Ana içeriğe geç
Sözlük

rekabet ile cümle

rekabet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ancak rekabetin varolduğu bir dünyada bu mümkün değil.No pueden en un mundo competitivo.
Anlaşılığı gibi, rekabetçi ortamlarda iyiliğe dayanan eylem bulmak daha zordur.적대적인 환경 아래 이득을 보는 방법을 찾는 것은 정말 어렵습니다.
Anlaşılığı gibi, rekabetçi ortamlarda iyiliğe dayanan eylem bulmak daha zordur.מסתבר, שהרבה יותר קשה למצוא פעולה נכונה בסביבה עויינת
Anlaşılığı gibi, rekabetçi ortamlarda iyiliğe dayanan eylem bulmak daha zordur.مما يجعل هذه البيئة أكثر صعوبة في ايجاد ردة أفعال جيدة..
Anlaşılığı gibi, rekabetçi ortamlarda iyiliğe dayanan eylem bulmak daha zordur.対戦相手は常に皆さんを観察し 皆さんがやろうとすることを妨害します
Aslında bunu yaptık da ve bu bize rekabette bir süre avantaj bile sağladı.90年代半ばには 怪物や
Aslında bunu yaptık da ve bu bize rekabette bir süre avantaj bile sağladı.A to jsme taky udělali a na chvíli nám to zaručilo konkurenční výhodu.
Aslında bunu yaptık da ve bu bize rekabette bir süre avantaj bile sağladı.Az, hogy ez sikerült, eleinte versenyelőnyt biztosított számunkra
Aslında bunu yaptık da ve bu bize rekabette bir süre avantaj bile sağladı.Ce que nous avons fait et qui nous a donné un avantage concurrentiel pour un certain temps.
Aslında bunu yaptık da ve bu bize rekabette bir süre avantaj bile sağladı.Chúng tôi đã làm vậy, và nó cho chúng tôi một lợi thế cạnh tranh trong một khoảng thời gian.
Aslında bunu yaptık da ve bu bize rekabette bir süre avantaj bile sağladı.Das taten wir dann auch und verschafften uns so eine Zeitlang einen Wettbewerbsvorteil.
Aslında bunu yaptık da ve bu bize rekabette bir süre avantaj bile sağladı.E così abbiamo fatto e ci ha dato un vantaggio competitivo per un po'.
Aslında bunu yaptık da ve bu bize rekabette bir süre avantaj bile sağladı.En dat deden we daadwerkelijk en het gaf ons tijdelijk een concurrentie voordeel.
Aslında bunu yaptık da ve bu bize rekabette bir süre avantaj bile sağladı.Fizemos isso o que nos deu uma vantagem competitiva durante uns tempos.
Aslında bunu yaptık da ve bu bize rekabette bir süre avantaj bile sağladı.우리는 실제로 그렇게 해냈고, 이로써 한 동안 경쟁의 우위에 섰습니다.
Aslında bunu yaptık da ve bu bize rekabette bir süre avantaj bile sağladı.Och vi gjorde faktiskt det, och det gav oss en konkurrensmässig fördel för ett tag.
Aslında bunu yaptık da ve bu bize rekabette bir süre avantaj bile sağladı.Og det gjorde vi faktisk og det gav os en konkurrencefordel i et stykke tid.
Aslında bunu yaptık da ve bu bize rekabette bir süre avantaj bile sağladı.Și chiar am făcut asta, ceea ce ne-a oferit un avantaj competitiv pentru o vreme.
Aslında bunu yaptık da ve bu bize rekabette bir süre avantaj bile sağladı.Tak też zrobiliśmy i dało nam to chwilową przewagę nad konkurencją.
Aslında bunu yaptık da ve bu bize rekabette bir süre avantaj bile sağladı.Teimme niin ja se antoi meille kilpailullisen etulyöntiaseman joksikin aikaa.
Aslında bunu yaptık da ve bu bize rekabette bir süre avantaj bile sağladı.Y de hecho lo hicimos y obtuvimos una ventaja competitiva por un tiempo.
Aslında bunu yaptık da ve bu bize rekabette bir süre avantaj bile sağladı.Πραγματικά το καταφέραμε και για λίγο είχαμε το προβάδισμα.
Aslında bunu yaptık da ve bu bize rekabette bir süre avantaj bile sağladı.Действително направихме това добихме конкурентно предимство за кратко.
Aslında bunu yaptık da ve bu bize rekabette bir süre avantaj bile sağladı.И мы действительно сделали это, что дало нам конкурентное преимущество на некоторое время.
Aslında bunu yaptık da ve bu bize rekabette bir süre avantaj bile sağladı.І ми дійсно це зробили, і це надало нам перевагу над конкурентами на деякий час.
Aslında bunu yaptık da ve bu bize rekabette bir süre avantaj bile sağladı.וממש עשינו זאת וזה העניק לנו יתרון תחרותי לזמן מה.
Aslında bunu yaptık da ve bu bize rekabette bir süre avantaj bile sağladı.وقد قمنا بهذا فعلا وقد أعطانا هذا تقدم امام منافسينا لوهلة من الزمن
Avrupalı devletler, ticaret yollarının hakimiyeti için rekabet ediyorlardı.De Europese staten streden om bezit van de handelswegen.
Avrupalı devletler, ticaret yollarının hakimiyeti için rekabet ediyorlardı.교역로를 독점하기 위해 동인도 회사들을 설립 했지요.
Avrupalı devletler, ticaret yollarının hakimiyeti için rekabet ediyorlardı.Les états européens étaient alors en concurrence pour le contrôle des routes maritimes commerciales.
Avrupalı devletler, ticaret yollarının hakimiyeti için rekabet ediyorlardı.Τα ευρωπαϊκά κράτη ανταγωνίζονταν για την ιδιοκτησία των θαλάσσιων εμπορικών δρόμων.
Avrupalı devletler, ticaret yollarının hakimiyeti için rekabet ediyorlardı.Европейские государства начали сражаться за контроль над торговыми путями.
Avrupalı devletler, ticaret yollarının hakimiyeti için rekabet ediyorlardı.自国のルールを押し付けるために東インド会社を創った。
Aynısını mini karavanlar'da düşünün. Bir grup otomobil mühendisi hafta sonlarında Toyota ile rekabet ediyor.Eine Gruppe Automobilingenieure machen an Wochenenden Toyota konkurenz.
Aynısı rekabet için de geçerlidir ve rekabet kanvasın üzerinde bulunmamaktadır.Esto aplica para la competencia. En el canvas no se habla de la competencia.
Aynısı rekabet için de geçerlidir ve rekabet kanvasın üzerinde bulunmamaktadır.경쟁 역시 마찬가지예요 캔버스에는 나와 있지 않지만
Aynısı rekabet için de geçerlidir ve rekabet kanvasın üzerinde bulunmamaktadır.To samo tyczy się konkrencji. Nie jest uwzględniona w planie.
Aynısı rekabet için de geçerlidir ve rekabet kanvasın üzerinde bulunmamaktadır.Так само щодо конкуренції. Конкуренції немає на канві.
Aynısı rekabet için de geçerlidir ve rekabet kanvasın üzerinde bulunmamaktadır.الأمر نفسه ينطبق على المنافسة. المنافسة لا توجد في البوصلة.
Aynısı rekabet için de geçerlidir ve rekabet kanvasın üzerinde bulunmamaktadır.やはり外部環境の理解は必要です
Ayrıca okul, rekabeti destekliyordu. Bu da içgüdüsel olarak ihtilafa yol açıyordu.Asa deci, scoala promoveaza competitia, ceea ce duce instinctiv la disputa.
Ayrıca okul, rekabeti destekliyordu. Bu da içgüdüsel olarak ihtilafa yol açıyordu.Aussi, les écoles encourageaient la compétition, ce qui mène instinctivement à la dispute.
Ayrıca okul, rekabeti destekliyordu. Bu da içgüdüsel olarak ihtilafa yol açıyordu.Dan Juga, sekolah mendorong persaingan, yang menuntun naluri untuk bersengketa.
Ayrıca okul, rekabeti destekliyordu. Bu da içgüdüsel olarak ihtilafa yol açıyordu.Para além disso, a escola promovia a concorrência, que instintivamente leva a disputa.
Ayrıca okul, rekabeti destekliyordu. Bu da içgüdüsel olarak ihtilafa yol açıyordu.Również, szkoły promują współzawodnictwo, co instynktownie prowadzi do kłótni.
Ayrıca okul, rekabeti destekliyordu. Bu da içgüdüsel olarak ihtilafa yol açıyordu.Schule fördert ausserdem Wettbewerb, welcher instinktiv zu Streit führt.
Ayrıca okul, rekabeti destekliyordu. Bu da içgüdüsel olarak ihtilafa yol açıyordu.Επίσης, το σχολείο προωθεί τον ανταγωνισμό ... οδηγεί ενστικτωδώς στη διαμάχη ... και ...
Ayrıca okul, rekabeti destekliyordu. Bu da içgüdüsel olarak ihtilafa yol açıyordu.Също така училището подкрепя съревнованието, което инстинктивно води до спорове.
Ayrıca, şirketleriekonomik verimliliklerini ve rekabet güçlerini artırmayazorlar.Además, la competencialleva a las empresas a esforzarse en buscar lacompetitividad y la eficiencia económica.
Ayrıca, şirketleriekonomik verimliliklerini ve rekabet güçlerini artırmayazorlar.Além disso, aconcorrência implica as empresas na via dacompetitividade e da eficiência económica.
Ayrıca, şirketleriekonomik verimliliklerini ve rekabet güçlerini artırmayazorlar.Arrakészteti a vállalkozásokat, hogy versenyképességük éshatékonyságuk fokozására törekedjenek.
Ayrıca, şirketleriekonomik verimliliklerini ve rekabet güçlerini artırmayazorlar.Damit stärkt der Wettbewerb die gewerblichen Strukturen in der
Ayrıca, şirketleriekonomik verimliliklerini ve rekabet güçlerini artırmayazorlar.Deplus, la concurrence engage les entreprises sur la voiede la compétitivitéet de l’efficience économique.
Ayrıca, şirketleriekonomik verimliliklerini ve rekabet güçlerini artırmayazorlar.Inoltre, laconcorrenza vincola le imprese a ricercare la competiti-vitàe l’efficienza economica.
Ayrıca, şirketleriekonomik verimliliklerini ve rekabet güçlerini artırmayazorlar.Konkurrens fårdessutom företag att sträva efter att stärka sinkonkurrenskraftoch ekonomiska effektivitet.
Ayrıca, şirketleriekonomik verimliliklerini ve rekabet güçlerini artırmayazorlar.Zároveňpodniky núti, aby sa usilovali o konkurencieschopnosťa ekonomickú efektívnosť.
Ayrıca, şirketleriekonomik verimliliklerini ve rekabet güçlerini artırmayazorlar.задоволяването на търсенето по възможно най-добърначин.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Akármennyire is kis költségvetésű filmnek állítod be, a mi márkánk a kihívásokat szereti.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Come tu dici che la tua è una piccola produzione, noi siamo un marchio concorrente.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.독립영화를 언급하신것과 상당히 비슷한데, 그처럼 저희들도 성장하는 브랜드지요.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
rekabet ile cümle - Sayfa 21 - rekabet kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App