reklam ile cümle

reklam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Çünkü reklam zannedilebilir, ve yasa yüzünden, çıkarılmak zorunda."Pentru că ar putea fi confundate cu publicitatea şi conform legii, trebuie date jos."
Çünkü reklam zannedilebilir, ve yasa yüzünden, çıkarılmak zorunda."Perchè possono essere prese per pubblicità. Quindi per motivi legali, devono essere tolte."
Çünkü reklam zannedilebilir, ve yasa yüzünden, çıkarılmak zorunda."Porque isto pode ser tomado por publicidade, e por causa da lei, tem que ser retirado."
Çünkü reklam zannedilebilir, ve yasa yüzünden, çıkarılmak zorunda."Pretože to môže byť chápané ako reklama, a tak kvôli právnym záležitostiam to musí byť zrušené."
Çünkü reklam zannedilebilir, ve yasa yüzünden, çıkarılmak zorunda."Protože by to mohlo být považováno za reklamu, a ze zákona, to musí být odstraněno."
Çünkü reklam zannedilebilir, ve yasa yüzünden, çıkarılmak zorunda."Vì những bức ảnh này có thể coi là quảng cáo. và vì luật, chúng phải được hạ xuống"
Çünkü reklam zannedilebilir, ve yasa yüzünden, çıkarılmak zorunda."Want je zou het als reclame kunnen zien, en vanwege de wet moet het worden afgebroken."
Çünkü reklam zannedilebilir, ve yasa yüzünden, çıkarılmak zorunda."Γιατί μπορεί να θεωρηθεί διαφήμιση, και λόγω του νόμου, πρέπει να αφαιρεθεί. "
Çünkü reklam zannedilebilir, ve yasa yüzünden, çıkarılmak zorunda."כיוון שיהיה ניתן להשתמש בזה לפרסום, ובשל החוק נהייה חייבים להסיר את זה".
Çünkü reklam zannedilebilir, ve yasa yüzünden, çıkarılmak zorunda."لأنها تُعتبر كدعاية, وبسبب القانون, يجب انزالها."
Çünkü reklam zannedilebilir, ve yasa yüzünden, çıkarılmak zorunda."因為啲人會覺得我哋做緊廣告, 法律唔俾呀, 以一定要攞落黎。"
Çünkü reklam zannedilebilir, ve yasa yüzünden, çıkarılmak zorunda."法律で決まっていますから やめてください」 いったい 何の広告だっていうのでしょう?
Diğer bir gelir akışı stratejisi de reklamdır.수익원을 위한 전략 중에는 광고도 있습니다
Diğer bir gelir akışı stratejisi de reklamdır.Kolejną strategią źródeł przychodów jest reklama.
Diğer bir gelir akışı stratejisi de reklamdır.Otra estrategia de fuentes de ingresos podría ser la publicidad.
Diğer bir gelir akışı stratejisi de reklamdır.Ще однією стратегією для потоку прибутків може бути реклама.
Diğer bir gelir akışı stratejisi de reklamdır.بشرائها. استراتيجية أخرى لتدفق الإيرادات قد تكون الإعلانات.
Diğer bir gelir akışı stratejisi de reklamdır.前にGoogleのサービスについて 話したのを覚えていますか
Diyelim ki 10 milyar reklam ipoteğim var. -Acivos
Diyelim ki 10 milyar reklam ipoteğim var. -Digamos que temos, $10 Biliões em hipotecas comercias. "Hipotecas comerciais"
Diyelim ki 10 milyar reklam ipoteğim var. -Řekněme, že je to 10 miliard dolarů komerčních hypoték. Komerční hypotéky.
Diyelim ki 10 milyar reklam ipoteğim var. -لنقل أنها عشرة بليون من الرهن التجاري. رهن تجاري.
Diyelim ki 10 milyar reklam ipoteğim var. -商業的な住宅ローン。 それは基本的に、私はお金を会社に貸します、
Diyor mahallemizdeki gazetecide duran hafif bir derginin reklamı.Aldus de advertentie voor een softcore tijdschrift in de plaatselijke kiosk.
Diyor mahallemizdeki gazetecide duran hafif bir derginin reklamı.Dice el anuncio de una revista erótica del kiosco de nuestro barrio.
Diyor mahallemizdeki gazetecide duran hafif bir derginin reklamı.우리 이웃 신문 판매대에 있는 광고. 별로 수위 높진 않은, 적당히 야한 잡지 광고.
Diyor mahallemizdeki gazetecide duran hafif bir derginin reklamı.Sagt die Werbung für ein Softcoremagazin am Zeitungsstand unserer Nachbarschaft.
Diyor mahallemizdeki gazetecide duran hafif bir derginin reklamı.Spune reclama pentru o revistă soft-core de la chioşcul de ziare din cartierul nostru.
Diyor mahallemizdeki gazetecide duran hafif bir derginin reklamı.Tak głosi reklama świerszczyka na naszym osiedlowym kiosku.
Diyor mahallemizdeki gazetecide duran hafif bir derginin reklamı.Говорится в рекламе эротического журнала на прилавке соседнего газетного киоска.
Diyor mahallemizdeki gazetecide duran hafif bir derginin reklamı.Пише в рекламата от софт-порно списанието в будката в нашия квартал.
Diyor mahallemizdeki gazetecide duran hafif bir derginin reklamı.אומרת הפרסומת לירחון פורנו-רך בדוכן העיתונים השכונתי.
Diyor mahallemizdeki gazetecide duran hafif bir derginin reklamı.قال الاعلان لمجلة خلاعية على كشك بيع صحف حينا
"Dışarı bizi ilk şey oldu reklam."A primeira coisa que nos colocam para fora foi que anúncio.
"Dışarı bizi ilk şey oldu reklam."Az első dolog, ami fel minket az volt, hogy hirdetés.
"Dışarı bizi ilk şey oldu reklam."Det första som satte oss var att annons.
"Dışarı bizi ilk şey oldu reklam."Det første, der satte os ud var, at reklame.
"Dışarı bizi ilk şey oldu reklam."Die erste Sache, die uns gestellt wurde, dass Werbung.
"Dışarı bizi ilk şey oldu reklam."Điều đầu tiên đưa chúng tôi ra là quảng cáo.
"Dışarı bizi ilk şey oldu reklam."Het eerste dat ons stak, was dat advertentie.
"Dışarı bizi ilk şey oldu reklam.우리의 빚을 우리가 더 아무것도 없다면. "밖으로 우리를 넣어 가장 먼저하는 일이 였지 광고.
"Dışarı bizi ilk şey oldu reklam."La première chose qui nous a mis hors était que publicité.
"Dışarı bizi ilk şey oldu reklam."La prima cosa che ci ha messo fuori era che pubblicità.
"Dışarı bizi ilk şey oldu reklam."Lo primero que nos ponen a que se anuncio.
"Dışarı bizi ilk şey oldu reklam."Pierwszą rzeczą, która stawia nas na to, że reklamy.
"Dışarı bizi ilk şey oldu reklam."Primul lucru care ne scoate a fost că publicitate.
"Dışarı bizi ilk şey oldu reklam."Prva stvar, ki nas je bil, da se odpravlja oglas.
"Dışarı bizi ilk şey oldu reklam."Prvá vec, ktorá si nás bolo, že sa reklama.
"Dışarı bizi ilk şey oldu reklam."První věc, která si nás bylo, že se reklama.
"Dışarı bizi ilk şey oldu reklam."Το πρώτο πράγμα που μας τίθεται είναι ότι διαφήμιση.
"Dışarı bizi ilk şey oldu reklam."Первое, что поставит нас являлось то, что рекламы.
"Dışarı bizi ilk şey oldu reklam."Перше, що поставить нас було те, що реклами.
"Dışarı bizi ilk şey oldu reklam."Първото нещо, че ни изгасне беше, че реклама.
"Dışarı bizi ilk şey oldu reklam.החובות שלנו, אם אנחנו עושים דבר נוסף. "הדבר הראשון שיש לשים אותנו היתה הפרסומת.
"Dışarı bizi ilk şey oldu reklam.ديوننا ، واذا كنا لا تفعل شيئا أكثر من ذلك. وقال "الشيء الأول الذي وضع لنا أن الإعلان.
"Dışarı bizi ilk şey oldu reklam.広告。 スポールディング、彼は非常にこれで、ちょうどこの日の八週間事務所に降りてきた
Dış mekan reklamlarının yasaklandığı San Paulo'ya gittik.또한 지난 5년간 도시 내의 야외 광고가 금지된
Dış mekan reklamlarının yasaklandığı San Paulo'ya gittik.5年前から街中どこにも
Dış mekan reklamlarının yasaklandığı San Paulo'ya gittik.Am fost în San Paulo unde reclamele exterioare au fost interzise.
Dış mekan reklamlarının yasaklandığı San Paulo'ya gittik.Chúng tôi đã đến thành phố Sao Paulo, nơi chính phủ ngăn cấm quảng cáo ngoài trời.

İlgili Sayfalar