Bank, proje için ruhsat aldı.La Banque d'Angleterre reçoit le monopole de l’émission de billets.
Ölüm olayının ardından ruh araf (purgatory), cennet ya da cehennemden birine gider.Après la mort, les âmes encourent un jugement et vont au ciel ou au purgatoire.
Bu ruhani yetenek sayesinde her adım geçilir ve sonunda aydınlığa ulaşılır.Cette loi universelle conduit au progrès, puis à la perfection,,.
İsa'nın Kutsal Ruh ile olan bağlantısını anlatır.Elle est consacrée au Sacré-Cœur de Jésus.
Gömülmeyen ruhlar yüz yıl havada gezinip dururlardı.Ils furent bientôt rejoints par une centaine d'autres créateurs en mal d'espace.
Mu dininin esası, Tanrı’nın tek oluşuna ve ruhsal gelişim için tekrar tekrar doğmak inanışına dayanıyordu.Ça renforce encore plus ma foi en Dieu et en mon voyage spirituel.
Onlara hayat ve düşünme gücü verdi, ve işte böylece Işığın Ruhu ve Karanlığın Prensi doğmuş oldu.Il donne ensuite la vie à l'Esprit de la Lumière et au Prince des Ténèbres.
2. sezonda ölen Sam'i geri getirmesi karşılığında ruhunu şeytana satar.Pour le supplanter, il vend son âme au diable.
Ruh emici ) görmesini sağlar.Ce qui explique qu'il puisse voir les esprits.
Bu ırmak yeni ölenlerin ruhlarını oraya götürür.Cette dernière Aurore éveillera les Morts.
Mbutiler ölmüş atalarının ruhlarının fillerde ikâmet ettiğine inanırlar.Les Mbuti croient que les âmes de leurs ancêtres décédés résidaient dans des éléphants.
Adı kelimenin tam anlamıyla Ba, o ruh anlamına gelir.Son nom signifie littéralement l'âme.
3 dilekte yerine getirilmiştir ve Olgierd'ın borcunu ödemesi gerekmektedir, yani ruhunu Gaunter'a vermelidir.Il avance ainsi qu'Olgierd doit maintenant respecter sa part du contrat et lui céder son âme.
Nietzsche ruhu “kudretin iradesi” olarak ifade eder.La question fondamentale posée par Nietzsche est ici : que signifie la volonté de vérité ?
28:2 Ruhbani giysileri yırtma Ex.Pouvons-nous permettre qu'ils sortent deux à deux pour laver leur linge ? 7.
20 Onları eğitmek için iyi Ruhun'u verdin.Ah, dis-moi donc comme t'as un beau casque 20.
Jaspers ruhu varoluşla tanımlar.Les travaux principaux de Jaspers présentent une certaine complexité.
Ateş Ruhu Çok güçlü bir ruh.Kendisi 4 element üzerinde etki kuruyor.Le feu devient une entité universelle qui habite les quatre éléments.
Ardından avukatlık ruhsatnamesini aldı ancak bu mesleği henüz icra etmedi.Il a donc vendu la licence d'un jeu qu'il ne possède pas encore.
Onun ruh eşidir ve Jacob ona bir ağabey gibi davranır.Alors qu'elle grandit, ils deviennent très proches, et Jacob agit comme un grand frère pour elle.
Evlik İyesi veya Ambar İyesi: Kilerin koruyucu ruhudur.Propriétaire/objet inanimé – lorsque le soumis sert de meuble humain.
Posesyon, bir ruhun, bir bedenle ilişki halinde olması, onu bir süreliğine hakimiyeti altına almasıdır.Le moindre contact avec ce qui hante cette ville peut corrompre une âme à jamais.
Sizce hayvanların ruhu var mıdır?¿Piensa usted que los animales tienen alma?
Şu adam ruhunu şeytana sattı.Ese hombre le vendió el alma al diablo.
Ruhumu satmayacağım.No venderé mi alma.
Senin ruhun benimdir.Tu alma es mía.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ruh ile cümle - Sayfa 31 - ruh kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App