Ana içeriğe geç
Sözlük

rekabet ile cümle

rekabet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çok rekabetçi değerler için uygun olmak zorunda kalırlardı.Ils doivent être disponibles pour un salaire très compétitif.
Çok rekabetçi değerler için uygun olmak zorunda kalırlardı.또 괜찮은 임금에 쓸 수 있어야 하겠죠.
Çok rekabetçi değerler için uygun olmak zorunda kalırlardı.Sie müssten sehr kostengünstig zur Verfügung stehen.
Çok rekabetçi değerler için uygun olmak zorunda kalırlardı.Teriam de estar disponíveis a preços muito competitivos.
Çok rekabetçi değerler için uygun olmak zorunda kalırlardı.Tienen que estar disponibles a tarifas muy competitivas.
Çok rekabetçi değerler için uygun olmak zorunda kalırlardı.Trebuie să fie disponibili la tarife foarte competitive.
Çok rekabetçi değerler için uygun olmak zorunda kalırlardı.Ze moeten beschikbaar zijn tegen een goede prijs.
Çok rekabetçi değerler için uygun olmak zorunda kalırlardı.Θα έπρεπε να είναι διαθέσιμοι σε πολύ ανταγωνιστικές τιμές.
Çok rekabetçi değerler için uygun olmak zorunda kalırlardı.Они должны быть доступны по выгодной цене.
Çok rekabetçi değerler için uygun olmak zorunda kalırlardı.Те трябва да работят при много конкурентни заплати.
Çok rekabetçi değerler için uygun olmak zorunda kalırlardı.עליהם להיות זמינים לעבודה בתעריפים מאוד תחרותיים.
Çok rekabetçi değerler için uygun olmak zorunda kalırlardı.يجب أن يكونوا مُتاحين بأسعار تنافسية للغاية.
Çok rekabetçi değerler için uygun olmak zorunda kalırlardı.すぐ手配できる必要もあります
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.BMI demonstrerade att konkurrens här - kan ge en sorts balans.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.왜냐하면 BMI가 보여준 바와 같이, 경쟁은
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.BMI pokazało, że konkurencja może prowadzić do równowagi.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Car comme BMI l'a démontré, la concurrence peut arriver à un équilibre.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Pentru că, așa cum a demonstrat BMI, competiția poate atinge o formă de echilibru.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Perché, come la BMI ha dimostrato, la concorrenza qui può ottenere qualche forma di bilanciamento.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Porque como demostró BMI, la competencia aquí puede lograr algún tipo de equilibrio.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Porque como o BMI demonstrou, a competição aqui pode conseguir uma forma de equilíbrio.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Protože, jak BMI ukázalo, konkurence může vytvořit určitou formu rovnováhy.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Weil BMI gezeigt hat, dass Wettbewerb eine Art der Ausgleich erreichen kann.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Γιατί όπως απέδειξε η ΒΜΙ, ο ανταγωνισμός εν προκειμένω μπορεί να οδηγήσει σε μια ισορροπία.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Защото както Би Ем Ай показа, конкуренцията може да постигне определен баланс.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Потому что, как BMI продемонстрировали, конкуренция здесь может создать некоторый баланс.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.מפני שכפי בי-אם-איי המחישה, התחרות כאן
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.لان " بي إم آي " صنعت نوعا من المنافسة
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.ある種のバランスをもたらします 今、同じことが起こっても不思議ではありません
Çünkü rekabet halinde olan birçok çıkar vardı. Bu dava bankacılık sistemindeki yasal boşluklara son verdi.-- Interessenskonflikte --, die Lücken im Bankensystem geschlossen.
Çünkü rekabet halinde olan birçok çıkar vardı.수 많은 경쟁적인 이해 관계 때문에
Çünkü rekabet halinde olan birçok çıkar vardı.בגלל המון אינטרסים מנוגדים,
Çünkü rekabet halinde olan birçok çıkar vardı.بسسب ان هناك الكثير من التنافس في المصالح،
Çünkü rekabet halinde olan birçok çıkar vardı.しかし市民活動がこのシステムの抜け穴をシャットダウンすることに成功しました
Daha önce tekel hakkına sahip sektörlerin rekabete açılması,kamu hizmetlerine zarar verebilir mi?A korábban monopólium alá eső ágazatok megnyitása a versenyelőtt nem ássa-e alá a közérdekű szolgáltatásokat?
Daha önce tekel hakkına sahip sektörlerin rekabete açılması,kamu hizmetlerine zarar verebilir mi?Ak sa do monopolných sektorov vnáša konkurencia, nie je to naúkor všeobecne prospešných služieb?
Daha önce tekel hakkına sahip sektörlerin rekabete açılması,kamu hizmetlerine zarar verebilir mi?Ali odpiranje nekdanjih monopolnih sektorjev ne ogroža storitevsplošnega interesa?
Daha önce tekel hakkına sahip sektörlerin rekabete açılması,kamu hizmetlerine zarar verebilir mi?Až budou dříve monopolní odvětví otevřena konkurenci, nepodkopeto služby obecného zájmu?
Daha önce tekel hakkına sahip sektörlerin rekabete açılması,kamu hizmetlerine zarar verebilir mi?Voiko perinteisten monopolialojen avaaminen kilpailulle vaarantaa yleishyödyllisten palvelujen saatavuuden?
Danimarka ve Finlandiya şu anda dünyadaki en rekabetçi ülkeler arasında ilk altıncı sırada.Dánsko a Fínsko sa v súčasnosti zaraďujú medzi prvých šesť najkonkurencieschopnejších štátov na svete.
Danimarka ve Finlandiya şu anda dünyadaki en rekabetçi ülkeler arasında ilk altıncı sırada.덴마크, 핀란드는 현재 지구상에서 가장 경쟁력있는 상위 여섯 국가 안에 있습니다.
Danimarka ve Finlandiya şu anda dünyadaki en rekabetçi ülkeler arasında ilk altıncı sırada.דנמרק ופינלנד מדורגות כיום בין שש האומות התחרותיות ביותר בעולם,
Danimarka ve Finlandiya şu anda dünyadaki en rekabetçi ülkeler arasında ilk altıncı sırada.الدنيمارك، و فنلندا الآن في المراتب بين أفضل سته دول تنافسيه على وجهه الكرة الارضيه،
Danimarka ve Finlandiya şu anda dünyadaki en rekabetçi ülkeler arasında ilk altıncı sırada.世界の上位6カ国以内にランクされています 労働時間はアメリカ人が
Dimitri'nin en rekabetçi anı.Acesta e Dimitri când e competitiv.
Dimitri'nin en rekabetçi anı.C'est Dimitri quand il est au maximum de sa compétitivité.
Dimitri'nin en rekabetçi anı.Das ist Dimitri so richtig in Wettbewerbsstimmung.
Dimitri'nin en rekabetçi anı.Dat is Dimitri op zijn competitiefst.
Dimitri'nin en rekabetçi anı.Dimitri a jeho soutěživé já.
Dimitri'nin en rekabetçi anı.Đó là lúc Dimitri với tinh thần cạnh tranh cao nhất.
Dimitri'nin en rekabetçi anı.Ecco Dimitri che si scatena.
Dimitri'nin en rekabetçi anı.El lado más competitivo de Dimitri.
Dimitri'nin en rekabetçi anı.Teraz Dimitri rywalizuje.
Dimitri'nin en rekabetçi anı.Εδώ ο Dimitri είναι ανταγωνιστικός.
Dimitri'nin en rekabetçi anı.Това е Димитри в своето най-конкурентно амплоа.
Doğa hakkında konuşurken çoğunlukla hep rekabet olarak düşünülmektedir.En als je aan de natuur denkt, denk je vaak dat het allemaal om competitie gaat.
Doğa hakkında konuşurken çoğunlukla hep rekabet olarak düşünülmektedir.És amikor a természetről van szó, gyakran arra gondolsz, hogy az egész a versengésről szól.
Doğa hakkında konuşurken çoğunlukla hep rekabet olarak düşünülmektedir.Et quand on pense à la nature, on pense souvent que tout y repose sur la compétition.
Doğa hakkında konuşurken çoğunlukla hep rekabet olarak düşünülmektedir.Ketika Anda berpikir tentang alam, seringkali Anda berpikir semuanya merupakan kompetisi.
Doğa hakkında konuşurken çoğunlukla hep rekabet olarak düşünülmektedir.Kiedy myślisz o naturze, często sądzisz, że wszystko kręci się wokół rywalizacji.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod