Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.La fel cum tu ai vorbit despre acest film ca fiind unul mic, suntem mai mult un brand concurent.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Meget ligesom det du talte om at være en mindre film, vi er meget et udfordrende brand.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Net zoals je het hebt over een kleinere film, We zijn heel erg een 'challenger' merk.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Podobne ako ste hovorili o menšom filme, sme tiež menšia značka.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Podobně jako jste mluvil o malém filmu, i my pracujeme spíše chytře.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Seperti film kecil yang kau bahas sebelumnya, kami adalah merek penantang.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Similar al tipo de películas más pequeñas que contabas; somos más bien una marca rival.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.So wie Sie über die kleineren Filme gesprochen haben, sind wir als Marke ein Herausforderer.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Tak jak ty mówisz o robieniu drobniejszych filmów, my czujemy się marką pretendującą.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Tal como falou do projeto como sendo um pequeno filme, também somos uma marca concorrente.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Tout comme vous avez parlé d'être un petit film, nous sommes plutôt une marque challenger.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.По същия начин както говорихте, че това ще бъде малък филм, ние сме до голяма степен зараждаща се марка.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Примерно так же, как вы говорили о небольших фильмах, мы во многом "догоняющий" бренд.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.Так само, як ви розповідали про маленьке кіно, ми змагаємося за увагу.
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.דומים לרבים מהדברים שהעלית לגבי חברות סרטים קטנות, אנחנו יותר "מותג הטוען לכתר".
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.مثل الكثير منكم ونحن نتحدث عن كونه أصغر فيلم، نحن علامة تجارية متحدية
Az önce bahsettiğiniz küçük çaplı filmlerdeki gibi, büyük markalarla rekabet içindeyiz.私たちはチャレンジャーです 競合他社のような予算はありません
Babam Andy Grove gibi adamdı, rekabetten ödü kopardı.Az apám olyan volt, mint Andy Grove, paranoiás a versenyhelyzettől.
Babam Andy Grove gibi adamdı, rekabetten ödü kopardı.제 부친은 경쟁의 편집광인 앤디그로브 같은 분이었는데 그래서 종종 일주일 내내 일을 하셨고 가족사업은 어린 노동력에 비례했습니다.
Babam Andy Grove gibi adamdı, rekabetten ödü kopardı.Mein Vater war ein bisschen wie Andy Grove, paranoid wegen der Konkurrenz.
Babam Andy Grove gibi adamdı, rekabetten ödü kopardı.Mijn vader was een soort Andy Grove, paranoïde over de concurrentie.
Babam Andy Grove gibi adamdı, rekabetten ödü kopardı.Min far var lidt ligesom Andy Grove, paranoid over konkurrence.
Babam Andy Grove gibi adamdı, rekabetten ödü kopardı.Mio padre era uno del tipo Andy Grove, paranoico della competizione.
Babam Andy Grove gibi adamdı, rekabetten ödü kopardı.Mi padre era algo así como Andy Grove, paranoico por la competencia.
Babam Andy Grove gibi adamdı, rekabetten ödü kopardı.Mój ojciec był typem Andy'ego Grove'a, miał paranoję na punkcie konkurencji.
Babam Andy Grove gibi adamdı, rekabetten ödü kopardı.Mon père était une sorte d'Andy Grove, paranoïaque de la compétition.
Babam Andy Grove gibi adamdı, rekabetten ödü kopardı.Můj otec byl typ jako Andy Grove, paranoidní co se konkurence týče.
Babam Andy Grove gibi adamdı, rekabetten ödü kopardı.Tata era un fel de Andy Grove, paranoic privind concurenţa.
Babam Andy Grove gibi adamdı, rekabetten ödü kopardı.Баща ми беше от типа на Анди Грув, параноик на тема конкуренция.
Babam Andy Grove gibi adamdı, rekabetten ödü kopardı.Мой отец, как и Эндрю Гроув, был помешан на конкуренции.
Babam Andy Grove gibi adamdı, rekabetten ödü kopardı.אבי, בדומה לאנדי גרוב, פאראנואיד בנוגע למתחרים.
Babam Andy Grove gibi adamdı, rekabetten ödü kopardı.والدي كان يرتاب كثيرا من المنافسة، مثل "اندي غروف"
Babam Andy Grove gibi adamdı, rekabetten ödü kopardı.なので、たびたび週に七日。家業とは児童の就労を意味しますが、
Belirli koşullarda rekabeti sınırlayan bazı anlaşmaları yasakdışı da tutabilir.A certe condizioni essa può altresì concedere esenzioni a taluni accordirestrittivi della concorrenza.
Belirli koşullarda rekabeti sınırlayan bazı anlaşmaları yasakdışı da tutabilir.Auchkann sie unter bestimmten Voraussetzungen wettbewerbswidrige Vereinbarungenfreistellen.
Belirli koşullarda rekabeti sınırlayan bazı anlaşmaları yasakdışı da tutabilir.Den kan også under visse forhold give fritagelse til sådanne konkurrencebegrænsende aftaler.
Belirli koşullarda rekabeti sınırlayan bazı anlaşmaları yasakdışı da tutabilir.Elle peut aussi, dans certaines conditions, exempter certainsaccords restrictifs de concurrence.
Belirli koşullarda rekabeti sınırlayan bazı anlaşmaları yasakdışı da tutabilir.En algunas condiciones, también puede exentar algunos acuerdosrestrictivos de la competencia.
Belirli koşullarda rekabeti sınırlayan bazı anlaşmaları yasakdışı da tutabilir.În anumite condiţii,ea poate excepta anumite înţelegeri care limitează concurenţa.
Belirli koşullarda rekabeti sınırlayan bazı anlaşmaları yasakdışı da tutabilir.Pod določenimi pogoji lahko tudiizvzame nekatere sporazume, ki omejujejo konkurenco.
Belirli koşullarda rekabeti sınırlayan bazı anlaşmaları yasakdışı da tutabilir.Pode também, em certas condições, concederisenções a determinados acordos restritivos da concorrência.
Belirli koşullarda rekabeti sınırlayan bazı anlaşmaları yasakdışı da tutabilir.Takéto obmedzujúce dohody sú automaticky neplatné.
Belirli koşullarda rekabeti sınırlayan bazı anlaşmaları yasakdışı da tutabilir.Under vissa förhållanden får kommissionen även bevilja undantag förvissa konkurrensbegränsande avtal.
Belirli koşullarda rekabeti sınırlayan bazı anlaşmaları yasakdışı da tutabilir.Za určitých podmínek může Komise vyjmout některé dohody, které omezují soutěž, ze zákazu.
Belki bunlardan biri uzaklaşır ve buradan geri gider, ancak daha sonra elendikçe rekabette sorunları olur.어쩌면 이들 중 하나는 되돌아가 이렇게 다시 변하지만, 이 경우에는
Belki bunlardan biri uzaklaşır ve buradan geri gider, ancak daha sonra elendikçe rekabette sorunları olur.Peut-être c'est comme ça.
Belki bunlardan biri uzaklaşır ve buradan geri gider, ancak daha sonra elendikçe rekabette sorunları olur.Talvez um deles divaga e vai voltar aqui, mas depois
Belki bunlardan biri uzaklaşır ve buradan geri gider, ancak daha sonra elendikçe rekabette sorunları olur.Това е моето обяснение.
Belki bunlardan biri uzaklaşır ve buradan geri gider, ancak daha sonra elendikçe rekabette sorunları olur.いただろう。そういうやつは、競争に負けて、はじかれる。
Belki bu rekabet başka bir yönde de ilerleyebilirdi. Belki şöyle bir durum da ortaya çıkabilirdi:Возможно будет когда, возможно в итоге в реальности будет много людей с достаточным количеством капитала.
Belki bu rekabet başka bir yönde de ilerleyebilirdi. Belki şöyle bir durum da ortaya çıkabilirdi:Маркс не се е замислял, че може би конкуренцията ще върви по друг начин, може да имаш реалност, в която...
Belki bu rekabet başka bir yönde de ilerleyebilirdi.Disons juste que ce sont des terres
Belki bu rekabet başka bir yönde de ilerleyebilirdi.만일 일자리 경쟁을 다른 쪽으로 돌리거나
Belki bu rekabet başka bir yönde de ilerleyebilirdi.Možná, že by ta soutěž mohla být naopak.
Belki bu rekabet başka bir yönde de ilerleyebilirdi.Možno, že konkurencia by sa mohla uberat inym smerom.
Belki bu rekabet başka bir yönde de ilerleyebilirdi.Mungkin kompetisi itu akan terjadi dalam bentuk berbeda.
Belki bu rekabet başka bir yönde de ilerleyebilirdi.Poate competiția s-ar putea manifesta altfel.
Belki bu rekabet başka bir yönde de ilerleyebilirdi.أنه ربما أن المنافسة قد تكون طريقة أخري
Benim ve milyonlarca başka çocuğun gittiği okul, yanlış bir değer ölçüsü yaratıp rekabeti körüklüyordu.競争に参加し、嘘の価値基準を作り出し、競争を駆り立てた。 学校は同時に非常に重要なものを破壊した。 好奇心だ。
Beyinleri rekabete, iş yüküne, mücadeleye, strese ve şikayetlere odaklanıyor.Az agyuk a versenyre, a munkateherre, a gondokra, a feszültségekre, a panaszokra fókuszált.