Ana içeriğe geç
Sözlük

rekabet ile cümle

rekabet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İşletmeler arasında yapılır ve bu anlaşmalar rekabeti engeller.Estas empresas mantienen dicho poder colaborando entre ellas evitando así la competencia.
Zamanla iki kadın arasındaki rekabet giderek arttı.A partir de entonces, la rivalidad entre los dos sólo aumenta.
İlerleyen dönemlerde gazete Ceride-i Havadis ile rekabet edebilmek için haftada beş kez çıkarılmıştır.Como era costumbre en aquella época, concurría a la peluquería tres veces por semana.
Seçmelerden kısa bir süre sonra iki güreşçi rekabete başladı.Al final de la noche dos nuevos concursantes eran nominados.
Pepsi Light alternativi olarak Coca-Cola Zero ve Coca-Cola Zero Sugar ile rekabette oldu.Pepsi Light: compite con Coca-Cola Light y Coca-Cola Sin Azúcar de The Coca-Cola Company.
Bununla beraber, ikisi rekabetçi ilişkilerine de devam ettiler.Desde entonces ambos mantienen una rivalidad.
Bu rekabet 797/798 yılında ileri gitti ve İrini ciddi şekilde hastalanınca Mayıs 799 tarihinde yoğunlaştı.Questa rivalità emerse nel 797/798 e si intensificò nel maggio del 799, quando Irene si ammalò gravemente.
İnternet üzerinden ödeme yapılan yeni hizmeti "Wirecard" ile, PayPal ve Western Union. ile rekabet etmektedir.Il suo nuovo servizio di pagamento in Internet "Wirecard" compete con PayPal e Western Union.
1967 ve 1972 yılları arasında Medved, Türk kökenli Bulgar güreşçi olan Osman Durali ile rekabet etmiştir.Tra il 1967 e il 1972, Medved' ebbe una rivalità con il lottatore bulgaro Osman Duraliev.
Nixon da, en azından rekabetin askeri alan yerine teknolojik alanda gerçekleştiğine vurgu yaptı.Nixon rispose dicendo che almeno la competizione era tecnologica, anziché militare.
Metastasio kısa süre içinde kendisini İtalya'daki zamanın en ünlü improvvisatori ile rekabet içinde buldu.Ben presto Metastasio si trovò in competizione con i più celebri improvvisatori d'Italia.
Popülerliği Japonya'daki rekabetçi karuta profilini artırdı.Il manga ha contribuito a incrementare la popolarità del Karuta competitivo in Giappone.
Bu devletler birbirleriyle hem askeri hem de ekonomik anlamda rekabet halinde olmuşlardır.I tre regni rivaleggiavano tra loro sia economicamente sia militarmente.
Bu rekabet nedeniyle Karsspor-Iğdırspor maçlarında sık sık kavga çıkmaktadır.Infatti spesso questi animali si lanciano grosse palle di neve per divertimento.
Bir sonraki sene Selçuk sultanı da ölünce sultanlık iç rekabet nedeniyle parçalandı.L'anno successivo morì il sultano selgiuchide e il sultanato venne diviso da rivalità interne.
Rekabet, "mü'min mü'minin kardeşidir" ilkesinin sonucu olarak sınırlandırılmıştır.10 In verità i credenti sono fratelli: ristabilite la concordia tra i vostri fratelli e temete Allah.
Orta Asya'daki bu rekabet "Büyük Oyun" olarak adlandırılmaktadır.Questa rivalità in Eurasia venne ad essere conosciuta come il "Grande gioco".
Rekabet baskısı yoktur, kendi kendine yarışma vardır.In questo caso non ci sono conflitti ma ci sono concorrenze.
Böylece, iki şirket arasında amansız ve şiddetli rekabet yaşandı.Questo portò ad una grande rivalità e concorrenza fra i due istituti.
Yarışmacı/rekabetçi olmayan sistemlerdir.I rivali del Principio di Non-Contraddizione.
Bu rekabet hala devam etmektedir.La competizione prosegue.
DVD Forum tarafından üretilen DVD-R formatıyla rekabet halindedir.Il suo concorrente diretto è il DVD-RW, formato del DVD forum.
Triple H, Mr. McMahon ile rekabete devam ederken onun kızı Stephanie McMahon ile evlendi.Triple H continuò la sua rivalità con Vince McMahon sposando sua figlia, Stephanie McMahon.
Her ikisi de bu kişisel rekabeti savaş meydanına getirdi.Entrambe le medaglie sono arrivate nella competizione a squadre.
Ana madde: Rhône derbisi Fransa'nın en çekişmeli rekabetidir.Le Classique: Marsiglia-PSG, è la rivalità più accesa della Francia.
Çevik süreçler değişimi müşterinin rekabet avantajı için kullanır.È importante che il concorrente effettui continui cambi di ritmo durante l'esecuzione della sua coreografia.
Villa, Birmingham'ın diğer bir takımı olan Birmingham City ile büyük bir rekabet içindedir.Molto meno sentita è la rivalità con il Birmingham City.
WrestleMania'dan sonra Lynch, Emma ile rekabete başladı.Il giorno dopo a NXT Wrestling batte Emma.
Güzel kadına dayanamayan Bülent'te, Neriman'a karşı boş değildir, ve aralarında rekabet yine başlar.L’ironia presente in brani come Meno male che adesso non c’è Nerone e Vengo anch'io.
Bu rekabet süresince Shawn, iyiliği temsil etti.Nel corso della competizione, Snyder ha migliorato il record dei campionati.
Sürekli Harry'le rekabet eder ve kıskançlığı başına sürekli işler açar.Litiga spesso con Ted proprio a causa della gelosia che accompagna entrambi.
Sinek: Rekabetçi bir karakterdir.Keen competition - Situazione di elevata concorrenzialità.
Sonuç olarak elektrikli telgraflardan oluşan rekabetten son ticari hat 1880 yılında terk edildi.Di conseguenza l'ultima linea commerciale venne abbandonata nel 1880.
Ardından Google Chrome'un yarattığı rekabetle birlikte Firefox'un pazar payı düştü.Da quel momento Firefox iniziò un lungo declino a causa della competizione di Google Chrome.
Rekabet, Hell in a Cell'daki Hell in a Cell maçında The Usos'un galibiyetiyle sona ermişti.Il General Manager quindi annuncia l'incontro a Hell in a Cell nel classico Hell in a Cell match.
Bu amaçla, MSN Spaces kendisini MySpace ve Yahoo! 360° gibi benzer servislerle rekabet etmekle bulur.Così Microsoft entrò in competizione con altri servizi (MySpace, Bebo e Yahoo! 360°).
Daha sonra Immortal'a katılan Tommy Dreamer ile olan rekabetinde işini korudu.Al termine di quest'ultimo incontro Tommy Dreamer è intervenuto in suo aiuto.
Satıcılar arasında rekâbet kesinlikle yasaktı.Venne vietato ai ricevitori di sgambettare i difensori.
Köy halkı herkes yüksek bir rekabette calışır.Tutti si preparavano con la massima serietà alla corsa.
Galatasaray'ın tek galibiyeti ise ezelî rekabette ilginç bir ayrıntıya sahne oldu.Lo specchio di Galadriel era già apparsa, in una versione completamente diversa, su Racconti brevi.
Rekabet sırasında, debut yapan Chyna onun yeni menajeri oldu.Durante la loro rivalità, Chyna debuttò come sua nuova guarda del corpo.
Mortimer Plumtree ve Sonny Siaki ile anlaşan Styles'ın Lynn ile arasındaki rekabet haftalarca devam etti.Alleandosi con Mortimer Plumtree e Sonny Siaki, Styles lotta ancora contro Lynn.
Kapitalizmin aç gözlü rekabetçiliği yerilir.L'alta produttività del capitalismo nasce dalla competizione.
Rekabet had safhada.Конкуренция жестокая.
Rekabet fiyatları indiriyor.Конкуренция снижает цены.
Wattpad bir yıl içinde birkaç küçük ve bir de büyük olan rekabetlerle uğraşıyor.Wattpad проводит несколько малых конкурсов за год и один главный.
Bu devletler birbirleriyle hem askeri hem de ekonomik anlamda rekabet halinde olmuşlardır.Эти государства конкурировали друг с другом военным и коммерческим путём.
2011, 2012 ve 2013 yıllarında École Polytechnique de Montréal'de rekabet hibeleri.Она также получила исследовательский конкурс Грант в École Polytechnique de Montréal в 2011, 2012 и 2013.
Doktor belki düşebilir ama sert rekabette ayakta durabilir.Его Доктор, быть может, и пал, однако сам он с достоинством выдерживает жёсткую конкуренцию.
Alman üretici X3 ile oldukça rekabetçi bir pazardan pay kapma derdinde.OEM видели в 3dfx прямого конкурента на розничном рынке.
Thing ile sürekli rekabet eder.Постоянно выступает на соревнованиях.
2040'lara gelindiğinde, bu iki ittifak arasında küresel bir gerilim ve rekabet olacaktır.Глобальная напряжённость 2040 годов будет результат конкуренции между этими двумя альянсами.
Rekabet, Hell in a Cell'daki Hell in a Cell maçında The Usos'un galibiyetiyle sona ermişti.Первоначальная вражда закончилась на Hell in a Cell победой Усо.
Her yarı finalde dört şarkı yarışmış, toplam sekiz şarkı rekabet hakkı kazanmıştır.Четыре песни из каждого полуфинала, восемь песен в общей сложности, имели право конкурировать.
Microsoft 17 Eylül 2007 tarihinde Avrupa Birliği Microsoft rekabet davasını kaybetmiştir.17 сентября 2007 года апелляция «Майкрософт» против комиссии Европейского союза была отклонена.
Hitit Krallığı zamanda batı şehirleri bir kez daha önemli bir rol oynayabilir, Hititler ile rekabet ediyor.В хеттский период западноанатолийские города вновь играют важную роль, соперничают с хеттами.
İtalyan film yönetmeni Nanni Moretti festivalin rekabet bölümünde jüri başkanlığı yapmıştır.Жюри основного конкурса возглавил итальянский режиссёр Нанни Моретти.
Kaynanası Nermin ile aralarında rekabet vardır.И между ними завязывается соперничество.
Orta Asya'daki bu rekabet "Büyük Oyun" olarak adlandırılmaktadır.В английской геополитической истории это соперничество в Центральной Азии получило название «Большая Игра».
Şirkette koşullar çok ağırdır ve sürücüler arasında rekabet had safhadadır.Погода играет значительную роль, и гонщики вынуждены противостоять ей.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod