reklam ile cümle
reklam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Canlı yayını durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır.."人は「何を」ではなく 「なぜ」に動かされるのです
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Ça met la télé en pause, passe les pubs, apprend vos habitudes, etc., etc."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Den pausar direktsänd TV, hoppar över reklamen, kommer i håg din tittarvanor, osv., osv."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Det sætter live tv på pause, springer reklamer over, husker ens seervaner, osv., osv."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Es hält das aktuelle Fernsehprogramm an, überspringt Werbung, speichert ihre Fernsehgewohnheiten, etc, etc."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Ezzel megállíthatod az élő adást, átugorhatod a reklámokat, figyeli a tévézési szokásaidat, stb. stb."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Het pauzeert live tv, slaat reclame over, onthoudt je kijkgewoontes, etc., etc."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Ini bisa menjeda siaran TV, melewatkan iklan. mengingat kebiasaan menonton Anda, dan sebagainya."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."생방송을 멈추고, 상업 방송을 빼고, 시청 습관을 기억하고, 기타 등등."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Lahko da na pavzo prenos v živo, si zapomni vaše gledalske navade itn. itn."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Mette in pausa la TV in diretta, evita le pubblicità, memorizza le tue abitudini televisive, ecc..."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Můžete pozastavit živé vysílání, přeskočit reklamy, uložit své oblíbené pořady atd. atd."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Nó dừng chương trình trực tiếp, bỏ qua đoạn quảng cáo, nhớ những thói quen xem phim của bạn, vân vân."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Pune pauză programelor TV live, sare peste reclame, ține minte la ce te uiți, etc., etc."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Robi przerwy w telewizji na żywo, pomija reklamy, zapamiętuje twoje zwyczaje, itd., itp."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Zastaví živé televízne vysielanie, preskočí reklamy, zapamätá si Vaše TV návyky atď."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Παγώνει την TV, παραλείπει τις διαφημίσεις, θυμάται τις τηλεοπτικές σας συνήθειες, κλπ., κλπ."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."Той поставя пауза на живата телевизия, прескача реклами, запаметява навиците ти на гледане, и т.н., и т.н."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."הוא משהה טלווזיה חיה, מדלג על פרסומות, לומד את הרגלי הצפיה שלך ועוד ועוד."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."فهويوقف المباشرمؤقتاً، ويتجاوز الإعلانات، ويحفظ عادات المشاهدة،إلخ،إلخ."
Canlı yayın TV'yi durdurur, reklamları atlar, izleme alışkanlıklarınızı hafızaya alır, vb. vb."好みの番組を記憶します などなど」 人は「何を」ではなく「なぜ」に動かされるのです
Cinselliğin televizyonda, reklamlarda, dizilerde ön plana çıkarılması. Buradan nereye varıyoruz?La gente scar conclusiones de Terminator y E.T., pero no en algunos temas importantes.
Çizimler şirket adına doğrudan reklam içermemekte.Эпизод из комикса от Neta.mk, публикуется с разрешения.
Coca-Cola'ya ait, Schweppes için bir reklam yaptım, ve kanuna uygunluğu açısından son derece ilginçti.Hice una campaña publicitaria para Schweppes, que es Coca-Cola, y fue muy interesante en términos legales.
Coca-Cola'ya ait, Schweppes için bir reklam yaptım, ve kanuna uygunluğu açısından son derece ilginçti.제가 Schweppes(주 : 코카콜라사에서 나오는 탄산음료) 를 위한 광고 작업을 한적이 있었는데요, 재미있던 것은 법적인 문제 였습니다.
Coca-Cola'ya ait, Schweppes için bir reklam yaptım, ve kanuna uygunluğu açısından son derece ilginçti.Направих една рекламна кампания за "Швепс", който е на "Кока Кола", а тя беше много интересна откъм законност.
Coca-Cola'ya ait, Schweppes için bir reklam yaptım, ve kanuna uygunluğu açısından son derece ilginçti.עשיתי פרסומת לשוופס, שהיא קוקה קולה, וזה היה מעניין מאוד מבחינה חוקיות.
Coca-Cola'ya ait, Schweppes için bir reklam yaptım, ve kanuna uygunluğu açısından son derece ilginçti.لقد قمت بعمل حملة إعلانية لشويبس, وهي كوكا كولا, وهذا كان شيقا للغاية من ناحية الجوانب القانونية
Coca-Cola'ya ait, Schweppes için bir reklam yaptım, ve kanuna uygunluğu açısından son derece ilginçti.それは合法性の点からみて とても興味深いのです それはとても商業的です
Çoğu çocuğun gördüğü 10.000 reklam.10.000 anuncios que ven la mayoría de los niños.
Çoğu çocuğun gördüğü 10.000 reklam.10 000 anúncios, vistos por crianças.
Çoğu çocuğun gördüğü 10.000 reklam.10.000 de reclame pe care majoritatea copiilor le vad.
Çoğu çocuğun gördüğü 10.000 reklam.10.000 messaggi pubblicitari che la maggior parte dei bambini vede.
Çoğu çocuğun gördüğü 10.000 reklam.10.000 oglasov, ki jih vidi večina otrok.
Çoğu çocuğun gördüğü 10.000 reklam.10 000 publicités que la plupart des enfants voient.
Çoğu çocuğun gördüğü 10.000 reklam.10000 quảng cáo đa số trẻ xem.
Çoğu çocuğun gördüğü 10.000 reklam.10.000 reclames die de meeste kinderen zien.
Çoğu çocuğun gördüğü 10.000 reklam.10.000 Werbespots, die die meisten Kinder sehen.
Çoğu çocuğun gördüğü 10.000 reklam.10,000 рекламных роликов которые видели большинство детей.
Çoğu çocuğun gördüğü 10.000 reklam.10,000 פרסומות שרוב הילדים רואים.
Çoğu çocuğun gördüğü 10.000 reklam.20 милиарда долара годишно.
Çok fazla reklam yapmak istemiyorum, çünkü konu bu değil.Ik wil niet te veel reclame voor maken.
Çok fazla reklam yapmak istemiyorum, çünkü konu bu değil.Je ne veux pas leur faire trop de publicité, ce n'est pas le but.
Çok fazla reklam yapmak istemiyorum, çünkü konu bu değil.여기까지 말씀 드리죠, 너무 광고하는 것 같네요, 요점은 이게 아닙니다.
Çok fazla reklam yapmak istemiyorum, çünkü konu bu değil.Não vos quero dar demasiada publicidade, não é essa a ideia.
Çok fazla reklam yapmak istemiyorum, çünkü konu bu değil.Nie chcę ich za bardzo reklamować, nie o to chodzi.
Çok fazla reklam yapmak istemiyorum, çünkü konu bu değil.Non mi va di fargli troppa pubblicità, non è questo il punto.
Çok fazla reklam yapmak istemiyorum, çünkü konu bu değil.No quiero hacerles mucha publicidad, ese no es el punto
Çok fazla reklam yapmak istemiyorum, çünkü konu bu değil.Nu vreau să le fac prea multă reclamă; nu aceasta este ideea.
Çok fazla reklam yapmak istemiyorum, çünkü konu bu değil.И я не хочу это сильно рекламировать, не в этом смысл.
Çok fazla reklam yapmak istemiyorum, çünkü konu bu değil.Не искам да ги рекламирам прекалено много, не става дума за това.
Çok fazla reklam yapmak istemiyorum, çünkü konu bu değil.אני לא רוצה לפרסם אותם יותר מידי, זו לא הנקודה
Çok fazla reklam yapmak istemiyorum, çünkü konu bu değil.أنا لا أقصد أن أقوم بحملة دعائيّة، ليس هذا بيت القصيد.
Çok fazla reklam yapmak istemiyorum, çünkü konu bu değil.大切なのは 発行にこぎ着けられれば
Çünkü reklamla özdeşleştiriliyor.los cuales son creados por la dependencia en el consumo.
Çünkü reklam zannedilebilir, ve yasa yüzünden, çıkarılmak zorunda."Karena ini bisa dianggap iklan, dan karena peraturan yang ada, poster itu harus diturunkan."
Çünkü reklam zannedilebilir, ve yasa yüzünden, çıkarılmak zorunda."광고로 간주될 수 있거든요, 게다가 법적 문제도 있어서 철거할 수 밖에 없어요."
Çünkü reklam zannedilebilir, ve yasa yüzünden, çıkarılmak zorunda."Mert úgy tűnhet, mint egy reklám, és a törvény miatt, le kell szedni."
Çünkü reklam zannedilebilir, ve yasa yüzünden, çıkarılmak zorunda."Może to być odebrane jako rodzaj reklamy i ze względu na prawo, muszą być one usunięte."
Çünkü reklam zannedilebilir, ve yasa yüzünden, çıkarılmak zorunda."Parce qu'on peut confondre ça avec de la publicité, et à cause de la loi, on doit l'enlever."