Ana içeriğe geç
Sözlük

resmen ile cümle

resmen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.Afrika laat ons idee van rechtvaardigheid voor gek staan.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.Katsokaas, Afrikka saattaa meidän oikeuskäsityksemme naurunalaiseksi.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.아시다시피, 아프리카는 우리들의 정의에 대한 관념을 웃음거리로 만들어버립니다.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.L'Africa si prende gioco della nostra idea di giustizia.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.L'Afrique ridiculise notre idée de justice.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.Sehen Sie, Afrika macht unsere Idee von Gerechtigkeit lächerlich.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.Vedeți voi, Africa râde de idea noastră despre dreptate.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.Zrozumcie, Afryka kpi z naszego pojmowania sprawiedliwości.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.Βλέπετε, η Αφρική εξευτελίζει την έννοια δικαιοσύνης που έχουμε.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.Африка кара идеята ни за справедливост да изглежда смехотворна.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.Понимаете, Африка низвергает наше понятие справедливости.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.אפריקה עושה צחוק מעקרון הצדק שלנו.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.أترون، أفريقيا تسخر من فكرتنا عن العدالة.
Afrika, bizim adalet algımızla resmen dalga geçiyor.平等という考えが茶番に成り下がる
Amerika'da resmen tanınmayan yeterliliği kabul edilmeyen bir tür iletişim dalına ait.통신과정의 박사학위를 땄습니다
Amerika'da resmen tanınmayan yeterliliği kabul edilmeyen bir tür iletişim dalına ait.Ph.D. program někde v Americe.
Amerika'da resmen tanınmayan yeterliliği kabul edilmeyen bir tür iletişim dalına ait.שעשתה במכללה ללא הכרה פורמלית בארה"ב.
Amerika'da resmen tanınmayan yeterliliği kabul edilmeyen bir tür iletişim dalına ait.من أى ولاية في أمريكا.
Amerika'da resmen tanınmayan yeterliliği kabul edilmeyen bir tür iletişim dalına ait.アメリカ栄養コンサルタント協会の公認—
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Eliberăm cantități enorme de CO2 în atmosferă, provenite din combustibilii fosili sau producerea de ciment.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Estamos a expelir imenso CO2 para a atmosfera, dos combustíveis fósseis, da produção de cimento.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Jelenleg nagy mennyiségű CO2-t engedünk a légkörbe, a tüzelőanyagok elégetése és a cement- gyártás során.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Kau tahu, kita melepaskan banyak CO2 ke atmosfer dari bahan bakar fosil, dari produksi semen.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.우리는 상당히 많은 양의 이산화탄소를 화석 연료나 시멘트 생산에 의해서 대기 중으로 배출하고 있습니다.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Pompujemy sporo CO2 w atmosferę, z paliw kopalnych, z produkcji cementu.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Stiamo pompando enormi quantità di CO2 nell'atmosfera, dai carburanti fossili alla produzione di cemento.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Weet je, we pompen veel CO2 in de atmosfeer, van fossiele brandstoffen, van cementproductie.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Ξέρετε, εκπέμπουμε πολύ CO2 στην ατμόσφαιρα από ορυκτά καύσιμα, από την παραγωγή τσιμέντου.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Знаете, бълваме огромни количества от CO2 в атмосферата, от изкопаеми горива, от производството на цимент.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.אתם יודעים, אנחנו מזרימים המון פחמן דו-חמצני לתוך האטמוספירה - מדלקים מאובנים, מייצור של בטון.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.تعلمون، نحن نضخ الكثير من ثاني أكسيد الكربون في الغلاف الجوي، من الوقود الأحفوري، من إنتاج الأسمنت.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.私たちは大気に大量の CO2を排出しています 化石燃料やコンクリート製品から いま その3分の1は
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.A Beck mi povedal ten príbeh veľmi potichu, no bol som ním úplne ohromený.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Beck kể câu chuyện rất nhẹ nhàng, nhưng đã làm tôi hoàn toàn choáng váng.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Beck me contó esta historia muy calmadamente, pero yo estaba totalmente asombrado.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Beck mi raccontò gli eventi in maniera molto tranquilla, ma io rimasi assolutamente sbalordito.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Beck nagyon nyugodtan mesélte el nekem ezt a történetet de ez engem teljesen megdöbbentett.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Beck opowiedział mi tę historię bardzo spokojnie, ale ja byłem nią kompletnie zadziwiony.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Beck vertelde mij dit verhaal zeer kalm maar ik was erdoor verbluft.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Et Beck m'a raconté cette histoire très calmement, et elle m'a complètement stupéfait.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Iar Beck mi-a spus povestea asta foarte încet, dar eu eram absolut uimit de ea.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.벡은 아주 차분하게 이 이야기를 들려주었습니다. 저는 그의 이야기에 대단히 놀랐습니다.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Und Beck erzählte mir diese Geschichte sehr ruhig, aber ich war absolut perplex davon.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Бек ми разказа тази история много тихо, но бях напълно зашеметен от нея.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Бек рассказал мне эту историю очень тихо, но я был совершенно потрясен ею.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.Бек розповів мені цю історію дуже спокійно, але я був цілковито вражений нею.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.ובאק סיפר לי את הסיפור ממש בשקט, אבל אני הייתי ממש המום ממנו.
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.وقد أخبرني " بيك " هذه القصة بهدوء وقد صُعقت بها تماماً
Beck bu hikayeyi bana sessizce anlattı, ama ben resmen donup kaldım.私は全く圧倒されていました そんなに長時間雪の中に倒れていた人が
Benim alt komşum,Alessandra ona söyledim resmen şok oldu. " Dostum,kızarmış gelato Çin'in değildir. "제 밑집에 사는 이웃인 알레산드라는 제가 사실을 이야기 했을 때 정말 놀라더군요. "야, 튀긴 젤라토는 중국음식 아니야."
Benim alt komşum,Alessandra ona söyledim resmen şok oldu. " Dostum,kızarmış gelato Çin'in değildir. "Mijn onderbuur, Alessandra, was geschokt toen ik tegen haar zei: "Meid, gefrituurde gelato is niet Chinees."
Benim alt komşum,Alessandra ona söyledim resmen şok oldu. " Dostum,kızarmış gelato Çin'in değildir. "Moja sąsiadka Alessandra była w szoku, kiedy jej powiedziałam: "Smażone gelato nie jest z Chin". A ona na to:
Benim alt komşum,Alessandra ona söyledim resmen şok oldu. " Dostum,kızarmış gelato Çin'in değildir. "השכנה שלי בקומה מתחת, אלסנדרה, הייתה המומה לחלוטין כשאמרתי לה, "אחותי, גלידה מטוגנת זה לא סיני."
Benim alt komşum,Alessandra ona söyledim resmen şok oldu. " Dostum,kızarmış gelato Çin'in değildir. "لي جارة في الطابق السفلي ، اليساندرا ، صدمت تماما عندما قلت لها ، "عزيزتي ، الجيلاتي المقلية ليست صينية."
Benim alt komşum,Alessandra ona söyledim resmen şok oldu. " Dostum,kızarmış gelato Çin'in değildir. "私がこう伝えた時、完全にショックを受けていました 「おいおい、フライド・ジェラートは中華料理じゃないってば」 彼女は「え、違うの??
Beyrut resmen kamuya açık sahili olmayan bir sahil kentidir.Beirut è ufficialmente una città costiera priva di una spiaggia pubblica.
Beyrut resmen kamuya açık sahili olmayan bir sahil kentidir.Η Βηρυτός είναι επίσημα μία παραθαλάσσια πόλη χωρίς δημόσια παραλία.
Bildiğiniz şey, eskiden üç dolar ödediğinizdi; 25 resmen rezalet.과거에 3달러를 냈으니 25달러는 지나치다고 생각하는거죠.
Bildiğiniz şey, eskiden üç dolar ödediğinizdi; 25 resmen rezalet.Amit tudtak az, hogy a múltban 3 dollárt fizettek; 25 iszonyúan sok.
Bildiğiniz şey, eskiden üç dolar ödediğinizdi; 25 resmen rezalet.Ceea ce ştiaţi este că în trecut aţi plătit trei dolari; 25 este strigător la cer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod