Ana içeriğe geç
Sözlük

restoran ile cümle

restoran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Arabasıyla otoyolda seyahat eden bir tefeci, yol kenarındaki küçük bir restoranda durur.Muž přijíždí do malé restaurace u dálnice.
Bu ziyaretçilere ikram Hediyelik eşya mağazaları ve restoranlar dahil olmak üzere pek çok tesis bulunur.Na vrchu se nachází několik zařízení pro návštěvníky, včetně restaurace a dárkových prodejen.
Binaların alt katlarında butik mağazaları ve restoranlar bulunmaktadır.V nižších patrech jsou maloobchodní prostory a restaurace.
Burada çok sayıda otel, restoran ve bar bulunuyor.Nachází se zde různé kluby, bary a restaurace.
Restoranın çalışanı ise Elvis Presley oldu.Vypravěčem byl Viktor Preiss.
Şarkıcının ailesi 2012'de New York'ta Joanne's Trattoria adlı bir restoran açtı.Părinții cântăreței au deschis un restaurant cu numele ”Joanne's Trattoria” în New York în anul 2012.
Bu zaman zarfında Chiarini The Ohio Brewery ve Alberini’s gibi restoranlarda çalışmıştır.În această perioadă a lucrat în restaurante precum „The Ohio Brewery” și „Alberini’s”.
Restoran bu tarafta".Parcul se află la ca.
Pekin'de bir dizi restoran Pekin Ördeğinin yapımı konusunda uzmandır.Un număr de restaurante din Beijing se specializează în rața Pekin.
Oradaki yaşamı yeniden aşçılık öğrenimi ve restoranlarda yaptığı pratiklerle geçmiştir.Aici și-a petrecut viața între experiența practică din restaurante și studiile culinare.
Bütün dünyada bulunan mağaza, otel ve restoranların mimarisine verilen bir ödüldür.Se prezintă ca premiul mondial de arhitectură al magazinelor, hotelurilor și restaurantelor.
Bünyesinde evler, bir kütüphane, üç restoran ve bir konservatuvar vardır.Aici se află, de asemenea, o bibliotecă, trei restaurante și un conservator.
Bazı restoranlar yiyeceği banmak için sos da verirler.Unele restaurante oferă și sosuri în care să se scufunde bucăți de mâncare.
Diyaloglardan sonra Gaga ve Beyoncé, çölün ortasındaki restorana gidiyorlar.După un schimb de dialoguri, Gaga și Beyoncé călătoresc prin deșert pentru a se opri la un restaurant.
Big Mac, uluslararası fast food restoranı McDonald's'ın ünlü hamburgeri.Big Mac este o variantă Cheeseburger dublă, a lanțului de fast food McDonald's.
Bunun dışında İsviçre'de bir restoran işletmektedir.Acest articol se referă la o companie din Elveția.
Japonya’da pek çok restoran “kobe eti” kullanır.În Japonia, multe restaurant teppanyaki oferă și vită Kobe.
En çok sevdiği restoran Meksika tarzı olan "Bueno Nacho" tür.Bueno Nacho, un fastfood mexican, este restaurantul lui favorit.
Bir Türk ile evli ve bir restoranın da ortağıdır. ^ Gizli kahraman Türkiye Gazetesi (13/04/09)El are și origini italiene (bunicul său din partea tatălui fiind italian). ^ 9/4/09)
Günümüzde kalenin içinde bir restoran bulunmaktadır.Astăzi, în castel funcționează un sanatoriu.
Restoranlar ve kafeteryalar.Éttermeket és kávézókat.
Şarkıcının ailesi 2012'de New York'ta Joanne's Trattoria adlı bir restoran açtı.2012-ben az énekesnő szülei New Yorkban Joanne’s Trattoria néven egy éttermet is nyitottak.
Pekin'de bir dizi restoran Pekin Ördeğinin yapımı konusunda uzmandır.Számos pekingi étterem specializálódott a pekingi kacsa készítésére.
2008-2012 arası restoran sahibi eşi ile Londra'da yaşadı.2011-2012 között feleségével Londonban élt.
Big Mac, uluslararası fast food restoranı McDonald's'ın ünlü hamburgeri.A Big Mac az amerikai McDonald's Corporation védjegye bizonyos hamburgereire.
Klip Britney'nin garson kıyafetleriyle bir restoranda başlıyor.Kezdetén Britney pincérnőnek öltözve indul el egy öltözőbe társaival.
Daha sonra kız, başka bir adamla restorana gider.Alice egy másik férfival hagyja el az éttermet, aki festő.
Eskiden bu ev bir restorandır.Egykoron ebben az épületben volt a kórház.
Bir restoranda yemek yemeye giderler.Elmennek a boltba kaját venni.
Kulenin içinde manzaranın görülebileceği bir restoran vardır.A festményen egy belvárosi utcasarkon álló éttermet láthatunk.
Restoran bu tarafta".Ezen az oldalon a STOP!
1975'ten beri binada bir restoran hizmet vermektedir.1953 óta szálloda működik az épületben.
Bunun yanı sıra, çok sayıda pansiyon ve restoran da tatilcilere hizmet vermektedir.Ezen kívül három étteremmel is rendelkező panzió és egy pizzéria szolgálja a turisták igényeit.
Dizi boyunca birçok restoranda şeflik yapar.A séta során több étteremben kávézóban lehet megpihenni.
Aynı yıl Oklahoma City'de Bricktown semtinde KD adlı güney mutfağını bulunduran bir restoran açtı.Egy időben egy East Kilbride-i kínai étteremben volt szakács.
Zemin katta bir espresso ve bistro ve birinci katta bir restoran vardı.Jelenleg a Raiffeisen Bank egyik VII. kerületi fiókja működik a földszinten a régi kávéház helyén.[6]
9 Ekim 1988'de Kis-kukta restoranında 21 kişiyle MDF'nin Veszprém teşkilatı kuruldu.1988. október 9-én a Kis-kukta étteremben megalakul a veszprémi MDF szervezete 21 fővel.
23 Kasım 1988'de Kis-kukta restoranında, 78 kişiyle MDF üye toplama toplantısı gerçekleşti.1988. november 23-án a Kis-kukta étteremben a veszprémi MDF tagtoborzó ülése 78 fővel.
Şu anda bir mağaza ve restoran olarak kullanımdadır.Sitä käytetään nykyisin hotellina ja ravintolana.
Annesi Rod's Hickory Pit isimli yerel bir restoranta garsondu.Billien äiti työskenteli ravintolassa nimeltä Rod’s Hickory Pit, jossa Sweet Children (nyk.
Restoranlar ve kafeteryalar.Kahviloita ja kauppoja.
Binada üç adet konser salonu olup ek olarak restoran, alışveriş merkezleri ve barlar bulunmaktadır.Rakennuksessa on kolme eri konserttisalia ja lisäksi ravintoloita, kauppoja ja baareja.
İsveç'te restoran ve barlada ise 18 yaşından itibaren alkollü içecek satın alınabilir.Ravintolassa tai anniskelualueella kaikkien alkoholijuomien ikäraja on 18 vuotta.
Ancak tavsiye edilen restoranların çoğunun yıldızları yoktur.Tällöin suuri osa eri suunnista ovat sellaisia, että niissä ei ole tähtiä.
Albümün kapağında ise Waits'in bir restorandaki fotoğrafı vardır.Tyhjässä talossa Schmidtiä odottaa kasa postia.
Big Mac, uluslararası fast food restoranı McDonald's'ın ünlü hamburgeri.Big Mac (lausutaan IPAn mukaan ) on McDonald’s-pikaruokalayhtiön hampurilainen.
Bu restoranlarda vegan tabir edilebilecek yiyecekler satılır.Nykyisin seuran tapahtumissa myydään ainoastaan vegaanista ruokaa.
McChicken, McDonald's restoranlarında satılan tavuklu sandviç.Chicken McNuggets on pikaruokaketju McDonald’sin kananugetti- eli kanapala-ateria.
İçeri girer girmez restoran patlamalarla yanmaya başlar.Koneen laskeuduttua matkustamo räjähtää liekkeihin.
Ronald McDonald, McDonald's fast-food restoran zincirinin maskotu olarak kullanılan palyaço karakteridir.Ketjun maskotti on Ronald McDonald -klovni.
1971'de Münih'te ilk Alman McDonald's restoranını açtı.Portugalin ensimmäinen McDonald’s-ketjun ravintola avattiin 1991.
O arada Barselona'da bir restoran açtı.Lisäksi hän omistaa Tukholmassa ravintolan.
Restoran bu tarafta".'Se vaani tien vieressä'.
Bu restoranı satın alıp garson olur.Hän hankkii itselleen tarjoilijan töitä.
Gianna önceleri bir restoranda hamburger sipariş elemanı olarak çalıştı.Aluksi Johansson joutui työskentelemään ravintolamuusikkona.
Ayrıca çok sayıda balık restoranı mevcuttur .Rumeli Hisarı’nda .Myllylä on käynyt myös Rovaniemellä Rovala-opiston sarjakuvalinjan.
Otelde 684 oda, iki restoran ve 24 saat açık bir kahvehane bulunmaktadır.Hotellissa on yhteensä 260 huonetta, neljä ravintolaa sekä kahdeksan kokoustilaa.
15 Mayıs - ABD'nin Kaliforniya eyaletinde ilk McDonald's restoranı hizmete girdi.15. toukokuuta – Ensimmäinen McDonald’s avattiin San Bernardinossa Kaliforniassa.
Nisan 2002'de Lopez kendi restoranı Madrè's'i açtı.12. huhtikuuta 2002 Lopez avasi kuubalaisen ravintolan, Madre's, Pasadenaan.
Burada ayrıca, çok sayıda sushi hazırlama konusunda uzmanlaşmış restoranlar bulunmaktadır.Indolin valmistukseen on kehitetty myös monia synteettisiä menetelmiä.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod