Saray içi rekabetler sonucu her ikisinin de zehirlenerek öldürüldükleri söylenir.Поползли слухи, что они оба был отравлены.
Kemeri kaybettikten sonra Goldust ile rekabete başladı ve WrestleMania 13'te onu yendi.После потери титула начал фьюд с Голдастом победив его на «WrestleMania XIII».
Oyuncular, sosyalleşebilmeleri ve birbirleriyle rekabet edebilmesi için geliştirildi.Он был разработан так, чтобы игроки могли общаться и конкурировать друг с другом.
Ulusal Rekabet Komisyonu Genel Müdürü olarak görev yapmıştır.Работала генеральным директором Национальной комиссии по конкуренции.
Zeki, hırslı ve rekabetçi ve gözü Oya'dan çok daha fazla kara.Упряма и смела не менее, чем Луи.
Yalnızca sendika ve parti seçimlerinde rekabete izin verildi.К выборам допускались все члены партий и профсоюзов.
Wyatt ve Cena'nın rekabeti devam ederken Harper ve Rowan ayrıca The Usos ile bir rekabete başladı.Винченцо ходит на тренировки по боксу, и Симоне с Рокко тоже начинают ходить.
Zaman zaman 2. Lig'de karşılaşmaları aralarındaki rekabeti büyütmüştür.Создание второго интеграционного объединения в определённом смысле отражало это соперничество.
O DJ-ing diğer yarışmacı ile rekabet edecek.Эти лавры Метелёва разделила с ещё одной участницей конкурса.
Askeri argo kurum içi rekabeti artırmak amacıyla kullanılmaktadır.Квадратный жёлтый очаг применяется для ритуалов увеличения.
Firmalar arası rekabetin şiddeti.Антикоррупционная инициатива бизнеса.
Team Fortress 2, ayrıca gayriresmî liglerde rekabetçi oynanabilir.Team Fortress 2 тоже игра компании Valve.
Hindistan ve Japonya uzay araştırma ve faaliyeti için giderek daha çok rekabet yeteneğine sahiptirler.تمتلك الهند واليابان قدرة متزايدة على المنافسة في مجال البحث والنشاط الفضائي.
Özel girişimcilerin rekabeti sayesinde 1860'ta İsviçre'de 1000 km.den fazla demiryolu yapılmıştı.بسبب المنافسة بين اللاعبين الخاصين، كانت سويسرا تغطي أكثر من 1000 كم من المسار بحلول عام 1860.
Çevik süreçler değişimi müşterinin rekabet avantajı için kullanır.فمناهج الأجايل تُسخر التّغيير لصالح الميزة التنافسية للعميل.
Norwich yün şalları 100 yıl boyunca İskoç Paisley şalları ile rekabet yaptı.يعد النادي مع رينجرز قطبي كرة القدم الاسكتلندية لأكثر من 100 عام.
Bu devletler birbirleriyle hem askeri hem de ekonomik anlamda rekabet halinde olmuşlardır.تنافست هذه الدويلات مع بعضها البعض سواء عسكرياً أو تجارياً.
Bununla beraber, ikisi rekabetçi ilişkilerine de devam ettiler.وإنما اتفقا علي التنافس بينهما أيضا..
Bu hareketi, ikisi arasında rekabet başlattı.وبدأت المباراة مع ذهابا وإيابا بين كلا الفريقين.
Sonuç olarak elektrikli telgraflardan oluşan rekabetten son ticari hat 1880 yılında terk edildi.نتيجة للمنافسة من قبل التلغراف الكهربائي، تم التخلي عن أخر خط تجاري في عام 1880.
Ayrıca vücut geliştirme yarışmalarında rekabet etti ve Arnold Classic'te 14. oldu.أمضت بعض الوقت في كمال الاجسام التنافسية، وتنافست في أرنولد كلاسيك.
Bu dönemde İsveç, ticarete açık oldu ve uluslararası rekabet altında üretim sektörünü destekledi.انفتحت السويد على التجارة وسعت وراء المنافسة الدولية في قطاع الصناعة التحويلية.
Bu koşullar, canlılar arasında hayatta kalma ve üremeye dair rekabete yol açar.تخلق هذه الظروف تنافساً على فرص البقاء والتكاثر بين الأفراد.
Thing ile sürekli rekabet eder.تبقي المسابقات متجددة دوماً.
Ezelî rekabetin sarı-lacivertli cenahında ise durum değişmişti.عصر التجمعات الكروية في هذه المجرة متغير.
Bu sebeple aralarında büyük bir rekabet başlar.الأمر الذي أدى لمنافسة تجارية كبيرة فيما بينهما.
2011, 2012 ve 2013 yıllarında École Polytechnique de Montréal'de rekabet hibeleri.كما تلقت منحًا لمسابقة البحث في مدرسة البوليتكنك مونتريال في 2011, 2012 و2013.
Metastasio kısa süre içinde kendisini İtalya'daki zamanın en ünlü improvvisatori ile rekabet içinde buldu.وجد ميتاستاسيو نفسه يتنافس مع أشهر المرتجلين في عصره في إيطاليا.
Yaz boyunca, birkaç haber kaynağı, sözde "Bill vs. Bart" rekabeti hakkında söylentilere yer verdi.خلال الصيف قد اشتركت العديد من مصادر الأخبار في الإشاعة فيما يخص منافسة "بل وبارت".
"Anakara" endüstrilerinin rekabet gücü.مبادرة أرامكو لتمكين أمهات الأيتام.
Not: Halen etkin rekabette olan oyuncular ve ekipler kalın gösterilmiştir.ملاحظة: اللاعبين والفرق لازالت نشطة حاليا.
İran seramikleri, Avrupa pazarında çin seramikleriyle rekabet eder hale geçmiştir.انخفض الإنتاج في الخليل بسبب المُنافسة مع الزجاج المستورد من أوروبا.
1999 yılının başlarında Perry Saturn ile rekabete başladı.Iniciou então uma rivalidade com Perry Saturn no início de 1999.
Doktor belki düşebilir ama sert rekabette ayakta durabilir.Isso é verdadeiramente o seu Doutor pode cair, mas ele está de pé em uma competição dura.
Bu yazarlar, Kartaca ile rekabet halinde olan dolayısıyla da sık sık çatışan toplumların insanlarıdırlar.Estes escritores pertenciam aos povos de competições, e muitas vezes em conflito, com Cartago.
Birkaç hafta boyunca Mr. McMahon, Shane McMahon ve The Spirit Squad ile rekabetlerine devam ettiler.Eles continuaram a rivalidade com Vince McMahon, Shane McMahon e com o Spirit Squad por várias semanas.
Styles, ayrıca sonraki hafta yapılan rövanş merdiven maçını kazandı ve böylelikle rekabet sona erdi.Styles também ganhou a revanche em um combate de escadas na semana seguinte, terminando assim a disputa.
İnternet üzerinden ödeme yapılan yeni hizmeti "Wirecard" ile, PayPal ve Western Union. ile rekabet etmektedir.O seu novo serviço de pagamento pela Internet, irá competir com os serviços da PayPal e da Western Union.
Mishin, Korolyov'un siyasi otoritesinden yoksun ve diğer baş tasarımcılarla rekabet halindeydi.Mishin não tinha a influência política de Korolev e ainda enfrentava competição de outros desenhistas chefes.
Bu rekabet hala devam etmektedir.Esta liga de corridas ainda está ativa.
İlki Yılın Yenilikçisi ve ikincisi ise Estonya'daki orta ölçekli en rekabetçi kurum ödülüydü.O primeiro título como Inovadora do Ano e o segundo como empresa de tamanho médio mais competitiva na Estónia.
Royal Rumble'ın ardından Cena, Birleşik Devletler Şampiyonu Rusev ile rekabete girdi.Após o Royal Rumble, Cena começou a rivalizar com o campeão dos Estados Unidos, Rusev.
Bu devletler birbirleriyle hem askeri hem de ekonomik anlamda rekabet halinde olmuşlardır.Os três reinos competiam entre si, econômica e militarmente.
Sakatlığı sonrasında biten rekabetleri yeniden alevlendi.Após a corrida, eles finalmente se re-uniram.
Bu koşullar, canlılar arasında hayatta kalma ve üremeye dair rekabete yol açar.Estas condições geram competição entre organismos para a sua sobrevivência e reprodução.
SmackDown'ın en önemli rekabeti The Great Khali ve Batista arasında gerçekleşmiştir.No SmackDown, a rivalidade predominante foi entre The Great Khali e Batista.
Triple H, Mr. McMahon ile rekabete devam ederken onun kızı Stephanie McMahon ile evlendi.Triple H continuou sua rivalidade com Vince McMahon ao se casar com sua filha, Stephanie McMahon.
Rekabet, Hell in a Cell'daki Hell in a Cell maçında The Usos'un galibiyetiyle sona ermişti.A rivalidade terminou em uma Hell in a Cell no Judgement Day.
Bu rekabet içerisinde Bryan'ın eski kız arkadaşı AJ, etkileyiciliğini Punk ve Kane'e göstermeye çalıştı.Enquanto isso, a ex-namorada de Bryan, AJ, começou a ter afetos por ambos, Punk e Kane.
Rekabet baskısı yoktur, kendi kendine yarışma vardır.Somente há competições, não há partidas solo.
Bu rekabet İrini ciddi şekilde hastalandığı Mayıs 799 tarihinde yoğunlaştı.Esta rivalidade se intensificou quando Irene caiu seriamente enferma em maio de 799.
ECW'da gerçekleşen en önemli rekabet ise John Morrison ve CM Punk arasında olmuştur.A rivalidade primária da ECW foi entre John Morrison e CM Punk.
Bunun nedeni birbirleriyle fiyat konusunda rekabet edememeleridir.Neste jogo, eles não demonstram nenhuma rivalidade um com o outro.
Bu yüzden bu pazarlarda tipik rekabet görülür.Nesses tipos de campos, costumam ocorrer as competições profissionais.
Bu rekabetler farklı gruplar arasında resmi yarışmalar şeklinde olmuştur.Competições oficiais estão sendo realizados em várias categorias.
Sonraki haftalarda aralarındaki rekabet, Jericho, Fandango'yu Extreme Rules'ta yenene kadar devam etti.No mesmo dia foi confirmada uma luta entre Jericho e Fandango no Extreme Rules.
Şirketlerde zaman içinde büyük sermayeler birikmiştir ve rekabet düşüktür.A família ganhou ao longo do tempo fortes inimigos e caem.
Gazete, zamanla Ceride-i Havadis gazetesiyle rekabet edebilmek için yayınını beş güne çıkardı.Tanto que chegava a beber cinco garrafas por dia, como declarou ao jornal Estadão.
2001 yılında Triple H, kendisini WrestleMania X-Seven'da yenen The Undertaker'la da rekabete girdi.Em 2001, Triple H também manteve uma rivalidade com The Undertaker, que o derrotou no WrestleMania X-Seven.
Böylece rakip firmalarla rekabet aynı koşullarda olmaktadır.Os produtos concorrentes são taxados da mesma forma?