Rezil etme beni millete ya!Γιατί κάνεις τέτοια πράγματα;
Rezil etme beni millete ya!Не ме засрамвай пред всички.
Rezil kız!Ordure.
Rezil kız.Ordure.
Rezil kız!Szemét lány.
Rezil kız.Szemét lány.
Rezil kız!Σκύλα!
Rezil kız!فتاة سيئة
Rezil kız.فتاة فاسدة
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!(108:29) Да облекутся противники мои бесчестьем и, как одеждою, покроются стыдом своим.
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Biarlah orang-orang yang menuduh aku diliputi kehinaan, dan rasa malu menyelubungi mereka seperti jubah
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Buďtež oblečeni protivníci moji v zahanbení, a nechť se odějí jako pláštěm hanbou svou.
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!나의 대적으로 욕을 옷입듯하게 하시며 자기 수치를 겉옷 같이 입게 하소서
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!lad mine Fjender klædes i Skændsel, iføres Skam som en Kappe!
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Meine Widersacher müssen mit Schmach angezogen werden und mit ihrer Schande bekleidet werden wie ein Rock.
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Mina motståndare varde klädda i blygd och höljda i skam såsom i en mantel.
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Mine motstandere skal klæ sig i vanære og svøpe sig i sin skam som i en kappe.
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Moji odporcovia nech oblečú stud a nech sa odejú svojou hanbou jako plášťom!
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Nguyện kẻ cừu địch tôi phải mặc mình bằng sự sỉ nhục, Bao phủ mình bằng sự hổ thẹn nó khác nào bằng cái áo.
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Nguyện kẻ cừu_địch tôi phải mặc mình bằng sự sỉ_nhục , Bao_phủ mình bằng sự hổ_thẹn nó khác_nào bằng cái áo .
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Niech będą przeciwnicy moi w haóbę obleczeni, a niech się przyodzieją, jako płaszczem, zelżywością swoją.
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Olkoon häväistys minun vainoojaini pukuna, ja verhotkoon heitä heidän häpeänsä niinkuin viitta.
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Öltözzenek az én vádlóim gyalázatba, és burkolózzanak szégyenökbe, mint egy köpenybe!
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Protivnicii mei să se îmbrace cu ocara, să se acopere cu ruşinea lor cum se acopăr cu o manta!
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Que mes adversaires revêtent l`ignominie, Qu`ils se couvrent de leur honte comme d`un manteau!
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Sean vestidos de ignominia los que me calumnian, y vístanse con su vergüenza como de manto
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Sia coperto di infamia chi mi accusa e sia avvolto di vergogna come d'un mantello
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Vistam-se de ignomínia os meus acusadores, e cubram-se da sua própria vergonha como dum manto!
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Zet U mijn tegenstanders voor spot en laat hun schande hen omhullen.
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Z nečastjo se morajo odeti protivniki moji in ogrniti se kakor s plaščem s sramoto svojo.
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Ας ενδυθωσιν εντροπην οι αντιδικοι μου και ας φορεσωσιν ως επενδυμα την αισχυνην αυτων.
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!Нека се облекат противниците ми с позор, И нека се покрият със срама си като с дреха.
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!ילבשו שוטני כלמה ויעטו כמעיל בשתם׃
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!ليلبس خصمائي خجلا وليتعطفوا بخزيهم كالرداء.
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!願 我 的 對 頭 、 披 戴 羞 辱 . 願 他 們 以 自 己 的 羞 愧 為 外 袍 遮 身
Rezilliğe bürünsün beni suçlayanlar, Kaftan giyer gibi utançlarıyla örtünsünler!願 我 的 對頭 、 披 戴 羞辱 . 願 他 們以 自己 的 羞愧 為 外袍 遮身
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtim(43:16) Всякий день посрамление мое предо мною, и стыд покрывает лице мое
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtim(44:16) Ma honte est toujours devant moi, Et la confusion couvre mon visage,
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimA minha ignomínia está sempre diante de mim, e a vergonha do meu rosto me cobre,
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimCada día mi confusión está delante de mí, y mi cara se cubre de vergüenza
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimCả ngày sự sỉ nhục ở trước mặt tôi, Sự hổ ngươi bao phủ mặt tôi,
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimCả ngày sự sỉ_nhục ở trước mặt tôi , Sự hổ_ngươi bao_phủ mặt tôi ,
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimCi hai resi la favola dei popoli, su di noi le nazioni scuotono il capo
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimDu gjør oss til et ordsprog iblandt hedningene; de ryster på hodet av oss iblandt folkene.
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimDu gör oss till ett ordspråk bland hedningarna, du låter folken skaka huvudet åt oss.
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtim나의 능욕이 종일 내 앞에 있으며 수치가 내 얼굴을 덮었으니
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimMin Skændsel er mig altid i Tanke, og Skam bedækker mit Åsyn
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimOcara mea este totdeauna înaintea mea, şi ruşinea îmi acopere faţa,
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimPéldabeszédül vetettél oda a pogányoknak, fejcsóválásra a népeknek.
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimSepanjang hari aku dicela, menanggung malu dan kehilangan muka
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimSinä saatat meidät sananparreksi pakanoille, pään pudistukseksi kansoille.
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimTäglich ist meine Schmach vor mir, und mein Antlitz ist voller Scham,
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimUčinil si nás porekadlom medzi pohanmi a spôsobil si to, aby medzi národami krútili hlavou nad nami.
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimUvedl jsi nás v přísloví mezi národy, a mezi lidmi, aby nad námi hlavou zmítáno bylo.
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimVes dan mi je nečast moja pred očmi in obličja mojega sramota me pokriva.
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimWij zijn spreekwoordelijk geworden voor andere volken; zij kijken hoofdschuddend naar ons.
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimWystawiłeś nas na przypowieść między poganami, tak, że nad nami narody głową kiwają.
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimΟλην την ημεραν η εντροπη μου ειναι ενωπιον μου, και η αισχυνη του προσωπου μου με εκαλυψε
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimВсеки ден позорът ми е пред мене, И срамът на лицето ми ме покрива,
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimכל היום כלמתי נגדי ובשת פני כסתני׃