Ana içeriğe geç
Sözlük

reklam ile cümle

reklam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca, animasyon ve reklam dublaj çalışması da yapmaktadır.Udziela się także w dubbingu i w reklamie.
Saturday Visiter gazetesi öykü başına 1 dolar ücret karşılığında abonelik için reklam yapmaya başladı.Saturday Visiter opublikował reklamę wzywającą prenumeratorów do ich kupna za 1 dolar za sztukę.
Ayrıca, sigara markası olan Phillies'in reklamı da restoranın tabelasındadır.Nad restauracją widnieje reklama cygar marki Phillies.
Reklamda ağzı dikilmişti.Tak brzmiało hasło reklamowe.
Sinema filmleri ve TV dizilerinin yanı sıra reklamlarda da rol almaktadır.Poza serialami i filmami występuje także w reklamach.
Propaganda, reklam vasıtası yaptılar.ATM Rozrywka wprowadza reklamy.
Bu reklam dizisi tüm zamanların en iyi reklamları arasında yer almıştır.Pierwsza z reklam serii okrzyknięta została najlepszą reklamą wszech czasów.
De Fryske Reklamepriis-Radyo ve televizyonlardaki Frizce reklamların teşviki.Kupiłeś reklamę w Radiu Hobby?
Kullanıma hazır olduğunda, servis ücretsiz olabilir, reklamla desteklenir.Serwis jest darmowy w użyciu, nie zawiera reklam.
Bu arada Pepsi reklamlarıyla ekranlarda boy gösterdi.Wystąpiła w reklamie Pepsi.
Sitenin reklamları, Mart 2011'den bu yana televizyonlarda görülebilmektedir.W Polsce był nadawany od 6 marca 2011 roku na antenie TVN.
Bambi reklamının marka yüzü olmuştur.Został twarzą kampanii reklamowej marki Mauboussin.
Aynı şekilde yayıncı ücreti de reklam içeriğine göre değişir.Tego typu reklama różni się od reklamy e-mail.
Bu da toplumlarımızı yönlendirmeli reklamlara karşı savunmasız bırakmaktadır.Obecnie istnieje cały przemysł wysyłania ludziom reklam wbrew ich woli.
Reklam tabelasıReklama piosenki
Şarkı, Toyota Vios için hazırlanan bir reklam filminde de kullanılmıştır.Utwór wykorzystany został w reklamie Toyoty Vios.
Subliminal teknikler reklamcılık ve propaganda alanlarında sıklıkla kullanılmaktadır.Ta technika druku jest bardzo często wykorzystywana w branży reklamowej.
Oyunculuğa yedi yaşında çeşitli reklam filmlerinde oynayarak başladı.Swoją przygodę aktorską rozpoczął w wieku siedmiu lat, biorąc udział w różnych reklamach.
Şarkı televizyonlarda ve reklamlarda sıkça kullanıldı.Często usłyszeć go można także w telewizji i w reklamie.
Wonder where the yellow went reklamın sloganıydı.Tworzyła ilustracje do awangardowego brytyjskiego czasopisma The Yellow Book.
Üstelik reklamında Michael Schumacher oynadı.W testach brał również udział Michael Schumacher.
Sadece küçük bir bölümü reklam sponsorlugu içeriyordu.Samochód był zupełnie pozbawiony reklam sponsorów.
Üniversitede okurken reklam filmlerinde rol aldı.Na studiach zagrał w filmie reklamowym.
Ayrıca aynı yıl şarkı Pepsi reklamları için de kullanıldı.W tym samym roku piosenka została wykorzystana w kampanii reklamowej Lotto.
Kendisi reklamcı Defne Aydıntaşbaş'ın kız kardeşidir.Jest kontrowersyjnym rzecznikiem społeczności głuchych.
1980'lere kadar Sovyet TV'sinde hiçbir şekilde reklama yer verilmedi.Do końca lat osiemdziesiątych nie było w tym kraju telewizji prywatnej.
Filmin basın reklamında şu söz kullanılmıştır: "O seni, sen olabilmek için öldürecek.".Hasło reklamowe filmu: "Dadzą ci wszystko, czego pragniesz.
Kazanç metotu reklam veren tarafından belirlenir.Sposób reklamacji wybiera kupujący.
Leah her iki reklamda'da oynadı.Namie Amuro brała udział w obu kampaniach reklamowych.
Griffin ailesi televizyon izlerken Mentos markasına ait bir naneli şeker reklamını görürler.Rodzina Griffinów w telewizji ogląda serial Zaklinacz dusz.
Gazetenin ortaya çıkmasıyla reklam ve tanıtım öne çıkmıştır.Czytając gazetę, znalazłam ogłoszenie o sprzedaży samochodu.
2005 yılında Dove Styling reklamlarında yer aldı.Zadebiutował w 2005 roku w dwóch spotach reklamowych w reżyserii Caroline Link.
Bu gruplar sigara karşıtı reklamlar yapan gazeteler bastılar.Dessa grupper publicerade tidskrifter som förespråkade icke-rökning.
Şarkı, Toyota Vios için hazırlanan bir reklam filminde de kullanılmıştır.Låten är med i en reklam för Toyota Vios.
Bu beygir gücü konsepti yaklaşık yirmi yıl süresince markanın birçok reklamında kullanıldı.Konceptet med hästkrafter har utvecklats i många av varumärkets annonser under cirka tjugo år.
Çocukken çeşitli televizyon reklamlarında oynadı.Som barn medverkade han i olika reklamfilmer.
Forsman & Bodenfors (F&B), 1986'da Göteborg'da kurulan İsveçli bir reklam ajansı.Forsman & Bodenfors (f&b) är en av Sveriges största reklambyråer med säte i Göteborg.
Gazete tek sayfadan oluşuyordu; ön yüzünde haberler, arka yüzünde reklamlar vardı.Tidningen innehöll utrikesnyheter och bestod av en enda sida med annonser på baksidan.
Site, gelirinin büyük bir bölümünü Google reklamlarından kazanmaktadır.Ytterligare inkomster kommer från Google-reklam.
Ayrıca reklam filmleri yönetti.Han regisserade även reklamfilmer.
Kimi reklamlar, inandırıcı olmaktan uzaktır.Och reklamen lovar inte mer än vad den håller.
Yani kendi reklamlarını yaparlardı.Han tog alla tillfällen att göra reklam för sig själv.
Tamamen ücretsiz ve reklam destekli!Tidningen är gratis och reklamfri.
(Paris Métrosunda olduğu gibi), ve yahut reklam sütunlarına gizlenir.Han är även synts i (och regisserat) reklamfilmer för ÖoB.
Reklamlarda, oyunlarda yer almakta ve oyuncakları yapılmaktadır.I programmet skapar du spel och applikationer.
4 Mayıs'tan itibaren televizyon reklamları renkli olarak yayınlanmaya başlandı.Året efter infördes även TV-reklam i färg.
Film büyük bir reklam başarısıydı.Filmen blev en stor publikframgång.
Ayrıca reklam filmleri gerçekleştirdi.Han har även gjort reklamfilm.
Kariyerine müzik videolarında ve reklamlarda çalışarak başladı.Jeunet började sin filmkarriär med att göra reklamfilm och musikvideor.
Diğer bir reklam modeli ise Bin Gösterim Bazında Maaliyettir (BGBM), ya da Cost Per Mille (CPM).Man betalar t.ex. per klick (PPC) eller per tusen visningar (CPM).
Reklam gelirinin geliştirici payı% 70'e yükseldi.Butiksytan har utökats med 70 procent.
Beste ve aranjmanları çok sayıda sanatçı ve reklamcı tarafından kullanıldı.Clausens musik och arrangemang har använts av många artister och reklammakare.
1940'lı yıllarda dergilerde verilen reklamlar güneşlenmenin teşvikine yol açtı.På 1940-talet började reklam förekomma i damtidningar som uppmuntrade solbad.
İlk olarak arabayı bir reklam tabelasının arkasına saklar.Sen monterar hon tillbaks reklamskylten med baksidan ut mot vagnen.
Google'ın gelirlerinin yaklaşık %90'nını reklam hizmeti oluşturmaktadır.Över 90 procent av internetsökningarna sker via Google.
1965 - İngiliz televizyonunda sigara reklamları yasaklandı.Den 1 augusti 1965 förbjöds cigarettreklam i TV.
Gerek kamu sübvansiyonları ve reklam ile finanse edilmektedir.Den finansieras uteslutande genom prenumerationer och annonser.
Subliminal teknikler reklamcılık ve propaganda alanlarında sıklıkla kullanılmaktadır.Paronomasin förekommer ofta i reklam och propaganda.
Bolo Yeung ve Bruce Lee Winston sigara reklamı çekimi için kamera karşısında bir araya geldi.Bolo lärde känna Bruce Lee när de två medverkade i inspelningen av en reklamfilm för Winston-cigaretter.
2011 senesinde ise Turkcell reklamında oynamıştır.Han spelade till och med 2011 i turkiska Ankaragücü.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod