Bu yasal çerçeveyitemel alan rekabet politikası dört ana müdahale alanında yoğunlaşır.W oparciu o te przepisyprawne, polityka konkurencji koncentruje się na czterech podstawowychobszarach działań.
Bu yıl da rekabetAz idei versenyképes
Bu yıl da rekabet올해의시 경쟁력
Bu yıl da rekabetParque de las Ciencias
Bu yıl da rekabetאבל צריך להביא את האי ap ו לקחת קדימונים אפים בשעה זו של השנה תחרותי
Bu yıl da rekabetفي هذا العام تنافسي
Bu yıl da rekabet競争力のある 我々は、利用可能なこの製品を持っていた 20約5年間
Büyümemizi ve rekabet edebilmemizi sağlayacak yatırımları karşılayabiliriz diye umut ediyorum.E' cosi' che si stimola la crescita.
Büyümemizi ve rekabet edebilmemizi sağlayacak yatırımları karşılayabiliriz diye umut ediyorum.Khususnya, saya ingin berterima kasih atas pekerjaan yang telah dilakukan
Büyümemizi ve rekabet edebilmemizi sağlayacak yatırımları karşılayabiliriz diye umut ediyorum.부자들쪽으로 편파된 세법을 미국의 중산층을 희생해가며 변경했습니다.
Büyümemizi ve rekabet edebilmemizi sağlayacak yatırımları karşılayabiliriz diye umut ediyorum.Mọi người đã làm việc rất vất vả trong trương trình này
Büyümemizi ve rekabet edebilmemizi sağlayacak yatırımları karşılayabiliriz diye umut ediyorum.Si de aceea, purtatorul de cuvand Boehner si cu mine am incercat initial sa negociem un acord mai larg care
Büyümemizi ve rekabet edebilmemizi sağlayacak yatırımları karşılayabiliriz diye umut ediyorum.Wciąz jednak staramy się krok po kroku zmniejszać ten problem.
Büyümemizi ve rekabet edebilmemizi sağlayacak yatırımları karşılayabiliriz diye umut ediyorum.تدهورت الاستثمارات. انخفض النمو.
Büyümemizi ve rekabet edebilmemizi sağlayacak yatırımları karşılayabiliriz diye umut ediyorum.アメリカ国民の2%を占める富豪に対して
Bu yüzden, birbirine uygun hale getirecek bir işbirliği yolu olarak rekabet fikrini ele almaya başladık.Așa că noi ne-am uitat la ideea de competiție ca un mod de cooperare pentru a ajunge împreună în formă.
Bu yüzden, birbirine uygun hale getirecek bir işbirliği yolu olarak rekabet fikrini ele almaya başladık.Donc nous considérons la compétition comme une manière de coopérer pour s'améliorer ensemble.
Bu yüzden, birbirine uygun hale getirecek bir işbirliği yolu olarak rekabet fikrini ele almaya başladık.저희는 경쟁에 대한 생각을 함께 맞추기 위해 협력하는 방식으로 생각해 오고 있습니다.
Bu yüzden, birbirine uygun hale getirecek bir işbirliği yolu olarak rekabet fikrini ele almaya başladık.Quindi abbiamo guardato all'idea della competizione come un modo per cooperare ed allenarci insieme.
Bu yüzden, birbirine uygun hale getirecek bir işbirliği yolu olarak rekabet fikrini ele almaya başladık.Tak więc patrzymy na pojęcie konkurencji jako na sposób współpracy w celu wspólnego zdobywania sił.
Bu yüzden, birbirine uygun hale getirecek bir işbirliği yolu olarak rekabet fikrini ele almaya başladık.Takže jsem se díval na myšlenku soutěže jako na způsob spolupráce, společného posilování.
Bu yüzden, birbirine uygun hale getirecek bir işbirliği yolu olarak rekabet fikrini ele almaya başladık.Vi har altså set på begrebet om konkurrence som en måde at samarbejde, for at komme i form sammen.
Bu yüzden, birbirine uygun hale getirecek bir işbirliği yolu olarak rekabet fikrini ele almaya başladık.We onderzochten het idee van competitie als een manier van samenwerken om samen fit te worden.
Bu yüzden, birbirine uygun hale getirecek bir işbirliği yolu olarak rekabet fikrini ele almaya başladık.Οπότε εξετάζαμε την ιδέα του ανταγωνισμού σαν τρόπο συνεργασίας για να γυμναστούμε μαζί.
Bu yüzden, birbirine uygun hale getirecek bir işbirliği yolu olarak rekabet fikrini ele almaya başladık.И така разгледахме идеята за съревнованието като начин за сътрудничество, за да постигнем добра форма заедно.
Bu yüzden, birbirine uygun hale getirecek bir işbirliği yolu olarak rekabet fikrini ele almaya başladık.Так что нас увлекла идея соревнования как сотрудничества, нацеленного на совместный успех.
Bu yüzden, birbirine uygun hale getirecek bir işbirliği yolu olarak rekabet fikrini ele almaya başladık.אנחנו מסתכלים על הרעיון של תחרותיות כדרך ליצור שיתוף פעולה בכדי להתאים יחד.
Bu yüzden, birbirine uygun hale getirecek bir işbirliği yolu olarak rekabet fikrini ele almaya başladık.لذا كنا نبحث في فكرة المنافسة باعتبارها وسيلة للتعاون من أجل الإستعداد سوياً.
Bu yüzden, birbirine uygun hale getirecek bir işbirliği yolu olarak rekabet fikrini ele almaya başladık.共に鍛え 協力し合うための手段なのです そして中国政府は今—
Bu yüzden, burada biraz kardeşler arası rekabet var aralarında.Da geht es also um eine kleine Rivalität unter Geschwistern.
Bu yüzden, burada biraz kardeşler arası rekabet var aralarında.Deci, au o mică rivalitate frăţească.
Bu yüzden, burada biraz kardeşler arası rekabet var aralarında.De modo que aquí hay algo de rivalidad familiar.
Bu yüzden, burada biraz kardeşler arası rekabet var aralarında.Er heerst hier een beetje broederlijke rivaliteit.
Bu yüzden, burada biraz kardeşler arası rekabet var aralarında.Il y a donc une sorte de rivalité fraternelle en jeu ici.
Bu yüzden, burada biraz kardeşler arası rekabet var aralarında.Quindi c'é un pò di rivalità familiare in corso.
Bu yüzden, burada biraz kardeşler arası rekabet var aralarında.Van is köztük egy kis testvérek közötti rivalizálás.
Bu yüzden, burada biraz kardeşler arası rekabet var aralarında.Vậy, có một chút vấn đề cạnh tranh anh em ở đây.
Bu yüzden, burada biraz kardeşler arası rekabet var aralarında.Έτσι έχουν λίγο αδελφικό ανταγωνισμό μεταξύ τους.
Bu yüzden, burada biraz kardeşler arası rekabet var aralarında.(Смях). Значи тук има нещо като малко братско съперничество.
Bu yüzden, insanlara mesaj gönderme konusunda fazla rekabet yoktu.Also gibt es nicht viel Konkurrenz. So erreicht man Menschen.
Bu yüzden, insanlara mesaj gönderme konusunda fazla rekabet yoktu.Asa ca nu e deloc competitie. Cam asa te poti imbogati.
Bu yüzden, insanlara mesaj gönderme konusunda fazla rekabet yoktu. Bu durum artık sona erdi.To je en način kako sporočati, a je ta način danes že opuščen.
Bu yüzden, insanlara mesaj gönderme konusunda fazla rekabet yoktu.Donc il n'y a pas beaucoup de compétition. Voilà comment vous touchiez les gens.
Bu yüzden, insanlara mesaj gönderme konusunda fazla rekabet yoktu.Dus er is niet veel concurrentie. Zo bereik je mensen.
Bu yüzden, insanlara mesaj gönderme konusunda fazla rekabet yoktu.È così che si raggiungono le persone. Tutto ciò è finito.
Bu yüzden, insanlara mesaj gönderme konusunda fazla rekabet yoktu.Entonces no hay mucha competencia. Así es como alcanzas a la gente.
Bu yüzden, insanlara mesaj gönderme konusunda fazla rekabet yoktu.Hingga tidak terdapat banyak kompetisi. Inilah cara anda menjangkau masyarakat.
Bu yüzden, insanlara mesaj gönderme konusunda fazla rekabet yoktu.Ily módon nincs számottevő verseny. Így lehet embereket elérni.
Bu yüzden, insanlara mesaj gönderme konusunda fazla rekabet yoktu.이렇게 해서 사람들에게 도달합니다. 이 모든 것이 이제는 끝났습니다.
Bu yüzden, insanlara mesaj gönderme konusunda fazla rekabet yoktu.Muito caro também, por isso não há muita competição. É assim que se chega às pessoas.
Bu yüzden, insanlara mesaj gönderme konusunda fazla rekabet yoktu.Tak właśnie dociera się do ludzi.
Bu yüzden, insanlara mesaj gönderme konusunda fazla rekabet yoktu.Toto je zůsob, jak se dostat k lidem.
Bu yüzden, insanlara mesaj gönderme konusunda fazla rekabet yoktu.Οπότε δεν υπάρχει μεγάλος ανταγωνισμός. Έτσι επικοινωνείς με τον κόσμο.
Bu yüzden, insanlara mesaj gönderme konusunda fazla rekabet yoktu.В связи с этим - невысокая конкуренция. Таким образом информация предоставлялась людям.
Bu yüzden, insanlara mesaj gönderme konusunda fazla rekabet yoktu.Затова няма много конкуренция. Така достигаш до хората.
Bu yüzden, insanlara mesaj gönderme konusunda fazla rekabet yoktu.אז אין הרבה תחרות. זאת היתה הדרך להגיע אל אנשים.
Bu yüzden, insanlara mesaj gönderme konusunda fazla rekabet yoktu.هكذا أنتم تصلون للناس كل هذا قد أنتهى
Bu yüzden, insanlara mesaj gönderme konusunda fazla rekabet yoktu.それが人々に届けるための方法でした そのような時代は終わりました
Çok rekabetçi değerler için uygun olmak zorunda kalırlardı.Dovrebbero essere disponibili e a un prezzo molto competitivo.
Çok rekabetçi değerler için uygun olmak zorunda kalırlardı.Họ cần sẵn sàng làm việc.