Teninizin rengine bakmaz.
He doesn't see skin color.
Onun saçı gümüş rengine döndü.
His hair has turned silver.
Benimle aynı ten rengine sahipsin.
You have the same skin color as me.
İzleri arka plan rengine kaynaştır
Fade trails to background color
Bunun başka bir rengine sahip misiniz?
Do you have this in another color?
Ya şuradaki turkuaz rengine ne demeli?
Oh, God, this turquoise is just awful, isn't it?
İnsanlar ten rengine göre yargılanıyor.
People are judged by their skin colour.
Çözelti ne kadar bazsa mavi rengine yaklaşır."
"台北更獨 /南綠北藍 另有真相".
Cildinizin rengine uygun olan fondöteni kullanın.
Cildinizin rengine uygun olan fondöteni kullanın.
Başkalarını derilerinin rengine göre yargılamayın.
Don't judge others based on the color of their skin.
Eflatun rengine başlangıçta "Tyrian moru" denirdi.
Mauve was initially called "Tyrian purple."
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.
But we can tell, by looking at its color, what its frequency is.
rengine ile daha fazla örnek cümle →