11 Şubat 1979 (22 Bahman 1357): Şah rejiminin yıkılışı.11 فبراير 1979 (22 بهمن 1357): انهيار نظام الشاه في الثورة الإيرانية.
Bir süre sonra Saddam rejimi onu serbest bıraktı.منذ أن رحلت أنا وملك سيام تحريرها.
Olay Güney Afrika'da apartheid rejimi sırasında geçmektedir.منذ ذلك الحين، أُبطل العمل بنظام الفصل العنصري في جنوب أفريقيا.
İktidarı döneminde komünist rejime karşı muhalefet arttı ve hükumet kırsal kesimlerde hakimiyetini kaybetti.وخلال فترة حكمه، زادات معارضة الشعب الأفغاني للنظام الشيوعي، وفقدت الحكومة سيطرتها على الريف.
Böylece İdlip ili rejim güçlerinden büyük oranda temizlenmiştir.وبطريقة تزيد خبثاً وقوة عما فعلت الدولة الأمنية حتى الآن.
Bunların bir kısmı, aktif planlarla Adolf Hitler'i ve onun rejimini devirmek için çaba gösterdi.انخرطت بعض هذه الحركات حتى في وضع خطط لإزالة واغتيال أدولف هتلر والانقلاب على حكمه.
Sürekli rejim aleyhinde konuşan Profesörün ortadan kaldırılması diğerleri için de bir ibret oluşturacaktır.تجنب الظهور بمظهر الحكيم الواعظ دائماً فأنت قد تخطئ أيضاً.
Ekim 2011'de ordudan kaçan askerler ile rejim güçleri arasında çatışmalar başlamıştır.في أكتوبر 2011، جرى الإبلاغ بانتظام عن وقوع مصادمات بين الحكومة ووحدات الجيش التي انشقت عنها.
Okudukları tarih kitapları derebeylik rejimini eleştiren bir tutumdaydı.وكان يعلق على هامش الكتب التي يقرأها عالم متمسك بدينه.
Kökenleri Fulgencio Batista rejimine karşı savaşan İsyancı Ordudan gelir.كانت المعركة نصرا حاسما للمتمردين الذين يقاتلون ضد نظام الجنرال فولجنسيو باتيستا.
Moğolistan ve Rusya'nın komünist rejimleri yakın ikili ilişkiler ve işbirliklerinin kurulmasına sağladı.Os regimes comunistas da Mongólia e da Rússia Soviética criaram relações e cooperação bilaterais próximas.
Her neyse, Priscus kısa sürede yeni rejimin ana destekçileri arasına girdi.De qualquer forma, Prisco foi rapidamente incluído entre os principais apoiantes do novo regime.
Rejim şiddetine ve seçim hilelerine karşı sürekli bir barışçıl sivil direniş kampanyası yapıldı.Houve uma campanha sustentada de resistência civil contra a violência do regime e a fraude eleitoral.
Rejim kısa ömürlü oldu ve İngiliz askeri desteği olmadan sürdürülemez olduğu kanıtlandı.O regime teve vida curta e mostrou-se insustentável, sem apoio militar britânico.
1868'de Meiji Restorasyonu, Tokugawa Şogunluğu'nun 265 yıllık feodal rejimine son verdi.A Restauração Meiji, que teve lugar em 1868, terminou com o Sistema Feudal de 256 anos dos Xogunato Tokugawa.
İspanya'da ve dünyada Franco rejiminin geleneği hakkında tartışmalar hala sürmektedir.O legado de Franco, na Espanha e pelo mundo, permanece controverso.
Kikwete en son zirvesinde Zimbabve'deki Robert Mugabe rejimini eleştirmiştir.Chega ao fim a ditadura de Robert Mugabe no Zimbabwe.
1978 - İspanya, 40 yıl süren diktatörlük rejiminin ardından demokrasiye geçti.1978 — A Espanha aprova a Constituição democrática, depois de quatro décadas de franquismo.
İspanyollar da, Karayipler'de Kızılderilileri köleliştirerek, kölelik rejimini sürdürdüler.Segundo Estrabão, escravos da Índia também utilizavam o limo.
Gustloff ismi Nazi Rejimi tarafından Alman gemisine Wilhelm Gustloff olarak verilmiştir.O navio de cruzeiro alemão Wilhelm Gustloff foi batizado com seu nome pelo regime nazista.
Rejimi ve laikliği koruyun, kararlarınızı buna göre verin.Fique quieto e espere por minhas ordens.
Ceauşescu Rejimi'nin gelişimi, Gheorghiu-Dej'in hali hazırda izlediği stalinist yolun izindeydi.A evolução do seu regime segue o trilho estalinista imposto por Gheorghiu-Dej.
Arabuluculuk Yasası Ancien Rejimi ve Cumhuriyeti arasında Napolyon'un girişimi bir uzlaşma oldu.A Ata de Mediação foi a tentativa de Napoleão de um entendimento entre o Antigo Regime e uma República.
Goryeo'nun sonlarında, Budizm rejimin bozulmasıyla ilişkilendirildi.No período Goryeo tardio, o Budismo foi acusado de estar ligado à corrupção do regime.
3 gün boyunca rejim şehre saldırmaya devam etmiştir.Por três dias, as forças americanas assaltaram a cidade.
23 Mayıs'ta rejim güçleri Azez'e helikopter desteğiyle saldırı başlatmışlardır.A 23 de maio, as tropas governamentais lançaram um assalto a Azaz.
Her iki rejimin uygulamaları arasında önemli farklılıklar vardır.Havia, porém, diferenças substanciais entre as abordagens dos dois regimes.
21 Mayıs 1994'te, Ramiz Alia da dahil olmak üzere Komünist rejimin üst düzey yetkilileri yargılanmaya başladı.Em 21 de maio de 1994, Çarçani foi julgado por abuso de poder junto com Ramiz Alia.
Bu bölgenin yağış rejimi düzensizdir.Entretendo, o regime de chuva não se altera nessas regiões.
1979 - Vietnam Ordusu, Kamboçya'nın Başkenti Phnom Penh'i ele geçirdi ve Khmer Rouge rejimine son verdi.1975 — O Khmer Vermelho toma a capital do Camboja, Phnom Penh, e depõe o General Lon Nol.
Olay Güney Afrika'da apartheid rejimi sırasında geçmektedir.Tomando a mesma postura em relação ao regime do apartheid da África do Sul.
Temmuz 2015'ten beri kasaba rejim ve Hizbullah'ın kuşatması altındadır.Em julho de 2015, a área encontrava-se sob o controlo do Estado Islâmico do Iraque e do Levante.
Pym genel olarak mutlakiyet rejimine yönelik eleştirilerini parlamentoda dile getiriyordu.Em seu resumo, o relatório continha críticas em relação ao IPCC.
Saltanat Rejiminin Kaldırılması, 1 Kasım 1922.Seguiu-se então a abolição do sultanato (1 de novembro de 1922).
Ardından 1999 ile 2002 yılları arasındaki anayasal reformlar sonrasında rejimde köklü bir değişim yaşandı.Devido à reforma realizada entre 2000 e 2002, tornou-se uma moderna arena.
Korolenko, Çarlık rejiminin ve son yıllarında Bolşeviklerin güçlü bir eleştirmen oldu.Grande crítico do regime Czarista, também foi crítico mordaz dos bolcheviques, em seus últimos anos.
Rejim için oyuncu olarak kalması asker olmasından daha önemliydi.Voor het regime was hij als acteur veel belangrijker dan als soldaat.
1970'lerde başarılı kemoterapi rejimleri geliştirilmesiyle tedavi şansları artmıştır.In de jaren zeventig werden succesvolle behandelwijzen met chemotherapie ontwikkeld.
1983 - Arjantin'de yedi yıllık askeri rejim sonrasında ilk demokratik seçimler yapıldı.30 – De eerste democratische verkiezingen in Argentinië na zeven jaar militaire bezetting.
Devrimin amacı monarşi rejiminin yerine demokratik bir cumhuriyet kurmaktı.De revolutie verving de monarchie door een republiek.
Olay Güney Afrika'da apartheid rejimi sırasında geçmektedir.In Zuid-Afrika gold hetzelfde tijdens de apartheid.
Nazi rejiminin yönetime el koymasından sonra, Busch SA tarafından tutuklanacaktı.Na de machtsovername door de nazi's probeerde de SA Busch te arresteren.
Bu kavram komünist rejimlerde gelişmiş demokrasi çeşitlerini kapsamaktadır.Hiermee beschrijft hij het delen van macht in democratische systemen in gesegmenteerde samenlevingen.
Belirtilen çaylar da rejimi düzensiz akarsulara dâhildir.Bidsprinkhanen hebben tot vangarmen omgebouwde voorpoten, die duidelijk naar voren geplaatst zijn.
Bu rejim Napolyon tarafından yıkıldı.Deze was door Napoleon afgeschaft.
1949 yılında bu kez komünist rejimden kaçarak İsrail'e göç etti.In 1949 vluchtte hij vanwege de communistische machtsovername naar Taiwan.
3 gün boyunca rejim şehre saldırmaya devam etmiştir.Gedurende drie dagen plunderden ze de stad.
Gustloff ismi Nazi Rejimi tarafından Alman gemisine Wilhelm Gustloff olarak verilmiştir.Het schip was genoemd naar Wilhelm Gustloff, de vermoorde Duitse leider van de Zwitserse nazipartij.
Komünist rejim, AIDS sorununun varlığını kabul etmedi.De PvdA kon zich niet vinden in de aanpak van de werkloosheidsbestrijding.
Ülkede çok partili demokratik bir rejim vardır.In Tsjechië is sprake van een meerpartijenstelsel.
Bu olay, İtalya'daki Faşist rejimin başlamasının işareti oldu.Het verhaal toont sterk de opkomst van het fascisme in Italië.
Bu silahları Suriye Rejimi'ne satmayı planlamaktaydı.Vermoed wordt dat deze wapens bestemd waren voor Gladio.
Muhalefet yanlıları Sünniler ve rejim yanlısı Nusayriler bu bahaneyle çatışmaya girmişlerdir.Sommige bevrijdingsbewegingen provoceerden om die reden de regimes waartegen ze streden zelfs opzettelijk.
Komünist rejimin girişimleri hükümet ile hareketi karşı karşıya getirmeye yönelikti.Het gewone volk zou dan de regimes dwingen tot actie.
Böylece Napolyon tarafından yapılan değişiklikler geri alınmış ve eski rejim yeniden yapılandırılmış oldu.Met Napoleon deden nieuwe wetten hun intrede en werden oude structuren opgeheven.
1989'dan 1990'a kadar Angola'nın özgürleşmesi için verilen savaşta apartheid rejimine karşı savaştı.Zodoende heeft de bevolking van Namibië tot 1990 geleefd onder het apartheidregime.
İktidardaki Fulgencio Batista rejimine karşı istihbarat sağlar.De menigte roept Fulgencio Batista tot heerser van Cuba uit.
Dört rejim askeri esir alındı, biri öldürüldü.Vier verdachten werden gedood door veiligheidstroepen, één werd gearresteerd.
Doğu Bloku 1989 yılında Sovyet rejiminin Doğu Avrupa'da çökmesi ile birlikte sona ermiş oldu.De staat bleef bestaan tot 1989 toen in heel Oost-Europa de communistische regimes ten val kwamen.
Avrupa'da derebeylik (feodalite) rejimi ortaya çıkmıştır.Thuis werd Tarifit (Riffijns) gesproken.