Mahkeme sırasında Savinkov artık Bolşevik rejimini tanıdığını söyleyerek yenilgisini itiraf edecektir.Durante il processo Savinkov dichiarò di riconoscere il governo bolscevico e di ammettere la sconfitta.
Bu nişan bugüne dek Fransa’daki tüm yönetim rejimlerinde takılmaya devam edilmiştir.Un caso che non ha cessato di avere ripercussioni sull'ordinamento giudiziario francese fino a giorni nostri.
Ülkede çok partili demokratik bir rejim vardır.Nel paese vige un sistema multipartitico.
Taliban rejiminin tamamıyle göçmesinin eli kulağında görünüyordu.Il fiancheggiamento del Popolo d'Italia al regime fu totale.
Rejimi ve laikliği koruyun, kararlarınızı buna göre verin.Non fare nulla, siediti e attendi i miei ordini.
"Av modeli" rejimi bir hayvanın beslenmesinde, o hayvanın doğadaki avının boyutlarını esas alır.Il "modello preda" prova a simulare nell'alimentazione dell'animale le proporzioni di una vera preda.
Belirtilen çaylar da rejimi düzensiz akarsulara dâhildir.I loro colori evidenti avvertono i predatori del loro sapore amaro, scoraggiandoli.
1983 - Arjantin'de yedi yıllık askeri rejim sonrasında ilk demokratik seçimler yapıldı.Si svolgono in Argentina le prime elezioni libere dopo quasi sei anni di dittatura militare.
Bayrak, Muammer Kaddafi rejiminin sona ermesi ile kaldırılmıştır.Onestamente non Le auguro la fine di Mu'ammar Gheddafi.
Kökenleri Fulgencio Batista rejimine karşı savaşan İsyancı Ordudan gelir.Ha inizio la guerriglia contro il presidente Fulgencio Batista.
Rejim karşıtlarına ağır baskılar uyguladı.Nei confronti degli oppositori allogeni il regime dimostrò particolare severità.
30 Ocak 1990'da komünist rejim yıkılarak demokratik sisteme geçildi.In questo modo, 70 anni di regime comunista vennero portati a termine.
Estado Novo rejimi hükümet kararı ile yedi kasabayı şehir statüsüne geçirdi.Durante il periodo dittatoriale dello Estado Novo il regime elevò al grado di città 7 centri abitati.
Bağdat şehrinin düştüğü ve Saddam rejiminin devrildiği haberleri hızla yayılır.Quando la notizia dell'arresto di Sakura diviene pubblica, la loro popolarità scende rapidamente.
Bu kişiler Sovyet baskı rejiminin kurbanları olarak addedildiler.Tutti furono canonizzati come vittime dell'oppressione dall'Unione Sovietica.
Rejim güçleri ile DEAŞ ve diğer muhalif gruplar arasında çatışmalar yaşanmaktadır.Avvengono violenti scontri con forze dell'ordine e squadristi.
1965'te kurulan askeri rejim bu yüzden sarsılır gibi oldu.Questo fece sì che, da un punto di vista militare, nel 1915 risultassero completamente inutili.
Zamanla rejimdeki başarısızlıkların nedeni olarak görülür.La criminalità è allora il frutto delle disfunzioni del sistema.
Olay Güney Afrika'da apartheid rejimi sırasında geçmektedir.La pellicola affronta il tema dell'apartheid in Sudafrica.
İki mezar da mütevazi olmalarına karşın, çiçeklerle ve komünist rejimin sembolleri ile örtülüdürler.Le loro tombe erano senza pretese, ma tendevano a essere coperte da fiori e simboli del passato regime.
Pym genel olarak mutlakiyet rejimine yönelik eleştirilerini parlamentoda dile getiriyordu.In generale, il Vaticano criticò il Pfr per la sua propaganda ingannevole.
1983 - Arjantin'de yedi yıllık askeri rejim sonrasında ilk demokratik seçimler yapıldı.30 октября — после 7 лет военного правления первые демократические выборы в Аргентине.
Böylece Rusya’da monarşi rejimi yıkıldı.Как свергали монархию в России. — М.: Вече.
Belirtilen çaylar da rejimi düzensiz akarsulara dâhildir.Злые знамения удерживают женихов, намеревающихся погубить пришельца.
Biz demokratik rejime göre seçilmedik mi?Награждён Орденом Заслуг. democrat?
Faşist bir rejim olarak anılmaktadır.Был лоялен к фашистскому режиму.
O, Hitler ve Nazi Rejiminin ateşli bir rakibi olmasıyla ünlüydü.Был известен как убежденный противник Гитлера и нацистского режима.
İstasyon yıl boyunca çok düşük sıcaklık rejimleri ile dikkat çekiyor.Район станции отличается очень низкими температурами в течение всего года.
Ermenistan ve Avrupa Birliği arasındaki vize rejiminin serbestleştirilmesi konusunda tartışmalar da vardır.Сообщал о намерении ввести безвизовый режим между ЕС и Арменией.
Bu rejimde tehdit, kuşku, korku, ceza, ihbar, taciz, işkence, öldürme, toplama kampları bulunmaktadır.Вопросы веры, покаяния, угрозы и отсрочки наказания, обвинения в неверии и заблуждении.
Siyasi hayatta ise genellikle çok partili ve parlamenter rejimler benimsenir.Мы против политических партий и всякого рода парламентаризма.
Bu olay, İtalya'daki Faşist rejimin başlamasının işareti oldu.Это было ключевым моментом в наступлении фашизма в северной Италии.
İlk olarak 2005 yılında, Esad rejimini protesto etme amacıyla Suriye'nin Ulusal Konseyi kuruldu.Первые оппозиционные группы в Сирии были сформированы ещё в 2005 в знак протеста против режима Асада.
Nazi rejimi döneminde yayımına yasak getirildi.Во время нацистской оккупации была запрещена.
Çiğ rejim çeşitleri konusunda farklı önermeler bulunmaktadır.Однако есть несколько предположений о возможных корнях других пород.
Napolyon, yeni rejimi kurmaya başlamak için halkoylaması sonuçlarını beklemeyi gerekli görmedi.Наполеон даже не счел нужным дать ответ на этот ультиматум.
Arabuluculuk Yasası Ancien Rejimi ve Cumhuriyeti arasında Napolyon'un girişimi bir uzlaşma oldu.Закон о посредничестве стал компромиссом между старым режимом и республикой.
Amerika Birleşik Devletleri uluslararası bir rejimin hakim olmasını uygun görmektedir.Правительство США желает провести справедливый суд.
Böylece rejim İdlip şehir merkezi ve kırsalından tamamen temizlenmiş oldu.Чистка затронула весь государственный аппарат и полицию.
Böylece Türkmen Dağı'nda dengeler rejim lehine bozulmaya başlamıştır.Отныне дела Скопинского банка покатились под гору.
Doğu Avrupa ülkeleri de sosyalist rejimler kurarak Doğu Blokunu oluşturmuşlardır.В странах Восточной Европы, занятых советскими войсками, были установлены социалистические режимы.
Kuzey ve Doğu Suriye büyük bir oranda rejimin elinden çıkmıştır.Север и юг заключили временное перемирие.
Goryeo'nun sonlarında, Budizm rejimin bozulmasıyla ilişkilendirildi.В конце периода Корё появились признаки утраты буддизмом своих позиций.
Doğal rejimini tohumlar oluşturur.Состоит из натуральных чисел.
Serbest vize rejimi birkaç aşamada başlatılacaktır.Открытие регистрации будет производиться в несколько этапов.
Yağış rejimi düzensizdir.Режим осадков нестабильный.
Bu rejim Napolyon tarafından yıkıldı.Вышел из равновесия и Наполеон.
Komünist rejim ona herhangi bir zulüm de bulunmadı.Режим, в свою очередь, не остался перед ними в долгу.
Tek partili rejimlerdir.Уникальные режимы игры.
Diyalekt kullanımı faşist rejime başkaldırı anlamına geliyordu.Он считал необходимым уничтожение фашизма.
Taliban rejiminin tamamıyle göçmesinin eli kulağında görünüyordu.Уезд почти полностью оказался под властью талибов.
İtalya'daki Faşist rejime karşı mücadele etti.Был связан с фашизмом в Италии.
Komünist rejim sırasında, Özgürlük Parkı (Parcul Libertatii) olarak adlandırılmıştır.خلال الحقب الشيوعية، سٌميت بحديقة الحرية (Parcul Libertăţii).
1970'lerde başarılı kemoterapi rejimleri geliştirilmesiyle tedavi şansları artmıştır.في السبعينات، تم تطوير أنظمة العلاج الكيميائي الناجحة.
Rejim kısa ömürlü oldu ve İngiliz askeri desteği olmadan sürdürülemez olduğu kanıtlandı.كانت حياة هذه الحكومة قصيرة و أثبتت عدم إستمراريتها بدون مساعدة من طرف الجيش البريطاني.
1983 - Arjantin'de yedi yıllık askeri rejim sonrasında ilk demokratik seçimler yapıldı.30 أكتوبر، أول انتخابات ديمقراطيه في الأرجنتين بعد 7 سنوات من الحكم العسكري.
Siyasi açıklamayı savunanlar, tek parti rejiminin otoriter niteliğine vurgu yapıyorlardı.إن أنصار البيان السياسي كانوا قد أكدوا على الطبيعة الإستبدادية لنظام الحزب الواحد.
18 Ağustos'ta rejim birkaç köy daha ele geçirmiştir.في 20 يناير استمرت القوات الحكومية في الاستيلاء على قريتين أخريين.
M. Kemal'in istediği güvence ise rejimin temel ilkelerinin korunmasıydı.أما الضمان الذي أراده مصطفى كمال هو حماية المبادئ الأساسية للنظام.
Önceki rejimin istihbarat aygıtını devraldığı zaman başlangıçta, SAVAMA olarak biliniyordu.في البداية كان من المعروف أنها SAVAMA، عندما تولى جهاز المخابرات السابق الحكومات.