Ana içeriğe geç
Sözlük

rekor ile cümle

rekor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
En çok İngiliz futbolcuyla (9) bir rekor.É a nova era do futebol. -9 minutos.
Koyu yazılan rekor sahipleri 2010 yılında halen yarışan isimleri temsil etmektedir.Também foram lançadas vinhetas comemorativas com os personagens em motivos que remetem a Copa de 2010.
Arsenal, İngiliz futbolunda da bazı rekorlara sahiptir.O Chelsea também detém o recorde de mais jogos invicto em casa no futebol inglês.
Schumacher pek çok yeni rekor kırmıştır.A Cassini descobriu muitos outros.
Bu liste Manchester United kulübünün elde ettiği en büyük başarıları ve rekorları içermektedir.Esta é a lista dos principais prêmios e indicações que a banda inglesa Muse recebeu.
FTISLAND, Oricon günlük albüm listesinin ilk sırasında yer alan ilk Koreli grup olarak rekor kırdı.No Japão, Touch Me! estreou em primeiro lugar no ranking diário da Oricon.
1998 yılındaki halk koşusuna katılanların rekor sayısı 150.000 kişiydi.O público estimado durante a edição de 2008 é de cerca de 150.000 participantes.
Bundan başka Guinness Rekorlar Kitabı için zoolojik danışmanlık görevinde bulunmaktadır.Para além das suas próprias publicações, ele é consultor em zoologia para o Livro de Recordes do Guiness.
İlk resmî olmayan rekorunu 14 Haziran 2008'de 19,73 saniye ile kırdı.De eerste officieuze tijd die hij noteerde was 19,73 seconden op 14 juni 2008.
Mihail Mil kreasyonları çok sayıda yerli ve uluslararası ödül kazandı ve 69 dünya rekoru kırdı.De ontwerpen van Mil hebben vele prijzen gewonnen en 69 wereldrecords gezet.
Haitili Emmanuel Sanon'un golü bu rekoru bitirmiştir.Deze reeks werd doorbroken door Emmanuel Sanon uit Haïti.
Bu da yeni bir rekor olmuştur.Ook dit was een nieuw record.
Rex Chapman, Vince Carter ve Ray Allen ile bu alandaki rekoru paylaşmaktadır.Hij staat gelijk met Rex Chapman, Vince Carter en Ray Allen in het bereiken van dit record.
Rekoru kayıtlardan çıkarılan sporcunun altın madalyası Amerikalı Carl Lewis'e verildi.De gouden medaille werd aan de nummer twee, Carl Lewis, toegekend.
Yarı finalde bu kez 48.46'yla yeniden rekor kırdı.En opnieuw met een recordprestatie; ditmaal sprong zij over 4,86.
Meilutytė henüz 15 yaşındayken on bir Litvanya rekorunu kırmış durumdaydı.Op 15-jarige leeftijd had ze in totaal al negen Litouwse records verbroken.
Haftanın 7 günü çekimler için ayrılan dizi reyting rekorları kırdı.Een wijzerplaat die de zeven dagen van de week afbeeldt.
Bu maç rekor bir katılımla 79.610 seyirci karşısında oynanmıştır.Voor deze wedstrijd daagden 79.610 toeschouwers op, een record.
2002 senesinde Williams, EMI müzik şirketi ile £80 milyonluk rekor bir kontrata imza attı.In 2002 tekende Williams een recorddeal ter waarde van 80 miljoen pond met platenmaatschappij EMI.
Bundan yalnızca on gün sonra derecesini 22:24.31'e çekerek rekoru geliştirdi.Twee jaar later verbeterde ze dit record opnieuw tot 2:22.31.
Şimdi bile kırılamamış bir rekora sahiptir.Dit is een nog altijd niet geëvenaard record.
27 Nisan 2015 tarihinde 5.25 saniyede tamamlayan Amerikalı Collin Burns yeni dünya rekorunun sahibi oldu.Op Doylestown Spring 2015 stelde de Amerikaan Collin Burns het record op 5,25 seconden.
Aynı zamanda bu kıtaiçi hız rekoruydu.Ook dit was een parcoursrecord.
Halen 3000 metre Avrupa rekorunu elinde tutmaktadır.Ze heeft nog altijd het Europese record op de 3000 m in handen.
Organizasyon rekorları sürekli olarak kırılmaktadır.Dergelijke records werden regelmatig gebroken.
Bu rekor halen kırılamadı.Dit record werd tot op heden nog niet verbroken.
Kadınlarda ise rekor Sovyetler Birliği'nden 7,52 m ile Galina Chistyakova'ya aittir.De verste sprong bij de vrouwen bedraagt 7,52 m en staat op naam van Galina Tsjistjakova.
Aynı zamanda iki Asya rekoru kırmayı başardı.Outdoor verbeterde hij het Aziatisch record gelijk tweemaal.
Uçuş sırasında çeşitli rekorlar kırılmıştır.Op het circuit werden verschillende records verbroken.
Bu süre, on üç yıl boyunca dünya rekoru olarak kaldı ve halen daha Avrupa rekorudur.Het wereldrecord op de mijl hield gedurende acht jaar stand en is nog gangbaar als Europees record.
Bu açıdan bir rekor sahibidir.Ze is hiermee recordhoudster.
Sezon içinde 1034 dakika gol atamayarak rekor kırdılar.Hij brak een record door 1534 minuten lang geen enkel doelpunt tegen te krijgen.
Bu atlayışı 1985'e kadar dünya rekoru olarak kaldı.Dit record zou stand houden tot 1958.
Bu süre, o tarihte bir rekordu.Een record in die tijd.
Radcliffe, kadınlarda halihazırda dünya rekorunu elinde bulundurmaktadır.Momenteel staat Winstanley bij de vrouwen eerste op de wereldranglijst.
Bu rekor 10 yıl kırılamadı.Dit record bleef 12 jaar onaangetast.
"İşte bu kitaplar rekora koşuyor".Hieronder staan de boeken vermeld in de verhaalvolgorde.
Dünya rekorunu 2:06:39'a çekmeyi başardı.Met zijn finishtijd verbeterde hij het wereldrecord tot 2:09.36,4.
SSCB takımının o yarışta 3:15.17'yle kaydettiği dünya rekoru halen geçilememiştir.Het Russische estafetteteam verbeterde in deze race het wereldrecord tot 3.15,17.
Bu onun 11 yıllık kaybetmeme rekoruna son veriyordu.Dit record hield elf jaar stand.
Rekorlar o kulüplerin(federasyonun) onayını almak zorundadırlar.De clubs moeten een licentie voor het A Championship krijgen van de bond.
Albüm, iTunes tarihindeki bir günde en yüksek miktarda ön sipariş rekorunu kırdı.Het brak het record van meest voorbestelde album in de geschiedenis van iTunes.
Bu rakam, o dönem için bir rekor sayılmaktadır.Dit is een recordwaarde voor die maand.
Temmuz 2007'de ise 2.35 metreyi geçerek kendi kişisel rekorunu ve senenin en iyi derecesini yaptı.Met 92,64 m verbeterde hij dat jaar zijn persoonlijk record en de beste wereldjaarprestatie.
2010'da 653 bin 860 kişi ile seyirci rekoru kırıldı.Het toernooi van 2010 trok 653.860 toeschouwers.
2007'deki ilk mücadeleyi Kenyalı Samuel Wanjiru dünya rekorunu kırarak kazandı.In de eerste editie in 2007 brak Samuel Wanjiru het wereldrecord op de halve marathon.
Bu katılım sayısı yarışma tarihinde bir rekordur.Deze 10 punten zijn nog altijd het recordaantal in een wedstrijd.
Kimse grubun yeni bir rekor kırmayı umduğunu duymak istemiyor.De buurman dacht nooit dat iemand zijn verhaal wilde horen.
Guinness Rekorlar Kitabı'nda dünyanın en zengin süper modeli olarak yer almaktadır.In het Guinness Book of Records 2007 staat ze te boek als 's werelds rijkste supermodel.
2008 yılında 11 ralli kazanarak rekorunu geliştirmiştir.In 2008 won hij de 11e etappe.
Böylece bir rekor daha kırılmış oldu.Daarmee hebben ze een record gebroken.
Ayrıca Cesaro kemeri kişisel olarak beş kez alıp rekor kırmıştır.Postumus lijkt het ambt van consul zelf vijf keer bekleed te hebben.
Sporcu rekoru Jena, Almanya'da 25 Mayıs 1996'da kırmıştır.Het wereldrecord voor mannen werd op 25 mei 1996 geworpen door Jan Železný.
"Hakan Rekora Doymuyor".Mijn hordentechniek is echter niet denderend.'
Bu rekor 10 yıl süresince kırılamıyacaktır.Dit record zou tien jaar stand houden.
İngiliz Zoë Baker, 50 m kurbağalamada dünya rekoru kırdı.De Amerikaan Randall Bal verbrak het Wereldrecord op de 50 m rugslag.
Bir sonraki sezonda, maç başına 31.1 sayı ile kariyer rekorunu kırdı.Een jaar later verbeterde ze het parcoursrecord op dit evenement tot 15.31,1.
(Bu rekor hala kırılamadı.)(Deze lijst is nog niet compleet).
Bu rekor halen kırılamamıştır.Dit record is nog steeds niet verbeterd.
Etiyopyalı atlet, Çinli Wang Junxia'ya ait 23 yıllık rekoru 14 saniyeden fazla geliştirdi.Die zegevierde met een spectaculaire verbetering van het 23 jaar oude wereldrecord van de Chinese Wang Junxia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod