rol ile cümle
rol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bizim rollere olan bağlılığımız, mesela bir anne rolüne. " Oh, bebeğim, oh."The attachments to roles, like a mother is a role. 'Oh, my baby! Oh!'
O halde, rolünü sevmiyorsan, onu ittirirsen, daha çok bağlanmış olmaz mısın?So, but pushing away your if you don't like your role, that's just clinging more?
Eğer rolünü sevmiyorsan, ondan çıkamazsın.If you don't like your role it doesn't get you out of it.
Ağlayıp zavallı rolü yapıyorsun. Gerçekten bir aktris olabilirmişsin.Looks like you became the inevitable heroine.
Burada üç isim rol oynadı: kodları yaşayan şeylere Barricelli benzetti.It took really three people: Barricelli had the concept of the code as a living thing;
Ayrıca hasta rolü yapıyorum.And I've got malingering.
Birisini dövdü ya da öyle bir şeyler ve hapisten deli rolü yaparak kurtulmak istedi.He beat someone up or something, and he decided to fake madness to get out of a prison sentence.
Ona "Buraya gelmek için deli rolü mü yaptın?" diye sordum.And I said, "So is it true that you faked your way in here?"
Diyelim ki ben gerçekten, gerçekten Rolls Royce almak istiyorum, sadece param yok.If someone gave me $200,000 into my pocket, then I could express that demand to buy the Rolls Royce.
Birisi bana $200 000 verirse, Rolls Royce alma talebimi gösterebilirim.On the other hand, let's say, I have everything I need.
Bir öğretmenin rolü öğrenmeye olanak sağlamaktır. Bu kadar.The role of a teacher is to facilitate learning.
Ve bugün tesadüfi sonuçların nasıl bir rol oynadıklarını değerlendirmek istiyorum.And I'd like to review just how unintended consequences play the part that they do.
Gezegenin korunmasında rol almak isteyen sıradan insanlara bir şans verecek.It would give everyday citizens a chance to play a role in the protection of the planet.
Bu Elysia ve benim erkek rolü (lead) için seçtiğimiz eğitmen.This is the instructor that Alicia and I chose for the male lead.
Çok kuvvetli bir leadi (yönlendirme rolü) vardı.He had a strong lead.
Yani, kısacası hayatımın rolü.I mean, it's the role of a lifetime.
Bir zamanlar bağımsız bir filmde konuşmasız figüran rolü almıştım.Because one time I had a walk-on role in an indie feature.
Her neyse, role hazırlanmak içinAnyway, To prepare for the role
Kontrolünü kaybetmiş hafif sarhoş adam rolünü iyi becerdin.That was awesome Lester. You totally sold the out of control, drunk guy bit.
Çarşıda satmak için sahte Rolex almıştım ama polis beni yakaladıI bought some fake Rolex to sell it at temple street and was caught by police.
Dedi ki, "Gelmiş geçmiş en kötü incinebilirlik rol modeli falansın."She said, "You're like the worst vulnerability role model ever."
Asıl sorun, kurban rolünü oynuyor olmamız.The problem is that we play the role of victims.
Anna Nicole Smith'in son zamanlarda büyük bir rolü yüklendiğini görüyoruz.And we see Anna Nicole Smith playing a big role recently.
Ve yazılı dil sınıflar arasındaki boşluğu genişletmede önemli rol oynadı.And written language played an important role in widening the gap between classes.
Ama Afganlar ileri adım atarken, biz bir destek rolüne geçeceğiz.But we will shift into a support role as Afghans step forward.
Gelecekte gibi davranma rolünde başarısız gibiyiz.We're, in a sense, failing to act in the future.
Rol yapmayı bırakmalıyım?Should I stop pretending
Dolayisiyla, insanlar benim bu rolume guven duyduklari surece, burasi benim icin saglam bir yer.And so, as long as people trust me in my role, then that's a valid place for me.
Sizce rol modelimiz olarak kime bakalım?Who do you think we should look at as our role model?
Roack and Roll'da seviyorum.I also like rock and roll.
BU SİSTEMİN İÇİNDE YALNIZCA TÜKETİCİNİN BİR ROLÜNÜ OYNUYORSUNUZ.YOU ARE MERELY PLAYlNG THE ROLE OF A CONSUMER IN THlS SYSTEM.
Kız: Bu benim rolüm.This is my pretend [unclear] one.
Well, it makes sense, a rolling stone.Bet you can't head-butt that sign.
Yeni roller teklif edildi mi?Have you been offered other film roles? I have.
Edildi. Game of Thrones'ta Peter Dinklage'in rolü geldi. (sunucu)Teklif ettiler mi?They offered me Peter Dinklage's part on Game of Thrones (Host) They did?
Amerika'nın tarihinde Çin restoranları önemli rol oynar. NitekimChinese restaurants have played an important role in American history, as a matter of fact.
Şimdi yolda yürüyebilirsiniz ve bir rol modeli görürsünüz.SMW: You can now walk the street and see a role model.
Ve okul rolünü gayet mükemmel oynar,And then the school enacts perfectly well.
Toplum olarak yeterince rol üstlenmiyoruz.We don't do enough as a society.
Pek çok kişiye göre komünizm Rolling Stones tarafından bozguna uğratıldı.A lot of people say that communism was defeated by the Rolling Stones. It's a good theory.
Belki de Rolling Stones'un bu noktada önemli bir yeri vardır.Maybe the Rolling Stones has a place in this.
İnsanların toplumda edindiği faydacı roller temelde teknik.The utilitarian roles that humans assume in society today are fundamentally technical by nature.
Bu da mimar için yeni bir rol oluşturuyor.So this leads to a new role for the architect.
Internet rolü de Işbirliğini etkinleştirir EtkinleştirSo there's never really a time when it's completely silent.
Kimsenin bizi dinlemediği hissinin teknolojiyle aramızdaki ilişkide çok önemli bir rolü var.That feeling that no one is listening to me is very important in our relationships with technology.
Şimdi, bunlar, hükümetin hiç bir rolü olmadığı anlamına mı geliyor?Now does this mean there's no role for government?
Ve, hükümet, bu kısıtlamaları görmezden gelerek, önemli rolünü oynayamaz.And it can't play its essential role when it ignores those limits.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.But then she was beheaded, so never mind her as a role model.
" Bir hayatın sona erdirilmesinde bir rol oynadığmı hissediyorum. ""I feel as if I've played a role in an execution."
Ve şimdi etrafımızdaki ses için önemli bir rol oynayalım.And let's take a stewarding role for the sound around us.
Sonra da bu öğrencilerin, mahkum ya da gardiyan olarak rol almalarını sağladı.And he tried to get these kids to impersonate or take on the roles of either prisoners or guards.
Mahkumlar söz dinlemiyorlardı ve rollerini yerine getiriyorlardı.The prisoners were disobidient and they started acting out their roles.
Bu rol modeli örneğine... ...karşı konulması güç gibi gözüküyor.It seems overwhelming. The numbers just make you want to zone out.
Bu Çin'in gelebileceği en manevi rol.This is as close as China gets to a kind of spiritual role.
Alt seviyede yatırımın ve yardımseverliğin birleşimininin büyük bir rolü var.And so, on a micro level, there's a real role for this combination of investment and philanthropy.
Temel olarak, rolleri aynı ve sadece zayıflıkları değiştirildi.Fundamentally, its role stays the same, and only its weaknesses have been modified.
Beşeri sermayenin de kariyerinizde oynayacağı rolü küçümsemeyin.Don't underestimate how determinative that human capital will also be in your career.
Şarkılar oluştururlar, ve bunların üremede rol oynadığı düşünülür, ötücü kuşlarda olduğu gibi.They form songs, and they appear to play a role in reproduction, sort of like that of song birds.
Otelin Rolls Royce arabası ve özel şoförü var.It comes with its own Rolls Royce and driver.
Böylece birden avcı ve av rolleri değişmiş olur.Suddenly hunter and pray have switched roles.