Mal rejimi sözleşmesiFince _ İsveççeAvioehtosopimussuomi _ ruotsi
Mal rejimi sözleşmesiFince _ İsveççeContrat de mariagefinnois _ suédois
Mal rejimi sözleşmesiFince _ İsveççeContrato matrimonialfinés _ sueco
Mal rejimi sözleşmesiFince _ İsveççeБрачное соглашениефинский _ шведский
Mal rejimi sözleşmesiFince _ İsveççeاتفاق ما قبل الزواجالفنلندية _ السويدية
Mal rejimi sözleşmesiFince _ İsveççe婚姻协议芬兰语 _ 瑞典语
Mal rejimi sözleşmesi Kayıt Tescil İdaresi’ne tescil edilmek üzere yollanır.Äktenskapsförordet skickas till magistraten för registrering.
Mal rejimi sözleşmesi Kayıt Tescil İdaresi’ne tescil edilmek üzere yollanır.Avioehtosopimus lähetetään maistraattiin rekisteröitäväksi.
Mal rejimi sözleşmesi Kayıt Tescil İdaresi’ne tescil edilmek üzere yollanır.Le contrat de mariage est envoyé à l’office local d’enregistrement pour enregistrement.
Mal rejimi sözleşmesi Kayıt Tescil İdaresi’ne tescil edilmek üzere yollanır.Posteriormente se envía a la Agencia Administrativa Regional para su registro.
Mal rejimi sözleşmesi Kayıt Tescil İdaresi’ne tescil edilmek üzere yollanır.Брачное соглашение отправляется для регистрации в магистрат.
Mal rejimi sözleşmesi Kayıt Tescil İdaresi’ne tescil edilmek üzere yollanır.اتفاق ما قبل الزواج يرسل إلى دائرة تسجيل الأنفس لتسجيله.
Mal rejimi sözleşmesi yapmak isteğe bağlıdır.Äktenskapsförordet är frivilligt.
Mal rejimi sözleşmesi yapmak isteğe bağlıdır.Avioehtosopimus on vapaaehtoinen.
Mal rejimi sözleşmesi yapmak isteğe bağlıdır.Le contrat de mariage est facultatif.
Mal rejimi sözleşmesi yapmak isteğe bağlıdır.Заключение брачного соглашения является добровольным.
Mal rejimi sözleşmesi yapmak isteğe bağlıdır.اتفاق ما قبل الزواج هو طوعي.
Mal rejimi sözleşmesi yapmak isteğe bağlıdır.双方可自愿签订婚姻协议,没有强制法律要求。
Mal rejimi sözleşmesi yazılı olarak yapılır.Äktenskapsförordet görs skriftligt.
Mal rejimi sözleşmesi yazılı olarak yapılır.Avioehtosopimus tehdään kirjallisesti.
Mal rejimi sözleşmesi yazılı olarak yapılır.El contrato se establece por escrito y deberá incluir la fecha y estar firmado.
Mal rejimi sözleşmesi yazılı olarak yapılır.Le contrat de mariage se fait par écrit.
Mal rejimi sözleşmesi yazılı olarak yapılır.Брачное соглашение составляется в письменном виде.
Mal rejimi sözleşmesi yazılı olarak yapılır.يُعد اتفاق ما قبل الزواج كتابياً.
Mevcut muhasebe rejimlerinde, bu gibi olaylarda gerçek maliyetin hesaplanmasını sağlayacak kurallar eksiktir.Pravidlá pre výpočet skutočných nákladov v týchto prípadoch nie sú súčasťou existujúcich účtovných systémov.
Mevcut muhasebe rejimlerinde, bu gibi olaylarda gerçek maliyetin hesaplanmasını sağlayacak kurallar eksiktir.Pravidla pro výpočet skutečných nákladů v těchto případech nejsou součástí stávajících účetních systémů.
Monarşi rejimi, ve oldukça katı, baskıcı bir yönetim tarzı var. . 1830 Temmuz devrimiyle Kral X.lo que había sucedido; la monarquía había sido restaurada en Francia, la cual era políticamente muy opresiva.
Monarşi rejimi, ve oldukça katı, baskıcı bir yönetim tarzı var. . 1830 Temmuz devrimiyle Kral X.Особено от паваж.
Onun yerine, kendimizi rejim değişimine doğru sürüklenmeye izin verdik.Au lieu de quoi nous nous sommes permis d'être tentés par le changement de régime.
Onun yerine, kendimizi rejim değişimine doğru sürüklenmeye izin verdik.Ehelyett hagytuk magunkat belecsábítani a rendszer megváltoztatásába.
Onun yerine, kendimizi rejim değişimine doğru sürüklenmeye izin verdik.E invece, ci siamo lasciati tentare dal cambiamento di regime.
Onun yerine, kendimizi rejim değişimine doğru sürüklenmeye izin verdik.Em vez disso, permitimo-nos ser tentados a uma mudança de regime.
Onun yerine, kendimizi rejim değişimine doğru sürüklenmeye izin verdik.En vez de eso, nos permitimos tentarnos hacia el cambio de régimen.
Onun yerine, kendimizi rejim değişimine doğru sürüklenmeye izin verdik.În loc de asta, ne-am lăsat convinși de ideea că regimul trebuie schimbat.
Onun yerine, kendimizi rejim değişimine doğru sürüklenmeye izin verdik.In plaats daarvan laten we onszelf verleiden tot omverwerping van het regime.
Onun yerine, kendimizi rejim değişimine doğru sürüklenmeye izin verdik.Istället tillät vi oss själva att lockas till ett regimskifte.
Onun yerine, kendimizi rejim değişimine doğru sürüklenmeye izin verdik.대신 우리는 정권 및 제도의 변화에 목말라 할 수 있습니다.
Onun yerine, kendimizi rejim değişimine doğru sürüklenmeye izin verdik.Místo toho jsme dopustili, aby nás to lákalo provádět změny režimu.
Onun yerine, kendimizi rejim değişimine doğru sürüklenmeye izin verdik.Namiesto toho sme si dovolili byť zlákaní k zmene režimu.
Onun yerine, kendimizi rejim değişimine doğru sürüklenmeye izin verdik.Namun, kita mengijinkan diri kita terbujuk terhadap perubahan rezim.
Onun yerine, kendimizi rejim değişimine doğru sürüklenmeye izin verdik.Stattdessen haben sind wir der Versuchung erlegen, einen Regimewechsel zu erreichen.
Onun yerine, kendimizi rejim değişimine doğru sürüklenmeye izin verdik.Thay vào đó, chúng ta cho phép chúng ta bị cám dỗ bởi sự thay đổi chế độ cai trị.
Onun yerine, kendimizi rejim değişimine doğru sürüklenmeye izin verdik.Zamiast tego, ulegliśmy pokusie zmiany reżimu.
Onun yerine, kendimizi rejim değişimine doğru sürüklenmeye izin verdik.Αντί γι' αυτό, επιτρέψαμε στον εαυτό μας να παρασυρθούμε προς την αλλαγή του καθεστώτος.
Onun yerine, kendimizi rejim değişimine doğru sürüklenmeye izin verdik.Вместо това се изкушихме да променим режима.
Onun yerine, kendimizi rejim değişimine doğru sürüklenmeye izin verdik.Вместо чего, мы позволили себе соблазниться по отношению изменения режима.
Onun yerine, kendimizi rejim değişimine doğru sürüklenmeye izin verdik.ותחת זאת הנחנו לעצמנו להתפתות להחליף את המשטר.
Onun yerine, kendimizi rejim değişimine doğru sürüklenmeye izin verdik.وما أن قمنا بذلك إنجرفنا على الفور نحو المطالبة بتغير النظام
Onun yerine, kendimizi rejim değişimine doğru sürüklenmeye izin verdik.いったのです。 このリビアでの介入で、安保理は信頼を落としてしまいました。
Onun yerine, kendimizi rejim değişimine doğru sürüklenmeye izin verdik.我们刚把脚趾放进去,整个人就陷进去了。 我们在利比亚应该 严格遵守联合国决议。
O rejim yıllar boyunca ulusu, halkın ta kendisini, akıl almaz bir felce sürükledi.엄청난 마비감을 만들어 내었던 독재정부이자 권위주의적인 정권이었습니다.
O rejim yıllar boyunca ulusu, halkın ta kendisini, akıl almaz bir felce sürükledi.שבמשך עשורים יצר תחושה של שיתוק בתוך האומה, בתוך האנשים עצמם.
O rejim yıllar boyunca ulusu, halkın ta kendisini, akıl almaz bir felce sürükledi.الذي خلال عقود من الزمن، أحدثَ شعورا بالشلل داخل الأمة ونفوس الناس.
O rejim yıllar boyunca ulusu, halkın ta kendisini, akıl almaz bir felce sürükledi.大きな感覚の麻痺を 植えつけていたのです しかしながら
Otoriter rejimlerin istikrar ve güvenlik anlayışı terorizm, şiddet ve yıkım dışında hiç bir şey yaratamaz.De stabiliteit en veiligheid van autoritaire regimes kan slechts leiden tot terrorisme, geweld en vernieling.
Otoriter rejimlerin istikrar ve güvenlik anlayışı terorizm, şiddet ve yıkım dışında hiç bir şey yaratamaz.독재주의 정권의 안정과 안보는 테러리즘과
Otoriter rejimlerin istikrar ve güvenlik anlayışı terorizm, şiddet ve yıkım dışında hiç bir şey yaratamaz.Stabilita a bezpečnosť autoritárskych režimov môže viesť iba k terorizmu, násiliu a ničeniu.
Otoriter rejimlerin istikrar ve güvenlik anlayışı terorizm, şiddet ve yıkım dışında hiç bir şey yaratamaz.Stabilita a bezpečnost autoritářských režimů může vést pouze k terorismu, násilí a destrukci.
Otoriter rejimlerin istikrar ve güvenlik anlayışı terorizm, şiddet ve yıkım dışında hiç bir şey yaratamaz.Stabilitatea şi siguranţa regimurilor autoritare nu poate crea decât terorism şi violenţă şi distrugere.
Otoriter rejimlerin istikrar ve güvenlik anlayışı terorizm, şiddet ve yıkım dışında hiç bir şey yaratamaz.Stabilność i bezpieczeństwo reżimów autorytarnych nie stworzy nic ponad terroryzm, gwałt i zniszczenie.