Ana içeriğe geç
Sözlük

restoran ile cümle

restoran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Burada Sunset Bulvarı isimli restoranta çalışırken keşfedilmiştir.Hon blev "upptäckt" när hon serverade på en restaurang på Sunset Boulevard.
26 ve 27 Nisan'da Toronto'daki Hy's Steakhouse restoranında çekimler yapıldı.Den 26 och 27 april var inspelningarna förlaggda till Hy's Steakhouse.
Stiftskeller St. Peter Salzburg'da bir restoran.Stiftskeller St. Peter är en restaurang i Sankt Petersklostret i Salzburg, Österrike.
Dünyadaki McDonald's restoranlarında çalışanların sayısı ise 1,8 milyonu geçiyor.1,8 miljoner människor arbetar för McDonald's världen över.
2008-2012 arası restoran sahibi eşi ile Londra'da yaşadı.Mellan 2012 och 2014 bodde hon med familjen i London.
1998-2003 yıllar arası eğitim alırken, arada taksi şoförü ve restoranta çalıştı.Har tidigare arbetat som taxiförare och restaurangbiträde 1998–2003.
Halihazırda "Kiin Kiin" Michelin yıldızı sahibi tek restorandır.Det finns ett flertal restauranger med "stjärnor" i Guide Michelin.
Bisikletlerini bırakıp bir fast-food restoranında yemek yediler.De gick på konditorier och företog cykelturer tillsammans.
Şu anda bir mağaza ve restoran olarak kullanımdadır.Det är numera hotell och restaurang.
En nihayetinde birbirleri ile buluşan ikili, bir restoranda yemek yerler.Efteråt möter vi de två på en restaurang.
Koleksiyon, eskiden restoran olarak kullanılan küçük bir binaya yerleştirildi.Den ersatte en tidigare, mindre byggnad på samma plats.
Pizza Hut şu anda toplam 25 restoranıyla müşterilerine hizmet vermektedir.Skärgårdshamnen har för närvarande ca 25 gästplatser.
Bunun dışında İsviçre'de bir restoran işletmektedir.Im Büel är en ort i Schweiz.
Daha sonra kız, başka bir adamla restorana gider.Efteråt är han på en restaurang med sina vänner.
O dev restoran zinciri, bir bardak suyu vermemiş.Alla gasoljelampor saknade glas.
Restoran olabildiğince pistir ve bu bir bölümde gösterilmiştir.Stolen förpackas än idag på detta sätt, så platt som möjligt för en svängd fåtölj.
Restoran çok temizdi.Restaurangen var väldigt ren.
Bir restoranda yiyorum.Jag äter på en restaurang.
Zamanım olduğunda, restorana giderim.När jag har tid, går jag på restaurang.
Donduşeni'de bir hastane, bir otel, bir karakol, birkaç kahvehane ve restoran vardır.В Дондюшанах є лікарня, готель, відділення поліції, кілька кафе і ресторанів.
Restoran bu tarafta"."Ресторан на краю Всесвіту".
Bazı restoranlar yiyeceği banmak için sos da verirler.Деякі ресторани пропонують соуси.
Annesi Rod's Hickory Pit isimli yerel bir restoranta garsondu.Його мати Оллі працювала в Rod's Hickory Pit.
Ronald McDonald, McDonald's fast-food restoran zincirinin maskotu olarak kullanılan palyaço karakteridir.Рональд Макдональд (англ. Ronald McDonald) — клоун, який є маскотом компанії McDonald's.
Yengeç Restoran'ın sahibidir.Син власника їдальні.
Japonya’da pek çok restoran “kobe eti” kullanır.У Японії багато ресторанів готують тепан-які з яловичини кобе-гю.
1975'ten beri binada bir restoran hizmet vermektedir.У 1975 році на площі було побудовано нову будівлю автостанції.
Uluslararası burger zincirleri ve Çin restoranları ülkenin birçok yerine yayılmıştır.Їх поступово витіснили китайські крамнички і ресторани.
Dua salonunun altında, giriş katında bir restoran bulunmaktadır.У пивниці, під молитовним залом, знаходиться ресторан.
İlk amacımız restoranımızın gereksinimlerini yerine getirmektir.Обов'язково потрібно задовольняти перші потреби відвідувачів.
2008-2012 arası restoran sahibi eşi ile Londra'da yaşadı.У 2012—2014 роках родина жила в Лондоні.
Şu anda bir mağaza ve restoran olarak kullanımdadır.Вона згодом стала власником магазинів та ресторану.
Bünyesinde, Taco Bell, KFC, Pizza Hut, ve WingStreet gibi uluslararası restoranları bulunmaktadır.Yum! належить 3 світових бренди — Taco Bell, KFC, Pizza Hut.
Restoran İşletmeciliği yapmıştır.Займається ресторанним бізнесом.
Restoranın sahibi Plankton'dur ve bilgisayar karısı Karen'le birlikte orada yaşar.У Планктона є дружина-комп'ютер Карен, яка завжди свариться із чоловіком.
Bir suşi restoranına girmesi ile telefonu çalar.Увечері в квартирі «Лівші» лунає телефонний дзвінок.
Bunun yanı sıra, çok sayıda pansiyon ve restoran da tatilcilere hizmet vermektedir.Крім того, є велика кількість ресторанів і розважальних закладів.
Pekin'de bir dizi restoran Pekin Ördeğinin yapımı konusunda uzmandır.Звідси відкривається чудове видовище на Пекін.
Babamın bir restoranı var.Мій батько має ресторан.
Restoranda Tom'u gördüm.Я бачив Тома в ресторані.
Tom öğle yemeğini sık sık bu restoranda yer.Том досить часто обідає в тому ресторані.
Onlar bir restoranda yedi.Вони поїли в ресторані.
David ve kör kadın şehre kaçarlar, bir restorana giderler.David spolu s oslepenou ženou utíkají do města a stavují se v restauraci.
Lecter, arka plandaki sesten Kolnas'ın restoranındaki kuşların sesini fark eder.Ten však uslyší v pozadí ptáky z Kolnasovy restaurace.
Restoran bu tarafta".Vedla tudy Jantarová stezka.
Restoranın sahibi Plankton'dur ve bilgisayar karısı Karen'le birlikte orada yaşar.Plankton má neúspěšnou restauraci Kamarádský Kyblík, kde žije se svou počítačovou ženou Karen.
Eskiden bu ev bir restorandır.Jednou z těchto budov je restaurace.
Günümüzde kalenin içinde bir restoran bulunmaktadır.Dnes se zde nachází Restaurace Na zámku.
Dunkin' Donuts uluslararası özellikle donut ve kahve satan fast food restoranı.Dunkin' Donuts je mezinárodní řetězec rychlého občerstvení, zaměřující se především prodej koblih a kávy.
En eski restoran 1793 yılında kurulan "La Mère Catherine" restoranıdır. ^ KonditoreiNachází se zde i restaurace À la Mère Catherine, která byla založena v roce 1793.
Yemek yemek için bir restorana girer ve Denise isimli biriyle tanışıp ona kur yapar.Jde zpět do kavárny, kde potká spolužačku Denetru, se kterou se spřátelí.
Bu restoranı satın alıp garson olur.Nechá se zaměstnat jako servírka.
O arada Barselona'da bir restoran açtı.O rok později otevřel salóny v Barceloně a Madridu.
Kulenin içinde manzaranın görülebileceği bir restoran vardır.V budově je restaurace s vyhlídkou.
Saat ne olursa olsun, restoran geniş ve boş görünmektedir.Řeč díla je charakterizována jako obšírná a málo plynulá.
Sinema, birçok restorant ve mağaza içerir.Oblast zahrnuje mnoho restaurací a obchodů.
Nadir restoranlarda da karşılaşılabilir.Malé kropenky se někdy nacházejí také v soukromých domech.
Bu yangını gören Joel, hemen restorana girer ve Ellie'nin kendini korumak amacıyla David'i öldürdüğünü görür.Dostanete do restaurace, ve které se David snaží zabít Ellie.
30 dakikada bir tam tur atan restoran ziyaretçi alanından birkaç metre yüksektedir.Restaurace, která se otočí jednou za 20 minut, se nachází několik metrů nad pozorovatelnou.
Bobby ve diğer giantsların takıldığı restorana gelir, tesadüfen olayları dinler.Bobby a Brenda jsou dále od skupiny, když jde Bobby na toaletu, ze které pak vidí, jak ho někdo sleduje.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod