Kolun rengine dikkat edin, normal değil, rengi mora kaçıyor.Vous pouvez voir que le bras est décoloré, de couleur violacée.
Kolun rengine dikkat edin, normal değil, rengi mora kaçıyor.Βλέπετε πως το χρώμα του χεριού δεν είναι φυσικό, είναι κάπως μωβ.
Kolun rengine dikkat edin, normal değil, rengi mora kaçıyor.Вы можете увидеть, что рука бледная, багрянистого оттенка.
Kolun rengine dikkat edin, normal değil, rengi mora kaçıyor.Можете да видите, че ръката е с променен цвят, лилава на цвят.
Kolun rengine dikkat edin, normal değil, rengi mora kaçıyor.Як бачите рука має неприродній фіолетовий колір.
Kolun rengine dikkat edin, normal değil, rengi mora kaçıyor.אתם יכולים לראות שהיד שינתה צבע, לצבע סגלגל.
Kolun rengine dikkat edin, normal değil, rengi mora kaçıyor.يمكنكم ان تروا ان الذراع قد تشوه اخذ اللون الأرجواني
Kolun rengine dikkat edin, normal değil, rengi mora kaçıyor.你地可以睇到佢嘅手臂, 已經褪色同埋發紫。
Kolun rengine dikkat edin, normal değil, rengi mora kaçıyor.紫色になっているのがわかります。 触ってみると、死人の腕のようでした。
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Alcuni di noi con una pigmentazione scura vivono in aree a bassa concentrazione di UV.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Algunos con piel oscuramente pigmentada vivimos en zonas de baja radiación.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Beberapa dari kita dengan kulit berpigmen gelap tinggal di daerah dengan radiasi sinar UV rendah.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Certains d'entre nous à la peau foncée vivent dans des zones à faible rayonnement.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Manche von uns mit dunkel pigmentierter Haut leben in UV-schwachen Regionen.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Một vài người có sắc tố da tối thì lại sống ở nơi có UV thấp.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Néhányunk erősen pigmentált bőrrel alacsony UV-jú területeken él.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Někteří z nás s tmavým pigmentem žijí v oblastech s nízkým UV.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Niektórzy z nas o ciemno ubarwionej skórze żyją w regionach o niskim UV.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Outras, com peles mais escuras, vivem em áreas com pouca exposição aos UV.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Sommigen van ons met een donkere huid leven in gebieden met weinig UV.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Unii dintre noi cu piele închisă la culoare trăim în zone cu puține ultraviolete.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.피부 색이 짙은 어떤 사람들은 저 UV 지역에 삽니다.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Ορισμένοι από εμάς με δέρμα σκούρας χρώσης ζούμε σε περιοχές χαμηλής ακτινοβολίας.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Некоторые люди с темной кожей живут в зонах низкого УФ.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.Някои от нас с тъмно пигментирана кожа живеят в райони с ниско ниво на ултравиолетови лъчи.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.ואחרים מאיתנו בעלי פיגמנט עור כהה חיים באזורים בעלי קרינה אולטרה סגולה נמוכה.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.بعضنا ممن لديهم بشرة داكنة اللون يعيشون في مناطق منخفضة الأشعة فوق البنفسجية.
Koyu pigmentli ten rengine sahip bazılarımız düşük UV bölgelerinde yaşıyor.紫外線の少ない地域に住む人もいます これらは健康に重大な影響を及ぼすのです
Örneğin: diyelim ki benim.. şu tam orada zemin olsun dur zemini yer rengine benzer birşeyle çizeyim.Bijvoorbeeld: Laten we zeggen dat de grond is Ik zal de grond in een passende grondkleur geven.
Örneğin: diyelim ki benim.. şu tam orada zemin olsun dur zemini yer rengine benzer birşeyle çizeyim.De exemplu: să zicem că avem... Acesta ar pământul ...să fac pământul într-o culoare mai potrivită
Örneğin: diyelim ki benim.. şu tam orada zemin olsun dur zemini yer rengine benzer birşeyle çizeyim.For eksempel: Lad os sige jeg har .. Lad os sige det er jorden lige der
Örneğin: diyelim ki benim.. şu tam orada zemin olsun dur zemini yer rengine benzer birşeyle çizeyim.예를들어 :여기 땅이 있습니다. 여기 땅이 있습니다. 지면에 더욱 적합한 색을...
Örneğin: diyelim ki benim.. şu tam orada zemin olsun dur zemini yer rengine benzer birşeyle çizeyim.Napríklad : povedzme že mám toto tu je povrch zeme moment kým vyberiem viac vhodnú farbu na zem.
Örneğin: diyelim ki benim.. şu tam orada zemin olsun dur zemini yer rengine benzer birşeyle çizeyim.Například: řekněme, že tady je zem ... Předělám zem barvou, která se na to hodí.
Örneğin: diyelim ki benim.. şu tam orada zemin olsun dur zemini yer rengine benzer birşeyle çizeyim.Például: tegyük fel, hogy itt a föld (talaj). - hadd, használjak a földnek egy rá jellemző föld-színű színt.
Örneğin: diyelim ki benim.. şu tam orada zemin olsun dur zemini yer rengine benzer birşeyle çizeyim.Per esempio: diciamo che questo è il terreno lo faccio con un colore più appropriato
Örneğin: diyelim ki benim.. şu tam orada zemin olsun dur zemini yer rengine benzer birşeyle çizeyim.Ví dụ: giả sử tôi có... Giả sử, đây là mặt đất - Để tôi tô mặt đất với một màu giống với đất.
Örneğin: diyelim ki benim.. şu tam orada zemin olsun dur zemini yer rengine benzer birşeyle çizeyim.Zum Beispiel: Sagen wir das hier ist der Boden... lass mich den Boden in einer passenderen Farbe malen.
Örneğin: diyelim ki benim.. şu tam orada zemin olsun dur zemini yer rengine benzer birşeyle çizeyim.Например: у меня есть земля - лучше сделаю землю земляным цветом
Örneğin: diyelim ki benim.. şu tam orada zemin olsun dur zemini yer rengine benzer birşeyle çizeyim.לדוגמא: בואו נגיד שיש לי את האדמה הזו כאן. תנו לי לצייר את זה בצבע הולם יותר לאדמה.
Örneğin: diyelim ki benim.. şu tam orada zemin olsun dur zemini yer rengine benzer birşeyle çizeyim.مثلا : دعنا نفترض أن هذه الأرض هذه الأرض دعني أجعل لون الآرض أكثر ملائمة
Örneğin: diyelim ki benim.. şu tam orada zemin olsun dur zemini yer rengine benzer birşeyle çizeyim.地面があるとしよう。 地面らしい色に変えるね。 ここに緑の線を引くよ。
Ortamı artalan rengine _ayarla_Sett omgivelsene til bakgrunnsfargen
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.A nap sötétséggé változik, és a hold vérré, minekelõtte eljõ az Úrnak ama nagy és fényes napja.
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.Aurinko muuttuu pimeydeksi ja kuu vereksi, ennenkuin Herran päivä tulee, se suuri ja julkinen.
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.El sol se convertirá en tinieblas, y la luna en sangre, antes que venga el día del Señor, grande y glorioso
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.주의 크고 영화로운 날이 이르기 전에 해가 변하여 어두워지고 달이 변하여 피가 되리라
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.Một trời sẽ biến nên tối tăm, Mặt trăng hóa ra máu, Trước ngày lớn và vinh hiển của Chúa chưa đến;
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.Một trời sẽ biến nên tối_tăm , Mặt_trăng hóa_ra máu , Trước ngày lớn và vinh_hiển của Chúa chưa đến ;
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.O sol se converterá em trevas, e a lua em sangue, antes que venha o grande e glorioso dia do Senhor.
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.Slnce sa obráti na tmu a mesiac na krv, prv ako prijde deň Pánov, veľký a slávny.
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.Słoóce się obróci w ciemność, a księżyc w krew, przedtem niż przyjdzie on dzień Pański wielki i znaczny.
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.Slunce obrátí se v temnost a měsíc v krev, prve než přijde den Páně veliký a zjevný.
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.solen skal bli til mørke og månen til blod, før Herrens dag kommer, den store og herlige.
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.Solen skal forvandles til Mørke og Månen til Blod, førend Herrens store og herlige Dag kommer.
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.Solen skall vändas i mörker och månen i blod, förrän Herrens dag kommer, den stora och härliga.
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.solnce se spremeni v temo in mesec v kri, preden pride dan Gospodov, veliki in preslavni.
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.ο ηλιος θελει μεταστραφη εις σκοτος και η σεληνη εις αιμα, πριν ελθη η ημερα του Κυριου η μεγαλη και επιφανης.
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.И ще покажа чудеса на небето горе, И знамения на земята долу, Кръв, и огън, и пара от дим;
Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce Güneş kararacak, Ay kan rengine dönecek.Солнце превратится во тьму, и луна - в кровь, прежде нежели наступит день Господень, великий и славный.