Bir rivayete göre, vaktiyle burada iki kardeş varmış.För andra betydelser, se Ribeirão Dois Irmãos.
Buraya yerleşen ailenin pehlivan olduğu rivayet edilmektedir.Det känns som om hemlandets mark är förbannad.
Bir rivayete göre; Afrikadaki Kamerun ülkesi bu isimden gelmektedir.Denna näbbmus förekommer på vulkanen Kamerun i landet med samma namn.
Bu rivayet ne derece doğru bilemeyiz.Det är oklart hur gammal rasen är.
Diğer bir rivayet ise Drengot ailesindeki kardeşlerin gönüllü olarak sürgüne gitmesine dayandırılır.Lillvacker krävde även att broderns hundar skulle befrias.
"Sûfî" lâkâbıyla ilk anılan zât; bir rivâyete göre Câbir b.Namnet kommer av SI-prefixet exa (E), för en triljon, och bit (b).
Kısacası rivâyet zincirinde herhangi bir atlama yoktur.Därför får man inte göra rundvandringar i detta kapell.
Kabaklı Mahallesinin isminin de buradan geldiği rivayet edilmektedir.Det är härifrån namnet kabelmodem kommer.
Pub'ın adına dair ilk kayıt 1684 yılına aittir ve Derby Kontu'nun armasından alındığı rivayet edilir.Namnet är belagt sedan 1684 och tros syfta på earlen av Derbys vapensköld.
Buradaki ormanların içinden bile geçilemeyecek kadar sık olduğu rivayet edilir.I trakten runt Jānu Pass finns ovanligt många namngivna skogar.
142 hadis rivayet etti.214 Angermünde Påbörjad ?.
Çok güzel olduğu rivayet edilirdi.Det ansågs vara mycket vackert.
Bundan dolayı köye Hacıismail Köyü dendiği rivayet edilmektedir.Саме через це назвала цариця село Сварицевичі.
Bu konuda 2 rivayet vardır.На річці є 2 ставки.
Bu ismi almasının sebebinin, yaban güvercinlerinin göç yolu üzerinde bulunması olduğu rivayet edilir.Їх назва походить від появи свині на лицьовій стороні.
Köy yaşlılarının rivayetlerine göre köyün kurulması yaklaşık üç yüz yılı aşmıştır.За переказами старожилів село виникло понад 300 років тому.
O nedenle köye "Kesenler Köyü" denildiği rivayet edilmektedir.Таким чином утворюється своєрідний “тупик” – як його називають жителі села.
Kazak cüzlerin nasıl oluştuğu hakkında birçok rivayet vardır.Існує кілька гіпотез стосовно того, як була виготовлена ваза.
Rivayetlere göre insanlarımız yerleşmeye başladıkları zamanlarda topraklarımız çok verimli ve bereketliymiş.Часом я думаю, що моменти їх приходу є для нас надзвичайно милостиви.
Köylülerin rivayetine göre, bu şahıs bir papaz olmalıdır.Головним правителем серед жителів міста вважався первосвященик — Сонце.
Bu devirde kent nüfusunun 100.000'i aştığı rivayet edilmektedir.План вимагав знайти рішення для розселення 100,000 населення.
Adaya Bizans İmparatorluğu döneminde din adamları ve imparatorların sürgüne gönderildiği rivayet edilmektedir.Подейкують, що духовенство та імператори були заслані на острів за часів Візантійської імперії.
Rivayete göre İbrahim peygamber bu taşı Kabe'nin köşesine yerleştirmiştir.Při stavění Velké Mešity stál na tomto místě sám Prorok Abraham.
Bir rivayete göre de iksir, Allah'ın emriyle Cebrail tarafından yok edilmiştir.Jelikož se však David kál, Bůh trest zmírnil.
Bir rivayete göre van Gogh yaşamı boyunca yalnızca bir resmini satabilmiştir.V rámci této výstavy prodal van Gogh jediný obraz za svého života.
Rivayet odur ki; eski adı Pürnerler'dir.Jeho obyvatelé se nazývají Lannemezanais (-aises).
Bir rivayete göre fakir fakat saygın bir aristokrat aileden gelmekteydi.Pocházel z chudé, ale vážené aristokratické rodiny.
Çiçekleri yastığının altına koyan kişinin o gece rüyasında gelecekteki eşini göreceği rivayet edilir.Dívka, která si ulovené jablko dala před spaním pod polštář prý v noci snila o svém budoucím manželovi.
Jumong'la evliliğinin politik amaçlı olduğu rivayet edilir.)Kvůli sňatku s Naourim konvertovala k judaismu.
Bir rivayete göre mahallenin insanları şimdiki mahallenin bir dağı olan Çan dağında yaşıyorlardı.Muž tvrdil, že jeho otec spatřil modrého tygra v horách poblíž nynější Demilitarizované zóny.
Lancelot'a aşık olduğu, bu yüzden Guinevere'den hiç hazzetmediği de rivayet edilir.Lancelot se zamiluje do Ginevry, která ho nejprve odmítá.
Rivayete göre; "Sülbüs" adındaki genç bir delikanlı, "Starı" adındaki güzel bir kıza aşık olur.Podle pověsti měl být Vir mladý a chudý horal, který se zamiloval do krásné dívky jménem Siň.
Bu yüzden rivayet tefsiri daha çok tercih edilen tefsir türü olmuştur.Také díky chytlavému riffu se stala velmi oblíbenou.
Geleneksel rivâyetlere göre Roma ordusunda bir askerdi.Podle křesťanské tradice to byl zámožný důstojník římské armády.
Yapılışı hakkında iki farklı rivayet vardır.Existují dva různé příběhy o tom, co se stalo při jeho výstavbě.
Rivayetlere göre köyün kuruluşu, Çaldıran Muharebesi'nden sonra 1515 yılındadır.Zbytky jeho armády ohrožovaly kolem roku 155 éry Nadace obchod mezi Červenými hvězdami.
Köyün tarihi ili ilgili iki rivayet vardır: 1. rivayete göre köyün ismi eski zamanlarda 'Vuranlar' olmuştur.Existují nejméně dvě teorie na to, jak vesnice v minulosti získala svůj název.
Doğum adının, Olivia / Cecilia Venier-Baffo veya Rachel Marié Nassi olduğuna dair çeşitli rivayetler vardır.Její rodné jméno bylo buď Rachel Olivia de Nasi nebo Cecilia Venier-Baffo.
Bir rivayete göre de iksir, Allah'ın emriyle Cebrail tarafından yok edilmiştir.Dumnezeu alege să-i ierte pe amândoi, astfel că păcatul lor nu este moștenit de urmașii lor.
Zeyd-ü Cüheni'den rivayet ettiler: "Ben gördüğüm bir rüyayı Resulullah'a anlattım.Pe drum, a auzit o voce, din neant care i-a spus: “Ei, Muhammad!
Çomakdağın köklerin Vikinglere uzandığı rivayet edilmektedir..Erau rasa de cai folosită de vikingi.
Halkın rivayetine göre bu cami eskiden kilise imiş tadil ile cami haline getirilmiş.Potrivit tradiției populare, biserica servea în trecut drept pulberărie.
Rivayetlere göre bu kale içinde kapalı bir çarşı olduğu söylenmektedir.În acest deal, se spune, e ascunsă o comoară.
Bir başka rivayete göre, balık O’nu önce Eyle’ye sonra Dicle’ye götürmüş, sonra da Ninova’ya atmıştır.El spune că a găsit-o într-un lac în timp ce pescuia, și apoi a vândut-o lui Cedergren.
Erzurum Horasana da iki koldan gelindiği rivayet edilmektedir.Prin gesturi, el se poate reprezenta prin arătarea degetelor de la ambele mâini.
Giresun isminin kökeni hakkında üç rivayet vardır.Cel puțin trei ipoteze circulă în privința originii numelui.
Beldede ayrıca kiliseden çevrildiği rivayet edilen tarihi bir cami bulunmaktadır.Pe sub ea se văd urmele unui brâu median, ce înconjura odată vechea biserică.
Mahallenin isminin civar köylerin o bölgeye verdikleri isimden kaynaklandığı rivayet edilir.Trecutul localității este strâns legat de cel al cetății care i-a dat numele.
Kimi rivayete göre Korkut birkaç kişiyi öldürmüştür.Néhányan reménykednek, hogy Gróp összetaposott néhány Halálfalót.
Geleneksel rivâyetlere göre Roma ordusunda bir askerdi.A legendák szerint római katona volt.
Bir rivayete göre van Gogh yaşamı boyunca yalnızca bir resmini satabilmiştir.Vincent van Gogh az ő életében mindössze két festményt értékesített.
Henry Kissinger'ın da oynadığı rivayet edilir.Henry Kissinger is ott született.
Bir rivayete göre de, eski zamanlarda köye yerleşmek için iki yabancı gelmiş.A legenda szerint egyszer két messze idegenből érkezett vendég köszönt be hozzá váratlanul.
Ankara Savaşı sonrasında kurulduğu rivayet edilmektedir.A Gyűrűháború után lerombolták.
Jumong'la evliliğinin politik amaçlı olduğu rivayet edilir.)O Jundzsuval a házasságot tervezik.
Ayrıca rivayet geçmiş zaman, duyulan geçmiş zaman ve miş'li geçmiş zaman olarak da bilinir.Közben ráismernek a hétköznapi világra és saját magukra is, amikről már régen megfeledkeztek.
Rivayete göre orada yaşayan bir çoban, hayvanların bu bölgeye girmekten kaçındığını söyledi.A babona szerint az ilyen kémény megakadályozta, hogy a boszorkányok bejussanak a házba.
Başka kaynaklarda başka isimler rivâyet edilir.Más források, viszont egyéb számokat adnak.
Köy takriben 150 yıl önce Malatya civarından geldigi rivayet edilen Mehmet Palancı tarafından kurulmuştur.A szíriai Apameából származott, 150 körül élt.
Rivayete göre mutlu bir hayatı varmış.Lily szerint így is csodálatos életük van.