Ana içeriğe geç
Sözlük

resmen ile cümle

resmen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bildiğiniz şey, eskiden üç dolar ödediğinizdi; 25 resmen rezalet.Hvad man ved er, man betalte 3 dollars i fortiden; 25 er skandaløst.
Bildiğiniz şey, eskiden üç dolar ödediğinizdi; 25 resmen rezalet.Lo que sabían era que pagaron tres dólares en el pasado; 25 sería una locura.
Bildiğiniz şey, eskiden üç dolar ödediğinizdi; 25 resmen rezalet.Những gì bạn biết là bạn đã trả 3$ trong quá khứ, nên 25$ thì không chấp nhận được.
Bildiğiniz şey, eskiden üç dolar ödediğinizdi; 25 resmen rezalet.Quello che sapevate è che avete pagato tre dollari in passato; 25 è scandaloso.
Bildiğiniz şey, eskiden üç dolar ödediğinizdi; 25 resmen rezalet.Vous vous êtes dit, d'habitude je paye 3 dollars, 25 c'est beaucoup trop.
Bildiğiniz şey, eskiden üç dolar ödediğinizdi; 25 resmen rezalet.Vy viete, že ste zaplatili 3 doláre, a 25 dolárov je neskutočne veľa.
Bildiğiniz şey, eskiden üç dolar ödediğinizdi; 25 resmen rezalet.Vy víte, že jste zaplatili tři dolary, a 25 dolarů je skandál.
Bildiğiniz şey, eskiden üç dolar ödediğinizdi; 25 resmen rezalet.Was Sie wussten ist, dass Sie in der Vergangenheit drei Dollar bezahlt haben. 25 ist unverschämt.
Bildiğiniz şey, eskiden üç dolar ödediğinizdi; 25 resmen rezalet.Wat je wist, is dat je vroeger 3 dollar betaalde. 25 dollar is absurd.
Bildiğiniz şey, eskiden üç dolar ödediğinizdi; 25 resmen rezalet.Αυτό που γνωρίζετε είναι ότι. πληρώσατε 3 δολλάρια στο παρελθόν -- 25 είναι εξοργιστικό.
Bildiğiniz şey, eskiden üç dolar ödediğinizdi; 25 resmen rezalet.Вы знаете, что платили за это 3 доллара в прошлом; 25 -- это грабительство.
Bildiğiniz şey, eskiden üç dolar ödediğinizdi; 25 resmen rezalet.Преди сте плащали 3 долара и 25 са лудост.
Bildiğiniz şey, eskiden üç dolar ödediğinizdi; 25 resmen rezalet.אתם שילמתם שלושה דולר בעבר, לכן 25 זה מופרז.
Bildiğiniz şey, eskiden üç dolar ödediğinizdi; 25 resmen rezalet.ما تعرفه هو، أنك دفعت ثلاثة دولارات في الماضي، 25 دولاراً باهظة جداً.
Bildiğiniz şey, eskiden üç dolar ödediğinizdi; 25 resmen rezalet.これが間違いです 私はこの事から生じる不合理な事例を
Bu an aynı zamanda kendini bundan resmen ayırdığı an.Aber in diesem Moment beseitigt sie selbst wie bei einer Operation ihre andere Hälfte.
Bu an aynı zamanda kendini bundan resmen ayırdığı an.Dar acesta e momentul în care ea, chirurgical, se scoate pe sine din această situaţie.
Bu an aynı zamanda kendini bundan resmen ayırdığı an.En ese momento es quirúrgicamente amputada.
Bu an aynı zamanda kendini bundan resmen ayırdığı an.하지만 동시에 엘리자베스가 정확히 그녀 자신을 없애기도 하는 순간이죠.
Bu an aynı zamanda kendini bundan resmen ayırdığı an.Maar dat is het moment waarop ze zichzelf er chirurgisch van lossnijdt.
Bu an aynı zamanda kendini bundan resmen ayırdığı an.Mais c'est le moment où elle s'extrait de cela d'une manière chirurgicale.
Bu an aynı zamanda kendini bundan resmen ayırdığı an.Ma questo è il momento in cui vengono "chirurgicamente" separate.
Bu an aynı zamanda kendini bundan resmen ayırdığı an.Mas é o momento em que ela se está a separar cirurgicamente dela.
Bu an aynı zamanda kendini bundan resmen ayırdığı an.Men det er øjeblikket hvor hun kirurgisk fjerner sig selv fra det.
Bu an aynı zamanda kendini bundan resmen ayırdığı an.Nhưng đó cũng là lúc bà tự giải phẫu mình khỏi nó.
Bu an aynı zamanda kendini bundan resmen ayırdığı an.Tapi ada saat dimana Elizabeth memisahkan dirinya.
Bu an aynı zamanda kendini bundan resmen ayırdığı an.To jest jednak moment, gdzie z niemal chirurgiczną bolesnością oddziela się od niej.
Bu an aynı zamanda kendini bundan resmen ayırdığı an.Αλλά εκείνη είναι η στιγμή που αφαιρεί χειρουργικά τον εαυτό της από αυτό.
Bu an aynı zamanda kendini bundan resmen ayırdığı an.Але у цю ж мить Єлизавета звільняється від другої сутності.
Bu an aynı zamanda kendini bundan resmen ayırdığı an.Но това е моментът, когато тя хирургически се отстранява от това.
Bu an aynı zamanda kendini bundan resmen ayırdığı an.Но это также момент, где она безвозвратно удаляется от этого.
Bu an aynı zamanda kendini bundan resmen ayırdığı an.אבל זהו הרגע בו היא באופן כירורגי מסירה את עצמה מזה.
Bu an aynı zamanda kendini bundan resmen ayırdığı an.ولكن تلك هي اللحظة التي تنتزع نفسها جراحيا من ذلك.
Bu an aynı zamanda kendini bundan resmen ayırdığı an.ベスと別離する瞬間でもあります 映画ではその場面を
Bu benim istediğim türdeki kesinlikti, ve ben resmen --her bir--Das ist der Grad an Exaktheit, den ich wollte.
Bu benim istediğim türdeki kesinlikti, ve ben resmen --her bir--Det er præcis det niveau af præcision, jeg ønskede, og jeg -- hele vejen igennem --
Bu benim istediğim türdeki kesinlikti, ve ben resmen --her bir-- Her bir kemiği kopyalayıp ekledim.Dit is de nauwkeurigheid die ik wilde, en ik heb gewoon ieder botje nagemaakt en verwerkt.
Bu benim istediğim türdeki kesinlikti, ve ben resmen --her bir-- Her bir kemiği kopyalayıp ekledim.Era o nível de precisão que eu procurava, e fi-los todos, reproduzi todos os ossos e juntei-os.
Bu benim istediğim türdeki kesinlikti, ve ben resmen --her bir-- Her bir kemiği kopyalayıp ekledim.Este es el tipo de precisión que quería y simplemente, cada uno, repliqué cada hueso y lo acomodé en el dodo.
Bu benim istediğim türdeki kesinlikti, ve ben resmen --her bir-- Her bir kemiği kopyalayıp ekledim.Ezt a pontosságot kerestem, és csak - minden egyes - minden egyes csontot megformáztam és elhelyeztem.
Bu benim istediğim türdeki kesinlikti, ve ben resmen --her bir-- Her bir kemiği kopyalayıp ekledim.Prav takšno natančnost sem hotel in tako sem čisto vsako kost repliciral in jo vstavil v okostje.
Bu benim istediğim türdeki kesinlikti, ve ben resmen --her bir-- Her bir kemiği kopyalayıp ekledim.Tôi cần sự chính xác như thế này và tôi sao y từng mảnh xương cuối cùng và hoàn thành khung xương.
Bu benim istediğim türdeki kesinlikti, ve ben resmen --her bir-- Her bir kemiği kopyalayıp ekledim.Це саме та точність, яку я хотів. і я всі до останньої кісточки відтворив та зібрав їх.
Bu benim istediğim türdeki kesinlikti, ve ben resmen --her bir--이게 바로 제가 필요한 정확도라는 겁니다. 첨부터 끝까지
Bu benim istediğim türdeki kesinlikti, ve ben resmen --her bir--Właśnie takiej precyzji szukałem. Zreplikowałem i zestawiłem wszystkie kości co do jednej.
Bu benim istediğim türdeki kesinlikti, ve ben resmen --her bir--זו רמת הדיוק שרציתי, ואני פשוט..
Bu benim istediğim türdeki kesinlikti, ve ben resmen --her bir--هذا هو نوع الدقة الذي أردته، وأنا فقط -- كل الماضي--
Bu benim istediğim türdeki kesinlikti, ve ben resmen --her bir--そして僕は 全ての骨を 一つ残らず複製し 組み立て
Bu element, IUPAC tarafından henüz resmen tanınmamıştır.Das Element wurde noch nicht offiziell durch die IUPAC anerkannt.
Bu element, IUPAC tarafından henüz resmen tanınmamıştır.Dette element er endnu ikke officielt godkendt af IUPAC.
Bu element, IUPAC tarafından henüz resmen tanınmamıştır.El elemento todavía no ha sido reconocido oficialmente por la IUPAC.
Bu element, IUPAC tarafından henüz resmen tanınmamıştır.Grundämnet har ännu inte blivit officiellt erkänt av IUPAC.
Bu element, IUPAC tarafından henüz resmen tanınmamıştır.IUPAC ještě tebnto prvek oficiálně neuznala.
Bu element, IUPAC tarafından henüz resmen tanınmamıştır.L'élément n'a pas encore été officiellement homologué par la IUPAC.
Bu element, IUPAC tarafından henüz resmen tanınmamıştır.L' elemento non è ancora stato ufficialmente riconosciuto dalla IUPAC.
Bu element, IUPAC tarafından henüz resmen tanınmamıştır.O elemento ainda não foi reconhecido oficialmente pelo IUPAC.
Bu element, IUPAC tarafından henüz resmen tanınmamıştır.Ten pierwiastek nie jest jeszcze oficjalnie uznany przez IUPAC.
Bu element, IUPAC tarafından henüz resmen tanınmamıştır.Το στοιχείο δεν έχει επίσημα αναγνωριστεί από τον IUPAC.
Bu element, IUPAC tarafından henüz resmen tanınmamıştır.Цей елемент ще не було офіційно визнано IUPAC.
Bu element, IUPAC tarafından henüz resmen tanınmamıştır.Элемент пока еще не был официально признан IUPAC.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod