Sadece küçük bir bölümü reklam sponsorlugu içeriyordu.A publicação tinha uma seção de poesia a cargo de colaboradores.
"Gunshot" şarkısı, kendisinin de rol aldığı Peugeot 108'in reklam filminde kullanıldı.A canção "Gunshot" foi usada no comercial de televisão para o Peugeot 108, estrelado por Lykke.
Filmin basın reklamında şu söz kullanılmıştır: "O seni, sen olabilmek için öldürecek.".O filme foi comercializado com o slogan "Ele mataria para ser você."
Bu şarkı daha sonra bir Pepsi reklamında kullanıldı.A canção foi originalmente usada para um anúncio de queijo.
İlk defa bir reklam filminde oynamayı kabul eder.Quando ingressou pela primeira vez em uma companhia de teatro.
Ardından reklam kampanyalarında yer almaya başladı.Logo depois começa a tirar fotos de publicidade.
Reklamcılık: Ürün kampanyası geliştirmek için.Publicidade - desenvolver ideias para campanhas de publicidade.
Birçok reklam filminde rol almıştır.Participou de diversos filmes publicitários.
Reklam bölüm bölüm Henry'nin kendisi tarafından kurgulanmıştır.As partes de baixo foram gravadas pelo próprio André.
İlk oyunculuk deneyimi McDonald's reklamı ile oldu.É o primeiro disco com a participação de Michael McDonald.
2007 de 13 yaşındayken sağlıklı gıda markası reklamında oynayarak televizyon hayatı başladı.Em 2007, aos 13 anos, ela estrelou diversos comerciais de televisão.
Wonder where the yellow went reklamın sloganıydı.O slogan foi incluído no emblema da agremiação.
Timur Bekmambetov, (25 Haziran 1961, Atırav, Kazakistan) uzun metrajlı film ve reklam filmleri yönetmeni.Timur Bekmambetov (25 de Junho de 1961, Atyrau, Cazaquistão) é um diretor de cinema.
1 Nisan - ABD'de sigara reklamlarının televizyonda yayınlanması yasaklandı.A propaganda de cigarro é proibida na televisão da Inglaterra (1 de agosto).
Bambi reklamının marka yüzü olmuştur.Foi baseado no folclore O Conto do Cortador de Bambu.
Burada bir reklam ajansında çalışmaya başladı.Ela trabalha em uma empresa de promoção de publicidade.
Genellikle video klipler ve reklamlar çekmektedir.Geralmente são cadastros e publicações pagas.
Birçok kişi reklam tarafından aldatıldı.Muitas pessoas foram enganadas pelo anúncio.
Perdeler açılır ve üzerinde Lucky'nin olduğu dev bir reklam tabelası görülür.De gordijnen gaan open en er is een groot reclamebord te zien met Lucky erop.
1971 - Amerika Birleşik Devletleri'nde televizyonda sigara reklamları yasaklandı.1971 – In de Verenigde Staten wordt reclame voor sigaretten op de televisie verboden.
Reklam jingle’ları seslendirdi.Ook maakten ze jingles voor reclamespots.
Ardında oynadığı çeşitli reklamlar olmuştur.Daarna volgden diverse reclamespotjes.
1 Ocak - Amerika Birleşik Devletleri'nde televizyonda sigara reklamları yasaklandı.1 - In de Verenigde Staten wordt reclame voor sigaretten op de televisie verboden.
Bu reklam Pepsi'nin başarısına büyük katkı verdi ve 55 dilde yayımlandı.De reclamecampagne was een groot succes en werd uitgezonden in 55 talen.
Reklamda ağzı dikilmişti.De reclame was weggelaten.
İlk olarak McDonalds ve Burger King'in reklam filmlerinde ve çeşitli yapımlarda yer aldı.Ze heeft na McDonald's en vóór Burger King de grootste omzet in die branche.
Kariyerine 11 aylıkken bir köpek maması reklamına seçilerek başladı.Haar carrière begon toen ze elf maanden oud was, in een hondenvoerreclame.
Reklamların devamı da geldi.Zo ging het ook met de advertenties.
Donanımhaber, gelirinin çok büyük bir kısmını reklamlardan elde etmektedir.Het gelijknamige bedrijf haalt haar inkomsten volledig uit advertentie-inkomsten.
Hindistan'da bir reklam şirketinde oyuncu olarak çalışmaktadır.Hij werkt als staalarbeider in Indiana.
Jeremy başlangıçta reklamlarda gözükmüştür.Angel speelde op het begin van zijn carrière in reclames.
Bu durum özellikle reklam sektöründe çok değerlidir.In al deze gevallen gaat het feitelijk om reclame.
Reklam sarmalı bir reklamcılık kavramıdır.Reclame is echter wel een vorm van promotie.
Reklamcılıkla uğraşmaktadır.De publiciteit wordt aangepakt.
Dizi büyük reklam ücretleri almıştır.Het blad heeft een zeer hoog percentage reclamebijdragen.
Bu arada bir reklam ajansı için çizimler yapıyordu.Daarnaast ging hij ontwerpen voor reclamebureaus tekenen.
İlk olarak arabayı bir reklam tabelasının arkasına saklar.Achter op het voertuig zit een kentekenplaat.
Fido Dido, 7UP markasının reklamlarındaki çizgi karakter.Joanna Ferrone ontwikkelde Fido Dido verder als het figuurtje dat men uit de reclames van 7Up kent.
29 Mayıs 1886 tarihinde ilk Coca-Cola reklamı The Atlanta Journal’da yayınlandı.De eerste reclame voor Coca-Cola verscheen op 29 mei 1886.
Şimdi reklam gelirlerini başka ülkeler üzerinden de kazanabileceklerdir.Deze publicaties zijn ook buiten die landen verkrijgbaar.
Hakemli bir dergi olup reklam kabul edilmemektedir.Het blad bevat geen reclame en wordt niet gesubsidieerd.
Bu yıllarda reklam çalışmalarına da devam etmiş ve Akbank reklamlarının serilerinde oynamıştır.In latere jaren hield hij zich ook met zaken bezig, zo investeerde hij in bowling-banen.
Özellikle marka planlaması yapılırken, reklam aşamalarının belirlenmesinde kullanılır.Het opt-outsysteem wordt voornamelijk gebruikt voor het toesturen van commerciële reclame.
Engin Günaydın, Garanti Bankası reklamında da oynadı.Hij was ook het gezicht van reclamespotjes voor de Postbank.
Ayrıca şarkı Tommy Hilfiger kot pantolon reklamında kullanıldı.Daarna werd hij door kledingfabrikant Tommy Hilfiger ingehuurd voor reclamecampagnes.
"Ben Özgürüm" A — Hazır Kart reklam müziği "Aşkımla Erir Misin?"Zie: Lijst van afleveringen van ''Would I Lie to You?''
Günümüzde sadece ABD’de reklam amaçlı olarak kısıtlı sayıda üretilmektedirler.In de Verenigde Staten zijn nog een beperkt aantal toestellen voor het publiek zichtbaar.
Sokak reklam ile doluydu.De straat lag bezaaid met reclame.
1971 - Amerika Birleşik Devletleri'nde televizyonda sigara reklamları yasaklandı.1971 – W USA wprowadzono zakaz reklamowania papierosów w telewizji.
Donanımhaber, gelirinin çok büyük bir kısmını reklamlardan elde etmektedir.Znaczna część jego dochodów pochodzi z reklam.
Müzikal reklamlar hazırladı.Uprawiał publicystykę muzyczną.
Kuruluşun giderleri bağış ile karşılanır ve web sitesi reklam barındırmaz.Finansowanie zapewniane jest wyłącznie poprzez darowizny, strona organizacji nie zamieszcza reklam.
Bir sanat fotoğrafçısı olarak kariyerine başlamadan önce birkaç yıl reklam sektöründe çalıştı.Przed rozpoczęciem kariery artystycznej przez kilka lat pracował jako pracownik socjalny.
Reklam & İletişim Kömitesi - katılımcılar arasındaki bilgileri düzenler.komunikacja interpersonalna – wymiana informacji między jej uczestnikami.
Çocukken çeşitli televizyon reklamlarında oynadı.Jako dziecko występowała w różnych reklamach telewizyjnych.
Oyunculuk kariyerine ise 1987 yılında Löwenbräu bira reklamı ile başlamıştır.Była ponownie hitem w 1987 i 1996, dzięki pojawieniu się w reklamie piwa Carling.
İlk oyunculuk deneyimi McDonald's reklamı ile oldu.Zagrała w reklamie McDonald's.
Moda fotoğrafçılığı sanatı, reklamlar veya Vogue, Vanity Fair, Allure gibi moda dergilerine yön vermiştir.Fotografia mody jest głównie napędzana przez reklamę i magazyny mody, takie jak Vogue, Vanity czy Allure.
İlk olarak Domino's Pizza TV reklamında göründü.Występowała jako modelka i brała udział w reklamach Domino’s Pizza.
Grup, bu öneriyle beraber True Detective reklamlarından esinlenerek "Goo Goo Dolls" adını aldı.Nazwa Goo Goo Dolls pochodziła z jednej z reklam zamieszczonych w czasopiśmie "True Detective".