Ana içeriğe geç
Sözlük

rejim ile cümle

rejim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tek partili rejimlerdir.Slechts één deelnemende ploeg.
Amerika Birleşik Devletleri uluslararası bir rejimin hakim olmasını uygun görmektedir.Sommigen beweren dan ook dat het Amerikaanse justitiesysteem een klassenjustitiesysteem is.
Kikwete en son zirvesinde Zimbabve'deki Robert Mugabe rejimini eleştirmiştir.De SACP is sterk gekant tegen het bewind van Robert Mugabe in Zimbabwe.
Taliban rejiminin sona ermesinin ardından 2002'de hakkındaki men kararı kaldırıldı.Na de verkiezingen in 2002 kwam er een eind aan het bewind van de KANU.
1920'lerde komünist rejim boy adlarının kullanılmasını yasaklamıştı.In 1920 verbood de communistische regering het gebruik van clannamen.
Bu süreç Taliban rejiminin 2001'de yıkılmasına kadar sürdü.De samenwerking bestond tot aan de scheuring van de Volksunie in 2001.
1983 - Arjantin'de yedi yıllık askeri rejim sonrasında ilk demokratik seçimler yapıldı.1983 – W Argentynie po 7 latach rządów junty wojskowej przeprowadzono pierwsze demokratyczne wybory generalne.
Rejim için oyuncu olarak kalması asker olmasından daha önemliydi.Był on dla reżimu znacznie ważniejszy jako aktor niż jako zwykły żołnierz.
1979 - Vietnam Ordusu, Kamboçya'nın Başkenti Phnom Penh'i ele geçirdi ve Khmer Rouge rejimine son verdi.1979 – Wojska wietnamskie wkroczyły do stolicy Kambodży Phnom Penh, obałając rządy Czerwonych Khmerów.
25 Ekim 1961'de 12. dönem TBMM toplandı ve askeri rejim sona erdi.Nazajutrz, w piątek 26 lutego 1266 r., obie armie stanęły naprzeciw siebie.
İsyanın başarısızlığa uğraması ile İran'a geçmiş, burada İran rejimi ile bir çarpışmada öldürülmüştür.Schwytany podczas nieudanej próby przekroczenia granicy z Iranem.
Süveyde'nin hemen hemen tamamı rejimin kontrolündedir.Całe Aleppo pod kontrolą wojsk reżimu.
HRT rejimleri aşağıda açıklanmıştır.Same instrukcje HEX są poniżej.
1930'ların sonlarında Faşist rejimli İtalya antisemitik kanunlar geçirmeye başladı.W późnych latach 30. naziści stopniowo wprowadzali prawo antynikotynowe.
Kökenleri Fulgencio Batista rejimine karşı savaşan İsyancı Ordudan gelir.Bitwa przyniosła decydujące zwycięstwo partyzantom walczącym z reżimem generała Fulgencio Batisty.
Romanya’daki Nazi yanlısı Ion Antonescu rejimi devrilir.Przywódca sprzymierzonej z III Rzeszą Rumunii marszałek Ion Antonescu realizował politykę antysemicką.
1949 yılında bu kez komünist rejimden kaçarak İsrail'e göç etti.Stamtąd do 1949 r. urządzał wyprawy zbrojne przeciwko komunistycznej Jugosławii.
Rejimi ve laikliği koruyun, kararlarınızı buna göre verin.Dbam o własny wygląd i czystość, utrzymuję porządek wokół siebie.
Saldırı rejim güçlerince geri püskürtülmüştür.Zostali jednak ponownie zaatakowani przez siły Najwyższego Porządku.
Saldırının Suriye rejimi destekli olduğu iddia edildi.Zdecydowanie odrzucał oskarżenia pod adresem Syrii o wspieranie terroryzmu.
Duma seçimi sonrası oluşan rejiminin değerlendirmesi ve buna dair Partinin görevleri tartışıldı.Podjęto uchwałę dotyczącą oceny wydarzeń grudniowych i aktualnych zadań partii.
1942'de Philippe Petain, Vichy rejiminin devlet başkanı olunca kendisini Dışişleri Bakanı yaptı.W 1942 roku, Philippe Pétain szef rządu Vichy nadał mu tytuł ministra.
Şara, daima Esed rejiminin güvenilir bir destekçisi oldu.W ostatnim czasie FOD pełniła normalną pomocniczą służbę policyjną.
Rejim karşıtlarına ağır baskılar uyguladı.Rząd sprawował ścisły dozór nad swoimi przeciwnikami.
Amacı komünist rejim olmadan Rusya'ya Sovyet gücünü tekrar kazandırabilmektir.Jej celem miało być doprowadzenie do utworzenia nowej Rosji bez władzy komunistów.
Ülkede çok partili demokratik bir rejim vardır.W dużej części rządów autorytarnych istnieje jednak jednopartyjny system rządów.
Özel idari bölgeler - Hong Kong ve Makao - bağımsız vize rejimlerini muhafaza etmektedirler.Hongkong i Makau posiadają odrębne biura/agencje bezpieczeństwa i siły policyjne.
1983 - Arjantin'de yedi yıllık askeri rejim sonrasında ilk demokratik seçimler yapıldı.1983 – Demokratiska val börjar återigen hållas i Argentina, efter sju år av militärstyre.
Olay Güney Afrika'da apartheid rejimi sırasında geçmektedir.Den utspelar sig i Sydafrika under apartheid.
Korolenko, Çarlık rejiminin ve son yıllarında Bolşeviklerin güçlü bir eleştirmen oldu.Korolenko var kritisk till tsarregimen och under sina sista år till bolsjevikerna.
Böylece Rusya’da monarşi rejimi yıkıldı.Därmed avslutades den ryska monarkin.
Bu süreç Taliban rejiminin 2001'de yıkılmasına kadar sürdü.Aktiviteten har ökat sedan Talibanregimen störtades 2001.
Bu yapıların yıkılması ise yeni rejimin zaferi gibi kabul edilmişti.På så sätt säkrades erövringen genom den nya strukturen.
Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır.Kogon var motståndare till den nazistiska regimen i Tyskland och blev därför arresterad ett flertal gånger.
237 ^ Doyle: Oxford Kısa Fransız Tarihi – Eski Rejim Döneminde Fransa, s.793. ^ Stora Otterhällan i gamla tider, red.
Böylece normal rejime geçilmiş oldu.Det vanliga begäret har infunnit sig då.
İspanya parlamenter demokrasi şeklinde örgütlenmiş bir anayasal monarşi rejimi ile yönetilir.Spanien är en demokrati organiserad i form av en parlamentarisk regering under en konstitutionell monarki.
Şevket bu sırada kayın biraderi ve rejimin varisi Beşar Esad 'le yakın ilişki kurdu.Vid denna tid styrdes landet av ett råd där hennes morbror Sten och svåger Per Brahe ingick.
Kurucuları "vahşi kapitalist rejimi" değiştirmeye çalışmaktadırlar.Den reformerar hastigt ett uselt kapitalistsamhälle.”
Fransa Afrika'daki eski kolonilerindeki diktatörlük rejimlerini desteklemişti.Frankrike gav i hemlighet finansiell hjälp till sina kolonier i Nordamerika.
Büyük bir kısmı 1990'lı yıllarda Saddam rejimi tarafından kurutulmuştur.Den våldsamma rasismen från 1930-talet har till stora delar avlägsnats från rastafari.
Demokratik rejimlerde parlamento ve hükümet, milletin seçimi ile meydana gelir.Vid demokratins och parlamentarismens genombrott, började regeringen tillsättas i samband med allmänna val.
Gösteri, Çekoslovakya'daki komünist rejimin çökmesinde ilk önemli adımdır.Демонстрація стала першим важливим кроком на шляху знищення комуністичного режиму в Чехословаччині.
En çok sordukları soru ise bir bireyin diktatörlük rejimi altında nasıl davranması gerektiğiydi.Найбільше вони обмірковували питання, як індивід має поводитися в умовах диктатури.
Böylece Rusya’da monarşi rejimi yıkıldı.Так закінчилася монархія в Росії.
Rejim karşıtı olarak birçok kez kovuşturmaya uğradı.Сполучені Штати кілька разів відповіли відмовою.
Totaliter rejim süreci başladı.Розпочався процес тотальної румунізації.
Hükümetin geri adım atmak zorunda kalmasıyla biten ayaklanmalar, rejim değişikliği ile sonuçlandı.Наслідком повстання стала зміна уряду.
Bunların bir kısmı, aktif planlarla Adolf Hitler'i ve onun rejimini devirmek için çaba gösterdi.Деякі з них займались планами відсторонення Адольфа Гітлера від влади і повалення його режиму.
Portekiz'de demokratik bir rejim kurulmasını sağlayan 25 Nisan 1974 Darbesini hazırlayanlardan biriydi.25 квітня 1974 диктаторський режим в Португалії був повалений.
Kısa süre sonra rejim güçleri Sakakah'ı geri almıştır.Втім невдовзі запорожці знову повернули владу Гусаку.
Faşist bir rejim olarak anılmaktadır.За суттю своєю це фашистський режим.
Bu programlarda Franco rejimi yüceltilirdi.Цю програму схвалила Верховна Рада.
Gustloff ismi Nazi Rejimi tarafından Alman gemisine Wilhelm Gustloff olarak verilmiştir.Його ім’ям був названий флагман круїзного флоту Німеччини корабель «Вільгельм Густлофф».
Kendine özgü üslûbuyla rejimi eleştiren metinler üretti.Це дозволило йому сформувати незалежну критичну самосвідомість.
Siyaset ancak demokratik rejimlerde mümkündür.Демократичні режими складаються в правових державах.
Ermenistan ve Avrupa Birliği arasındaki vize rejiminin serbestleştirilmesi konusunda tartışmalar da vardır.Також було прийнято домовленість про контроль кордону між Україною і Російською Федерацією.
Olay Güney Afrika'da apartheid rejimi sırasında geçmektedir.(10) Příběh se odehrává v jižní Africe za apartheidu.
1983'te, 14 yaşındayken ailesi tarafından rejimin baskısında yaşamaması için Viyana'ya gönderildi.Rodiče ji v roce 1983, když jí bylo čtrnáct, poslali do Vídně, aby ji ochránili před íránským režimem.
1934 yılında mezun oldu ve 1935 yılında Nazi rejiminin etkili olmasıyla İngiltere'ye kaçtı.Na tamní univerzitě absolvoval roku 1934 a v roce 1935 uprchl před nacisty do Anglie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod