Bu mümkün mü?Burada, bir rekabet problemi yok mu?Nejde tu o problém hospodárskej súťaže?
Bu mümkün mü?Burada, bir rekabet problemi yok mu?Se tu nepostavlja vprašanje konkurence?
Bu mümkün mü?Burada, bir rekabet problemi yok mu?Voisiko tässä olla kyse kilpailunrajoituksesta?
Bu mümkün mü?Burada, bir rekabet problemi yok mu?Има ли вслучая проблем с конкуренцията?
Bu nedenledir ki Microsoft ile rekabet ancak açık kaynaklı bir projeden gelecektir.Der Wettbewerb mit Microsoft kann darum nur, - und wird nur - von einem Open-Source Projekt kommen.
Bu nedenledir ki Microsoft ile rekabet ancak açık kaynaklı bir projeden gelecektir.Đó là lý do tại sao sự cạnh tranh với Microsoft sẽ đến -- và chỉ đến -- từ một dạng dự án mở.
Bu nedenledir ki Microsoft ile rekabet ancak açık kaynaklı bir projeden gelecektir.Ecco perché la concorrenza a Microsofft verrà -- verrà soltanto - da un progetto di tipo "open-source".
Bu nedenledir ki Microsoft ile rekabet ancak açık kaynaklı bir projeden gelecektir.Karena itulah, yg sanggup bersaing dengan Microsoft hanya bisa datang dari projek-projek seperti open-source.
Bu nedenledir ki Microsoft ile rekabet ancak açık kaynaklı bir projeden gelecektir.이것이 Microsoft 의 경쟁 제품들이 오로지 오픈소스 프로젝트 같은 곳에서만 나오는 이유입니다.
Bu nedenledir ki Microsoft ile rekabet ancak açık kaynaklı bir projeden gelecektir.Proto konkurence pro Microsoft může vzniknout jedině -- a vznikne jedině -- v podobě open source projektu.
Bu nedenledir ki Microsoft ile rekabet ancak açık kaynaklı bir projeden gelecektir.Γι'αυτό ο ανταγωνισμός με τη Microsoft πρόκειται να έρθει - θα έρθει μόνο- από ένα προϊόν ανοιχτού κώδικα.
Bu nedenledir ki Microsoft ile rekabet ancak açık kaynaklı bir projeden gelecektir.Никой. Ето защо конкуренцията за Microsoft ще дойде само и единствено от продукт за свободно ползване
Bu nedenledir ki Microsoft ile rekabet ancak açık kaynaklı bir projeden gelecektir.וזו הסיבה שהתחרות במיקרוסופט מוכרחה להגיע -- ואכן תגיע -- מפרויקט קוד פתוח.
Bu nedenledir ki Microsoft ile rekabet ancak açık kaynaklı bir projeden gelecektir.لهذا السبب المنافسة مع ميكروسوفت مقيدة لتظهر سوف تظهر فقط من نوع المشاريع مفتوحة المصدر
Bu nedenledir ki Microsoft ile rekabet ancak açık kaynaklı bir projeden gelecektir.オープンソース型の事業 だけである理由です 実際、大きな論争になっているのは
Bu nedenle rekabet politikası “halkın” politikasıdır.A v tomto smyslu je politika hospodářské soutěže lidovou politikou.
Bu nedenle rekabet politikası “halkın” politikasıdır.C’est à ce titreque la politique de concurrence est une politique «citoyenne».
Bu nedenle rekabet politikası “halkın” politikasıdır.Det är därför som konkurrenspolitiken är en "medborgarpolitik".
Bu nedenle rekabet politikası “halkın” politikasıdır.En este sentido, la política de competencia es una política para los ciudadanos.
Bu nedenle rekabet politikası “halkın” politikasıdır.Ilyen értelemben tehát a versenypolitika közügy.
Bu nedenle rekabet politikası “halkın” politikasıdır.În acest fel, politicile concurenţiale devin politicile „oamenilor”.
Bu nedenle rekabet politikası “halkın” politikasıdır.In diesem Sinne ist die Wettbewerbspolitik eine
Bu nedenle rekabet politikası “halkın” politikasıdır.Juuri tämän takiakilpailupolitiikkaa voidaan pitää ”kansalaisten politiikkana”.
Bu nedenle rekabet politikası “halkın” politikasıdır.Per questa ragione la politica di concorrenza è una politica «dei cittadini».
Bu nedenle rekabet politikası “halkın” politikasıdır.Vtomto zmysle je politika hospodárskej súťaže politikou ľudovou.
Bu nedenle rekabet politikası “halkın” politikasıdır.W ten właśnie sposób polityka konkurencji jest postrzegana jako polityka „dlaludzi”.
Bunların hepsi, sadece bir biriyle rekabet eden tüketiciler üreten bir sistemin fantazisi.Es una fantasía que solo existen en el sistema que constantemente quiere consumidores competitivos.
Bunların hepsi, sadece bir biriyle rekabet eden tüketiciler üreten bir sistemin fantazisi.E' una fantasia che può solo esistere in un sistema che vuole costantemente consumatori competitivi.
Bunların hepsi, sadece bir biriyle rekabet eden tüketiciler üreten bir sistemin fantazisi.Ini adalah fantasi yang hanya bisa ada dalam sistem yang terus-menerus ingin konsumen kompetitif.
Bunların hepsi, sadece bir biriyle rekabet eden tüketiciler üreten bir sistemin fantazisi.Това е фантазия, която може да съществува само в система, която постоянно желае конкуриращи се потребители.
Bunun bir şekilde rekabet içinde olduğumuz uçaklar yada otomotivler olduğunu sanmıyorum.비행기와 자동차가 서로 경쟁을 하는 관계라고는 생각하지 않습니다
Bunun bir şekilde rekabet içinde olduğumuz uçaklar yada otomotivler olduğunu sanmıyorum.Segway nie konkuruje z samochodami i samolotami.
Bunun bir şekilde rekabet içinde olduğumuz uçaklar yada otomotivler olduğunu sanmıyorum.لا أعتقد أن هذا ينافس الطائرات أو السيارات في أي شيء.
Bunun bir şekilde rekabet içinde olduğumuz uçaklar yada otomotivler olduğunu sanmıyorum.ただ今日の世界の状勢を 考えてみてください
Bununla birlikte, oligopollerin büyük kısmında üreticiler arasında kıyasıya bir rekabetin yaşanıyor.Ale z tego, co wiem, w bardzo wielu oligopolach trwa zażarta konkurencja.
Bununla birlikte, oligopollerin büyük kısmında üreticiler arasında kıyasıya bir rekabetin yaşanıyor.Existuje mnoho případů oligopolů, pokud vím, které jsou silně konkurenční.
Bununla birlikte, oligopollerin büyük kısmında üreticiler arasında kıyasıya bir rekabetin yaşanıyor.Il y a de nombreux cas d' oligopoles, autant que je sache, qui sont extrêmement concurrentiels.
Bununla birlikte, oligopollerin büyük kısmında üreticiler arasında kıyasıya bir rekabetin yaşanıyor.Наскільки я знаю, існує багато випадків, коли олігополії сильно конкурують
Bunun, rekabeti farkedilir bir biçimde etkileyen sonuçları olduğunudüşünüyorsanız şikayette bulunabilirsiniz.Če se vam zdi, da je zaradi tega bistveno prizadeta konkurenca,lahko vložite pritožbo.
Bunun, rekabeti farkedilir bir biçimde etkileyen sonuçları olduğunudüşünüyorsanız şikayette bulunabilirsiniz.Cuando el ciudadano constata que la competencia es afectada de manera sensible, puede presentar una denuncia.
Bunun, rekabeti farkedilir bir biçimde etkileyen sonuçları olduğunudüşünüyorsanız şikayette bulunabilirsiniz.Jos tällainen käytäntö vaikuttaa olennaisesti kilpailuun,siitä voidaan tehdä kantelu.
Bunun, rekabeti farkedilir bir biçimde etkileyen sonuçları olduğunudüşünüyorsanız şikayette bulunabilirsiniz.Nesses casos pode apresentar uma denúncia.
Bunun, rekabeti farkedilir bir biçimde etkileyen sonuçları olduğunudüşünüyorsanız şikayette bulunabilirsiniz.Pokud zjistíte, že soutěž je následkem toho zjevně ovlivněna, můžete podat stížnost.
Bunun, rekabeti farkedilir bir biçimde etkileyen sonuçları olduğunudüşünüyorsanız şikayette bulunabilirsiniz.∆ιαpiιστώνει τι η λειτυργία τυ ανταγωνισµύ εpiηρεά(εται αισθητά.Μpiρεί ττε να υ p i A ά λ ε ι καταγγελία.
Bunun, rekabeti farkedilir bir biçimde etkileyen sonuçları olduğunudüşünüyorsanız şikayette bulunabilirsiniz.Ако сметнете, че в резултат на тях конкуренцията е сериозно нарушена,можете да подадете оплакване.
Bunun sonucunda bölgeler arasındaki farklı rekabet gücü düzeylerini gösteren bir harita oluşturulmuştur.Auf Grundlage dieses Modells wurde die Türkeikarte zur Wettbewerbsfähigkeit erarbeitet.
Bunun sonucunda bölgeler arasındaki farklı rekabet gücü düzeylerini gösteren bir harita oluşturulmuştur.Resultatet blir en karta som visar olika grader av konkurrenskraft för regioner.
Bunun sonucunda bölgeler arasındaki farklı rekabet gücü düzeylerini gösteren bir harita oluşturulmuştur.Resultatet er et kort der viser forskellige konkurrenceevneniveauer mellem regionerne.
Bunun sonucunda bölgeler arasındaki farklı rekabet gücü düzeylerini gösteren bir harita oluşturulmuştur.Rezultatul este o hartă care afişează diferite niveluri de competitivitate între regiuni.
Bunun sonucunda bölgeler arasındaki farklı rekabet gücü düzeylerini gösteren bir harita oluşturulmuştur.Výsledkom je mapa zobrazujúca rôzne úrovne konkurencieschopnosti medzi regiónmi.
Bunu rekabet sağlayarak veya... ...askeri müdahale ile yaparlar.De gör detta genom att upprätthålla en konkurrensfördel eller genom militära ingripanden.
Bunu rekabet sağlayarak veya... ...askeri müdahale ile yaparlar.Dělají to udržováním konkurenčního náskoku nebo prostřednictvím vojenské intervence.
Bunu rekabet sağlayarak veya... ...askeri müdahale ile yaparlar.Ei fac asta menţinând un avans competitiv sau prin intervenţie militară.
Bunu rekabet sağlayarak veya... ...askeri müdahale ile yaparlar.Ezt teszik versenyelőnyük fenntartásával, vagy katonai beavatkozással.
Bunu rekabet sağlayarak veya... ...askeri müdahale ile yaparlar.Ils le feront soit en restant compétitifs, soit en intervenant militairement.
Bunu rekabet sağlayarak veya... ...askeri müdahale ile yaparlar.Lo fanno mantenendo un margine competitivo o attraverso l'intervento militare.
Bunu rekabet sağlayarak veya... ...askeri müdahale ile yaparlar.Ne tekevät tämän säilyttämällä kilpailuedun tai sotilaallisen selkkauksen avulla.
Bunu rekabet sağlayarak veya... ...askeri müdahale ile yaparlar.Sie tun dies durch die Sicherung von Wettbewerbsvorteilen oder durch militärische Intervention.
Bunu rekabet sağlayarak veya... ...askeri müdahale ile yaparlar.To počnejo s tekmovalnim pristopom ali vojaško intervencijo.
Bunu rekabet sağlayarak veya... ...askeri müdahale ile yaparlar.Zdobywają ją poprzez utrzymywanie konkurencyjności oraz przez interwencje zbrojne.