Bir rezervasyonum var, benim adım Kaori Yoshikawa. İşte benim onay kartım.I have a reservation, my name is Kaori Yoshikawa. Here's my confirmation card.
Bir otel odası rezerve etmek istiyorum.I'd like to reserve a hotel room.
Otel rezervasyonumunu 5 Mayıs'ta onaylamak isterim.I'd like to confirm my hotel reservation on May 5th.
Rezervasyon zaten yapıldı.The reservation is already made.
Tom Hilton otelinde üç günlük bir rezervasyon yaptı.Tom made a reservation for three days at the Hilton Hotel.
Tom otel rezervasyonunu iptal etti.Tom canceled his hotel reservation.
Tom'un bu otelde rezervasyonu var.Tom has a reservation at this hotel.
Online alışveriş ve rezervasyonun büyümesi tüketiciler için hayatı oldukça iyileştirdi.The growth of online shopping and booking has greatly improved life for the consumers.
Tom'un bir rezervasyonu var.Tom has a reservation.
Sizin için rezervasyonunuzu yeniden onaylayacağız.We'll reconfirm your reservation for you.
Sanırım konaklama ve uçuş rezervasyonu yapmadan önce karar versem iyi olur.I guess I had better decide before I book the accommodation and flights.
Rezervasyonda bizim rezervasyonumuz hakkında hiç rezervasyonunuz var mı?Do you have any reservations about our reservation on the reservation?
Altı-otuz için bir rezervasyonumuz var.We have a reservation for six-thirty.
Avustralya'ya seyahatim resmi olarak rezerve edildi.My trip to Australia is officially booked.
Bir Amerikan kızılderili rezervini ziyaret etmek istiyorum.I want to visit a Native American reservation.
Rezervasyon yaptırmaya çalışmamız gerektiğini düşünüyorum.I think we should try to get a reservation.
Önümüzdeki pazartesi günü için rezervasyon yaptırmak istiyorum.I'd like to make a reservation for next Monday.
Rezervasyonumu iptal ettirmek istiyorum.I'd like to cancel my reservation.
Rezervasyonunu iptal et.Cancel your reservations.
Rezervasyonlar yaptırdım.I made reservations.
Tom için uçak rezervasyonu yaptırmak zorunda kaldım.I had to book a flight for Tom.
Bizim favori restoranda bir rezervasyon yaptırdım.I made a reservation at our favorite restaurant.
Bir rezervasyon yapacağım.I'll make a reservation.
Bir rezervasyonumuz var.We have a reservation.
Rezervasyonlarınıza rağmen, yapmaya karar verdiğimizi yapacağız.Despite your reservations, we will do what we decided to do.
Tom OpenTable vasıtasıyla restoranda bir rezervasyon yaptırdı.Tom booked a reservation at the restaurant through OpenTable.
Rezervasyon olmadan bu restoranda yemek yemek imkansız.It's impossible to dine at this restaurant without reservations.
Mary erkek arkadaşının doğum günü için iyi bir restoranda bir rezervasyon yaptırdı.Mary made a reservation at a good restaurant for her boyfriend's birthday.
Otel Tom'un rezervasyonunu iptal etti.The hotel cancelled Tom's reservation.
Mary sevgililer günü için bir Japon restoranında bir rezervasyon yaptırdı.Mary made a reservation at a Japanese restaurant for Valentine's day.
Bizim için rezervasyonum var.I've got reservations for us.
Öğle yemeği için rezervasyonum var.I've got reservations for lunch.
Akşam yemeği için rezervasyonum var.I've got reservations for dinner.
Az sonra Berlin'e uçuş rezervasyonumu yaptırmayı planlıyorum.I am planning to book my flights to Berlin soon after.
Ben hâlâ Almanya'ya uçuş rezervasyonumu yaptırmadım.I've still not booked my flights to Germany.
Ben öğle yemeği rezervasyonları yaptım.I've made lunch reservations.
Bizim bir rezervasyonumuz yok.We don't have a reservation.
Rezervasyonumuzu iptal edebilip edemeyeceğimize bakalım.Let's see if we can cancel our reservation.
Öğle yemeği rezervasyonum var.I have a lunch reservation.
Uçak fazla rezervasyon almış.The plane is overbooked.
Bir rezervasyona ihtiyacım var mı?Do I need a reservation?
Tom yaşadığı yerin yanındaki bir otelde benim için bir oda rezervasyon yaptırdı.Tom booked a room for me at a hotel near where he lived.
Şirketin nakit rezervinden ödünç para aldım.I borrowed money from the company's cash reserve.
Bir rezervasyon yapabilirim.I can make a reservation.
Rezervasyonumuzu iptal ettirmemi ister misin?Would you like me to cancel our reservation?
Sanırım gideceğim ve rezervasyonumuzu iptal ettireceğim.I think I'll go ahead and cancel our reservation.
Onlar için uçak bileti rezervasyonu yapmak zorundaydım.I had to book a flight for them.
Onun için uçak bileti rezervasyonu yapmak zorundaydım.I had to book a flight for him.
Onun için bir uçak bileti rezervasyonu yaptırmak zorundaydım.I had to book a flight for her.
Tom rezervasyonları iptal etmeye karar verdi.Tom decided to cancel the reservations.
Tom sevgililer günü için süslü bir restoranda bir rezervasyon yaptırdı.Tom made a reservation at a fancy restaurant for Valentine's day.
Biz bir rezervasyon yaptık mı?Did we make a reservation?
Şimdi saat üç buçuk, ama biz saat sekizde restoranda rezervasyon yaptırdık.Now it is half past three, but we booked a place at the restaurant at 8 o'clock
Bir rezervasyonun yok muydu?Didn't you have a reservation?
Biletler 30 dolardır ve rezervasyon önerilir.Tickets are $30, and reservations are recommended.
Rezervasyon gereklidir.Reservations are requested.
Rezervasyonlar gerekli değil.Reservations are not required.
Rezervasyon isteniyor.Reservations are required.
Rezervasyonlar önerilmektedir.Reservations are suggested.
Rezervasyonlar gereklidir.Reservations are essential.